Kahire'de restorasyonu tamamlanan tarihi yapılar yeniden açıldı

Restorasyon projesi, yüz adet tarihi yapıyı kurtarmak için yürütüldü.

Abbasi halifelerinin kubbesi. (Mısır Turizm ve Eski Eserler)
Abbasi halifelerinin kubbesi. (Mısır Turizm ve Eski Eserler)
TT

Kahire'de restorasyonu tamamlanan tarihi yapılar yeniden açıldı

Abbasi halifelerinin kubbesi. (Mısır Turizm ve Eski Eserler)
Abbasi halifelerinin kubbesi. (Mısır Turizm ve Eski Eserler)

Mısır, Kahire’de Seyyide Zeynep Mahallesi’nde bulunan Sebil Ahmed Efendi yapısını ve Halife mahallesinde bulunan Abbasi halifeleri kubbesini restore ederek yeniden açtı. Eski Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Dr. Mustafa Veziri’ye göre son zamanlarda birçok eski İslami, Kıpti ve Yahudi eserinin açılışı yapıldı. Veziri dün yaptığı basın açıklamasında  ‘bakanlığın, Mısır'a gelen turistlerin genel olarak arkeolojik anıtların ve özel olarak da İslam yapılarının keyfini çıkarması için yeni arkeolojik alanlar, özellikle dünya çapında seçkin bir turizm merkezi olarak öneminden dolayı Tarihi Kahire kapsamında yer alanları, açmaya istekli olduğunu’ belirtti.
Mısır Eski Eserler Bakanı Yardımcısı Hişam Samir yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Sebil Ahmed Efendi Selim’in ve Abbasi halifelerinin kubbesinin restorasyon çalışması, 100 arkeolojik yapının kurtarılması projesi kapsamında gerçekleştirildi. Sebilin restorasyonu, duvarların işlenmesini, hasarlı taşları değiştirmeyi, yeni katmanları kaldırmayı, ahşap zeminleri ve tavanları işlemeyi, dekoratif unsurları ve yazılı metinleri korumayı, onarmayı ve mermer işleri restore etmeyi kapsıyordu.”
Samir ayrıca restorasyon kapsamında metal kanallı pencerelerin işlenmesine ek olarak genel alanın rehabilite edildiğini ve anıtın tüm iç alanlarındaki elektrik ve aydınlatma ağının verimliliğinin artırıldığını belirtti. Cephelerin aydınlatılması ve dış avlu (peyzaj) yapıldıktan sonra anıtın korunması için Seyyide Zeynep Mahallesi’nin özgünlüğünü ifade etmek üzere bölgenin bir kültür yüzü olması için bir duvar yapıldığını kaydetti. Böylece bölge sakinlerinin estetik bir değişim, yeni bir görsel bakış açısı ve bölgede farklılık yaşamış olacaklarını vurguladı.


Sebil Ahmed Efendi. (Mısır Turizm ve Eski Eserler)

Sebil, Osmanlı Valisi Kara Mehmed Paşa döneminde nakibüleşraf olan Ahmed Efendi Selim tarafından H. 1111/ M. 1699 yılında yapılmıştır.
Dikdörtgen bir kapıdan girilen ve dikdörtgen bir mekandan oluşan sebilin planlanmasında yerel Memlük modeli örnek alınmış. Sol tarafı sebil odasına, sağ tarafı, küttab odasına (medrese) çıkan merdivenlere sahip. Sebil odasının üstünde Kur'an-ı Kerim dersleri ile hat ve yazı öğretimine ayrılmış bir medrese bulunuyor. Eski Eserler Yüksek Kurulu'nda İslami, Kıpti ve Yahudi eski eserlerinden sorumlu Dr. Ebu Bekir Ahmed Abdullah'ın açıklamasına göre sokak her iki cepheden de görülüyor ve her cephe, sekizgen bir merkezi sütuna oturan iki kemerden oluşuyor.
Abbasi halifeleri kubbesinin restorasyon çalışmaları ise yapısal destek, havalandırma ve taş duvarların işlenmesi ile ahşap kapıların restorasyonunu kapsıyor. Ayrıca taş duvarların ıslahını, tuzların giderilmesini, yazı bantlarının, sıvalı pencerelerin, tavanın ve ayrıca elektrik ve kubbedeki aydınlatma sisteminin restorasyonu ve ıslahını da içeriyor.
Antik kubbe, Eyyubi Sultanı Sâlih Necmüddîn Eyyûb’un eşi Şecerüddür tarafından H. 640- MS 1241 yıllarında yaptırıldığı için büyük bir tarihi öneme sahip. Bu, Mısır'ın en güzel türbe kubbelerinden biri olarak kabul ediliyor.
Kubbenin inşa tarihini gösteren herhangi bir yazılı metni bulunmuyor. Bir kenarı yaklaşık dokuz buçuk metre uzunluğunda kare bir plana sahip ve üzerinde özgünlüğü ve sonraki dönemlerde yenilenmemiş olması nedeniyle özel bir önem taşıyan küresel üçgenlerden oluşan bir geçiş bölgesi yer alıyor. Kubbenin kenarları vitrayla kaplanmış alçı pencerelerle dekore edilmiş. Ayrıca yeşil, kırmızı, altın rengi ve siyah ile uyumlu şekilde yapılan sıva üzerine suluboya ile süslenmiş. Ebubekir Ahmed Abdullah’ın aktardığına göre türbe kubbesinde iki Abbasi halifesi için sekiz tabut ve çok sayıda mezar taşı, Abbasi halifelerinin altı oğlu ve torunları için dokuz mezar taşı bulunuyor. Bunun yanı sıra Zâhir Rüknüddîn es-Sâlihî el-Bundukdârî’nin oğullarından biri için de bir mezar taşı var.


Sebil Ahmed Efendi. (Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı tarafından 2015 yılında başlatılan 100 arkeolojik yapının kurtarılması projesi, risk altındaki arkeolojik yapıların restorasyonu ve etkinliğinin artırılmasını, arkeolojik ve turistik ziyaretlerin yoluna konulabilmesini hedefliyor. 2021 yılında Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, proje kapsamında Kahire'nin El-Darb El-Ahmar bölgesinde ‘Rukıyye Dudu Sebili’ni açtı.
Tarihi Kahire Bölgesi, Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi'nin (Icomos) tavsiyesi üzerine 1979'da Dünya Mirası Listesi'ne alındı. Kent, uluslararası yasalar ve anlaşmalar ışığında yeniden yaşatılması ve korunması gereken bir insanlık mirası olarak görülüyor.
Tarihi Kahire kapsamındaki arkeolojik yapılar, doğal, çevresel, ekonomik faktörler, kaçak yapılaşma, trafik ve ulaşım sorunları nedeniyle birikmiş birçok sorundan muzdarip.
Proje yetkililerine göre Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, geçtiğimiz yıllarda 100 arkeolojik yapının kurtarılması projesi kapsamında onlarca eski yapının restorasyonunu tamamladı.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.