Türkiye ‘Seçimlerin Efendisi’ ile ‘devam’ dedi

Erdoğan sonuçlar açıkladıktan sonra İstanbul’daki destekçilerine seslendi (AFP)
Erdoğan sonuçlar açıkladıktan sonra İstanbul’daki destekçilerine seslendi (AFP)
TT

Türkiye ‘Seçimlerin Efendisi’ ile ‘devam’ dedi

Erdoğan sonuçlar açıkladıktan sonra İstanbul’daki destekçilerine seslendi (AFP)
Erdoğan sonuçlar açıkladıktan sonra İstanbul’daki destekçilerine seslendi (AFP)

Türk seçmenler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görev süresini uzatmaya ve 2028’e kadar üçüncü bir dönem için onun yönetiminde kalmaya karar verdi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), oyların neredeyse tamamını saydıktan sonra, Cumhur İttifakı’nın adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oyların yüzde 52,14’ünü alarak seçimi kazandığını, Millet İttifakı’nın adayı olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise 47,86 oy aldığını açıkladı.

İlk tura katılım oranı yüzde 89 iken, ikinci turda bu oran yüzde 84 oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimin ardından dün Kısıklı’da vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi;

“Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunu milletimizin teveccühüyle tamamlamış bulunuyoruz. İki bayram arasında bize bir demokrasi bayramı yaşatan milletime şükranlarımı sunuyorum. ‘Biz öyle bir kazanacağız ki kimse kaybetmeyecek' demiştik. Öyleyse bugün kazanan sadece Türkiye’dir.”

Kılıçdaroğlu seçimlerin gidişatını eleştirdi

YSK Başkanı, seçim sürecini etkileyecek herhangi bir olumsuz gelişme kaydedilmediğini bildirirken, Kılıçdaroğlu son yılların ‘en adil olmayan’ seçim sürecini yaşadıklarını öne sürdü.

Seçim sonucuna ilişkin herhangi bir sorgulaması olmayan Kılıçdaroğlu, “Bu seçimde, halkın otoriter bir yönetimi değiştirme iradesi tüm baskılara rağmen net olarak ortaya çıkmıştır. CHP ve Millet İttifakı tüm unsurlarıyla, her cephede mücadelesini vermektedir. Ülkemize gerçek anlamda demokrasi gelinceye kadar bu mücadelenin öncüsü olmayı sürdüreceğiz” diye ekledi.

İYİ Parti lideri Meral Akşener ise seçim sonucunun açıklanmasının ardından şunları söyledi;

“Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunu bugün tamamlamış bulunuyoruz. Millet iradesi başımızın tacıdır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı tebrik diyorum. Milletimizin bize verdiği muhalefet görevini yürüteceğiz. Seçmen bizim için en halis ölçüttür.”

Devam ve değişim arasında bir seçim

Bu kritik turda seçmenler, muhafazakar Cumhurbaşkanı Erdoğan (69) ile ‘devam’ ya da laik rakibi Kılıçdaroğlu (74) ile ‘değişim’ gibi, iki adayın temsil ettiği iki farklı vizyon arasında seçim yapmak zorunda kaldı.

Adaylardan hiçbiri ilk turda istenilen orana (50+1) ulaşamazken, Erdoğan zorlu ekonomik duruma, yüksek enflasyona, yüksek fiyatlara ve 6 Şubat’ta yaşanan 50 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği büyük depreme rağmen Kılıçdaroğlu’nun 4,7 puan önüne geçti.

Kampanyasında hükümetin depreme zayıf tepkisinin altını çizen Kılıçdaroğlu, ilk turda da Erdoğan’ı geçemedi.

Bu sonuç, Kılıçdaroğlu’nu büyük bir farkla önde gösteren anketler nedeniyle, onu aday gösteren Millet İttifakı için büyük bir şok oldu.

Erdoğan zaferiyle, 85 milyonluk NATO üyesi ülkede iç siyaset, ekonomi, güvenlik ve dış politikayı şimdiden yeniden çizdi ve bölgedeki bir güç olarak statüsünü sağlamlaştırarak yenilmez bir lider imajını pekiştirdi.

