Le Drian, Lübnan Kuvvetleri’ni dinledi

Lübnan’da iki cumhurbaşkanı adayı bir araya gelirken Franciyye’nin şansı hakkında belirsizlik sürüyor.

Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Le Drian’ı kabul etti. (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Le Drian’ı kabul etti. (Şarku’l Avsat)
TT

Le Drian, Lübnan Kuvvetleri’ni dinledi

Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Le Drian’ı kabul etti. (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Le Drian’ı kabul etti. (Şarku’l Avsat)

Fransa Cumhurbaşkanı’nın Lübnan Temsilcisi Jean-Yves Le Drian’ın Lübnan siyasi güçlerinin temsilcileriyle Beyrut’ta yaptığı görüşmeler, cumhurbaşkanlığı dosyasındaki çıkmazı sonlandırmayı başaramadı. Ancak bu meselenin uluslararası düzeyde gündem dışı bırakılmadığına dikkat çeken Le Drian, yeni bir gelişme olması durumunda Beyrut’a bir ziyaret daha gerçekleştirme sözü verdi.

Le Drian, kronik siyasi bölünmeler nedeniyle zor görünen bir görev çerçevesinde, Paris liderliğindeki ‘cumhurbaşkanlığı boşluk krizini sona erdirme’ çabalarının bir parçası olarak perşembe günü Beyrut’ta yetkililerle toplantılar gerçekleştirdi. Bu bağlamda Fransız yetkili, çarşamba günü Meclis Başkanı Nebih Berri ile olan görüşmesinin ertesi günü, Başbakan Necib Mikati, Maruni Patriği Beşara er-Rai, Lübnan Kuvvetleri Partisi Başkanı Samir Caca, Özgür Yurtsever Hareket Başkanı Milletvekili Cibran Basil ve Marada Hareketi lideri Süleyman Franciyye ile bir araya geldi.

Ziyaretini ‘istikşafi’ olarak nitelendiren Le Drian, herhangi bir alternatif öneri sunmadan çeşitli siyasi güçleri dinledi. Ziyarete eşlik eden Lübnanlı kaynakların aktardığına göre görüşmeler, iki cumhurbaşkanı adayı Franciyye ve eski bakan Ziyad Barud’u da kapsadı. Perşembe akşamına kadar olan görüşme programında, Ordu Komutanı General Joseph Avn ile bir randevu yer almıyordu. Görüşmelere eşlik eden kaynaklar, Fransız heyetine diğer adaylarla görüştükten sonra ordu komutanıyla görüşmemesi tavsiyesinin verildiğini açıkladı. Bu tavsiyeye neden olarak ise ‘ziyaretin, ordu liderliğinin siyasi çatışmanın bir parçası olması üzerine gerçekleştirildiği anlamı çıkarılmaması için’ ya da ‘bazılarının orduyu veya rolünü korumak için ordu komutanını bir taraf olarak görmesi’ gösterildi. 

Le Drian: Yanımda herhangi bir seçenek taşımıyorum

Ziyaret, Lübnan Kuvvetleri’nin ve ona yakın partilerin cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşımlarının dinlenmesi nedeniyle ‘istikşafi ziyaret’ çerçevesine koyuldu. Ayrıca ziyaret çerçevesinde, ‘Lübnan’ın tanık olduğu krize çözüm bulunmasına yardımcı olmak ve çeşitli taraflarla istenen çözüme nasıl ulaşılacağını tartışmak’ amaçlandı. Aynı şekilde Başbakan Necib Mikati ile görüşmesinin ardından Le Drian, kriz için herhangi bir önerisi olmadığını vurguladı.

