Mısır ve ABD son yılların en büyük askeri tatbikatına hazırlanıyor

Kahire ve Washington görüşmelerde Gazze Şeridi ve Refah Sınır Kapısı’ndaki güvenliğin artırılması ele alındı

Mısır Genelkurmay Başkanı Usame Asker, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Genel Komutanı General Michael Korella ile bir araya geldi (Mısır Askeri Sözcüsü)
Mısır Genelkurmay Başkanı Usame Asker, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Genel Komutanı General Michael Korella ile bir araya geldi (Mısır Askeri Sözcüsü)
TT

Mısır ve ABD son yılların en büyük askeri tatbikatına hazırlanıyor

Mısır Genelkurmay Başkanı Usame Asker, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Genel Komutanı General Michael Korella ile bir araya geldi (Mısır Askeri Sözcüsü)
Mısır Genelkurmay Başkanı Usame Asker, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Genel Komutanı General Michael Korella ile bir araya geldi (Mısır Askeri Sözcüsü)

Bir ABD açıklamasına göre Mısır ve ABD, 33 ülkeden 7 binden fazla askeri personelin katılımıyla önümüzdeki ay Mısır’daki Parlak Yıldız tatbikatlarının yeniden başlatılmasına atıfta bulunarak, son yılların en büyüğü olan askeri tatbikatı yapmaya hazırlandıklarını belirtti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Genel Komutanı General Michael Korella, Kuzey Sina’daki Refah Sınır Kapısı’nın denetlenmesi de dahil olmak üzere Mısır’ı ziyaret etti.  CENTCOM’un yaptığı açıklamaya göre Korella, Mısır ordusuyla özellikle Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki sınırda güvenliğin artırılması konusunu görüştü.

Ziyaret, Haziran ayı başlarında 2 ülke sınırına yakın bir yerde 3 İsrail askerinin ve bir Mısırlı güvenlik görevlisinin öldürülmesinden bir gün sonra gerçekleşti.  Ardından olayla ilgili ortak bir Mısır-İsrail soruşturması yapıldı.

Mısır ziyareti sırasında Korella, Mısır Genelkurmay Başkanı Usame Asker ve İkinci Saha Ordusu Komutanı Tümgeneral Muhammed Rebi ile Kuzey Sina’daki Refah Sınır Kapısı’nda bir araya geldi.

CENTCOM geçtiğimiz Cuma akşamı yaptığı açıklamada, ziyaretin sınır güvenliği, ortak eğitimin güçlendirilmesi ve ABD ile Mısır arasındaki uzun vadeli askeri ortaklığı güçlendirme fırsatları dahil olmak üzere ortak güvenlik kaygılarına odaklandığını belirtti.

Parlak Yıldız tatbikatlarının son hazırlıklarından da bahseden Korella, Usame Asker’e Mısır’ın bölgesel güvenlik konularındaki öncü rolü ve Sudanlı sivillere sağladığı insani yardım için minnettarlığını dile getirdi. Korella, “Önümüzdeki ay yapılacak tatbikat, son yıllarda türünün en büyüğü olacak. 33 ülkeden 7 binen fazla askeri personel katılacak” dedi.

General Korella, “Tatbikatların gelişimi, Merkezi Komuta Kuvvetleri, Mısır Silahlı Kuvvetleri ve diğer tüm katılımcı bölgesel kuvvetler arasındaki birlikte çalışabilirliği artırmanın anahtarıdır. Mısır liderliğinin bölgedeki güvenlik açısından çok önemli bir rolü var” dedi. Ayrıca Refah Sınır Kapısı’na özellikle önem verilerek Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki sınırda güvenliği artırmaya yönelik devam eden çabalara da değindi.

Korella Kuzey Sina’daki Refah Sınır Kapısı’nı ziyaret etti. Açıklamaya göre Korella, Mısır İkinci Saha Ordusu Komutanı ile bir araya geldi. Geçiş sahasındaki çeşitli tesisleri ziyaret etti. Korella, 2 ülke arasındaki güçlü ilişkinin ayırt edici bir özelliği olarak nitelendirdiği ve bölgede 30 yıldan uzun süredir karşılıklı askeri desteğin temeli olarak ortak bir istikrar arzusunu ifade etti.

