Mısır hükümeti et fiyatlarındaki artışı kontrol altına almak için hangi adımları atıyor?

Mısır Başbakanı, pazarın yem ihtiyacını karşılamaya çalışıyor (Başbakan’ın Facebook sayfası)
Mısır Başbakanı, pazarın yem ihtiyacını karşılamaya çalışıyor (Başbakan’ın Facebook sayfası)
TT

Mısır hükümeti et fiyatlarındaki artışı kontrol altına almak için hangi adımları atıyor?

Mısır Başbakanı, pazarın yem ihtiyacını karşılamaya çalışıyor (Başbakan’ın Facebook sayfası)
Mısır Başbakanı, pazarın yem ihtiyacını karşılamaya çalışıyor (Başbakan’ın Facebook sayfası)

Mısır’da Müslümanlar mübarek Ramazan ayı boyunca oruç tutmaya devam edip, ülkedeki Hristiyanlar da gelecek Pazar günü oruçlarını tamamlamaya hazırlanırken, ülkede et için talep giderek artıyor. Bu talep, et fiyatlarına bir artış olarak yansıdı ve hükümetin, fiyat artışı krizini kontrol altına almak için et üreticilerine yem sağlamaya yönelik adımlarını açıklamasına yol açtı.
Kahire Ticaret Odası’ndaki Kümes Hayvancılığı Bölümü’ne göre, son günlerde kırmızı ve beyaz et fiyatları ile yumurta fiyatları, piyasalardaki yem fiyatlarının artışının etkisiyle sürekli artışlara sahne olarak, rekorlar kırmaya devam ediyor.
Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı es-Seyyid el-Kasir dün (Pazartesi), 31 Mart’tan 6 Nisan’a kadar 6 gün boyunca, yaklaşık 97 milyon dolara mal olan 210 bin ton mısır ve soya fasulyesinin (kümes hayvanları ve çiftlik hayvanlarının yemi için temel bileşenler) piyasaya sürüldüğünü açıkladı. Bu bir önceki haftaya kıyasla 50 tonluk bir artış anlamına geliyordu.
Duyuru, Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli’nin Mısır Merkez Bankası Başkanı Hassan Abdalla ve Tarım Bakanı ile Pazar akşamı yem, sarı mısır ve soya fasulyesinin yerel piyasa ihtiyaçlarını karşılama konusunu ele aldıkları toplantıdan saatler sonra yapıldı. Tarım Bakanı bu görüşmede, önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyulan yem miktarları hakkında bir rapor sundu. Raporda, kümes hayvanı çiftliklerinin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli miktarların sağlanması gerektiği vurgulandı. Bunun kümes hayvanları ve yumurtaların yerli üretimi ile bağlantılı olan yem fiyatlarının düşmesini sağlayacağı ve fiyatlarının yükselmesini engelleyeceği belirtildi.
Toplantı, çiftliklerde kümes hayvanı üretiminin devamlılığını sağlamak ve üretimde herhangi bir kesinti olmamasını sağlamak amacıyla, bankacılık sektörünün yerel pazardaki yem miktarını artırmak için gerekli döviz kaynaklarının sağlanması ve sarı mısır ve soya fasulyesi sevkiyatlarının serbest bırakılmasına yönelik prosedürlerin hızlandırılması için acil önlemler alması konusunda anlaşmaya varılmasıyla sona erdi.
Bunun yanı sıra, Mısır’daki Çiftçi Sendikası Başkanı Hüseyin Ebu Saddam yaptığı açıklamada, “Et ve gıda malzemelerinin fiyatları çılgınca arttı” dedi. Hükümetin ‘et fiyatlarındaki artışı önümüzdeki günlerde düşürmek için’ elinden geleni yapması gerektiğini belirtti. Mısır Ticaret Odası’ndaki Kümes Hayvanı Bölümü Başkanı Abdulaziz es-Seyid’e göre, “Piyasa yapılan ürün akımına rağmen şiddetlenen bir kriz var” ifadelerini kullandı ve bunun nedenini, ‘ürünlerin piyasa sürülmesinden sonra devlet takibinin veya yem fiyatlandırmasının üzerinde kontrolün olmamasına’ bağladı.
Seyid Şarku’l Avsat’a “Arz Bakanlığı, yemin piyasa sürülmesini takip etmeli ve ardından satış fiyatlarını izlemelidir. Küresel ve yerel bir krizin ortasındayız. Bu nedenle işin başıboş bırakılmaması, denetimin devlette olması ve fiyatı belirleme yetkisinin üstlenilmesi gerekiyor” dedi.
Diğer yandan Şarku’l Avsat’a konuşan ekonomist Dr. Ali el-İdrisi, hükümetin et fiyatlarındaki artışı kontrol altına almak için izlemesi gereken birkaç yol olduğuna dikkati çekti. El-İdrisi “Hükümet, üretim gereksinimlerini piyasaya sürmeye ve kırmızı ve beyaz et düzeyinde üreticilere daha fazla teşvik vermeye devam etmeli. Sanayi ortamında vergi teşvikleri ve kolaylıklar da sağlamalı. Piyasa, gerek kırmızı gerek beyaz et için büyük oranlarda fiyat artışlarına tanık olurken, hükümet devlet kurumları aracılığıyla daha fazla et ve emtiayı rekabetçi fiyatlara piyasaya sunarak pazarda bir tür rekabet hali oluşturmalı” ifadelerini kullandı.
İdrisi “Hükümet, krizi kontrol altına almaya yönelik çabalarına rağmen son aylarda fiyatları kontrol altına alamadı. Brezilya’dan kümes hayvanları ve Çad’dan et ithal etti. Ancak soru şu, bu et gerçekten pazara pompalanıp tüketiciye mi ulaştı yoksa tüccarların eline mi geçti?” diye sordu.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.