Fotoğraf Altı: Le Drian ile Rai bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)
Le Drian ile Rai bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)

Bkerki’deki Maruni patrikhanesinde Patrik Rai ile bir araya gelen Le Drian, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, ilk ziyaretinin ‘siyasi çıkmazdan derhal çıkmak için tüm tarafları dinleyip gerekli istişarelerde bulunmayı, daha sonra ise Lübnan’ın canlılığı ve umudu yeniden kazanması için bir reform gündemini değerlendirmeyi’ amaçladığını söyledi. “Yanımda herhangi bir seçenek taşımıyorum, ama herkesi dinleyeceğim” diyen Fransız yetkili, başka ziyaretlerin gerçekleşeceğine de dikkat çekti. Jean-Yves Le Drian ayrıca “Çözüm Lübnanlılarla başlar” derken, krizden çıkmak için tüm Lübnanlı taraflarla iletişim kuracağını ve Lübnan’ı krizden çıkarmak için umut veren reformlar için bir gündem belirlemeye çalışacağını vurguladı.

Toplantılara ilişkin Hizbullah ve Emel Hareketi’nin yakın bir ortağı olarak, Franciyye’nin cumhurbaşkanı seçilmesi çağrısı yapan önceki Fransız girişiminin akıbeti hakkında çelişkili bilgiler mevcuttu.

Diğer yandan Caca ve Basil, girişim sayfasının ‘kapatıldığını’ belirtirken, Franciyye ise ‘toplantının olumlu geçtiğini ve diyaloğun bir sonraki aşama için yapıcı olduğunu’ söylemekle yetindi. Marada Hareketi’ne yakın kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Franciyye ile yapılan görüşmenin sonuçlarının olumlu olduğunu dile getirdi. “Girişim ölmedi. Ona başarılı olması için bir şans verilmesi konusunda ısrar var” diyen kaynaklar, ikinci planın devreye girdiğini yalanlayarak, “Girişim için alternatif bir plan yok. Franciyye’nin destekçileri, bunu Le Drian’a bildirdi” ifadelerini kullandı. Kaynaklar ayrıca, Franciyye’nin seçim oturumunda aldığı 51 oyun başlangıç olduğunu söyleyerek, rakibi Cihad Azur’un aldığı 59 oyun ise ulaşabileceği en yüksek oy olduğunu vurguladı.

Bu veriler, cumhurbaşkanlığı seçim krizinde bir kırılma olduğunu göstermiyor. Lübnan siyasi ve hükümet çevreleri, ‘mevcut itirazın, cumhurbaşkanı seçiminin önümüzdeki Eylül’den önce yapılmayacağını doğruladığına’ dikkati çekiyor. Ziyaretin atmosferine aşina olan bakanlık kaynakları, Le Drian’ın görüşmelerinin özetini Paris’e taşıyacağını ve daha sonra geri döneceğini kaydederken, bunun zaman alacağına işaret etti.

Diğer yandan ziyarete eşlik eden parlamento kaynakları, çıkmazın ‘Lübnan düğümünün dışarıdan müdahale olmaksızın çözülemeyeceğini kanıtladığını’ söyledi. Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Her bir taraf engelleme yeteneğine sahiptir. Dini, siyasi ve halk baskıları başarısız olduktan sonra, iç diyalog veya anlayışın önünü açan hiçbir sebep yoktur” dedi.

Le Drian’ın görüşmeleri

Le Drian, perşembe günü toplantılarını Başbakan Necib Mikati ile gerçekleştirdiği görüşmeyle başlattı. Toplantı sırasında iki taraf, Lübnan’daki durum ve Fransa’nın siyasi krizi çözmek için yürüttüğü çabalar hakkında ayrıntılı bir sunum yaptı. Başbakan, ‘çözüme giden yolun yeni bir cumhurbaşkanının seçilmesinden geçtiğini’ vurgularken, ayrıca “Hükümet gerekli reform projelerini tamamlamış ve Uluslararası Para Fonu ile ilk anlaşmayı imzalamıştır. Bu projelerin parlamentoda onaylanması, istenen ekonomik ve sosyal çözümlere ivme kazandırmaktadır” dedi. Le Drian, Maarab köyünde ise Lübnan Kuvvetleri Partisi Başkanı Samir Caca ile bir araya geldi. Caca, Fransız temsilciyle yapılan toplantının yüzde 100 inceleme niteliğinde olduğunu belirtti. Lübnan Kuvvetleri lideri, Le Drian’ın Lübnan ziyaretini memnuniyetle karşılaması sonrasında ‘cumhurbaşkanlığı hikayesinin 128 milletvekiliyle ilgili olduğunu’ dile getirdi. Caca, Franciyye hakkında konuşmayı ise reddederken, Fransız girişiminin ‘geçmişte kaldığını’ ve ‘bunun çevrilmiş bir sayfa’ olduğunu söyledi. Fransız yetkilinin ‘asla kendilerini Franciyye ya da başka bir aday konusunda ikna etmeye gelmediğini’ dile getiren Caca, “Çaba, Fransızlar tarafından değil, çeşitli Lübnan güçleri tarafından sarf edilmelidir” diyerek, tüm parlamento bloklarının son durumlarını yeniden gözden geçirip yeni bir seçim oturumuna gitme ve kazananın kazanmasına izin verme yönündeki umudunu dile getirdi.

