Rusya'nın Ukrayna'daki yeni silahı savaşın gidişatını değiştirebilir

Savaşın başından bu yana hava üstünlüğü kurmakta zorlanan Moskova, kayma bombalarıyla birlikte bazı avantajlar elde etti

Ukrayna'da kullanılan kayma bombalarının bir kısmının Sovyetler'den kalma FAB-500 hava bombalarının modernize edilmiş hali olduğu düşünülüyor (Reuters)
Ukrayna'da kullanılan kayma bombalarının bir kısmının Sovyetler'den kalma FAB-500 hava bombalarının modernize edilmiş hali olduğu düşünülüyor (Reuters)
TT

Rusya'nın Ukrayna'daki yeni silahı savaşın gidişatını değiştirebilir

Ukrayna'da kullanılan kayma bombalarının bir kısmının Sovyetler'den kalma FAB-500 hava bombalarının modernize edilmiş hali olduğu düşünülüyor (Reuters)
Ukrayna'da kullanılan kayma bombalarının bir kısmının Sovyetler'den kalma FAB-500 hava bombalarının modernize edilmiş hali olduğu düşünülüyor (Reuters)

Rusya'nın Ukrayna'da kullanmaya başladığı "kayma bombaları", kruz füzeleri stoklarını eritmeye başlayan ve savaşın başından bu yana hava üstünlüğünü ele alamayan Moskova için savaşın gidişatını değiştirme potansiyeli taşıyor.

Savaş uçaklarından bırakılan kayma bombaları üzzerindeki kanatlar sayesinde daha fazla mesafe kaydedebiliyor ve alçak irtifada seyrettiği için bazı füze savunma sistemlerini atlatabiliyor.

Rusya kayma bombalarıyla bilinen ilk saldırısını 24 Mart'ta Ukrayna'nın kuzeydoğu sınırındaki bölgelere yaptı.

Ayrıca Rus kenti Belgorod'a bir Rus savaş uçağından yanlışlıkla düşen bombanın da kayma bombası olduğu anlaşıldı.

Telegraph'a yaptığı açıklamada bombaların çok ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Ukrayna Hava Kuvvetleri Sözcüsü Albay Yuriy Ihnat, "Şu anda düşman saldırı harekatları için sınır hattında, cephe hattında ve kıyı şeridinde taktik havacılığı kullanıyor. Tüm bu bölgelerde yaklaşık bir aydır yoğunlukla kayma bombaları kullanılıyor" dedi.

Ukraynalı yetkililer, Rus güçlerinin günde en az 20 kayma bombası kullandığını belirtti.

Batılı analistler ise Rusya'nın sahaya sürdüğü yeni silahın Kiev yönetiminin karşı taarruz planlarında son dakika değişikliğine neden olabileceğini düşünüyor.

Zira kayma bombaları, balistik ve kruz füzelerine çok daha kolay ve ucuz şekilde üretilebiliyor ve yüksek teknoloji mühimmatlar konusunda stok sıkıntısı yaşayan Rusya'nın operasyonel devamlılık sağlamasına imkan tanıyor.

Bunun yanı sıra 50-70 kilometre menzili bulunan bombalar Rus Hava Kuvvetleri'nin cephe hattındaki çatışmalara müdahil olmasını sağlıyor. Ukrayna ordusunun topladığı istihbarata göre kayma bombalarıyla yapılan birçok saldırı sınırın Rusya tarafından yapılıyor ve bu sayede Rus uçakları Ukrayna hava savunma sistemlerinden uzak kalabiliyor.

