Suriye’de işsizlik artıyor

Suriye'de kamu sektörü istifalar ve erken emeklilik tehdidiyle karşı karşıya: Hükümet kısıtlamalarına rağmen düşük maaşların artırılması yönünde talepler yükseliyor

Suriyeli çalışanlar (Şam İşçi Sendikası)
Suriyeli çalışanlar (Şam İşçi Sendikası)
TT

Suriye’de işsizlik artıyor

Suriyeli çalışanlar (Şam İşçi Sendikası)
Suriyeli çalışanlar (Şam İşçi Sendikası)

Suriye’nin güneyinde yer alan Suveyda’da işsizlik artıyor. Suveyda İşçi Sendikası Başkanı Hani Eyyub, kamu sektörü çalışanlarının istifalarını veya emeklilik taleplerini çalışma yaşına göre değil hizmet yılına göre sunmaya devam etmeleri halinde, kamu sektöründeki çalışanların yetersiz kalacağı tehlikesi konusunda uyarıda bulundu.

Şarku’l Avsat’ın Şam merkezli el-Vatan gazetesinden aktardığı habere göre Suveyda İşçi Sendikası Başkanı Hani Eyyub gazeteye verdiği demeçte, bu yılın başından dördüncü ayın sonuna kadar yaklaşık 400 çalışanın (her ay ortalama 100 çalışan) kentteki kamu hizmet kuruluşlarından istifa veya emeklilik yoluyla ayrıldığını belirtti. Bunların 111'den fazlası sağlık sektöründe çalışıyor.

Söz konusu rakamların, sağlık sektörüyle eşit hatta daha fazla olan eğitim sektöründeki istifaları içermediğine dikkat çeken Eyyub, hükümet tarafından, özellikle genç çalışanlara yönelik üretken sektörler için istihdamı garanti eden hızlı önlemler ve cesur kararlar alınmadığı takdirde, bu rakamların ve verilerin ciddiyetini vurguladı. Aksi takdirde “başta gençler olmak üzere tüm gruplarda, kamu sektörünün, istihdam ülkesinin içini boşaltacağız” dedi.

Devlet sağlık sektöründe işten ayrılma sonucu ortaya çıkan en belirgin krizin anestezi uzmanlarının yüzde 30'dan fazlasının kaybedilmesinin olması dikkat çekiyor. Bazı hastaneler anestezi uzmanı bulunmaması nedeniyle ameliyatları ertelemek zorunda kalıyor ve bunun nedeni anestezi uzmanlarının aylık 150 ile 200 bin arasında değişen düşük maaşları. Bu durum, uzmanların ülke dışına göç etmesine veya özel sektöre geçmesine yol açtı.

sry

Geçen yılın sonundan bu yana Suriye lirasındaki keskin değer kaybıyla birlikte, dolar kurunun 6 ay önceki 4 bin lira seviyesinden 8 bin 900 liraya yükselmesinin ardından kamuda işten ayrılma olgusu arttı.

1970’ten 1998'e kadar bir dizi devlet kurumunun eski genel müdürü, bugün 40 bin Suriye lirası, yani bir kişinin yalnızca 300 gram et alabileceği bir emekli maaşı alıyor. Konuya dair bir örnek vermek gerekirse, daha önce yöneticiliğini yaptığı kurumlardan birinde çalışan kızına meslekte 25 yılını doldurduğu için emeklilik başvurusunda bulunmasını tavsiye eden bir babanın kızı çalışma yaşını doldurmadan emekli olmaya hak kazandı. Ancak baba, “Maaşı arabasının benzin parasına yetmiyor. Başka bir işte çalışıp aynı zamanda emekli maaşı alırsa daha uygun görünüyor” yorumunu yaptı.

Dolaşımdaki rakamlar, Suriye'de kamu sektöründe çalışan iş gücünün 2011 yılında 3,5 milyonken 2023'te 1,8 milyonun altına düştüğünü gösteriyor.

Suriye hükümeti, maaşların ve ücretlerin iyileştirilmesi konusunda karmaşık bir zorlukla karşı karşıya. Çünkü ne kadar olursa olsun herhangi bir artış, çöken ekonomik durum ışığında enflasyon tarafından yok ediliyor. Ekonomik kaynakların aktardığına göre, bakanlıklarda istifa ve erken emeklilik talepleri birikiyor ve onaylanması halinde çoğu kamu kurumu boşalacak.

Kaynaklar, yüksek yaşam maliyetinin Suriyelileri günde ortalama 18 saat olmak üzere birden fazla işte çalışmaya zorladığına ve birçok ebeveynin okuldan sonra çocuklarını iş gücü piyasasına ittiğine dikkat çekti.

suriye

Akşamları bir mağazada muhasebeci, geceleri ise taksi şoförü olarak çalışan 55 yaşındaki devlet memuru Salah'ın evde dikiş diken eşinin yanı sıra lokantalarda çalışan üç çocuğu var. Salah, “Bütün ailenin geliri yaklaşık bir milyon lira ve geçim masraflarımızı zar zor karşılıyor” diyor. Emeklilik talebinde bulunan Salah’ın talebi henüz onaylanmamış.

Suriye hükümeti geçtiğimiz yıl, işten ayrılanlar hakkında adli kovuşturma, hapis veya para cezası ile birlikte 16 gün işe gelmeme halinde kıdem tazminatından yoksun bırakılmak suretiyle istifalarının engellenmesine ve ağır cezaya çarptırılmasına dair bir kararname yayınladı. Hizmet süresi 30 yılı aşan ve emeklilik yaşına birkaç yıl kalanlar istifayı düşünebiliyorlar.

Dolaşımdaki rakamlara göre devlet sektöründeki iş gücünün yaklaşık yüzde 30'unu elli yaş üstü kişilerin oluşturması dikkat çekiyor.

Konu hakkında bilgi sahibi olan ekonomik kaynaklar, hükümetin kararlarına ve işe devamsızlık durumunda kovuşturma tehdidine rağmen, kamu sektöründe çalıştıktan sonra ‘yorucu bir yük’ haline gelen kaçak çalışmanın artmaya devam ettiğini doğruladı. Çoğu üretkenlikten ve maddi getiriden yoksun işçi veya çalışan, işyerine gidiş geliş için 3 bin ila 6 bin lira arası toplu taşıma ücreti ödüyor. Bazı vatandaşların sadece ulaşım ücreti aylık maaşlarının üçte birine ulaşıyor.

Suriye kamu sektöründeki çalışanların maaşları, 20 yıl önce ortalama 100 dolardan şu anda aylık 20 doların altına düştükten sonra, dünyanın en düşük maaşları olarak kabul ediliyor.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.