Mısır Genelkurmay Başkanlığı yaptığı açıklamada, General Korella ile Korgeneral Usame Asker arasındaki görüşmenin Mısır ve ABD Silahlı Kuvvetleri arasındaki ortaklık ilişkileri ve askeri işbirliği ışığında ortak ilgi alanlarını ele aldığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Genelkurmay’dan aktardığı açıklamada, Asker’in her iki ülkenin silahlı kuvvetlerini birbirine bağlayan yerleşik ilişkilerden gurur duyduğu ifade edildi. Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı’nın çeşitli askeri ve güvenlik alanlarında ortak işbirliği umutlarını artırma konusundaki kararlılığını vurguladığını sözlerine ekledi.



ABD ordusu İran'a yönelik hava saldırılarını beşinci gece de sürdürdü

ABD Merkez Komutanlığı'nın İran'ı hedef aldığını söylediği saldırılar sırasında, belirtilmeyen bir yerden mühimmat fırlatıldı (Reuters).
ABD Merkez Komutanlığı'nın İran'ı hedef aldığını söylediği saldırılar sırasında, belirtilmeyen bir yerden mühimmat fırlatıldı (Reuters).
TT

ABD ordusu İran'a yönelik hava saldırılarını beşinci gece de sürdürdü

ABD Merkez Komutanlığı'nın İran'ı hedef aldığını söylediği saldırılar sırasında, belirtilmeyen bir yerden mühimmat fırlatıldı (Reuters).
ABD Merkez Komutanlığı'nın İran'ı hedef aldığını söylediği saldırılar sırasında, belirtilmeyen bir yerden mühimmat fırlatıldı (Reuters).

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaptığı açıklamada, İran'daki hedeflere yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası başlatıldığını duyurdu. Böylece ABD'nin İran'ın askeri kapasitesini zayıflatmayı amaçlayan operasyonları beşinci geceye taşındı.

CENTCOM, saldırıların ABD başladığını açıkladı. Ancak hedef alınan bölgeler veya operasyonun kapsamına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.

İran devlet televizyonu ise ülkenin güneyindeki Bender Abbas kentinin "Amerikan mühimmatlarıyla" hedef alındığını bildirdi. İran haber ajansları, Hürmüz Boğazı yakınındaki Keşm Adası çevresinin de saldırıya uğradığını aktardı.

Devrim Muhafızları'na yakın Fars Haber Ajansı, yerel yetkililere dayandırdığı haberinde Keşm Adası çevresine ABD tarafından füze saldırısı düzenlendiğini duyurdu. Tesnim Haber Ajansı ise adanın çevresindeki noktaların "Amerikan düşmanına ait mühimmatlarla" vurulduğunu bildirdi.

Hürmüz Boğazı kıyısındaki Bender Abbas'ın batısında en az üç patlama sesi duyuldu. Devlet televizyonu, dün akşam düzenlenen ABD saldırılarında can kaybı yaşanmadığını, yerel makamların bu yönde bilgi verdiğini ifade etti.

İlk bilgilere göre ülkenin güneybatısındaki Buşehr ve Ahvaz kentlerinde de patlamalar meydana geldi.

Yeni saldırı dalgası, Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı çevresinde süren askeri gerilimin devam ettiği bir dönemde gerçekleştirildi. ABD son günlerde saldırılarını boğaz çevresindeki askeri tesisler, kıyı savunma noktaları ve adalara yoğunlaştırdı.

İran Silahlı Kuvvetleri'nin üst düzey sözcüsü Ebu'l Fazl Şekarçi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda "tam güvenliğin" ancak ABD güçlerinin bölgeden çekilmesiyle sağlanabileceğini söyledi. Şekarçi, İran'ın boğaz konusundaki tutumundan "asla geri adım atmayacağını" vurguladı.

