Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Bölge bir yol ayrımında, birlikte durmalıyız

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Bölge bir yol ayrımında, birlikte durmalıyız
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Bölge bir yol ayrımında, birlikte durmalıyız

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Bölge bir yol ayrımında, birlikte durmalıyız

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dünyanın birçok zorluktan geçtiğine dikkati çekerek, bölgenin güvenli ve istikrarlı hale gelmesi ve ortak Arap eylemini güçlendirmek için daha fazla çaba göstermeleri gerektiğini söyledi.

Prens Ferhan, Arap Birliği dışişleri bakanları toplantısının oturum aralarında yaptığı konuşmada, Cuma günü başlayacak 32. Arap Birliği Liderler Zirvesi’ne yönelik hazırlıkları anlattı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

“Bugün dünyamız, bizi bir yol ayrımına getiren birçok zorluktan geçiyor. Bölgemizin güvenli ve istikrarlı hale gelmesi ve zorluklara uygun çözümler bulmak için birlikte durmamız ve ortak Arap eylemini güçlendirmek için daha fazla çaba göstermemiz zorunludur. Arap bölgesi, sürekli olarak koordine olmamızı gerektiren insan potansiyeli ve doğal kaynaklarla doludur.”

Prens Ferhan konuşmasının sonunda, Suudi Arabistan’ın Arap ülkelerinin güvenliğini artırmak ve istikrara kavuşturmak için Arap kardeşlerle birlikte çalışma isteğini yineleyerek, Cidde Zirvesi’nin arzulanan amaçlarına ulaşması için Allah’a dua etti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA-DPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA-DPA)

Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Ataf ise, “Cidde toplantısı, engeller ve zorlukların üstesinden gelmek için saflarımızı yakınlaştırmak ve sözümüzü birleştirmek için sürekli çalışmayı gerektiren bir dönemde gerçekleşiyor. Dünyanın tanık olduğu dönüşümler ve güç dengelerinin yeniden şekillendirme işaretleri taşıyor. Ona uyum sağlamalı ve eşit egemenlik temelleri üzerine oturtmak istediğimiz bir uluslararası ilişkiler sisteminin özelliklerini şekillendirmeye birleşik bir grup olarak katkıda bulunmalıyız” dedi.

Suriye Dışişleri Bakanı Faysal El Mikdad Cidde toplantısında (SPA - DPA)
Suriye Dışişleri Bakanı Faysal El Mikdad Cidde toplantısında (SPA - DPA)

Ataf açıklamasına şu ifadelerle devam etti;

“Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun liderliğindeki Cezayir, bu hedefleri Arap Birliği dönem başkanlığında önceliklerinin merkezine yerleştirdi. Ülkem de tüm Arap ülkeleri ve halklarının çıkarına olan iyi ve basiretli kararları somutlaştırarak, projelerimize hizmet etmeye çalışmıştır.”

Cezayir Dışişleri Bakanı ayrıca, “Cezayir, komşuları Türkiye ve İran ile Arap ilişkilerinde yakınlaşmaya ek olarak, kardeş Suriye’nin yeniden teşkilatımız içindeki yerini almaya başlamasıyla özellikleri belirginleşmeye başlayan bu eğilimin işaretlerini memnuniyetle karşılamaktadır. Kardeş Yemen’deki krize sürdürülebilir bir çözüme ulaşmaya yönelik olumlu göstergeleri de selamlıyor ve destekliyoruz” diye ekledi.

Filistin davasına ilişkin gelişmeleri değerlendiren Ataf, Filistinlilerin işgalci İsrail’in eylemlerinin yanı sıra işgal altındaki Kudüs, Batı Şeria ve kuşatma altındaki Gazze Şeridi’ndeki sistematik saldırıların altını çizdi.

Ataf, “Tüm bunlar, başkenti Kudüs olan bağımsız devletlerini kurma hakları başta olmak üzere Filistin halkının haklarına saygıyı güçlendirmek için çabalarımızı iki katına çıkarmamızı gerektiriyor” dedi.