Basil ile görüşmenin ardından ise ‘LBC’ kanalı, Le Drian’ın Yurtsever Hareket liderine ‘bir önceki aşamanın kapatıldığı, turu aracılığıyla yeni bir aşamanın başladığı ve Lübnan- Lübnan diyalogunun temelinin devam ettiği’ konusunda bilgi verdiğini aktardı. Yurtsever Hareket lideri de bir cumhurbaşkanı seçilmesinin ‘ancak daha sonra programın uygulanması için uluslararası destek talep edilmesi şartıyla’, kişi ve program hakkında tüm Lübnanlıların uzlaşmasının sonucu olabileceğini kaydetti. Kanala göre Le Drian, Basil’in açıklamasına olumlu yaklaştı.



Etiyopya’daki Megech Barajı, Mısır’a akan Nil sularını etkiliyor mu?

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Megech Sulama Barajı’nın açılış törenine katıldı. (Etiyopya Dışişleri Bakanlığı)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Megech Sulama Barajı’nın açılış törenine katıldı. (Etiyopya Dışişleri Bakanlığı)
TT

Etiyopya’daki Megech Barajı, Mısır’a akan Nil sularını etkiliyor mu?

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Megech Sulama Barajı’nın açılış törenine katıldı. (Etiyopya Dışişleri Bakanlığı)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Megech Sulama Barajı’nın açılış törenine katıldı. (Etiyopya Dışişleri Bakanlığı)

Etiyopya hükümeti tarafından dün yapılan açıklamada, kalkınma amacıyla inşa edilen yeni bir barajın açılışı duyuruldu. Söz konusu açılış, Kahire ile Addis Ababa arasında Rönesans Barajı konusundaki derin görüş ayrılıklarının ve yeni baraj yapımlarına yönelik itirazların sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.

Megech adıyla bilinen barajın ‘su akışlarını etkilemediği’ yönündeki değerlendirme Kahire tarafından 2013 yılında dile getirilmişti.

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Başbakan Abiy Ahmed’in, ‘tarihi Gondar şehri ve çevresi için önemli bir kalkınma adımı’ olarak nitelendirilen Megech Sulama Barajı Projesi’nin resmi açılışını gerçekleştirdiği bildirildi.

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, 185 milyon metreküp depolama kapasitesine sahip barajın, 17 bin hektardan fazla tarım arazisine sulama imkanı sağlaması, on binlerce çiftçinin yararlanmasını ve Gondar ile çevre şehirlere güvenilir temiz içme suyu temin etmesi bekleniyor.

Abiy Ahmed, projenin kentsel tarımı geliştirerek yeni ekonomik fırsatlar yaratacağını ve gençler için istihdam olanağı sunacağını ifade etti.

Mısır makamlarından açılışa ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak dönemin Mısır Sulama Bakanı Muhammed Abdulmuttalib Aralık 2013’te yaptığı açıklamada, Mısır’ın teknik incelemelerine dayanarak Etiyopya’nın Tana Gölü’nün kuzeydoğusundaki Gondar şehri yakınlarında inşa ettiği Megech Barajı projesinin Nasır Gölü’ne ulaşan su akışını etkilemediğini ve barajın yalnızca içme suyu ile sulama amaçlı olduğunu belirtmişti.