Dünya liderleri Erdoğan’ı tebrik etti

Devlet liderlerinden cumhurbaşkanına seçimlerdeki zaferinden dolayı tebrik mesajları yağdı.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turundaki başarısından dolayı tebrik etti.

Kral Selman, Erdoğan’a hitaben mesajında, “Yeniden cumhurbaşkanı olarak seçilmeniz dolayısıyla en içten tebriklerimi ve başarı dileklerimi iletiyorum. Kardeş Türkiye halkına daha fazla ilerleme ve refah diliyorum” ifadesini kullandı.

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Sani de Twitter’dan paylaştığı mesajda, “Sevgili kardeşim Recep Tayyip Erdoğan, zaferinizi tebrik eder, yeni döneminizde başarılar dilerim. Kardeş Türk halkının ilerleme, refah ve iki ülke arasındaki güçlü ilişkileri daha geliştirmek açısından arzularınızı gerçekleştirmenizi dilerim” diye yazdı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan da Erdoğan’ı zaferinden dolayı tebrik etti.

Al Nahyan Twitter üzerinden paylaştığı tebrik mesajında, “Recep Tayyip Erdoğan’a, dost Türkiye'nin cumhurbaşkanı olarak yeniden seçilmesinden dolayı en içten tebriklerimi iletiyorum, ülkesini daha fazla ileriye ve refaha taşımayı sürdürmesi için başarılar diliyorum. Kendisiyle stratejik ortaklığımızı pekiştirmek ve bölgede barış ve istikrar için çalışmayı istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ve Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun da Erdoğan’a tebrik mesajı gönderdi.

Anadolu Ajansı (AA), İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin Erdoğan’ı telefonla tebrik ettiğini bildirdi.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid Dibeybe, Sudan Ordusu Komutanı Abdulfettah Burhan ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Muhammed Hamdan Daklu da Erdoğan’ı tebrik etti.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog da, Erdoğan’ı başarısı nedeniyle tebrik etti.

Herzog, Twitter hesabından yaptığı Türkçe paylaşımda “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı seçimlerdeki zaferi için tebrik ediyorum. Birlikte çalışmaya devam ederek, Türkiye ve İsrail arasındaki iyi ilişkileri daha da ileri götüreceğimize inanıyorum” İfadesine yer verdi.

ABD Başkanı Joe Biden, cumhurbaşkanını yeniden seçilmesinden dolayı tebrik etti.

Biden sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yeniden seçilmesinden dolayı tebrik ederiz. NATO müttefikleri olarak ikili meselelerde ve paylaşılan küresel zorluklarda birlikte çalışmaya devam etmeyi dört gözle bekliyorum” diye yazdı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Erdoğan’a bir tebrik mesajı gönderdi.

Kremlin’in açıklamasına göre Putin mesajında, “Sayın Erdoğan, değerli dostum, yeniden Cumhurbaşkanı seçilmenizden dolayı lütfen en içten tebriklerimi kabul edin. Bu seçimlerdeki zafer, Türkiye Cumhuriyeti'nin lideri olarak özverili çalışmalarınızın doğal sonucu, devlet egemenliğini güçlendirme ve bağımsız bir dış politika izleme çabalarınıza Türk halkının verdiği desteğin açık bir kanıtıydı” ifadelerini kullandı.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, tebrik mesajında önümüzdeki yıllarda Avrupa-Türkiye ilişkilerini güçlendirmek için Erdoğan ile tekrar çalışmayı dört gözle beklediğini vurguladı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkileri daha da güçlendirme arzusunu dile getirdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Erdoğan’ı Türkçe tebrik ederek, “Fransa ve Türkiye’nin birlikte üstesinden geleceği büyük sınamalar var. Avrupa’ya barışın geri gelmesi, Avrakdeniz İttifakımızın geleceği, Akdeniz denizi. Yeniden seçilmesi dolayısıyla tebriklerimi ilettiğim Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte, ilerlemeye devam edeceğiz” diye yazdı.