Independent Türkçe, Telegraph, Newsweek



Tel Aviv, Batı Şeria'yı yerleşimci devletine dönüştürme sürecinde ilerliyor

İsrail askerleri işgal altındaki Batı Şeria'da, Ramallah yakınlarındaki köyde bir binayı yıkarken yolu kapatıyor (20 Mayıs, AFP)
İsrail askerleri işgal altındaki Batı Şeria'da, Ramallah yakınlarındaki köyde bir binayı yıkarken yolu kapatıyor (20 Mayıs, AFP)
TT

Tel Aviv, Batı Şeria'yı yerleşimci devletine dönüştürme sürecinde ilerliyor

İsrail askerleri işgal altındaki Batı Şeria'da, Ramallah yakınlarındaki köyde bir binayı yıkarken yolu kapatıyor (20 Mayıs, AFP)
İsrail askerleri işgal altındaki Batı Şeria'da, Ramallah yakınlarındaki köyde bir binayı yıkarken yolu kapatıyor (20 Mayıs, AFP)

Tel Aviv yönetimi, Batı Şeria topraklarını “yerleşimciler devleti”ne dönüştürme yönündeki adımlarını sürdürürken, dün işgal altındaki Filistin topraklarında “Tapu Sicili ve Hakların Düzenlenmesi” adlı elektronik sistemi devreye soktu.

Dramatik bir adım olarak değerlendirilen uygulamanın, Batı Şeria’daki toprakların ilhak yoluyla İsrail kontrolüne geçirilmesini kalıcı hâle getireceği, Filistin Yönetimi’ni egemenlik ve işlevden mahrum, Filistinlileri ise hukuki korumadan yoksun bırakacağı belirtiliyor.

Kudüs Valiliği, “dijital tapu sicilinin güncellenmesi” sloganıyla başlatılan sürecin, gerçekte Filistin topraklarına yönelik yasa dışı el koyma politikasını kurumsallaştırmayı hedeflediğini açıkladı.

Açıklamada, arazi kayıt sisteminin yeniden yapılandırılmasının sömürgeci planlara hizmet ettiği ifade edilirken, Batı Şeria’daki tapu kayıtlarının tüm Yahudilere açılmasının, Filistinli arazi sahiplerinin isimlerine erişimi mümkün kılacağı ve bu kişilere doğrudan ulaşarak ya da çeşitli baskı yöntemleriyle arazilerin satın alınmasının önünü açacağı kaydedildi. Bunun da toprak ve mülklerin el değiştirme sürecini hızlandıracağı belirtildi.

Birzeit Üniversitesi Hukuk Enstitüsü de yayımladığı değerlendirme notunda, İsrail’in aldığı kararların siyasi ve hukuki etkilerine dikkat çekerek, “İsrail fiilen Batı Şeria’yı yutuyor; bölge üzerindeki kontrol mekanizmasını yeniden şekillendiriyor. Bu durum, işgal altındaki toprakların fiili ilhakı anlamına geliyor” değerlendirmesinde bulundu.


Amerika Birleşik Devletleri, Lübnan'ın geçici koruma statüsünü kasım ayına kadar uzattı

İsrail'in kuzeyinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail topçu birliğinin İsrail-Lübnan sınırını geçerek Lübnan'a girdiği görülüyor... 27 Mayıs 2026 (Reuters)
İsrail'in kuzeyinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail topçu birliğinin İsrail-Lübnan sınırını geçerek Lübnan'a girdiği görülüyor... 27 Mayıs 2026 (Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Lübnan'ın geçici koruma statüsünü kasım ayına kadar uzattı

İsrail'in kuzeyinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail topçu birliğinin İsrail-Lübnan sınırını geçerek Lübnan'a girdiği görülüyor... 27 Mayıs 2026 (Reuters)
İsrail'in kuzeyinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail topçu birliğinin İsrail-Lübnan sınırını geçerek Lübnan'a girdiği görülüyor... 27 Mayıs 2026 (Reuters)

Reuters'ın haberine göre ABD Federal Resmî Gazetesi'nde dün yayımlanan bildirime göre ABD, Lübnan için Geçici Koruma Statüsü (TPS) uygulamasını 27 Kasım 2026’ya kadar uzattığı belirtildi.