Mısır Eski Sulama Bakanı Hüsam Megazi de dün yaptığı açıklamada, söz konusu barajın Mavi Nil havzasının ve Nil Nehri güzergahının dışında yer aldığını doğruladı. Megazi, Mısır’ın su kaynaklarının bu barajdan kesinlikle etkilenmediğini ve Mısır’ın su payı üzerinde herhangi bir yansımasının bulunmadığını vurguladı.

Megazi ayrıca, Mavi Nil üzerinde mevcut olan tek barajın Rönesans Barajı olduğunu ve bu barajın Mısır üzerinde kesin bir etkisi bulunduğunu kaydetti.

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün Megech Sulama Barajı’nın resmi açılışını gerçekleştirdi. (Etiyopya Dışişleri Bakanlığı)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün Megech Sulama Barajı’nın resmi açılışını gerçekleştirdi. (Etiyopya Dışişleri Bakanlığı)

Kahire Üniversitesi Jeoloji ve Su Kaynakları Profesörü Abbas Şaraki, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu baraj, Amhara eyaletindeki Tana Gölü havzasında yer alan küçük barajlardan biri. Depolama kapasitesi milyarlarca değil, yaklaşık 185 milyon metreküp civarında. Bu durum onu, temel amacı yaklaşık 40 bin dönümlük arazinin sulanmasında kullanılmak üzere sınırlı miktarda su tutmak olan küçük bir baraj yapmakta” ifadelerini kullandı.

Etiyopya’nın baraj projelerini artırması ve bunun Kahire ile ilişkilere yansımalarına değinen Şaraki, “Projeler Mısır’ın su kaynaklarını etkilemediği ve tam bir koordinasyon içinde yürütüldüğü sürece Kahire bunlara karşı çıkmaz” değerlendirmesinde bulundu.

Şaraki, “Ancak Mısır’ın veya başka bir ülkenin kaynaklarına bir etkisi varsa, önceden istişare ve koordinasyon yapılması şart” diyerek, Kahire’nin daha önce defalarca dile getirildiği üzere kalkınmaya karşı olmadığını vurguladı.

Etiyopya’nın Megech Barajı adımı, Mısır ile Rönesans Barajı konusundaki anlaşmazlıkların sürdüğü bir dönemde atıldı. Kahire ile Addis Ababa arasında yaklaşık on yıl boyunca yürütülen müzakereler, 2023 yılında tekrar başlatılmadan önce 3 yıl süreyle askıya alınmış, ancak Etiyopya’nın bir anlaşmaya varmayı reddetmesi üzerine 2024 yılında yeniden dondurulmuştu.

Şarku’l Avsat’ın resmi haber ajansı MENA’dan aktardığına göre yetkili bir kaynağın demecine göre geçtiğimiz ağustos ayında Mısır, su konusunun ‘milli güvenlik ve kırmızı çizgi’ olduğunu yineleyerek, ‘Nil üzerinde yeni barajların inşasını reddettiğini’ bildirmişti. Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati de o dönemde Nil Nehri dosyası ve Rönesans Barajı krizindeki gelişmeler karşısında ‘meşru müdafaa hakkının’ kullanılabileceğini ifade etmişti.

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün Megech Sulama Barajı’nın resmi açılışını gerçekleştirdi. (Etiyopya Dışişleri Bakanlığı)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün Megech Sulama Barajı’nın resmi açılışını gerçekleştirdi. (Etiyopya Dışişleri Bakanlığı)

Mısır Sulama Bakanı Hani Suveylem, geçtiğimiz günlerde Mısır Forumu kapsamındaki bir oturumda yaptığı açıklamada, Mısır devletini Etiyopya barajının risklerinden ve alınabilecek tek taraflı önlemlerin etkilerinden korumak amacıyla geçmiş dönemlerde Mısır tarafından çabalar sarf edildiğini belirterek; su arıtma tesislerinin kurulduğunu, kanal betonu kaplama projeleri ile Yeni Delta Projesi gibi çeşitli adımların hayata geçirildiğini ifade etti.

Suveylem o dönemde, “Nil Havzası sadece Etiyopya’dan ibaret değil; çözümler mevcut ancak tüm tarafların bu yönde gerekli niyeti göstermesi gerekmektedir” vurgusunda bulundu.

Etiyopya’nın barajlara ilişkin devam eden adımları karşısında Mısır’ın su haklarını korumasını güvence altına alacak seçeneklere ilişkin değerlendirmede bulunan Megazi, Mısır’ın bağlayıcı bir anlaşmanın gerekliliğini vurgulayarak görüşünü ortaya koyduğunu, bu hususun uluslararası platformlarda gündeme getirildiğini ve Mısır’ın bunu her fırsatta dile getirmekten çekinmediğini belirtti. Megazi, Mısır’ın diplomasi yolunu defalarca izlediğini ve Mavi Nil üzerinde başka bir barajın inşasına izin vermeyeceğini net bir şekilde ilan ettiğini vurguladı.

Şaraki ise yeni barajın doğrudan Mavi Nil yatağı üzerinde yer almadığını, Mavi Nil Havzası’na bağlı küçük kollardan biri olan küçük bir nehir üzerinde inşa edildiğini kaydetti. Şaraki, doğrudan Mavi Nil üzerinde yer alan ve Mısır’ın karşı çıktığı, henüz yapımına başlanmamış planlanan diğer üç barajın aksine, bu barajın depolama kapasitesinin küçüklüğü ve havzadaki küçük barajlardan biri olması sebebiyle Mısır’ın su payı üzerindeki etkisinin neredeyse yok denecek kadar az ve çok zayıf olduğunu vurguladı.


İsrail el Halil’de onlarca Filistinliyi evlerini boşaltmaya zorluyor

İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kentinde devriye geziyor (AP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kentinde devriye geziyor (AP)
TT

İsrail el Halil’de onlarca Filistinliyi evlerini boşaltmaya zorluyor

İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kentinde devriye geziyor (AP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kentinde devriye geziyor (AP)

İsrail güçleri bugün şafak vakti, işgal altındaki Batı Şeria’nın güneyinde yer alan el Halil kentindeki Celde ve Deyr Baha bölgelerinde onlarca Filistinliyi evlerini boşaltmaya zorladı.

Filistin haber ajansı WAFA’nın yerel kaynaklara dayandırdığı habere göre, “İşgal ordusuna bağlı çok sayıda asker iki bölgeye baskın düzenleyerek çevrelerini kuşattı ve onlarca vatandaşı evlerini boşaltmaya zorladı.” Haberde, İsrail güçlerinin geniş çaplı bir gözaltı operasyonu gerçekleştirdiği de belirtildi.

Ajans, el Halil vilayetinde önceki günden bu yana geniş çaplı bir saldırının sürdüğünü, İsrail güçlerinin kente, köylere, kasabalara ve mülteci kamplarına ulaşan bütün girişleri kapattığını bildirdi.

El Halil Valisi Halid Dudin ile el Halil Belediye Başkanı Yusuf el-Caberi, söz konusu bölgelerden yerinden edilenlere ve kasaba girişlerinde mahsur kalan vatandaşlara yardım sağlamak amacıyla vilayet genelinde acil durum planı açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiğı bilgiye göre İsrail güçleri dün de el Halil kentinin batısındaki Feraş el-Heva bölgesinde üç daireden oluşan bir konut binasını yıktı. Bölgeyi ve kentin çevre yoluna bağlanan tek güzergâhı oluşturan ana girişini kapatan İsrail güçleri, vatandaşların ve araçlarının bölgeye girişini ve çıkışını engelledi. Ayrıca el Halil kentine ulaşan tüm giriş ve yolları kapattı.

İsrail ordusu ve iç istihbarat servisi Şin Bet, iki askerin hayatını kaybettiği saldırının ardından işgal altındaki Batı Şeria’nın el Halil bölgesinde terörle mücadele operasyonu başlattıklarını açıkladı.

İsrail ordusu dün el Halil yakınlarında düzenlenen silahlı saldırıda 2 İsrail askerinin öldüğünü, 3 askerin yaralandığını duyurdu. Ordu ayrıca saldırıyı gerçekleştiren ve el Halil kentinden oldukları belirtilen 2 Filistinlinin öldürüldüğünü bildirdi.


Ürdün’ün Kerek kentinde bir kilise terör saldırısının hedefi oldu

 Ürdün Kralı II. Abdullah, dün Kerek vilayetindeki bir kiliseyi hedef alan terör saldırısında yaralananları ziyaret etti (Ürdün Haber Ajansı)
Ürdün Kralı II. Abdullah, dün Kerek vilayetindeki bir kiliseyi hedef alan terör saldırısında yaralananları ziyaret etti (Ürdün Haber Ajansı)
TT

Ürdün’ün Kerek kentinde bir kilise terör saldırısının hedefi oldu

 Ürdün Kralı II. Abdullah, dün Kerek vilayetindeki bir kiliseyi hedef alan terör saldırısında yaralananları ziyaret etti (Ürdün Haber Ajansı)
Ürdün Kralı II. Abdullah, dün Kerek vilayetindeki bir kiliseyi hedef alan terör saldırısında yaralananları ziyaret etti (Ürdün Haber Ajansı)

Ürdün’ün güneyindeki Kerek vilayetinde dün bir kiliseyi hedef alan terör saldırısında 7 kişi hayatını kaybetti, 34 kişi yaralandı. Ürdün Kralı II. Abdullah, saldırının faillerine yönelik sert bir mesaj vererek, “Bu ülkeye el uzatan herkese demir yumrukla karşılık vereceğiz” dedi.

Saldırı, Kerek vilayetine bağlı Hamuud köyünde meydana geldi. Hristiyan Halsa aşiretinin yaşadığı köyde, vilayetin en büyük Hristiyan aşiretlerinden biri olan bu topluluğun üyeleri saldırının hedefi oldu. Otomatik tüfeklerle silahlanmış iki saldırganın rastgele ateş açması sonucu ölü ve yaralılar meydana geldi. Yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu bildirildi.

Saldırıda üç silahlı kişinin bulunduğu, ancak bunlardan birinin ateş açamadığı belirtildi.

Görgü tanıklarından biri, Hamuud Kilisesi’nde bir yakınlarını son yolculuğuna uğurlamak üzere cenaze törenine katılan cemaatin yaşadığı korku dolu anları anlattı. Tanık, birkaç dakika içinde iki saldırgan tarafından açılan ateşle adeta “cehennemin kapılarının açıldığını” belirterek, tek bir kişinin yasının tutulduğu törenin çok sayıda kurbanın yasına dönüştüğünü belirtti.

Kral II. Abdullah, “terör eylemini” gerçekleştirenlerin en ağır cezalara çarptırılacağını ifade etti. X platformundaki paylaşımında, “Hain kurşunların Ürdünlülerin saflarını bölebileceğini sananlar, kararlılığımız ve birliğimiz karşısında amaçlarına ulaşamayacak” ifadelerini kullandı. Kral ayrıca Kerek Devlet Hastanesi’ne giderek yaralıları ziyaret etti.

Ürdün İçişleri Bakanı Mazen el-Feraye, düzenlediği basın toplantısında, saldırının terör eylemi niteliği taşıdığını doğruladı. “Bir grup aşırılık yanlısının korkunç bir eylem gerçekleştirdiğini” belirten Bakan, güvenlik birimlerinin saldırganlara ulaşmak için “24 saat aralıksız çalıştığını” söyledi.

Ürdün Kamu Güvenliği Müdürlüğü Genel Müdürü Tümgeneral Ubeydullah el-Muayta da kurumun, “terör eylemini gerçekleştirenlerin kimliklerini belirlemek ve onları adalete teslim etmek” için çalıştığını ifade etti. El-Muayta, saldırganların kısa süre içinde yakalanacağını vurguladı.