Özgür Özel ile görüşen Kılıçdaroğlu: Partiyi en uygun zamanda kurultaya götürmek istiyorum

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Özgür Özel ile görüşen Kılıçdaroğlu: Partiyi en uygun zamanda kurultaya götürmek istiyorum

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında telefon görüşmesi gerçekleştiğini açıkladı. Sönmez, yoğunluk nedeniyle daha önce karşılıklı aramaların sonuçsuz kaldığını ancak görüşmenin daha sonra yapıldığını belirtti.

Sönmez, görüşmenin içeriğine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Kemal Kılıçdaroğlu, en uygun zamanda partiyi kurultaya götürmekle ilgili niyetini Sayın Özgür Özel’e iletti. Özgür Özel de kendi taleplerinin de bu yönde olduğunu ve bundan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Konuyu kendi arkadaşlarıyla değerlendirecek ve ardından Sayın Kılıçdaroğlu’na dönüş yapacak.”

Özel’in bu değerlendirmeyi Parti Meclisi ya da MYK düzeyinde ele alabileceği ifade edildi.

“Yanlış anlaşılma oldu”: Dervişoğlu açıklamasına düzeltme

Kılıçdaroğlu’nun evinin önünde açıklama yapan Sönmez, gün içinde ortaya çıkan bazı yorumların yanlış anlaşıldığını belirtti.

Sönmez, özellikle Müsavat Dervişoğlu ile ilgili aktarılan ifadelerin bağlamından koparıldığını söyleyerek, “Kastımızı tam olarak ifade edemedik. Sorular ve yoğunluk nedeniyle yanlış anlaşılma olmuş olabilir” dedi.

Ayrıca kendisinin “parti sözcüsü” olarak tanımlanmasının da doğru olmadığını vurgulayan Sönmez, “Ben Genel Başkan’ın basın danışmanıyım, parti sözcüsü değilim” ifadelerini kullandı.

Siyasi temaslar ve Kılıçdaroğlu’nun programı

Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu’nun mevcut siyasi temaslarına ilişkin de bilgi verdi. Buna göre Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı ya da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile planlanmış herhangi bir görüşme programı bulunmuyor.

Sönmez, “Şu anda Sayın Kılıçdaroğlu’nun herhangi bir parti lideriyle ya da siyasetçiyle planlanmış bir görüşme takvimi yoktur” dedi. Buna karşın Kılıçdaroğlu’nun CHP milletvekilleri, belediye başkanları, Parti Meclisi üyeleri, il ve ilçe başkanları ve parti üyeleriyle temas halinde olduğu belirtildi.

Ayrıca Sönmez, “Pek çok milletvekili ve belediye başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’nu arıyor ve görüşüyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun sağlık durumu nedeniyle şu an için kamera karşısına geçmesinin beklenmediği, ses tellerindeki rahatsızlık sebebiyle uygun görüldüğünde bir açıklama yapılabileceği ifade edildi. Görüşmelerin ve olası açıklamanın programlanması halinde kamuoyuna önceden bilgi verileceği de aktarıldı.

Independent Türkçe


CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı

CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı
TT

CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı

CHP için 'mutlak butlan' ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve dönmesi kararı

CHP'nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada mahkeme mutlak butlan kararı verdi.

Partinin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da "mutlak butlan" kararı verdi. Kararın tedbirli olarak alındığı belirtildi.

Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi. Kararda, "4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultaydan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerime oy birliğiyle karar verildiği" ifade edildi. 

CHP'den genel merkezde toplanma çağrısı

Kararın açıklanmasının ardından CHP Ankara İl Başkanlığı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla parti üyelerine genel merkezde toplanma çağrısında bulundu. Paylaşımda, "Omuz omuza, tek yürek; demokrasiye, dayanışmaya ve halkın iradesine sahip çıkmak için herkesi Genel Merkezimize davet ediyoruz" denildi.

dfevgthyj
Fotoğraf: Reuters

Dava neyi içeriyordu?

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı 4-5 Kasım 2023'te düzenlendi.

Bu kurultayda genel başkanlık yarışını Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı Özgür Özel kazandı.

Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegeler, bu kurultayın iptali ve yetkili kurulların görevden uzaklaştırılması talebiyle davalar açtı.

6 Nisan 2025'te ise CHP'de 21. Olağanüstü Kurultay yapıldı.

Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.

Lütfü Savaş ve bazı delegelerin açtığı davalar, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirildi.

30 Haziran'daki duruşmanın ardından bir sonraki duruşma tarihi 15 Eylül olarak belirlendi.

Bu süreçte bir hukuk davası dışında bir de ceza davası açıldı.

sdvfbth
Fotoğraf: Reuters

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kurultayda usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla ilgili bir soruşturma başlattı ve hazırlanan iddianame 3 Haziran'da kabul edildi.

BBC Türkçe'nin incelediği iddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) yolsuzluk suçlamasıyla görevden uzaklaştırılan başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 12 şüpheli hakkında "oylamaya hile karıştırma" suçundan bir yıldan üçer yıla kadar hapis cezası isteniyordu.

İddianamede eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na mağdur, Lütfü Savaş'a ise müşteki sıfatıyla yer veriliyordu.

Kılıçdaroğlu bu dava kapsamında ifade vermeye gitmedi ve bunu "Partimi adliyede tartıştırmam" sözleriyle açıkladı.

 


Türkiye: Güvenlik operasyonunda 110 DEAŞ üyesi gözaltına alındı

İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
TT

Türkiye: Güvenlik operasyonunda 110 DEAŞ üyesi gözaltına alındı

İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)
İstanbul'da terörle mücadele güçleri bir eve düzenlenen baskında (Arşiv-Türkiye İçişleri Bakanlığı)

İstanbul merkezli üç ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda terör örgütü DEAŞ üyesi olduğu belirlenen 110 şüpheliyi yakaladı.

Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube ekipleri, bugün şafak vaktinde İstanbul ve diğer iki ilde önceden belirlenen çok sayıda adrese baskın düzenledi. Operasyonda, yasa dışı derneklerde dini dersler adı altında terör örgütünün ideolojisi doğrultusunda çocukları eğitmek, cezaevindeki örgüt mensupları için para toplamak ve örgüt adına faaliyet yürütmek suçlamalarıyla 110 DEAŞ mensubu gözaltına alındı.

Kaynaklar, şüphelilerin DEAŞ'a yeni üyeler kazandırmaya çalıştıklarını, örgütsel propaganda yapmak ve finansman sağlamak amacıyla örgütün radikal fikirlerini öven kitap ve dergilerin satışını üstlendiklerini belirtti. Operasyonlar kapsamında yapılan aramalarda 4 tüfek, 90 mermi ile terör örgütünün propagandasını içeren çok sayıda yasaklı yayın, örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltına alınanlar arasında DEAŞ lehine faaliyet yürüten, İstanbul'un Sultanbeyli, Kartal ve Sancaktepe ilçelerinde örgüt sempatizanlarına yönelik ders ve sohbetler düzenleyen İshak Baysal ve Tekin Eriç'in de bulunduğunu açıkladı.

Operasyonlar aralıksız sürüyor

Türk güvenlik makamları geçtiğimiz çarşamba günü, 47 ilde düzenlenen geniş çaplı ve eş zamanlı operasyonlarda 324 DEAŞ terör örgütü mensubunun yakalandığını duyurmuştu. Yakalananlar arasında daha önceden haklarında yakalama kararı bulunanların yanı sıra örgüte finansal destek sağlayan ve geçmişte örgüt saflarında faaliyet yürüten kişilerin de olduğu belirtildi.

Terörle mücadele güçleri mensupları bir baskında (Türk medyası)Terörle mücadele güçleri mensupları bir baskında (Türk medyası)

İçişleri Bakanlığı konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Milletimizin huzuru, birlik ve beraberliği için terör örgütüne yönelik operasyonlarımıza yılın 365 günü, gece gündüz demeden aralıksız devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra, 5 Mayıs'ta İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen bir başka eş zamanlı operasyonda, kripto paralar üzerinden örgüte fon toplayıp transfer eden bir finans ağına darbe indirilmiş ve 43 DEAŞ mensubu yakalanmıştı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yürütülen incelemelerde, Telegram kanalları üzerinden toplanan paraların takibi zorlaştırmak amacıyla "soğuk cüzdanlara" aktarıldığı ortaya çıkarılmıştı. Kaynaklar, bu dijital cüzdanlar aracılığıyla 2021 ile 2025 yılları arasında yaklaşık 170 bin dolar toplandığını belirtti. İncelemelerde, gözaltına alınan kişilerin terör örgütleriyle bağlantılı suç kaydı bulunan şahıslarla mali işlemler gerçekleştirdiği tespit edilmiş ve ikametlerinde çok sayıda dijital materyale el konulmuştu.

Türk güvenlik güçleri, 2017'den bu yana DEAŞ'a karşı yoğun operasyonlarını aralıksız sürdürüyor (Türkiye İçişleri Bakanlığı)Türk güvenlik güçleri, 2017'den bu yana DEAŞ'a karşı yoğun operasyonlarını aralıksız sürdürüyor (Türkiye İçişleri Bakanlığı)

Türkiye'nin 2013 yılında terör örgütleri listesine aldığı DEAŞ, 2015-2017 yılları arasında üstlendiği ya da kendisine atfedilen, yaklaşık 300 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açan bir dizi sivil saldırı gerçekleştirmişti. Örgütün yabancı savaşçıları, Suriye'deki iç savaş döneminde Türkiye'yi bir geçiş noktası olarak kullanmıştı.

Türkiye, Özbek asıllı DEAŞ'lı Abdulkadir Masharipov'un (Ebu Muhammed El-Horasani) 2017 yılbaşı gecesi İstanbul'daki Reina gece kulübüne düzenlediği ve çoğunluğu yabancı uyruklu 39 kişinin hayatını kaybettiği, 79 kişinin ise yaralandığı terör saldırısından bu yana örgüt hücrelerine yönelik düzenli operasyonlar yürütüyor. Bu süreçte binlerce kişi gözaltına alınırken, yüzlerce yabancı savaşçı sınır dışı edildi ve binlerce şüphelinin ülkeye girişi engellendi. Bu adımlar, DEAŞ saldırılarının önemli ölçüde azalmasını sağladı.

Örgüt faaliyetlerinin yeniden canlanması

DEAŞ, 7 yıllık bir aranın ardından 2024 Şubat ayı başında Horasan yapılanmasının kolu aracılığıyla İstanbul'daki Santa Maria Kilisesi'ne saldırı düzenleyerek yeniden ortaya çıktı. Türk vatandaşı Tuncer Cihan'ın (52) hayatını kaybettiği bu saldırının ardından, olayla bağlantılı 17 örgüt mensubu yakalandı.

Yalova'da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışma sırasında polis memurları bir eve giden yolu kapatıyor (Arşiv- Reuters)Yalova'da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışma sırasında polis memurları bir eve giden yolu kapatıyor (Arşiv- Reuters)

29 Aralık 2025'te ise Yalova’da güvenlik güçleri ile DEAŞ militanları arasında çıkan çatışmada 3 polis memuru ve 6 DEAŞ'lı ölmüş, 8 polis ile 1 güvenlik görevlisi de yaralanmıştı. Olayın ardından düzenlenen operasyonlarda 500'den fazla örgüt üyesi gözaltına alındı. Bu çatışma, İstanbul'daki Reina saldırısından sonra Türk güvenlik güçlerinin örgüte karşı yürüttüğü operasyonlar içindeki en büyük çaplı sıcak çatışma olarak kayıtlara geçti.

Geçtiğimiz 7 Nisan'da İstanbul'daki İsrail Başkonsolosluğu yakınlarında meydana gelen bir başka saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada da faillerin DEAŞ ile bağlantılı olduğu belirlendi. Saldırganlardan birinin ölü ele geçirildiği, ikisinin ise yaralandığı olayda 2 polis memuru hafif şekilde yaralanmıştı. İçişleri Bakanlığı, bu saldırının ardından düzenlenen operasyonlarda, yakalanan 198 şüpheliden 24'ünün doğrudan DEAŞ ile bağlantılı olduğunu açıklamıştı.