Dibeybe ve Başağa hükümetleri ‘Batili Planını’ desteklemek üzere yakında Cenevre'de bir araya gelecek

Toplantı, Libyalı taraflar ile bölgesel ve uluslararası ülkelerin talebi üzerine önümüzdeki ay yapılacak

Libya Temsilciler Meclisi heyetinin Moskova'daki görüşmesinden bir kare (TM)
Libya Temsilciler Meclisi heyetinin Moskova'daki görüşmesinden bir kare (TM)
TT

Dibeybe ve Başağa hükümetleri ‘Batili Planını’ desteklemek üzere yakında Cenevre'de bir araya gelecek

Libya Temsilciler Meclisi heyetinin Moskova'daki görüşmesinden bir kare (TM)
Libya Temsilciler Meclisi heyetinin Moskova'daki görüşmesinden bir kare (TM)

Abdulhamid ed-Dibeybe liderliğindeki geçici Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) ve Fetih Başağa liderliğindeki paralel İstikrar Hükümeti, önümüzdeki ay, merkezi Cenevre'de bulunan düşünce kuruluşu İnsani Diyalog Merkezi (Center for Humanitarian Dialogue/HD) tarafından düzenlenecek bir toplantıya katılacaklarını açıkladılar.  
HD’den bir kaynak, gayri resmi olacağını söylediği toplantı için devam eden hazırlıklara ilişkin açıklamasında “Merkez, Dibeybe ve Başağa hükümetlerinden toplantıya katılacaklarına dair onay aldı” dedi. Kaynak, Libyalı tüm tarafların temsil edildiğini açıkladı.
Kimliğinin gizli tutulması şartıyla Şarku'l Avsat'a konuşan kaynak, toplantının, Libyalı tarafların yanı sıra bölgesel ve uluslararası ülkelerden gelecek taleplere yanıt olarak yapılacağını söyledi.
Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu’nun (UNSMIL) bu toplantıyla hiçbir ilgisi olmadığını vurgulayan kaynak, ancak UNSMIL’in taraf olarak toplantıya davet edildiğini de sözlerine ekledi.
Kaynak, toplantının, Libyalı taraflar arasında UNSMIL Başkanı Abdullah Batili’nin kısa bir süre önce BM Güvenlik Konseyi’ndeki (BMGK) brifing sırasında açıkladığı planın başarılı olmasını sağlayacak bir fikir birliğine ulaşmayı hedeflediğini açıkça belirtti.
Libyalı tarafların ve uluslararası toplumun temsilcileriyle mevcut yıl içinde cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin yapılması için barışçıl görüşmeler yapılmasını destekleyen tavsiyeler geliştirmek amacıyla gayri resmi bir toplantının 5 Nisan’da İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılması planlanıyor.
Şarku’l Avsat’ın bir kopyasına ulaştığı davete göre toplantı, ‘Libyalı katılımcılar arasında 3-5 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek müzakerelerin son oturumunu’ oluşturacak. Görüşmelerde seçim öncesi ve seçim sonrası döneme ilişkin garantilerin yanı sıra seçim takvimi ve seçimlere ilişkin güvenlik düzenlemeleri ele alınacak. Davet metnine göre toplantıdan BM’ye ve diğer ilgili taraflara tavsiye niteliğinde sonuçların çıkması bekleniyor. Libyalı katılımcılar, Cenevre’deki bir otelde gerçekleşmesi planlanan toplantıda, yaptıkları görüşmelerin sonuçlarını ve genel olarak siyasi sürece ilişkin görüşlerini sunacaklar. Uluslararası toplumdan temsilciler ise katılımcılarla görüşleri, vardıkları sonuçlar ve endişeleri hakkında iletişim kurabilecekler.
Libyalı taraflar arasında önümüzdeki salı günü yapılması planlanan gayrı resmi toplantının ve ertesi gün (çarşamba), uluslararası temsilcilerle Libya'da cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin düzenlenmesine yönelik tavsiyelerin yanı sıra uluslararası toplumdan temsilcilerin tepkileri ve tavsiyelerin ve sonraki adımların uygulanmasına yönelik önerilerin sunulacağı toplantının gündemi HD Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Direktörü Romain Grandjean tarafından belirlendi. HD, 2021 yılı ortalarında İsviçre'de BM himayesinde düzenlenen Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun (LSDF) düzenlenmesinde ve denetlenmesinde büyük rol oynadı.
Öte yandan Libya Temsilciler Meclisi’nden (TM), Milletvekili Abdulhadi es-Sagir başkanlığındaki bir heyet, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Orta Doğu ve Afrika Ülkeleri Özel Temsilcisi Mihail Bogdanov ile bir araya geldi. Toplantıya, Rusya’nın mevcut ve eski Trablus büyükelçileri de katıldı. TM’den yapılan açıklamada, “Rusya Dışişleri Bakanlığı binasında gerçekleşen görüşmede Libya'daki mevcut duruma ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu” denildi. Görüşmede Libya krizinin kapsamlı bir şekilde çözülmesine yönelik sorunlara odaklanıldığına işaret edilen açıklamada, tüm siyasi güçlerin katılımıyla Libya devletinin birliğini ve egemenliğini garanti altına almak için yapıcı bir ulusal diyalogun desteklenmeye devam edilmesi gerektiği vurgulandı. Görüşmede ayrıca, Libya-Rusya ilişkilerinin daha da geliştirilmesine ilişkin çeşitli konular da ayrı ayrı ele alındı.
Bogdanov tarafından yapılan açıklamaya göre Rusya’nın Trablus Büyükelçisi Aydar Aganin, Rusya'nın büyükelçiliğini yeniden açmayı planladığı başkent Trablus'a gidecek. Bunun yanında Rusya, ülkenin doğusundaki Bingazi şehrinde bir konsolosluk açmayı planlıyor.
Diğer taraftan Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Başkanı Halid el-Mişri, dün DYK merkezinde Referandum ve Seçim Kanun Tasarısı Hazırlama Komisyonu ile bir araya geldi. DYK’dan yapılan açıklamaya göre Referandum ve Seçim Kanun Tasarısı Hazırlama Komisyonu, ilk toplantısında Ömer Ebulife’yi oybirliğiyle komisyon başkanı olarak seçti. Açıklamada, DYK, TM’nin önümüzdeki hafta Trablus'ta bir toplantı gerçekleştirme çağrısında bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, ‘TM ve DYK ortak çalışmalarının, cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerini 13. Anayasa değişikliği çerçevesinde bu yıl bitmeden düzenlenmeyi hedeflediği’ vurgulandı.



Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.


İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

İran ile yaşanan gerilimler ve Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmaz ortamında, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, önümüzdeki çarşamba gününe ertelenen ve büyük bir merakla beklenen bir görüşme planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yapılması planlanan görüşmenin, Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmazın aşılması karşılığında İran'a yönelik baskının artırılması konusunda pazarlık içerebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorlar.

Amerikan haber sitesi Axios'a göre 19 Şubat'ta yapılması planlanan ve ikinci aşamayı ilerletmesi beklenen Gazze "Barış Konseyi" toplantısı öncesinde, Netanyahu'nun ofisi, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "İran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve bölgedeki İran'ın vekillerine verilen desteğin durdurulmasını içermesi gerektiğine inanılıyor" denildi.

Çarşamba günü yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ve Trump arasında gerçekleşecek yedinci görüşme olacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan, Netanyahu'nun "Barış Konseyi" toplantısından önce Washington'a yaptığı ziyaretin zamanlamasının, "özellikle İran ve Gazze konularında, Washington ve Tel Aviv arasında çoğu noktada varılan anlaşma çerçevesinde" pozisyonların koordinasyonunu yansıttığına inanıyor.

Hassan, özellikle Washington'un "İran'a yapılacak bir saldırının kendi çıkarlarına daha büyük zarar vereceğinin farkına vardığı ve bunun Netanyahu için kabul edilemez göründüğü" göz önüne alındığında, iki konunun geleceğiyle ilgili "uzlaşma" olasılığına işaret etti.  

Filistinli siyasi analist Ayman al-Raqab, "uzlaşmanın mümkün olduğunu" ve Trump'ın "İran ve Gazze'nin birbirine bağlı meseleleri konusunda bir koordinasyon sağlamak isteyebileceğini ve birçok Amerikalı elçiyle, en son Steve Wittkoff ile görüşen ve başta uluslararası istikrar gücü, Hamas'ın silahsızlandırılması, yeniden yapılanma ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere çetrefilli konuları ele alan Netanyahu ile meseleleri sonuçlandırmak isteyebileceğini" değerlendiriyor.

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile yaptığı telefon görüşmesinde, "ABD başkanının planının ikinci aşamasının gereklerini yerine getirmek için çalışmanın gerekliliğini" vurgulayarak, "Mısır'ın Barış Konseyi'ne desteğini" belirtti.

Abdulati, "Mısır'ın Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarına tam desteğini" yineleyerek, bunun nüfusun günlük işlerini yönetmeyi amaçlayan ve Filistin Yönetimi'nin Şeritteki tüm sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin yolunu açan geçici bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı, "ateşkesi izlemek, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve kurtarma desteği sağlamaya devam etmek ve erken toparlanma ile yeniden yapılanmanın yolunu açmak için uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının acil gerekliliğini" vurguladı.

Hassan, "Mısır, Gazze anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlıdır ve gerek Barış Konseyi ve ona katılımı yoluyla gerekse uluslararası ortaklarla yapılan görüşmeler ve toplantılar yoluyla bu sürecin tamamlanmasını desteklemek için her cephede çalışmaktadır" dedi. Al-Raqab, Gazze anlaşmasının kalan konularının "barış sürecinin ilerlemesi için son derece önemli" olduğunu belirterek, İsrail'in "anlaşmada ilerlemenin önüne çok sayıda engel koyduğunu ve Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin bu konuda çok önemli olacağını" ifade etti.


Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.