Güvenlik, siyasi ve insani yansımaları ile Sudan’daki durumun kötüleşmesine ilişkin artan endişeden bahseden Ataf, “Cumhurbaşkanı Tebbun’un, Arap Birliği dönem başkanı sıfatıyla, Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği ve IGAD’ın çabalarıyla, çatışmaların ve dökülen kanın sona ermesini garanti eden ortak bir girişim geliştirmek ve krizi çözmek için kapsamlı bir siyasi süreç başlatmak için inisiyatifi ele aldı” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan’ın yürüttüğü arabuluculuk çabalarına övgüde bulunan Ataf, “Sudan’daki kardeşlerimize bir kez daha askeri çatışmanın derhal durdurulması ve sorumluluk bilinci çağrısında bulunuyorum” dedi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Libya Dışişleri Bakanı Necla El Manguş (Suud Arabistan Dışişleri Bakanlığı-AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Libya Dışişleri Bakanı Necla El Manguş (Suud Arabistan Dışişleri Bakanlığı-AFP)

Libya konusuna değinen Ataf, “İstikrar ancak, bu ülkenin insanları arasında, krizi kesin olarak sona erdirmek ve Libya halkının özlemlerini gerçekleştirmek için parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini organize etmeye yönelik fikir birliğini teşvik eden bir Libya-Libya diyaloğu aracılığıyla gerçekleşecektir” ifadelerini kullandı.

Ataf ayrıca Lübnan konusunda şu ifadeleri kullandı;

“Lübnan’daki kardeşlerin, cumhurbaşkanını seçerek mevcut siyasi çıkmaza son verecek çözümler üzerinde anlaşmalarını umuyoruz. Allah’ın daha iyi bir gelecek inşa etmek için ülkelerimize bahşettiği ekonomik entegrasyon unsurlarının en iyi şekilde kullanılmasını sağlamak için bu reformlar için bugün ihtiyacımız olan şey. Bu unsurlar, bolluğuna ve çeşitliliğine rağmen, bizden yalnızca halklarımızın ekonomik işbirliği, sürdürülebilir kalkınma ve ortak refah açısından özlemlerini gerçekleştirmek için teşvik edici bir ortam sağlamamızı bekliyor.”

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt ise, hazırlık toplantısının açılış oturumunda yaptığı konuşmada, “Arap bölgesi Kasım ayında Cezayir Zirvesi’nin düzenlenmesinden bu yana dikkate alınması gereken bir dizi olay ve gelişme yaşadı. Küresel ortam hala tehlikeler ve krizlerle dolu. Bu krizlerin etkileri ve yansımaları dünyanın hemen her yerine yayılmış durumda” dedi.

Ebu Gayt, Ukrayna’daki savaş da dahil olmak üzere büyük güçler arasındaki çatışmaların küresel güvenliği azalttığını, uluslararası ekonomide karışıklığa yol açtığını ve birçok ülkeye ek maliyetler yüklediğini söyleyerek, şunları ekledi;

“Bu çatışmalar, özellikle büyümek isteyen gelişmekte olan ülkeler ve istikrara ihtiyaç duyan gelişmekte olan pazarlar için olumsuz bir gelişmeyi temsil ediyor. Bunların arasında Arap bölgemizde birçok ülke var.”

Ebu Gayt, “Pozisyonlarımız için yol gösterici bir pusula olarak her zaman ülkelerimizin ulusal çıkarlarına bağlı kalmalıyız. Arap Birliği’nin Ukrayna’daki savaşın patlak verdiği sırasında yaptığı buydu. Bence birleşik bir blok olarak hareket etmeye ve çalışmaya devam etmeliyiz.  Pozisyonlarımıza ağırlık veren ve bölgemizi uluslararası sistemin tepesindeki kutuplaşma ve çatışmalardan koruyan şemsiyeyi sağlayan da budur” diye ekledi.

