Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cudi, Gabar'da günlük 100 bin varil üretim kapasiteye sahip petrol bulduk

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yeni bir müjdeyi paylaşmak istiyorum. Cudi, Gabar'da günlük 100 bin varil üretim kapasiteye sahip petrol bulduk." dedi.

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cudi, Gabar'da günlük 100 bin varil üretim kapasiteye sahip petrol bulduk

AA
AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Konya'nın 'hayır' dediğinden hayır gelmez. Konya'nın 'evet' dediğine de Allah'ın izniyle şer bulaşmaz. İnşallah Konya, Anadolu'daki varlığımızın, birliğimizin, dirliğimizin sembolü olduğu gibi Türkiye Yüzyılı'nın da teminatı olacaktır." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçarslan Meydanı'nda düzenlenen "Karapınar Güneş Santrali, Bozkır Barajı ve Abdülhamit Han Caddesi ile Yapımı Tamamlanan Diğer Projelerin Toplu Açılış Töreni"nde konuştu.
Erdoğan, konuşmasının başında "Vefanın, dayanışmanın, milli iradenin şehri, dünyada eşi bulunmayan şehir, başkentlerin başkenti" olarak nitelediği Konya'yı ve Konyalıları selamladı.
Antalya'dan geldiğini ve oradaki mitingde 100 bini aşkın katılımcı olduğunu aktaran Erdoğan, Konya'da da 140 bin katılımcı bulunduğunu söyledi. Erdoğan, "Bu ne aşktır Yarabbi, bu ne aşk. Demek ki aşkınan koşan. Aşık olursan karşılığını da bulursun." diye konuştu.
Alandaki pankartlardan bazılarını okuyan Erdoğan, "Emri dağdan alanla değil haktan alanla yol yürünür" yazılı pankartı okuyup, "Şimdi bay bay Kemal'in yanındakilerle beraber bunlar emri nereden alıyor? Kandil'deki teröristlerden alıyor. Biz de emri Allah'tan alıyoruz. 14 Mayıs'ta emri dağdan alanları mezara gömmeye var mıyız? Buna hazır mıyız? Bundan zaten benim hiç şüphem yok. Konya buna gereken dersi inşallah 14 Mayıs'ta verecektir." ifadesini kullandı.
"7 benzemez birleşti birbiriyle 7 metre yürünmez hiçbiriyle 7 düvele karşı doğrudan doğru Reis'le başlasın Türkiye Yüzyılı" pankartını da aktaran Erdoğan, Konya ile ilgili bir de şiir okudu.
"Rabbime, bizleri bir kez daha Konya ile kavuşturduğu için hamdediyorum. Rabbime, bizleri 6 ay sonra yeniden Konyalı kardeşlerimle kucaklaştırdığı için hamdediyorum." diyen Erdoğan, Konya'da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
"Yine meydanlara sığmayan, 14 Mayıs'ta yine destan yazmaya hazırlanan, iradesine, istikbaline ve 21 yıllık kazanımlarına sahip çıkan bir Konya" gördüğünü ifade eden Erdoğan, "Ahde vefanız için, aşkınız, sevdanız için her birinize şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Mevla kardeşliğimizi muhafaza eylesin, yol arkadaşlığımızı daim etsin diyorum." dedi.

"Konya'ya da bu yakışır"
"Konya, 14 Mayıs'ta 'durmak yok yola devam' diyor muyuz, 'doğru adımlarla yola devam' diyor muyuz, 'Türkiye Yüzyılı için hemen şimdi' diyor muyuz?" sorularına alandakilerin hep bir ağızdan verdiği "evet" yanıtının ardından Erdoğan, "Selçuklu'nun başkenti Konya'ya da bu yakışır. Sadreddin Konevi gibi Hazreti Mevlana gibi Şems-i Tebrizi gibi toprağını batmayan güneşlerin şereflendirdiği Konya'ya işte bu yakışır. Her bucağında ilmin, irfanın, bilgeliğin boy verdiği, merhum Erbakan hocamızın şehri Konya'ya elbette bu yakışır. Rabbim sizlerden razı olsun. Konya'nın 'hayır' dediğinden hayır gelmez. Konya'nın 'evet' dediğine de Allah'ın izniyle şer bulaşmaz. İnşallah Konya, Anadolu'daki varlığımızın, birliğimizin, dirliğimizin sembolü olduğu gibi Türkiye Yüzyılı'nın da teminatı olacaktır." ifadelerini kullandı.

