Lübnan yazı cumhurbaşkanı olmadan geçiriyor dönüm noktası ise sonbahar

Le Drian’ın görüşmeleri: Tanışma, keşif ve eylül ayında uygulama

Görüşmeler sırasında Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Semir Caca, Fransız Temsilci Le Drian ve iki heyet (Kuvvetler Partisi’nin web sitesi)
Görüşmeler sırasında Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Semir Caca, Fransız Temsilci Le Drian ve iki heyet (Kuvvetler Partisi’nin web sitesi)
TT

Lübnan yazı cumhurbaşkanı olmadan geçiriyor dönüm noktası ise sonbahar

Görüşmeler sırasında Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Semir Caca, Fransız Temsilci Le Drian ve iki heyet (Kuvvetler Partisi’nin web sitesi)
Görüşmeler sırasında Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Semir Caca, Fransız Temsilci Le Drian ve iki heyet (Kuvvetler Partisi’nin web sitesi)

Fransa’nın Lübnan Özel Temsilcisi Jean-Yves Le Drian’ın ziyaretinin taşıdığı mesaj bir tane olsa da Lübnan siyasi güçlerinin bununla ilgili yorumları zıtlık derecesinde değişiyordu. Bu, Lübnanlı siyasetçiler arasındaki uzlaşı eksikliğinin yeni bir göstergesi ve eski Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın 1 Kasım’da görev süresinin sona ermesinden bu yana ülkede devam eden cumhurbaşkanlığı boşluğu krizinin yeni bir uzantısı sayılıyor.

Bununla birlikte, Le Drian’ın geçen haziran ayında yaptığı tanışma ziyaretinin ardından gelen bu ziyarette herkesin hemfikir olduğu şey, bunun bir keşif ziyareti olduğu idi. Asıl çalışma ziyaretinin önümüzdeki eylül ayında yapılması planlanıyor. Bu durum, pratikte cumhurbaşkanlığı boşluğunun en azından eylül ayına kadar uzayacağı anlamına geliyor. Le Drian’ın ziyareti ile ilgilenen üst düzey yetkililerden biri “Sonbahara kadar cumhurbaşkanı yok o yüzden yazın tadını çıkarın” dedi.

Meclis Başkanı Nebih Berri’nin salı günü “cumhurbaşkanlığı krizinin duvarında bir gedik” açıldığından söz etmesinden sonra, Le Drian’ın görüştüğü diğer kişiler yavaş yavaş iyimserlik seviyesini düşürdü. Lübnan Kuvvetleri Partisi’nin lideri Semir Caca’nın Le Drian ile görüşmesine katılan bir yetkilinin söylediğine göre Fransız temsilcinin yetkililere iki sorusu vardı:

Birincisi: Bir sonraki cumhurbaşkanından ne isteniyor?

İkincisi: Bu cumhurbaşkanının sahip olması gereken özellikler, nitelikler ve imtiyazlar neler?

Kaynak, “cevapların alınacağı mekanizmalardan” bahsetmeyi reddetti ve Fransızların herhangi bir kapsamlı anlaşma önermediğini, çünkü bir sonraki cumhurbaşkanının hareket özgürlüğüne sahip olmasını istediklerini ve onu önceki taahhütlerle sınırlamak istemediklerini vurguladı.

Öte yandan Özgür Yurtsever Hareketi lideri Cibran Basil’in Le Drian ile yaptığı görüşmelere katılan çevreler, Le Drian’ın taşıdığı yol haritasını çizerken daha netlerdi. Bu çevreler, Le Drian’ın Lübnan Meclis Başkanı veya başka bir yetkilinin önerisini getirdiğini reddettiler. Le Drian’ın 15-17 Eylül tarihlerinde Lübnan’a iki günlük bir ziyaret düzenleyeceğini, bunun bir üçüncüsünün olmayacağını ve bu sırada taraflarla yoğun görüşmeler yapacağını, ancak genel bir diyalog veya şu anki ziyaretinde olduğu gibi toplantılar yapacağının kesin olmadığını belirttiler. Daha sonra Lübnan için kurulan Beşli Komite tarafından görevlendirme konusunda detaylı ve yapıcı bir bildiri yayınlanacak. İki günlük ziyaret sırasında cevaplar alınması kaydıyla bu bildiri, Lübnan’ın siyaset, ekonomi ve mali alandaki çalışma planını içerecek. Ardından bu planı uygulamaya koyabilecek iki veya daha fazla ya da daha az aday belirlenecek ve Meclis’te ardışık oturumlarla oylama yapılacak. Yeter sayının tamamlanmasını önlemek için kasıtlı olarak katılım göstermeyen herhangi biri, beş ülke tarafından getirilecek yaptırımlara maruz kalacak. Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynak, Lübnan’ın eylül ayında bir cumhurbaşkanı seçeceğinden emin olduğunu belirtti.

