‘Zaviye Hareketi’nin Libyalı milisler ile paralı askerler arasındaki bağa etkisi

Bergusi, devletle herhangi bir bağlantısı olmayan oluşumların çoğunun organize suç mafyasına karıştığını açıkladı.

Menfi, Zaviye şehrindeki durumu takip etmek üzere düzenlenen toplantıya başkanlık etti. (Libya’nın batısındaki Genelkurmay Başkanlığı)
Menfi, Zaviye şehrindeki durumu takip etmek üzere düzenlenen toplantıya başkanlık etti. (Libya’nın batısındaki Genelkurmay Başkanlığı)
TT

‘Zaviye Hareketi’nin Libyalı milisler ile paralı askerler arasındaki bağa etkisi

Menfi, Zaviye şehrindeki durumu takip etmek üzere düzenlenen toplantıya başkanlık etti. (Libya’nın batısındaki Genelkurmay Başkanlığı)
Menfi, Zaviye şehrindeki durumu takip etmek üzere düzenlenen toplantıya başkanlık etti. (Libya’nın batısındaki Genelkurmay Başkanlığı)

Libyalı siyasetçiler, silahlı milislerin dağıtılması ve onlarla ilişkisi kanıtlanan her yabancı unsura kanunun uygulanması çağrısında bulunurken, ülkenin batısındaki Zaviye şehrinde meydana gelen olayların iki grup arasındaki kopuşa ne ölçüde katkıda bulunduğu ise merak konusu oldu.

Silahlı bir oluşumun karargahında bazı vatandaşların ‘Afrikalı paralı askerler’ tarafından işkence gördüğünü gösteren bir videonun yayınlanması üzerine son birkaç gündür Zaviye’de halk gösterileri düzenleniyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre protestocular, Batı Bölgesi Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Korgeneral Muhammed el-Haddad’a ‘şehirdeki silahlı ve zırhlı araç durumuna son verilmesi ve askeri karargâhın şehrin dışına taşınması’ çağrısı yaptı. Başkanlık Konseyi’nde yapılan toplantıda Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid Dibeybe, Genelkurmay Başkanı’nın Zaviye’deki durumu takip etmek için oluşturduğu komitenin amacının ‘şehirde güvenliği sağlamak, hareketin çabalarını desteklemek ve taleplerini uygulamak’ olduğunu dile getirdi. Aktivistler ise güvenliği sağlamak amacıyla Zaviye’de dolaşan bir ordu kuvvetleri konvoyunun görüntülerini yayınladı. Öte yandan Libya Temsilciler Meclisi üyesi Cibril Ouhida, paralı askerlerin yalnızca bir araç olduğunu belirtirken şunları söyledi:

“Asıl çıkmaz, yıllardır hesap vermeksizin devlete ve vatandaşa şantaj yaparak varlığını sürdüren silahlı kanun kaçağı oluşumlarının varlığıdır. Dibeybe hükümeti, daha önce Zaviye halkının şehirlerindeki kötüleşen güvenlik durumuyla ilgili şikayetlerini görmezden gelmişti. Buradaki oluşumların paralı asker unsurları kullandığını herkes biliyor.”

Şarku’l Avsat’a konuşan Ouhida, savaş ağalarının Zaviye’de sokakları sakinleştirmek için adım attığını yalanlarken, “Bu unsurlar, yalnızca gücün dilinden anlarlar. Bu nedenle çözüm, silahlı milislere bel bağlanmasıyla tanınan bir hükümete güvenmek yerine, milisleri oluşumlarını dağıtmaya zorlayan büyük bir düzenli askeri gücün varlığıdır” dedi.

Libya Temsilciler Meclisi üyesi Hasan ez-Zerka ise Zaviye Hareketi’nin başarısının, vatandaşların ‘oluşumların durumunun kontrol altına alınması’ taleplerine bölge Genelkurmay Başkanı tarafından verilen ciddi tepkiden kaynaklandığını söyledi. Zerka, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Mesele, sadece Zaviye Hareketi’nin taleplerine gerçek bir baskı olmaksızın bir yanıt vermek değildir. Çünkü bu silahlı oluşumların liderleri, faaliyetlerini azaltmakla ve paralı askerleri kısa bir süre için saklamakla yetinebilirler” ifadesini kullandı.