İran'ın askeri doktrininin "düşmana güçlü şekilde saldırmak" üzerine kurulu olduğunu belirten Şekarçi, ülkenin rakiplerinin buna güç yetirebilselerdi İran'ı çoktan ortadan kaldıracaklarını öne sürdü. Halkın desteğinin de ülkenin en önemli güç unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

Şekarçi ayrıca, İran'ın altyapısına yönelik herhangi bir saldırının, "bölgedeki bütün altyapı tesislerinin hedef alınmasıyla" karşılık bulacağı uyarısında bulundu.

ABD'nin bölgeden çekilmesini talep ettiklerini yineleyen Şekarçi, Amerikan savaş uçaklarının ateşkes ilanından bu yana Hürmüz Boğazı'nı bir gün bile terk etmediğini savundu ve bu askeri varlığın "savaş ilanı anlamına geldiğini" ileri sürdü.

Washington'da konuşan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Başkan Donald Trump'ın çatışmaların yeniden başlamasına rağmen İran ile diplomasiye açık olmayı sürdürdüğünü belirtti.

Leavitt, düzenlediği basın toplantısında Trump'ın, "İran'ın ABD'ye verdiği taahhütleri ihlal etmesi halinde bunun sorumluluğunu Tahran'a yüklediğini", ancak buna rağmen "diplomasi seçeneğine her zaman açık olduğunu" ifade etti.


ABD-İran saldırıları şiddetleniyor... Beyaz Saray: Tahran anlaşma istiyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

ABD-İran saldırıları şiddetleniyor... Beyaz Saray: Tahran anlaşma istiyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

İran ile ABD arasındaki karşılıklı saldırılar perşembe günü daha da şiddetlendi. Yaklaşık bir haftadır süren gerilim, geçen ay varılan ateşkesin geleceğini tehlikeye atarken, İran'ın bir ABD vatandaşını serbest bırakması ise tarafların kapsamlı bir savaşa yeniden sürüklenmesini önleyebilecek diplomatik bir kanalın hâlâ açık olabileceğine işaret etti.

İran haber ajansları, ABD'nin Hürmüz Boğazı yakınındaki Kişm (Qeshm) Adası çevresine hava saldırıları düzenlediğini bildirdi. İran devlet televizyonu ise ülkenin güneyindeki kıyı kenti Bender Abbas'ın perşembe akşamı "Amerikan düşmanı" tarafından hedef alındığını duyurdu.

Beyaz Saray ise eş zamanlı olarak İran'ın ABD ile görüşmeleri sürdürdüğünü ve bir anlaşmaya varmak istediğini açıkladı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, "Son birkaç gündür yaşanan saldırıların nedeni, İran'ın bizimle imzaladığı mutabakat zaptını ihlal etmesidir" dedi.

Leavitt, "İmzalanan mutabakat zaptında, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere ateş açılmaması açıkça yer alıyordu. Ancak ne yazık ki İran bu yükümlülüğünü ihlal ederek trajik bir karar aldı" ifadelerini kullandı.

Karoline Leavitt ayrıca, İran limanlarına gitmeyen veya bu limanlardan ayrılmayan gemiler için Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu belirterek, ABD Donanması'nın bunun devamını sağlamak amacıyla bölgede varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'da tutulan bir ABD vatandaşının serbest bırakılmasını memnuniyetle karşılayarak bunu "iyi niyet göstergesi" olarak nitelendirdi.

İnsan hakları avukatı Jared Genser, serbest bırakılan kişinin Dina Karari olduğunu açıkladı. Genser, Karari'nin Aralık 2024'ten bu yana "asılsız suçlamalarla İran'da mahsur kaldığını", şu anda güvende olduğunu ve ABD'ye dönmek üzere yola çıktığını söyledi.

İran tarafından konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.


Trump yönetimi göçmenleri sınır dışı edecek havayolu şirketi arıyor

Trump yönetimi, sınır dışı uçuşlarının işletilmesini üstlenecek havacılık şirketleri arıyor ve İç Güvenlik Bakanlığı bilfiil kendi filosunu oluşturuyor (AFP)
Trump yönetimi, sınır dışı uçuşlarının işletilmesini üstlenecek havacılık şirketleri arıyor ve İç Güvenlik Bakanlığı bilfiil kendi filosunu oluşturuyor (AFP)
TT

Trump yönetimi göçmenleri sınır dışı edecek havayolu şirketi arıyor

Trump yönetimi, sınır dışı uçuşlarının işletilmesini üstlenecek havacılık şirketleri arıyor ve İç Güvenlik Bakanlığı bilfiil kendi filosunu oluşturuyor (AFP)
Trump yönetimi, sınır dışı uçuşlarının işletilmesini üstlenecek havacılık şirketleri arıyor ve İç Güvenlik Bakanlığı bilfiil kendi filosunu oluşturuyor (AFP)

Trump yönetimi, sınır dışı uçuşlarının yürütülmesini üstlenecek havacılık şirketleri arayışına girdi ve İç Güvenlik Bakanlığı bilfiil kendi filosunu oluşturuyor.

Bu adım, yönetimin sınır dışı etme çalışmalarını 464,5 milyon dolarlık ek bütçeyle güçlendirme planının bir parçası. Ayrıca sınır dışı operasyonlarında askeri uçaklar veya charter uçuşlar yerine farklı bir yönteme geçildiğine işaret ediyor.

Yönetimin Ödül Yönetim Sistemi internet sitesindeki duyuruda, "Yönetim, sınır dışı etme, gönüllü geri dönüş, yüksek riskli charter operasyonları, kriz müdahale personelinin konuşlandırılması, tıbbi tahliyeler ve süreklilik direktifleriyle diplomatik etkileşimi desteklemek amacıyla üst düzey yetkililerin taşınması için kullanılan uçak filosuna uçuş operasyonları, bakım ve yüklenici lojistik desteği sağlamak üzere bir yükleniciye ihtiyaç duymaktadır" dendi.

İlk kez Bloomberg'ün aktardığı ilanda, konumların "uzak, gelişmemiş veya zorlu ortamları içerebileceği" belirtildi.

İlanda ayrıca, ihaleyi kazanan yüklenicinin iki adet C-37B veya eşdeğeri Gulfstream 650ER'la 7 adet Boeing 737-700 veya muadili uçağın işletilmesinden ve 24 saat, yılın 365 günü, "kısa süre önceden verilen görev talimatlarına" hazır şekilde operasyonları yürütmekten sorumlu olacağı belirtildi.

Sözleşmelerin değeri belirtilmedi.

The Independent, yorum almak için İç Güvenlik Bakanlığı'yla iletişime geçti.

Eski İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, bakanlığın kendi filosuna sahip olması için ilk adımı atmıştı. Satın alımları arasında, o dönemde "yüksek önemli sınır dışı işlemlerini" gerçekleştirmek için kullanılmak üzere ayrılan, çift kişilik yatak, duş, mutfak, 4 adet düz ekran TV ve kokteyl barı bulunan bir Boeing 737 Max 8 de vardı.

Ayrıca 70 milyon dolarlık bir Gulfstream G700 de satın almıştı. Bu jetler, Noem'in bakanlığın başında olduğu dönemdeki harcamaları, özellikle de kendisinin yer aldığı 220 milyon dolarlık reklam kampanyasıyla ilgili yasa yapıcılar tarafından sorgulanmasının ardından görevden alınmasında etkili bir faktör oldu.

Jetlerin son operasyon sözleşmesine dahil edilip edilmeyeceği belli değildi ancak Noem'in yerine geçen İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, yasa yapıcılara G700'ü zaman zaman Oklahoma'daki eviyle Washington DC arasında seyahat etmek için kullandığını söyledi.

Demokrat meclis üyeleri, 3 Haziran'daki kongre oturumunda Mullin'ı uçakları satmaya çağırmış ve jetleri "vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen en çirkin israf sembolleri" diye nitelemişti.

Mullin oturumda "Neden satmam gerekiyor?" diye yanıt vermişti.

Şirketlerin başvuru için 22 Temmuz'a kadar süresi var.

Independent Türkçe