Bir Fransız diplomatik kaynak, bildirilen mekanizmaların “biçim olarak doğru olmayabileceğini ve içerik olarak daha doğru olabileceğini” söylerken, Lübnan Kuvvetleri kaynağı, bunu şiddetle reddederek, Le Drian’ın benzer mekanizmalara değinmediğini vurguladı. Caca’nın iki soruyu iki tarafa ve müttefiklere soracağına ve Fransız Temsilci Lübnan’a tekrar gelmeden önce onlarla istişare edeceğine söz verdiğine dikkat çekti. Zira muhalefetin birliğinin ve saflarındaki koordinasyonun devam etmesi isteniyor.

Öte yandan Fransız kaynak, Le Drian’ın ziyaretinin sonunda yayınlayacağı bir açıklamada, “Fransız diplomasisinin mevcut ve gelecekteki hareketinin özelliklerini ortaya çıkaran” daha fazla ayrıntı olacağını belirtti.



Hartum sakinleri "acılarına son verilmesini" hayal ediyor

Çad ve Sudan arasındaki Adré sınır bölgesinde bulunan Sudanlı mülteciler, 9 Nisan 2026 (UNICEF)
Çad ve Sudan arasındaki Adré sınır bölgesinde bulunan Sudanlı mülteciler, 9 Nisan 2026 (UNICEF)
TT

Hartum sakinleri "acılarına son verilmesini" hayal ediyor

Çad ve Sudan arasındaki Adré sınır bölgesinde bulunan Sudanlı mülteciler, 9 Nisan 2026 (UNICEF)
Çad ve Sudan arasındaki Adré sınır bölgesinde bulunan Sudanlı mülteciler, 9 Nisan 2026 (UNICEF)

15 Nisan 2023'te ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında bir gecede patlak veren Sudan savaşı, sadece rastgele kurşunlar veya ayrım gözetmeyen bombardımanlardan ibaret değildi; insanların günlük yaşamlarının dokusunu sarsan bir depremdi.

Savaşın dördüncü yıldönümünde Hartum'da Şarku’l Avsat tarafından görüşülen ve yaşamları belgelenen sakinler, acılarının sona ermesi umudunu dile getirdiler.

Kimya mühendisliği okumayı seçen ancak planları askıya alınan Ali el-Taib, ilk birkaç ay boyunca yaşadığı panik dönemini ve ailesiyle birlikte Beyaz Nil Eyaleti'nden Güney Kurdufan Eyaleti'ndeki Talodi şehrine kaçmak zorunda kalışını anlattı. “Çektiğim acı sadece coğrafi yer değiştirmeyle ilgili değildi, aynı zamanda tüm eğitim hayatımın da çökmesiyle ilgiliydi… Şimdi küçük bir dükkânda satış elemanı olarak çalışıyorum. Eğitimim yarıda kaldıktan sonra, bir gün üniversiteye geri dönebileceğim umuduyla günübirlik yaşıyorum” ifadelerini kullandı.

Oğlu kaybolan ve Omdurman'daki evi bombalanan, şimdi sokaklarda çay satan Avatif Abdurrahman ise duygularını şöyle ifade ediyor: "Tek istediğim savaşın bitmesi ve oğlumun sağ salim geri dönmesi."


Tunus, Yahudilerin Garibe Sinagogu'na hac ziyareti yeniden başlıyor

Terör saldırısından önce Garibe Sinagogu’nda yapılan Yahudi kutlamalarından (AFP)
Terör saldırısından önce Garibe Sinagogu’nda yapılan Yahudi kutlamalarından (AFP)
TT

Tunus, Yahudilerin Garibe Sinagogu'na hac ziyareti yeniden başlıyor

Terör saldırısından önce Garibe Sinagogu’nda yapılan Yahudi kutlamalarından (AFP)
Terör saldırısından önce Garibe Sinagogu’nda yapılan Yahudi kutlamalarından (AFP)

Organizasyon komitesi dün yaptığı açıklamada, Tunus'un Cerbe adasındaki Garibe Sinagogu'na yapılan Yahudi hac yolculuğunun, bölgesel gerilimler nedeniyle iki yıl boyunca sınırlı katılımla gerçekleştirildikten sonra nisan ayı sonunda yeniden başlayacağını duyurdu.

AFP'nin haberine göre Komite Başkanı Perez Trabelsi yaptığı açıklamada, hacın bu yıl 30 Nisan'dan 6 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirileceğini ve «normale kademeli dönüş sürecinde Tunuslular ve yabancılar dahil herkese açık» olacağını belirtti. Yıllık hac sezonu, Tunus'taki güvenlik durumu ve Gazze'deki savaşla ilgili nedenlerden dolayı son iki yıldır çok sınırlı katılımla düzenlendi. Bu etkinlik genellikle dünyanın dört bir yanından, özellikle Avrupa ve ABD'den binlerce hacıyı Afrika'nın en eski sinagogu olan el-Garibe Sinagogu'na çekerek üç gün süren kutlama ve ibadetlere katılmalarını sağlıyor.

Ancak organizatörler, bu yılki etkinliklerin dış mekan etkinlikleri düzenlenmeden sadece sinagogun içinde gerçekleştirileceğini belirtti. Trabelsi, hacın düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak için yetkililerin gösterdiği çabalara övgüde bulunarak, “Tunus ve Cerbe, hoşgörü, bir arada yaşama ve barışın yurdu olmaya devam ediyor” ifadesini kullandı. Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre 2023 sezonunda yaklaşık 7 bin kişi hacca katıldı, ancak kutlamaların son gününde bir polis memurunun sinagog önünde düzenlediği saldırıda, iki Yahudi ve üç jandarma mensubu hayatını kaybetti.

2024 yılının mayıs ayında, Gazze'deki saldırı ve savaş nedeniyle hac ibadeti, yürüyüşler yapılmaksızın sadece dualar ve mum yakma törenleriyle sınırlı kaldı. Mayıs 2025'te ise asgari düzeyde tutulan ayinlere sadece yaklaşık elli hacı katıldı. El-Garibe Sinagogu'nun inşa tarihinin MÖ 6. yüzyıla kadar uzandığı tahmin ediliyor. Sinagog, 2002 yılında patlayıcı yüklü kamyonla gerçekleştirilen bir intihar saldırısına maruz kalmış ve saldırıda 21 kişi hayatını kaybetmişti.

Tunus, 1956'da bağımsızlığını kazanmadan önce 100 binden fazla Yahudi'ye ev sahipliği yapıyordu; bugün ise sayıları yaklaşık bin 500 olarak tahmin ediliyor ve bunların çoğu Cerbe'de yaşıyor.


Lübnan, İsrail ile doğrudan müzakereleri kabullenmek zorunda kaldı

ABD Dışişleri Bakanı, dün Washington'da Lübnan’ın ve İsrail’in Washington büyükelçilerini kabul etti (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı, dün Washington'da Lübnan’ın ve İsrail’in Washington büyükelçilerini kabul etti (AFP)
TT

Lübnan, İsrail ile doğrudan müzakereleri kabullenmek zorunda kaldı

ABD Dışişleri Bakanı, dün Washington'da Lübnan’ın ve İsrail’in Washington büyükelçilerini kabul etti (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı, dün Washington'da Lübnan’ın ve İsrail’in Washington büyükelçilerini kabul etti (AFP)

Lübnan resmi makamları dün, İsrail ordusunun ülkenin güneyinde sürdürdüğü, evleri ve tesisleri yıkarak pekiştirdiği savaşı ve işgali durduracak başka seçenek kalmaması nedeniyle İsrail ile doğrudan müzakerelere girişti. Lübnan, ABD’nin İsrail üzerinde baskı kurmasını ve böylece güneyde ateşkes sağlanmasını umuyor.

Lübnan ile İsrail arasında 1983 yılından bu yana ilk kez gerçekleşen ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun himayesinde düzenlenen görüşmede, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad, Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı'nda İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ile bir araya geldi.

Rubio, bunun sadece bir ateşkes sağlamak yerine, bölgede Hizbullah'ın nüfuzuna kesin bir çözüm bulmaya yönelik uzun vadeli bir sürecin başlangıcı olduğunu vurguladı.

Lübnan'ın talebine yanıt olarak ateşkes ilan etmese de ülkesinin Beyrut ile Tel Aviv arasında sağlam ilişkiler kurmayı hedeflediğini söyleyen ABD Dışişleri Bakanı, “Bazılarınızın ateşkes konusunda endişeleri olduğunu biliyorum, ancak bu mesele, dünyanın bu bölgesinde 20 ya da 30 yıldır süren Hizbullah'ın etkisine nihai bir çözüm bulmakla ilgili” diye ekledi.

Toplantıya katılanlar, Washington’ın iki ülke arasındaki bu adımı takdir ettiğini belirten ortak bir bildiri yayınladı. Bildiride, görüşmelerin devamına ve Lübnan'da yeniden inşa sürecinin önünü açacak daha kapsamlı bir anlaşmaya varılmasına yönelik desteğin vurgulandığı belirtildi.

Ayrıca, herhangi bir anlaşmanın iki hükümet arasında ve onların himayesinde yapılması gerektiğinin altı çizilen bildiriye göre İsrail, müzakereye hazır olduğunu ve sivil grupların silahsızlandırılmasını kabul ettiğini belirtirken, Lübnan ise düşmanlıkların durdurulmasını, tam egemenliğini ve insani krizin çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Bildiride, daha sonra belirlenecek bir zamanda ve yerde doğrudan müzakerelerin başlatılması konusunda mutabık kalındığı da aktarıldı.