Hartum'da 3. haftasına giren çatışmalarda HDK'nin kontrolündeki bölgeler

Hartum'da 3. haftasına giren çatışmalarda HDK'nin kontrolündeki bölgeler
TT

Hartum'da 3. haftasına giren çatışmalarda HDK'nin kontrolündeki bölgeler

Hartum'da 3. haftasına giren çatışmalarda HDK'nin kontrolündeki bölgeler

Sudan'da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında 15 Nisan'dan bu yana başkentin farklı noktalarında çatışmalar sürüyor.
Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Ordu Genel Komutanlığı gibi kritik yerlerde yoğunlaşan çatışmaların sahadaki gerçek durumu, iki taraftan gelen çelişkili açıklamalar nedeniyle net anlaşılamıyor.
Hartum, Bahri ve Umdurman olmak üzere 3 ana bölgeden oluşan başkentte, en büyük uluslararası sivil ve askeri havaalanları, silahlı kuvvetler komutanlığı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve bakanlıklar gibi stratejik merkezler yer alıyor.
İki taraf arasında 3. haftasına giren çatışmalar, 5'inci ateşkese rağmen devam ediyor.
HDK, başkent Hartum'un yüzde 90'ını kontrol altına aldığını vurgularken ordu, Batı Darfur eyaleti dışında ülkenin 18 eyaletinin tamamının istikrarlı olduğunu ancak başkent Hartum'da, HDK'nin sivillerin yaşadığı bölgelerde bulunduğu ve onları canlı kalkan olarak kullandığı için durumun kritik olduğunu belirtti.
AA muhabiri, HDK'nin başkent Hartum'da konuşlandırıldığı ve çatışmaların yoğun olduğu noktaları derledi.

- Cumhurbaşkanlığı Sarayı
Hartum'un merkezindeki Cumhurbaşkanlığı Sarayı çevresinde ordu ile HDK arasında art arda 14 gündür aralıklı devam eden çatışmalara tanık olunuyor.
HDK, birkaç yıl önce Sudan ordusuyla sarayı ortaklaşa korumakla görevlendirilen kuvvetler aracılığıyla hala Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve çevresini kontrol ettiğini belirtiyor.

- Uluslararası Hartum Havalimanı
Uluslararası Hartum Havalimanı, Sudan'da çatışan taraflardan birinin tam kontrol edemediği stratejik konumlardan biri olarak öne çıkıyor.
Sudan ordusu, 26 Nisan'da yaptığı açıklamalarda, HDK'nin "keskin nişancı ekiplerinin" Hartum Havalimanı ve yakınındaki "Havalimanı mahallesi" adıyla bilinen yerleşim yerinde ateş etmeye devam ettiği haberini doğruladı.
Çatışmanın başlamasından bu yana aralıklarla düzenlenen çatışmalar durmuyor ve yükselen dumanlar, Hartum Uluslararası Havalimanı'nın semalarını terk etmiyor.

- Ordu Genel Komutanlığı çevresi
Sudan Silahlı Kuvvetleri Genel Komutanlığı alanı, ordu ile HDK arasındaki çatışmaların ilk başladığı noktalardan biri.
Komutanlık içindeki Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan'ın ikametgahı, 15 Nisan sabahı HDK tarafından basıldı.
Sudan ordusundan 26 Nisan'da yapılan açıklamada, Genel Komutanlık çevresi ile bölgedeki "Stratejik Tesisler Yönetimi" sahasının, çevredeki HDK güçlerince "ayrım gözetmeyen top atışlarına" maruz kaldığı belirtildi.

- Hartum'daki Merkez Laboratuvarı
Ulusal Halk Sağlığı Laboratuvarının bulunduğu bölge, hala HDK'nin kontrolü altında.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 25 Nisan'da "HDK savaşçılarının" laboratuvarı kontrolü ele geçirmesinin ardından bunun "büyük bir biyolojik tehlikeye" dönüşmesi konusunda uyarıda bulundu.
DSÖ Sudan Temsilcisi Nima Said Abid, "savaşçıların" kızamık ve çocuk felci de dahil olmak üzere hastalık numunelerinin tutulduğu laboratuvarı kontrol etmesinin "çok tehlikeli" bir duruma neden olabileceğini söyledi.
Abid, bölgedeki güvenlik durumu nedeniyle teknik uzmanların malzemeleri korumak için Ulusal Halk Sağlığı Laboratuvarı'na ulaşamadıklarını aktardı.

- Gerri ve petrol rafinerisi çevresi
HDK, Başkent Hartum'un kuzeydoğusundaki Bahri bölgesinde, EL-Ceyli petrol rafinerisinin çevresindeki dağınık alanlara konuşlandı ve bu güçler, 25 Nisan'da oraya girmeye çalıştı ancak Sudan ordusu girmelerini engelledi.
Ordu, 26 Nisan'da yaptığı açıklamada, HDK'nin gıda şirketlerine ve tahıl değirmenlerine ait çok sayıda dağıtım aracı ve kamyonları ele geçirdiklerini ve onları Gerri'deki depolarından cephane taşımak için kullanacaklarını, bu yüzden da bu kamyonların askeri hedef olarak algılanacağını ifade etti.

- Bahri Su İstasyonu
HDK, başkentin kuzeydoğusundaki Bahri'de, iki taraf arasındaki çatışmaların başlamasından bu yana kentin ana su istasyonunu kontrol ediyor.
Bu da Bahri'nin iki haftadır su sıkıntısı çekmesine yol açtı. Mühendisler de tamir etmek için istasyona giremiyor.

- Umdurman'daki farklı noktalar
Görgü tanıklarına göre, başkentin kuzeybatısındaki Umdurman'da, Ulusal Radyo ve Televizyon Kurumu çevresi, çatışan taraflardan birinin üzerindeki kontrolü konusundaki belirsizlik nedeniyle zaman zaman çatışmalara sahne oluyor.

- Cebel Evliya (Evliya Dağı)
Hartum'un güneyinde yer alan Cebel Evliya'da (Evliya Dağı) askeri hava üssü bulunuyor. İki taraf, bölgenin kontrolünü elinde tuttuğunu iddia ediyor.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.