Sudan’da yaşananlara değinen Ebu Gayt şöyle konuştu;

“Silahlı bir çatışma çıktı ve hepimiz bunun Sudan halkına, devletine, istikrarına, toprak bütünlüğüne ve ulusal kurumlarının bütünlüğüne yönelik tehlikesine tanık olduk. Cidde Zirvesi’ni, tüm silahlı çatışmalara son vermek için değerlendirilmesi gereken bir fırsat olarak görüyoruz. Gelişmelere ayak uyduran Araplar, Sudan’daki kardeşlerini yalnız bırakmayacak. Biz de elimizden gelen desteği veriyoruz. Konsey bu amaçla bu ayın yedisinde bir irtibat grubu oluşturdu. Suudi Arabistan’ın büyük bir arabuluculuk çabasını gördük. Ama sonuçta mesele, Sudanlılar ve liderlerinin buna bir son vermek ve bir an önce silahları susturmak konusundaki iradesine bağlı.”

Suriye, Yemen ve Libya’daki çözülmemiş krizlere değinen Ebu Gayt, yeni yaklaşımlara imkan veren bir durgunluk döneminden geçtiklerini vurguladı.

Suudi Arabistan ile İran arasında Çin’in girişimiyle Pekin’de varılan anlaşmayı memnuniyetle karşılayan Ebu Gayt, “Bölgesel ihtilaf ve anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi için belirleyici bir adım olan bu anlaşmayı dört gözle bekliyorduk” dedi.

İşgal altındaki Filistin topraklarındaki duruma değinen Ebu Gayt şunları söyledi;

“Patlama aşamasına yaklaşıyor. Hepimiz biliyoruz ki işgalin devam etmesi ve çatışmanın sona ermesine ve Filistin devletinin kurulmasına imkan verecek bir çözüm yolunun kapanması, Filistin’deki kardeşlerimizin çektikleri acıların başlıca ve temel sebepleridir. Ancak bu acı, son aylarda aşırı aşırılık ve pervasızlık politikası izleyen İsrail’in sağcı hükümeti tarafından daha da şiddetlendi. Arap Barış Girişimi, tüm unsurlarıyla işgali sona erdirmek için ilk stratejik tercihimiz olmaya devam ediyor.”

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri (AFP)
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri (AFP)

Bakanlar Konseyi’nin 7 Mayıs’ta aldığı kararla oluşturulan Sudan Arap İrtibat Komitesi, 19 Mayıs’ta yapılması planlanan Arap Birliği Liderler Zirvesi’nin hazırlık çalışmaları çerçevesinde ilk toplantısını Cidde’de gerçekleştirdi.

Arap Birliği Sözcüsü Cemal Ruşdi, “Arap Birliği Genel Sekreteri’ne ek olarak Suudi Arabistan ve Mısır’ı içeren Komite, tam ve sürdürülebilir bir ateşkese ulaşmak ve krizin nedenlerini Sudan halkının istikrar ve güvenlik özlemlerini karşılayacak şekilde ele almak amacıyla gerekli temasları yürütmekle ilgileniyor” dedi.

Sözcü, Genel Sekreter Ahmed Ebu Gayt’ın ifade ettiği gibi, tarafların ateşkese bağlılığının önemini vurgulayarak, “Kapsamlı bir ateşkese ulaşmak, Sudan’daki krizi tüm yönleriyle ele almak için siyaset meydanına dönüşe izin verecek” dedi.



ABD'den Umman Körfezi'nde müdahale: İran'a yönelen tanker engellendi

Petrol tedarikinde devam eden kriz ortamında kargo gemileri Hürmüz Boğazı yakınlarında Körfez'de seyrediyor (Reuters)
Petrol tedarikinde devam eden kriz ortamında kargo gemileri Hürmüz Boğazı yakınlarında Körfez'de seyrediyor (Reuters)
TT

ABD'den Umman Körfezi'nde müdahale: İran'a yönelen tanker engellendi

Petrol tedarikinde devam eden kriz ortamında kargo gemileri Hürmüz Boğazı yakınlarında Körfez'de seyrediyor (Reuters)
Petrol tedarikinde devam eden kriz ortamında kargo gemileri Hürmüz Boğazı yakınlarında Körfez'de seyrediyor (Reuters)

ABD ordusu, İran limanlarına yönelik mevcut ablukanın ihlal edildiğini öne sürerek, Umman Körfezi'nde İran'a doğru seyretmeye çalışan boş bir petrol tankerinin ilerleyişini engellediğini açıkladı.

United States Central Command tarafından X platformunda yapılan açıklamada, Palau bayraklı Marivex adlı geminin uluslararası sularda İran'a doğru seyrettiği sırada hedef alındığı belirtildi.

Açıklamaya göre, Boeing F/A-18E/F Super Hornet tipi bir savaş uçağı, USS Abraham Lincoln üzerinden havalanarak geminin makine dairesi ve dümen sistemine hassas mühimmatla saldırı düzenledi. ABD ordusu, gemi mürettebatının verilen talimatlara uymayı reddettiğini ve operasyonun ardından tankerin artık İran'a doğru ilerlemediğini belirtti.

Umman'ın Musandam kentinden görülen Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler (Reuters)Umman'ın Musandam kentinden görülen Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler (Reuters)

Öte yandan Hindistan Limanlar, Denizcilik ve Su Yolları Bakanlığı, tankerde görev yapan 24 Hint vatandaşının güvende olduğunu açıkladı. Bakanlık, gemide yangın çıktığına dair ihbarlar aldıklarını ancak bütün mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.

Bakanlık yetkililerinden Upesh Kumar Sharma, Dışişleri Bakanlığı, Hindistan Donanması ve Savunma Bakanlığı ile koordinasyon halinde çalıştıklarını belirterek, mürettebatın güvenliğinin öncelikleri olduğunu söyledi.

ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukası, nisan ayında Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğine yönelik kısıtlamaları artırmasının ardından başladı. CENTCOM, kısıtlamaların yalnızca İran'a giden veya İran'dan çıkan gemileri kapsadığını, boğazı başka destinasyonlara ulaşmak için kullanan gemilere uygulanmadığını ifade etti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Hintli bir kaynak, ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi'nin (OFAC) daha önce Marivex şirketine yaptırım uyguladığını söyledi. OFAC, Şubat 2025'ten bu yana İran'ın yaptırımları aşmasına yardımcı olduğu öne sürülen kişi, gemi ve uçaklara karşı geniş kapsamlı yaptırımlar uyguluyor.


Suudi Arabistan, Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde Arap Parlamentolar Birliği Konferansı’na ev sahipliği yapacak

Suudi Arabistan Şura Meclisi Başkanı, ortak çalışmanın mevcut zorlukların üstesinden gelmek için temel bir dayanak olduğunu vurguladı. (Arap Parlamentosu)
Suudi Arabistan Şura Meclisi Başkanı, ortak çalışmanın mevcut zorlukların üstesinden gelmek için temel bir dayanak olduğunu vurguladı. (Arap Parlamentosu)
TT

Suudi Arabistan, Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde Arap Parlamentolar Birliği Konferansı’na ev sahipliği yapacak

Suudi Arabistan Şura Meclisi Başkanı, ortak çalışmanın mevcut zorlukların üstesinden gelmek için temel bir dayanak olduğunu vurguladı. (Arap Parlamentosu)
Suudi Arabistan Şura Meclisi Başkanı, ortak çalışmanın mevcut zorlukların üstesinden gelmek için temel bir dayanak olduğunu vurguladı. (Arap Parlamentosu)

Suudi Arabistan, önümüzdeki perşembe günü 39. Arap Parlamentolar Birliği Konferansı’na çevrim içi (video konferans yoluyla) olarak ev sahipliği yapacak. İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenecek konferansa, Arap ülkelerindeki parlamentoların ve yasama meclislerinin başkanlarının yanı sıra çeşitli kuruluşların temsilcileri katılacak.

