Moritanya Başbakanı seçimlerde zafer bekliyor

Seçimlere 3 gün kala Moritanya’nın en önemli ikinci şehrinde çatışmalar şiddetleniyor

Moritanya Başbakanı dün sabah Nouadhibou şehrine vardığı sırada (Şarku’l Avsat)
Moritanya Başbakanı dün sabah Nouadhibou şehrine vardığı sırada (Şarku’l Avsat)
TT

Moritanya Başbakanı seçimlerde zafer bekliyor

Moritanya Başbakanı dün sabah Nouadhibou şehrine vardığı sırada (Şarku’l Avsat)
Moritanya Başbakanı dün sabah Nouadhibou şehrine vardığı sırada (Şarku’l Avsat)

Moritanya Başbakanı Muhammed Veled Bilal, iktidardaki el-İnsaf Partisi’nin önümüzdeki cumartesi günü yapılacak yasama, bölge ve yerel seçimlerde ‘ezici bir zafer’ elde edeceğini söyledi.

İktidar partisi, cumartesi günü parlamentoda 162 milletvekili, 13 bölge meclisi ve 216 yerel meclis seçmek üzere oy kullanacak olan 1,7 milyon Moritanyalı seçmenin güvenini kazanmak için 24 siyasi partiyle yarışıyor. Bu erken seçim, iktidar ile yandaş ve muhalefet partileri arasında geçen yıl imzalanan siyasi anlaşmaya göre düzenleniyor.

Hükümetin liderliğini üstlenen Başbakan, seçim kampanyasında güçlü bir şekilde yer aldı. İktidardaki el-İnsaf Partisi’ni desteklemek için birçok şehri ziyaret etti. Başbakan en son, parti liderleri ve adaylarıyla görüştüğü Nouadhibou, Zouérat ve Atar şehirlerini ziyaret etti. Bu görüşmelerde “Seçimlerle ilgili tüm gelişmeleri sizinle birlikte takip edeceğim. Hedefimiz ezici bir zafer. Böyle giderse başaracağız zira tüm göstergeler güven verici” ifadelerine yer verdi.

Ülkenin ekonomik başkenti ve Moritanya’nın en önemli şehirlerinden biri olan Nouadhibou şehri, iktidardaki İnsaf Partisi ile Kerame Partisi arasında yoğun bir siyasi mücadeleye sahne oluyor. Nouadhibou geçmiş yıllarda, el-Kerame Partisi’nin önemli bir kalesi oldu ancak iktidar partisi bu seçimlerde stratejik hedefleri arasına bu şehri de dahil etti.

Görsel kaldırıldı.
Moritanya’daki seçim kampanyası atmosferinden bir kare (Şarku’l Avsat)

Başbakan, Nouadhibou şehrini ziyareti sırasında parti liderleri ve adayları karşısında yaptığı konuşmada, “Tura önemlerinden dolayı Nouadhibou’nun kuzey bölgelerinden başlamaya karar verdim. Ziyaretim uzun sürmeyecek zira bura ile ilgili olarak bize ulaşan bilgiler çok güven verici, bu benim için büyük bir mutluluk kaynağı” ifadelerini kullandı.

Başbakan, Cumhurbaşkanı Muhammed Veled eş-Şeyh el-Gazvani’ye sadık olan partilere ve onun tarafından desteklendiklerini göstermeye çalışan siyasi partilere atıfta bulunarak “Moritanya’nın tüm bölgelerinde tek seçeneğimiz el-İnsaf Partisi, başka seçeneğimiz yok” ifadelerini de sözlerine ekledi.

Söz konusu partiler, seçimlere aday olmaları sebebiyle, iktidardaki el-İnsaf Partisi’nden bir dizi öfkeli siyasi, dini ve askeri şahsiyet ve iş adamının eleştirilerinin hedefi oldu. Adaylığını duyuranlar ‘öfkeli kişiler’ olarak tanımlandı.

Bu öfkeli kişiler, hükümet için büyük bir endişe kaynağı haline geldi zira büyük etkiye sahipler. Hükümet bazılarıyla uzlaşmaya varmış olsa da, aralarında hala iktidar partisine karşı yarışmaya kararlı isimler bulunuyor.

Bu bağlamda, Başbakan “El-İnsaf Partisi bizim tercihimiz, bu seçimlerde partinin adaylıklarının ülkenin bazı bölgelerinde oybirliği ile çıkmadığını anlıyoruz. Ancak öfkelenenlerin, kamu yararı ve parti taahhütlerini önde tutmaları gerekir” ifadelerini kullandı.

Başbakan ‘öfkelilerden’ parti taahhütlerine geri dönmelerini istedi. Ayrıca son günlerde partinin onlara karşı yürüttüğü güçlü bir medya kampanyasının ortasında bazı isimlerin geri dönmesinden ve adaylıklarının geri çekilmesinden duyduğu ‘memnuniyeti’ dile getirdi. Diğer partiler, el-İnsaf Partisi’nin bu kişilere yönelik medya kampanyasını ve özellikle de Başbakan’ın bu kişilerin hükümetle ilişkilerinin sona erdiğini anlamaları gerektiğini belirtmesini ‘açık bir tehdit’ olarak nitelendirdi.

El-İnsaf Partisi Sözcüsü Muhammed Veled İndah Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarda, “Başbakan el-İnsaf Partisi’nden Ulusal Meclisi üyesi sıfatıyla konuştu. Bunu yapmasına yönelik herhangi bir yasal engel bulunmuyor. Ayrıca konuşması da el-İnsaf Partisi yandaşlarına yönelikti” dedi.

Başbakan, Nouadhibo’daki açıklamalarında daha esnekti. Konuşmasında ‘Ahlaka bağlılık ve siyasi söylemi kabul edilemez seviyelere düşürmeme’ çağrısında bulundu.

Bu sükunet çağrısı, iktidar partisinin Nouadhibou’daki kampanyasının koordinatörü Muhammed Veled Amat’ın belirttiğine göre, medyada günlerce süren şiddetli çatışmalardan sonra geldi. Başbakan’ın çağrısına cevaben, “Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi çevrelere verdiği mesajda ​​yer alan ahlak ve farklılıklara saygı konusundaki değerli tavsiyelerinin harfi harfine uygulanmasında kararlıyız, diğer partilerin buna uymasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Veled Amat ayrıca, el-İnsaf Partisi’nin Nouadhibou’da ‘onurlu bir sonuç’ elde edeceğinden emin olduğunu sözlerine ekledi. ‘Tüm tarafların demokrasi kurallarına uyması ve bunun aksini ima etmekten kaçınması gerektiğini, çünkü bu yaklaşımlarının sonuç olarak kabul edilmeyeceğini’ de belirtti. Amat’ın ifadeleri, Nouadhibou’da çok popüler olan el-Kerame Partisi için aday olarak görevinde kalmaya çalışan belediye başkanı Kasım Veled Bilali’ye açık bir gönderme olarak geldi. 

Ancak muhalefetin yandaşı olmadan iktidar partisiyle yarışan Veled Bilali, iktidar partisini kendisini yenmek için seçimlere hile karıştırmakla suçlayan bir videoda yer aldı ve böyle bir şey olursa ‘şehri ateşe’ verme tehdidinde bulundu.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.