Diğer yandan Zaviye’deki siyasi aktivist ve Hareket Koordinasyonu üyesi Sinan Abdulmecid, ‘bir suça karıştığı veya silahlı bir oluşuma ait olduğu kanıtlanan her yabancı unsura yasal prosedürlerin uygulanması gereği’ çağrısında bulundu. Aktivist, bunun çok sayıda Afrikalı ve diğer gurbetçi işçinin şehrine akın etmesi nedeniyle örnek bir çözüm olabileceğine dikkat çekti.

Abdulmecid, Şarku’l Avsat’a şu açıklamada bulundu:

“Bu mesele, Zaviye Hareketi temsilcilerinin göstericileri yatıştırmak için şehre yaptığı ziyarette Haddad’a sundukları konuların başında geliyordu. Genelkurmay Başkanlığı’nın Zaviye’deki durumu takip etmek üzere oluşturduğu komite, bu amaca ulaşmak için çaba sarf etmelidir.”

Sinan Abdulmecid, bu komitenin hizmetleri ve güvenlik durumunu iyileştirebileceği ve kısa bir süre içinde suç yığınlarıyla mücadele edip onları ortadan kaldırabileceği yönündeki umudunu dile getirdiği açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Özellikle çoğunluğu ülkenin doğusu ile batısı arasındaki siyasi çatışmaya dahil olan siyasi şahsiyetleri ve akımları takip ettikleri için, Zaviye’deki bu silahlı oluşumların sayısını ve görevlerinin niteliğini sınırlamayı taahhüt edecektir.”

Milislerin arasında paralı askerin varlığıyla ilgili olarak ise eski Savunma Bakanı Muhammed Mahmud el-Bergusi, yaptığı açıklamada batı bölgesinde devlet kurumlarına bir şekilde bağlı olan bazı oluşum ve grupların liderlerinin, bu yabancı paralı askerlerden gerçekten rahatsız olduğunu dile getirdi. Bergusi, “Aldıkları maaşlar ayda iki bin doları buluyor. Ancak onları kovmaya güçleri yetmiyor” şeklinde konuştu. Nisan 2019’da Trablus savaşı sırasında Libya’ya gönderilen Suriyelilere örnek verirken şunları şu iddiada bulundu:

“Onları oluşumlardan ve genel olarak ülkeden çıkarma kararı, tamamen siyasi bir meseledir. Ankara’nın Libya ve bölgedeki anlayış ve anlaşmalarına bağlıdır. Devletle herhangi bir bağlantısı olmayan ve çoğu organize suç mafyasına bulaşan oluşumlar, ‘bulundukları şehirlerin sakinlerini terörize etme ve kendilerine karşı ayaklanmalarını engelleme girişimi çerçevesinde sayısal gücünü artırmak amacıyla’ herhangi bir milliyetten en fazla sayıda düzensiz göçmeni ve savaşçıyı çekmeye ve göreve almaya hevesli.”

Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde araştırmacı Ahmed Alibaya göre yabancı unsurların yerli silahlı oluşumlardan uzaklaştırılması, ülke genelinde düzenli ordudan oluşturulması önerilen ortak askeri gücün yetkilendirilmesiyle daha uygun olabilir. Çünkü görev zor ve çok fazla desteğe ihtiyaç duyuluyor.

Mısırlı araştırmacı, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Zaviye’deki son protestoların ve oluşumlar ile tekrar eden çatışmaların, ‘askeri sektörler arasındaki koordinasyonun boyutu hakkında’ daha fazla soru işaretine neden olduğunu söyledi. Araştırmacıya göre söz konusu koordinasyon, batı bölgesindeki yetkililerin Zaviye’deki durumu sakinleştirmek için askeri bir grup göndermesiyle ortaya çıktı. Ancak saflarına ‘paralı askerlerin dahil olduğunun’ ilan edilmesiyle durum, şehir sakinlerini rahatsız etti.



Yemen Şafağı operasyonu Babülmendep ve adalarını Husilerin kalıntılarından temizliyor

Yemen hükümet güçlerinden askerler, Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında (AP)
Yemen hükümet güçlerinden askerler, Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında (AP)
TT

Yemen Şafağı operasyonu Babülmendep ve adalarını Husilerin kalıntılarından temizliyor

Yemen hükümet güçlerinden askerler, Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında (AP)
Yemen hükümet güçlerinden askerler, Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında (AP)

Yemen’de yürütülen Fecir el-Yemen (Yemen Şafağı)  askeri operasyonu cuma günü beşinci gününe girerken hükümet güçleri, Babülmendep Boğazı ve stratejik öneme sahip Meyun Adası’ndaki temizleme faaliyetlerini tamamladı. Uluslararası deniz ulaşım koridoruna hâkim yüksek kesimlerde mevzilerini sağlamlaştıran güçler, ülkenin batı kıyısındaki kazanımlarını pekiştirdi. Öte yandan Taiz’in güney ve batı kırsalında çatışmalar sürerken ülkenin çeşitli bölgelerinde Husilerin mevzilerine ve hareketliliğine yönelik hava saldırılarının kapsamı genişledi.

Askeri kaynaklar, Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu’nun hava desteğiyle hareket eden Amalika Tugayları ile Vatan Kalkanı Güçleri’nin Babülmendep Boğazı, el-Ardi askeri kampı ve sahil güvenliğe bağlı gözetleme noktalarının kontrolünü tamamen sağladığını bildirdi. Kaynaklara göre güçler ayrıca Meyun Adası’nı ve boğazın çevresindeki dağlık silsileleri ele geçirdi. Bu bölgeler arasında hayati öneme sahip deniz geçiş güzergâhına hâkim noktalar da bulunuyor.

Kaynaklar, hükümet güçlerinin sürpriz bir kuşatma harekâtı düzenleyerek Husilerin ön savunma hatlarını aştığını, grubun yeni kazdığı siper ve tünellere ulaştığını belirtti. Çatışmalarda onlarca Husi mensubunun öldürüldüğü, bazılarının ise teslim olduğu aktarıldı.

ffghyjuk
Yemen hükümet güçleri el-Vaziye’de ilerliyor, Babülmendep’i tamamen temizlemek için baskıyı artırıyor (AP)

Kontrolün kalıcı hâle getirilmesi durumunda boğazın ve Meyun Adası’nın güvence altına alınması, Kızıldeniz’in güney girişinde yer alan stratejik bölgenin konumu ve uluslararası deniz ulaşımının korunmasındaki önemi nedeniyle batı kıyısındaki askeri harekâtın seyrinde önemli bir değişim anlamına gelecek.

Bu gelişme, hükümet güçlerinin Babülmendep çevresindeki geniş bir alana hâkim olan Kahbub tepelerini kontrol altına aldıklarını duyurmasının ardından geldi.

El-Vaziye yönündeki askeri baskı sürüyor

Yeni mevzilerini sağlamlaştıran Yemen hükümet güçleri, Taiz’in batısındaki el-Vaziye cephesinde operasyonlarını sürdürüyor. Sahadan gelen bilgilere göre güçler, ilçenin doğusundaki yüksek kesimleri güvence altına almayı ve Zubab çevresi ile el-Umri askeri kampındaki Husi mevzilerini kuşatmayı hedefliyor. Bu adımların, ilerleyişin el-Muha yönünde genişletilmesine zemin hazırlaması amaçlanıyor.

Operasyonlara paralel olarak el-Vaziye, eş-Şemayiteyn ve Cebel Habşi bölgelerinde Husilerin askeri mevzilerini ve hareketliliğini hedef alan hava saldırıları düzenlendi. Saldırılar ayrıca Taiz ile Lahic vilayetleri arasındaki sınırda, el-Mukatira ve el-Ahkum ilçelerine hâkim Şercab, et-Turbe ve Cebel Kahham bölgelerini de kapsadı.

cdfhg
Yemen hükümet güçlerinden bir asker, Taiz’in güneyindeki cephelerde (AFP)

Sahadaki kaynaklar, Cebel Habşi ilçesindeki el-Hakl ve el-Kahaf bölgelerinde Husi araçları ile takviye birliklerinin hedef alındığını bildirdi. Hükümete bağlı Taiz Askeri Ekseni Medya Merkezi ise hava saldırılarından birinde 23 Husi mensubunun etkisiz hâle getirildiğini veya yaralandığını açıkladı.

Hava saldırılarında ayrıca Numan ve es-Seybara dağları, el-Harse bölgesi ile eş-Şemayiteyn ilçesindeki Cerdad da hedef alındı.

Öte yandan Husiler, mevzilerini korumak ve yeni ilerleme güzergâhları açmak amacıyla Taiz’in güney ve batısındaki kırsal bölgelere yönelik baskılarını sürdürüyor.

Yerel kaynaklar, batı cephesindeki Cebel Habşi ilçesinde el-Mahşa, el-Adef ve el-Arme bölgelerinin Husilerin kontrolüne geçtiğini, grubun eş-Şarik bölgesine doğru ilerlediğini bildirdi. Bölgedeki köylerin de topçu ateşine tutulduğu, söz konusu kaynaklara göre el-Mahşa’da bir öğretmenin hayatını kaybettiği aktarıldı.

Bu gelişmeler, Taiz vilayetinde birden fazla cephede çatışmaların devam ettiğini gösteriyor. Hükümet güçleri batı bölgelerindeki mevzilerini sağlamlaştırmaya ve stratejik yolları güvence altına almaya çalışırken Husiler de güney ve batı kırsalında ve kent çevresinde baskı noktalarını korumayı hedefliyor.

Bin 729 askeri hedef vuruldu

Askeri operasyonların kapsamının genişlediğine işaret eden bir açıklama yapan Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid en-Nüzeyli, perşembe günü “Fecir el-Yemen” operasyonu kapsamında çeşitli cephelerde Husi askeri hedeflerine yönelik Bin 729 hassas saldırı gerçekleştirildiğini duyurdu.

Nüzeyli, operasyonlarda 1.370 Husi mensubunun etkisiz hâle getirildiğini, 300 askeri araç ve teçhizatın imha edildiğini veya kullanılamaz duruma getirildiğini belirtti. Hedef alınan noktalar arasında askeri mevziler, gözetleme noktaları, komuta ve kontrol merkezleri, silah depoları, ikmal hatları ve takviye birlikleri de yer aldı.

gfthyju
Babülmendep cephesinde Devler Tugayları’na bağlı savaşçılar (EPA)

Eş zamanlı olarak yerel kaynakların aktardığına göre hava saldırıları Taiz, İbb, Beyda, Ebyen, Saada, Sana, Rimah ve Hudeyde olmak üzere sekiz vilayete yayıldı.

Saldırılarda Husilerin kontrolündeki başkent Sana’daki noktalar, İbb vilayetinin Yerim ilçesindeki bir Husi kampı ve aynı vilayetteki es-Siyeni bölgesindeki mevziler hedef alındı. Ayrıca Sana’nın batısındaki Beni Matar’da, Rimah vilayetindeki Kesme’de ve Beyda vilayetinin Cebel Cemil, Cercere ve en-Nisrin dağlarında bulunan noktalar vuruldu. Saldırılar, Akabet Sera ile Hudeyde ve Saada’daki diğer mevzileri de kapsadı.

Lahic vilayetinde ise hükümet güçleri, el-Mudaribe ilçesinin kuzeybatısındaki el-Ağbera, el-Muhavile ve el-Meşamira bölgelerini hedef alan Husi saldırısının püskürtüldüğünü açıkladı. Aşiretlerden gelen takviyelerin desteğiyle Cebel Seyf’teki bazı mevzilerin de geri alındığı bildirildi.

Mareb’in güneyi ve Cevf cephelerinde ise çatışmalar, karşılıklı topçu ateşi ve insansız hava aracı operasyonları devam etti. Hava saldırılarında Mas kampı ile el-Lebenat bölgesindeki mevziler hedef alındı.


Yemen’in Şafağı: Babülmendep’in kontrolü sağlandı, Husilere yönelik askerî baskı sürüyor

Yemen’in Şafağı: Babülmendep’in kontrolü sağlandı, Husilere yönelik askerî baskı sürüyor
TT

Yemen’in Şafağı: Babülmendep’in kontrolü sağlandı, Husilere yönelik askerî baskı sürüyor

Yemen’in Şafağı: Babülmendep’in kontrolü sağlandı, Husilere yönelik askerî baskı sürüyor

Yemen’de hükümet güçlerinin yürüttüğü Yemen’in Şafağı adlı askerî operasyon beşinci gününe girerken hükümet güçleri, Babülmendep Boğazı ile stratejik öneme sahip Meyyun Adası’nın kontrolünü tamamen sağladıklarını ve uluslararası deniz geçiş güzergâhına hâkim yüksek kesimlerdeki mevzilerini tahkim ettiklerini açıkladı. Bu gelişme, hükümet güçlerinin ülkenin batı kıyısındaki konumunu güçlendirdi.

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak Taiz’in güney ve batı kırsalında çatışmalar sürerken Yemen’in çeşitli vilayetlerinde Husilere ait mevzileri ve hareketliliği hedef alan hava saldırılarının kapsamı genişledi.

Taiz vilayetinde hükümet güçleri, batıda yer alan Vaziiye cephesindeki operasyonlarını sürdürerek yüksek kesimlerin güvenliğini sağlamayı ve Zubab ile el-Umri Askerî Kampı çevresindeki Husi mevzilerini kuşatmayı amaçlıyor. Sahadan gelen bilgilere göre bu operasyonlarla, ilerleyişin el-Muha yönünde genişletilmesi hedefleniyor.

Sahadaki gelişmelerle eş zamanlı olarak Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid el-Nüzeyli, Yemen’in Şafağı operasyonu kapsamında Husi askerî hedeflerine yönelik 1.729 saldırı düzenlendiğini açıkladı. El-Nüzeyli, operasyonlarda Husilere bağlı 1.370 kişinin etkisiz hâle getirildiğini, 300 askerî araç ve teçhizatın ise imha edildiğini veya kullanılamaz duruma getirildiğini belirtti.

Yerel kaynakların aktardığına göre hava saldırıları sekiz vilayete yayıldı. Lahic, Marib ve Cevf cephelerinde de çatışmalar devam etti.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM), Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını, özellikle salı ve çarşamba günleri Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile Abha Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan son saldırıları şiddetle kınadı. Söz konusu saldırılarda vatandaşlar ve ülkede ikamet eden yabancılar arasında ölü ve yaralıların olduğu bildirildi.

BM Sözcüsü, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk kapsamında yasak olduğunu vurguladı.


İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 7 kişi hayatını kaybetti

İsrail ile Hamas arasındaki savaş sırasında İsrail’in askeri saldırıları sonucu yıkılan binalarla çevrili bir caddede yürüyen Filistinliler, 8 Ekim 2026, Gazze (AP)
İsrail ile Hamas arasındaki savaş sırasında İsrail’in askeri saldırıları sonucu yıkılan binalarla çevrili bir caddede yürüyen Filistinliler, 8 Ekim 2026, Gazze (AP)
TT

İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 7 kişi hayatını kaybetti

İsrail ile Hamas arasındaki savaş sırasında İsrail’in askeri saldırıları sonucu yıkılan binalarla çevrili bir caddede yürüyen Filistinliler, 8 Ekim 2026, Gazze (AP)
İsrail ile Hamas arasındaki savaş sırasında İsrail’in askeri saldırıları sonucu yıkılan binalarla çevrili bir caddede yürüyen Filistinliler, 8 Ekim 2026, Gazze (AP)

Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü’nün verdiği bilgiye göre, İsrail’in dün düzenlediği saldırılarda 7 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu ise hayatını kaybedenlerden üçünün Filistinli grupların mensubu olduğunu öne sürdü.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, hayatını kaybeden 7 kişiden 6’sı Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kentinin farklı bölgelerinde yaşamını yitirdi.