"Belediyelerimiz, muhalefete ders verdi"
Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'ta asrın en büyük tabii afetlerinden birinin yaşandığını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Özellikle 7,6 büyüklüğündeki Elbistan depremi, Konya'mızda da çok ciddi biçimde hissedildi. Depremin haberini alır almaz devletimizin tüm kurumlarıyla birlikte belediyelerimizi de hareket geçirdik. Şimdi burada özellikle bir şey söylemek istiyorum, Konya Büyükşehir Belediyemiz ile ilçe belediyelerimizin ekiplerini süratle komşu illere sevk ettik. Depremde en çok yıkıma uğrayan Hatay'ı, Konya'ya zimmetledik. Konyalı belediyelerimiz, gerçekten gurur verici çalışmalara imza attılar. Altyapıdan üstyapıya, aşevlerinden çadır ve konteyner kent kurulumuna kadar her ihtiyaçlarında depremzedelerin yanında oldular. Muhalefetin tüm belediyelerinin yaptıklarını terazinin bir kefesine koyun, Konya'mızın bölgeye verdiği hizmetleri de diğer kefesine koyun, hepsinde de Konya çok daha ağır basacaktır. Konya Büyükşehir Belediye Başkanım özellikle yattı kalktı orayı takip etti. Belediyelerimiz, muhalefete ders verdi, nasıl millete hizmet edilir öğrettiler. Konya, gönül belediyeciliğinin ne demek olduğunu tüm Türkiye'ye bir kez daha gösterdi. Buradan şov ve reklam yerine yaraları sarmanın peşinde koşan tüm belediyelerimizi tebrik ediyorum. Konya halkına da afetzedelerimize şefkatle sahip çıktıkları için milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah el birliği, gönül birliği içerisinde deprem bölgesini en kısa sürede ayağa kaldıracağız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;
"Türkiye artık enerjide muhtaç olan değil, enerji ihraç eden olacak.
Her seçim öncesi gaz buluyorlar yalanını nasıl Karadeniz gazıyla boşa çıkardıysak, enerji hamlelerimize kara çalanları yeni müjdelerle hüsrana uğratacağız.
Daha önce 'petrol yok' diye üzerine beton dökülen kuyulardan, terör nedeniyle terk edilmek zorunda kalınan bölgelerden şimdi petrol üretmeye başladık.
Gabar'daki kuyumuza bölücü örgütün alçakça katlettiği şehit öğretmenimiz Aybüke Yalçın'ın adını verdik.
(Aybüke Yalçın Petrol Kuyusu) Cizre'ye 20 kilometre mesafedeki bu petrol rezervi çok yüksek kaliteye sahip.
(Aybüke Yalçın Petrol Kuyusu) 2600 metre derinlikte bulduğumuz petrolü, bölgede açacağımız 100 kuyu ile 100 bin varillik üretim kapasitesine çıkartabileceğiz.
Yeni sahamız Şehit Aybüke Yalçın-1 kuyumuzun olduğu alan, inşallah ülkemizin tamamında üretilenden daha fazla petrolü tek başına sağlayacak.
(Şehit Aybüke Yalçın-1 kuyusu) Şimdilik günlük 180 bin varil petrol üretimiyle ülkemizin enerji bağımsızlığı yolunda yeni bir adım atmış oluyoruz.
(Şehit Aybüke Yalçın-1 kuyusu) İlk kuyudan aldığımız petrolü, şimdiden işlenmek üzere rafinerilere sevk etmeye başladık.
Terör belasını Türkiye'nin gündeminden muhakkak çıkartacağız.
Ülkemizin yer altı ve yer üstü zenginliklerini milletimizin emrine vermemizin önüne geçecek herkesin hakkından gelecek, her engeli aşacağız."



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe