Le Drian, cumhurbaşkanlığı toplantılarının sonucunu Paris’e taşıyor

Canbolat ve Cemayel ile iki samimi görüşme gerçekleştirildi.

Le Drian, Demokratik Buluşma Bloğu’nun Başkanı Velid Canbolad, oğlu Teymur ve Fransa'nın Beyrut Büyükelçisi Anne Grillo ile bir araya geldi. (Fransa Büyükelçiliği)
Le Drian, Demokratik Buluşma Bloğu’nun Başkanı Velid Canbolad, oğlu Teymur ve Fransa'nın Beyrut Büyükelçisi Anne Grillo ile bir araya geldi. (Fransa Büyükelçiliği)
TT

Le Drian, cumhurbaşkanlığı toplantılarının sonucunu Paris’e taşıyor

Le Drian, Demokratik Buluşma Bloğu’nun Başkanı Velid Canbolad, oğlu Teymur ve Fransa'nın Beyrut Büyükelçisi Anne Grillo ile bir araya geldi. (Fransa Büyükelçiliği)
Le Drian, Demokratik Buluşma Bloğu’nun Başkanı Velid Canbolad, oğlu Teymur ve Fransa'nın Beyrut Büyükelçisi Anne Grillo ile bir araya geldi. (Fransa Büyükelçiliği)

Fransa’nın Lübnan’daki Özel Temsilcisi Jean-Yves Le Drian, Lübnan’daki parlamenter blokların yetkilileri ve temsilcileriyle yaptığı görüşmelerin sonuçlarını Paris’e taşıyor. Le Drian, Lübnan’da cumhurbaşkanlığı adayları da dahil olmak üzere görüştüğü kişilerin endişelerini ve tutumlarını dinlemişti. Beyrut’un siyasi çevrelerinde Fransa’nın ‘yürütme araçlarına sahip olmadığına’ dair yaygın bir inanç sürerken, cumhurbaşkanlığı boşluğunu sona erdirme planını açıklamadı. Son toplantılarına katılan kaynaklara göre bu, diplomatik hareketini cumhurbaşkanlığı krizinde bir atılım elde etme ‘çabası’ çerçevesiyle sınırlandırdı.

Le Drian, 23 Haziran’da Beyrut’ta parlamento bloklarının yetkilileri ve temsilcileriyle görüşmelerini tamamladı. Fransız yetkilinin görüşme programında Marada Hareketi lideri Süleyman Franciyye ve eski Bakan Ziyad Barud’un sonrasında cumhurbaşkanlığı için üçüncü aday olarak kabul edilen Ordu Komutanı General Joseph Avn ile görüşme de vardı. Üç adayın karşı karşıya geldiği bir dönemde siyasi güçler arasında karşılıklı vetolar yaşanıyor. Bu da siyasi uzlaşma olmadan içlerinden birinin seçilmesini zorlaştırıyor.

Le Drian’ın kendileriyle görüşenlere ‘önümüzdeki haftalarda geri döneceğini’ söylemesinin de gösterdiği gibi, Fransızların çabası ‘yoğun bir gedik açma girişimi’ olarak görülüyor. Ortaya çıkan belirtiler, krizin askıda kaldığını ve boşluğu en az üç ay önce kapatma konusundaki iyimserliğin dağıldığını gösteriyor. Ziyarete eşlik eden kaynakların Şarku’l Avsat’a aktardığına göre Fransız tarafı, ABD gibi ‘diğer etkili ülkelerin desteği olmadan veya ülkede nüfuz sahibi olan ve şu anda tarafsız bir pozisyon alan diğerlerinin desteği olmadan belirleyici sonuçlara ulaşabilir. Ayrıca Fransa, bir ihlal gerçekleştirmek için yeterli operasyonel araca sahip değil. Bu çerçevede “İyimserlikten bahsediyorsak, o zaman çok uzak” açıklamasında bulunan kaynaklar sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tarafları dinlemeyi kendine görev edinen Le Drian, beklenen ve ilan edilen hiçbir şeyi ortaya koymadı. Pozisyonları araştırdı. Görüşmelerinin sonucunu Lübnan mevzilerini forma sokmak için Elysee Sarayı’na taşıyacak.”

Le Drian, adaylar konusunda bölünmüş tüm blokları dinledi ve görüşmelerini 23 Haziran’da İlerici Sosyalist Parti lideri Velid Canbolat ve Demokratik Buluşma Bloğu Başkanının oğlu Teymur Canbolat ile tamamladı. Milletvekili Mişel Muavvad, Eşref Rifi ve Fuad Mahzumi’nin de dahil olduğu Yenilenme Bloğu’ndan bir heyet ile görüşmesinin yanı sıra Lübnan Ketaib Partisi Genel Başkanı Milletvekili Sami Cemayel, Temsilciler Meclisi üyesi Nedim Cemayel ve Salim es-Saye ile görüşmedi. Fransız yetkili, ‘Değişim Bloğu’ milletvekilleri İbrahim Mneymene, Halime Kakur, Mişel ed-Duveyhi, Paula Yacoubian, Vaddah es-Sadık, Yasin Yasin ile de bir akşam yemeğinde bir araya geldi.

Velid Canbolat, görüşmeler hakkında “Fransa’nın Beyrut Büyükelçisi Anne Grillo’un katılımıyla Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Özel Temsilcisi eski bakan Jean-Yves Le Drian ile dostane ve samimi bir görüşmede bulunduk” dedi. Demokratik Buluşma kaynakları ise ‘El-Cedid’ kanalına yaptığı açıklamada, “Tüm siyasi partilerin üzerinde mutabık kaldığı bir cumhurbaşkanı konusunda fikir birliğine varmak için ciddi bir diyaloğu harekete geçirme gerekliliği konuşuldu” ifadelerini kullandı ve cumhurbaşkanlığı isimlerinin görüşüldüğü iddiasını ise yalanladı.

Diğer yandan Sami Cemayel, görüşmeye dair yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Görüşme sırasında Ketaib’in cumhurbaşkanlığı dosyasına ilişkin yaklaşımını sunduk. Devletin egemenliğini yeniden tesis etmesi, üzerindeki vesayetin kaldırılması ve Lübnan halkını krizin derinliklerinden çıkarmak için gerekli reformların uygulanması temelinde çözüm için yazılı bir yol haritası da sunduk.”

Marada liderinin muhaliflerine güvence verecek bir başbakan karşılığında, Franciyye’nin seçilmesini gerektiren Fransız girişimiyle ilgili olarak Le Drian’ın pozisyonları hakkında çelişkili yorumlar vardı. Lübnan Kuvvetleri ve Özgür Yurtsever Hareket kaynakları, girişimin geçmişte kaldığını dile getirdi. Güçlü Cumhuriyet Bloğu’nun bir üyesi milletvekili Giyas Yazbek’in değerlendirmesi şöyle oldu:

“Le Drian, dürüst ve tarafsız bir şekilde konuştu. Herkes gibi üçüncü seçenekleri ve açıklanan iki aday çerçevesi dışındaki isimleri öne sürdü ve sordu. Ancak Lübnan Kuvvetleri’nin cevabı, öncelikle milletvekili Mişel Muavvad ve ikinci olarak eski bakan Cihad Azur ile olmak üzere muhalefette savaştığı yönünde açıktı. Herhangi bir isim altında geri adım atmayacak. Bugün gerekli olan şey, önceki tüm deneyimlerden sonra karşıt hattın, özellikle de ‘Hizbullah’ın Franciyye’den vazgeçmesidir. Bu, Franciyye’nin kötü niyetli değil nesnel nedenlerle reddedilmesine ilişkin son ulusal fikir birliğine bağlı son oturumda da ortaya koyuldu.”

Ancak Franciyye’yi destekleyen kaynaklar, Şarku’l Avsat’a Fransızların Franciyye’ye desteklerini resmi olarak açıklamadıklarını ve fikirleri değerlendirdiklerini aktardıkları açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Franciyye’nin destekçileri, onun adaylığını desteklemekte kararlılar. B planları yok. Rakibi Cihad Azur 59 oy alarak zirveyi elde ederken, seçimlerin ilk turunda topladığı 51 oyu, artırılabilecek başlangıç ​​noktası olarak görüyorlar.”

Ayrıca Fransızlar, son oturumun parlamentodaki güç dengesinde bir denge oluşturduğuna ve bu boşluğun kapanmasına katkı sağlamadığına inanıyor.

8 Mart kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Le Drian’ın perşembe günü Hizbullah parlamento bloğu ile görüşmesinde, son seçim oturumunun sonuçlarının ele alındığını belirtti. Kaynaklar, Hizbullah temsilcilerinin Franciyye’yi desteklemeye bağlı kalacaklarını aktardı. Kaynaklar açıklamada, “Fransa Cumhurbaşkanı’nın temsilcisi, cumhurbaşkanlığının anayasal konumu göz önüne alındığında Hizbullah’ın endişelerini ve aradığı garantileri ve siyasi konumu hakkında Franciyye’yi dinledi” dedi. 8 Mart kaynakları, Hizbullah temsilcilerinin ‘partinin tutumu açıklandığı ve bilindiği için’ ikna etme açısından bu konuyu ele almadıklarını söyledi.

Le Drian, toplantı programına dün milletvekili Mişel Muavvad ile yaptığı görüşmeyle başladı. Muavvad’ın açıklaması şöyle oldu:

“Herkesin devlete dönmesi ve onun egemenliğine, anayasasına, yasalarına ve kurumlarına saygı duyması dışında ne istikrar ne de çözüm var. Aksi takdirde Lübnan, kaçınılmaz olarak sonu gelmeyen bir çatışma alanına dönüşecek ve Lübnan’ın her düzeydeki kabiliyetinden geriye kalanları da yok edecektir.”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ‘Lübnanlılar arasındaki bölünmeyi şiddetlendirecek bir siyasi ve mezhepsel hegemonya projesini sürdürme girişimi için değil, devletin yeniden kurulması için bir giriş noktası’ olması gerektiğine dikkat çeken Mişel Muavvad, “Bu durum, daha çok kurumların tasfiyesine, gerilimlere, yoksullaşmaya, aşağılanmaya, para hırsızlığına ve hak gaspına yol açacaktır” dedi.

Milletvekili Eşref Rifi’ye göre Yenilenme bloğu, Temsilciler Meclisi oturumlarının bir cumhurbaşkanı seçmeye ve Cihad Azur için oylamaya devam etmeye açık olduğunu vurguladı.

Değişim Bloğu milletvekilleri ile görüşmesi sonrasında ise milletvekili Vaddah es- Sadık da açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Lübnan cumhurbaşkanlığı seçimlerine bakış açımızı, cumhurbaşkanının Lübnanlılar için bir güven kaynağı olması ve ‘kapsamlı bir reform vizyonuyla ve egemen bir Lübnan beklentisiyle’ anayasanın uygulanmasının savunucusu olması gerektiğini kendisine ilettik. Fransa’nın taraf olmadığını, bir inisiyatifi veya adayı olmadığını vurgulayan Fransız Elçi, engeli aşmak ve reforma dayalı bir çözüm bulmak amacıyla çeşitli tarafları dinlemek için Lübnan’ı ziyaret ediyor.”

Le Drian, Lübnan’daki krizi sona erdirme çabalarıyla ilgilenen beş üyeli komiteye üye ülkelerin (ABD, Fransa, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar) büyükelçileriyle bir araya geldi.

Fransız basınının aktardığına göre diplomatik bir kaynak, Uluslararası Para Fonu’nın (IMF) yardımı karşılığında ve ülkenin ilerlemesi için bir program çerçevesinde ekonomik ve sosyal reformlara girişmeye hazırlık olarak, Lübnan için gecikmeden bir cumhurbaşkanı seçme gerekliliği üzerinde uzlaşı sağladıklarını açıkladı.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.