Suudi Arabistan Şura Meclisi Başkanı Abdullah Al eş-Şeyh, konferansın 10-11 Haziran tarihlerinde gerçekleştirileceğini belirterek, Kral Selman’ın himayesinin ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın desteğinin, ortak Arap iş birliğini güçlendirme konusundaki kararlılığı yansıttığını söyledi. Eş-Şeyh, bunun aynı zamanda bölgesel güvenlik ve istikrarı koruyacak Arap dayanışmasının önemini ortaya koyduğunu ve Suudi Arabistan’ın Arap halklarının kalkınması ile refahına verdiği önemi gösterdiğini ifade etti.

Eş-Şeyh, ortak Arap çalışmalarının mevcut zorluklarla mücadelede temel bir dayanak oluşturduğunu belirterek, bunun tutumların birleştirilmesi ve parlamenter çabaların eşgüdüm içinde yürütülmesi açısından önemli bir zemin sunduğunu söyledi. Bu çabaların istikrarın güçlendirilmesine, ortak Arap çıkarlarının korunmasına, parlamentoların kalkınma süreçlerindeki rolünün etkinleştirilmesine ve Arap ülkeleri arasında diyalog ile bütünleşme değerlerinin pekiştirilmesine katkı sağlayacağını kaydetti.

Suudi Arabistan Şura Meclisi’nin, Arap yasama meclislerinin başkanları ile çeşitli kuruluşların temsilcilerini konferansta ağırlamaktan memnuniyet duyacağını ifade eden eş-Şeyh, konferans sonuçlarının ortak Arap parlamenter çalışmalarını desteklemesini ve parlamenter diplomasinin bölgesel ve uluslararası düzeyde Arap meselelerine hizmet eden etkili bir araç olarak güçlendirilmesine katkı sunmasını temenni etti.


Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını kınamasını yineledi ve gerginliğin artmasının sonuçları konusunda uyardı

Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını kınamasını yineledi ve gerginliğin artmasının sonuçları konusunda uyardı

Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan bayrağı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, İran'ın Bahreyn Krallığı ve Kuveyt Devleti'ne yönelik saldırılarını ve ihlallerini "en sert ifadelerle" kınayarak, bu eylemlerin bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit ettiğini ve bölgede istikrarın yeniden tesis edilmesine yönelik çabaları baltaladığını belirtti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, İran'ın devam eden saldırılarının bölgeyi daha fazla gerilime doğru sürüklediği, güvenlik ve istikrarı zedelediği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Suudi Arabistan'ın Bahreyn ve Kuveyt ile dayanışmasını sürdürdüğü ve bu ülkelerin egemenliklerini, güvenliklerini ve istikrarlarını korumak amacıyla alacakları bütün tedbirlere tam destek verdiği vurgulandı.

Suudi Arabistan'ın açıklaması, bu sabaha karşı Bahreyn ve Kuveyt'in hedef alındığı saldırıların sonrasında yapıldı. Bahreyn makamları, İran tarafından Bahreyn ve Kuveyt'e doğru fırlatılan 7 balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini duyururken, saldırılar sonucu herhangi bir hasar meydana gelmediğini bildirdi.

Kuveyt'te ise Genelkurmay Başkanlığı, hava savunma sistemlerinin düşmanca füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını engellediğini açıkladı. Yetkililer, bazı bölgelerde duyulan patlama seslerinin hava savunma unsurlarının gerçekleştirdiği önleme faaliyetlerinden kaynaklandığını belirtti.

Söz konusu gelişmeler, İran ile bağlantılı bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde yaşanırken, uzmanlar ve yetkililer olası yeni bir gerilimin Körfez bölgesinin güvenliği ile uluslararası deniz ticareti üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.