Öte yandan İsrail ordusu, Güney Lübnan’da “sarı hat” olarak bilinen hattın kuzeyine geçerek Litani Nehri’ni aşan kara operasyonları ve sızma girişimleri gerçekleştirdi. Bu gelişme, İsrail’in Nebatiye sakinlerine yönelik tahliye uyarısıyla eş zamanlı yaşanırken, çatışmaların sahada daha geniş bir aşamaya geçtiğini gösterdi.

İsrail basını, operasyonların Hizbullah’ın insansız hava araçlarını (İHA) durdurmayı hedeflediğini aktarırken, Zaatar eş-Şarkiye ekseninde şiddetli çatışmalar yaşandı. Hizbullah ise yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin nehir yatağı yönündeki ilerleme girişimlerine roketler, topçu atışları ve kamikaze İHA’larla karşılık verdiğini bildirdi.

İsrail hava saldırıları ayrıca Sur, Bint Cubeyl, Cizzin ve Batı Bekaa bölgelerine kadar genişledi. Meşgara kasabası ise yoğun hava saldırılarına maruz kaldı; bölgedeki bombardıman “ateş çemberi” olarak nitelendirildi.

Sahadaki gerilim sürerken, cuma günü Washington’da ABD arabuluculuğunda Lübnanlı ve İsrailli askeri yetkililer arasında bir toplantı düzenlenecek. Lübnan tarafı, görüşmenin tamamen teknik nitelikte olduğunu ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ile Litani Nehri’nin güneyine ordunun konuşlandırılmasının ele alınacağını belirtiyor.


Birleşmiş Milletler: Papa Leo'nun yapay zekânın düzenlenmesi çağrısı 'uygun bir zamanda geldi'

Papa Leo XIV, 27 Mayıs 2027'de Vatikan'daki Aziz Petrus Meydanı'nda konuştu, (DPA)
Papa Leo XIV, 27 Mayıs 2027'de Vatikan'daki Aziz Petrus Meydanı'nda konuştu, (DPA)
TT

Birleşmiş Milletler: Papa Leo'nun yapay zekânın düzenlenmesi çağrısı 'uygun bir zamanda geldi'

Papa Leo XIV, 27 Mayıs 2027'de Vatikan'daki Aziz Petrus Meydanı'nda konuştu, (DPA)
Papa Leo XIV, 27 Mayıs 2027'de Vatikan'daki Aziz Petrus Meydanı'nda konuştu, (DPA)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, dün yaptığı açıklamada, Papa Leo XIV tarafından yapay zekânın risklerine ilişkin yapılan ve “zamanında bir uyarı” olarak nitelendirdiği çağrıyı övdü.

Papa Leo XIV, pazartesi günü yayımladığı ilk resmî mesajında, insanlık üzerindeki etkileri nedeniyle Yapay Zekâ için güçlü düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu.

Papa, “jeopolitik ya da ticari üstünlük sağlama arzusuyla beslenen, giderek güçlenen algoritmalar ve genişleyen veri tabanları yarışı” konusunda uyarıda bulundu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Volker Türk “X” platformunda yaptığı paylaşımda, bu çağrının “yapay zekâ çağında onur ve adaleti korumak için zamanında yapıldığını” belirtti ve “ortak insanlığımızın pusulamız olmaya devam etmesi gerektiğini” vurguladı.

Birleşmiş Milletler’e göre, yapay zekâ sektörünün değerinin 2033 yılına kadar 4,8 trilyon dolara ulaşabileceği, ancak kazançların sınırlı sayıda aktörün elinde yoğunlaşabileceği öngörülüyor.

Papa, mesajında ayrıca yapay zekâ destekli otonom silahların risklerine dikkat çekerek “öldürme kararının teknolojiye devredilemeyeceğini” ifade etti ve bu sistemlerin silahsızlandırılması çağrısında bulundu.

Leo XIV, yapay zekânın askeri, ekonomik ve bilişsel rekabet mantığından çıkarılması gerektiğini belirterek, insan üzerinde tekel ya da hakimiyet kurulmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Volker Türk ise “teknolojinin insanlara hizmet etmesi, onları yerinden etmemesi veya kontrol etmemesi gerektiğini" vurguladı.