Sivil Savunma Müdürlüğü ve Şifa Hastanesi, Gazze’nin güneybatısında ‘İsrail’e ait bir insansız hava aracının bir aracı hedef alması’ sonucu 2 kişinin yaşamını yitirdiğini, çok sayıda kişinin de yaralandığını bildirdi. Kentin kuzeybatısındaki Tevvam bölgesinde ise ‘yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir çadırın’ benzer bir saldırıyla hedef alınması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.

cdfgh
 İsrail ile Hamas arasındaki savaş sırasında İsrail’in askeri saldırıları sonucu yıkılan binalarla çevrili bir sokakta yürüyen Filistinliler, 6 Ekim 2026, Gazze (AP)

İsrail ordusu, iki saldırıda da ‘terör örgütlerindeki askeri unsurların’ hedef alındığını bildirdi.

Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal da AFP’ye yaptığı açıklamada, Gazze kentinin güneyindeki Sabra mahallesinde Abdullah Azzam Camisi yakınlarında bir binanın İsrail uçakları tarafından bombalanması sonucu bir kadın ve bir çocuk olmak üzere 2 kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin yaralandığını belirtti. Basal ayrıca, Gazze kentinin kuzeybatısında İsrail topçu ateşi sonucu bir kadının yaşamını yitirdiğini aktardı.

Basal, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah kentinin güneydoğusunda da İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu bir kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Gazze Şeridi’nde savaş, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği benzeri görülmemiş saldırının ardından başladı.

Hamas, İsrail ordusunun çarşamba günü silahlı kişilerin ‘Kemal Advan Hastanesi’nin içinden saldırılar düzenlediğini’ açıklamasının ardından, Gazze’deki hastanelerin askeri amaçlarla kullanıldığı yönündeki İsrail suçlamalarını reddetti.

hyju
Gazze şehrinde hasar görmüş binaların arasında, yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar, 8 Ekim 2026 (AP)

Hamas, yayımladığı açıklamada, “İşgal güçlerinin Gazze Şeridi’ndeki hastanelere yönelik öne sürdüğü iddia ve suçlamalar tamamen yalan ve iftiradan ibarettir. Bu iddialar, Gazze Şeridi’ndeki sivil altyapının, başta hastaneler olmak üzere, sistematik biçimde yok edilmesine yönelik saldırılar sırasında daha önce de kullanılmıştı. Bu durum, işgal güçlerinin vahşi suçlarını tekrarlamaya yönelik tehlikeli niyetlerini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Açıklamada ayrıca, “Bu suç teşkil eden kışkırtma, Gazze Şeridi’nde geriye kalan hastanelerin saldırılar, ağır kuşatma ve işgal güçlerinin gerekli ekipman ve malzemelerin girişini engellemesi nedeniyle felaket koşullarında hizmet vermeye çalıştığı, hastanelerin hasta ve yaralılarla dolup taştığı bir dönemde yapılıyor” denildi.

Hamas’a bağlı Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askerî harekâtında 74 bin 200’den fazla kişi hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler (BM), bu rakamları güvenilir kabul ediyor.

Bakanlığın verilerine göre, Ekim 2025’te ateşkesin ilan edilmesinden bu yana Gazze’de en az bin 450 kişi öldürüldü.

İsrail ordusu ise aynı dönemde 5 askerinin ve bir sivil yüklenicinin hayatını kaybettiğini açıkladı.