Brezilya lideri Lula, Amazon'a nefes aldırdı

"2005'ten beri görülen en büyük düşüş"

1 Ocak'ta ülkenin başına geçen Lula, ormansızlaşmayı durdurmak için 1 milyar dolarlık Amazon Koruma Fonu'nu hayata geçirmişti (AFP)
1 Ocak'ta ülkenin başına geçen Lula, ormansızlaşmayı durdurmak için 1 milyar dolarlık Amazon Koruma Fonu'nu hayata geçirmişti (AFP)
TT

Brezilya lideri Lula, Amazon'a nefes aldırdı

1 Ocak'ta ülkenin başına geçen Lula, ormansızlaşmayı durdurmak için 1 milyar dolarlık Amazon Koruma Fonu'nu hayata geçirmişti (AFP)
1 Ocak'ta ülkenin başına geçen Lula, ormansızlaşmayı durdurmak için 1 milyar dolarlık Amazon Koruma Fonu'nu hayata geçirmişti (AFP)

Brezilya Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Marina Silva, Birleşik Krallık'ın önde gelen gazetelerinden Guardian'a, Amazon'daki ormansızlaşmanın temmuzda geçen yılın aynı ayına göre en az yüzde 60 oranında azaldığını söyledi. 

Silva, küresel ısınmanın özellikle Güney Amerika ülkelerini ciddi şekilde etkilediğine dikkat çekerek, 8-9 Ağustos'ta Brezilya'nın ev sahipliğinde yapılacak Amazon zirvesinden somut sonuçlar elde edilmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Devlet Başkanlı Luiz Inacio Lula da Silva'nın girişimiyle gerçekleştirilecek toplantıya, yağmur ormanlarına ev sahipliği yapan Kolombiya, Peru, Bolivya, Ekvador, Venezuela, Guyana ve Surinam da katılacak. 

Zirvede Amazon İşbirliği Antlaşması Örgütü'nün çalışmalarının geliştirilmesi, ormansızlaşmayla mücadele, yerli halkların korunması ve çevre yatırımları gibi konular ele alınacak.

Lula da dünkü açıklamasında "Dünyanın Amazon'u korumamıza ve geliştirmemize destek olması lazım" dedi. 

Çevre Bakanı Silva, Amazon yağmur ormanlarının yüzde 60'ının Brezilya'nın sınırlarında olduğuna işaret edip, Lula'nın haziranda sıfır ormansızlaşma hedefini duyurduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: 

Temelde Lula'nın sıfır ormansızlaşma hedefi sayesinde bu ilerlemeyi kaydettik. Yeni koruma birimleri ve yerliler için yeni alanlar oluşturduk. Artık daha az yağmacı davranan, yerel halka ve ormana daha az zarar veren yeni bir refah modeline doğru ilerlememiz gerekiyor.

Brezilya merkezli arazi analiz firması MapBiomas'ın kurucusu Tasso Azevedo ise temmuz ayı verilerinin son halinin, Brezilya Uzay Ajansı'nın Deter uydu takip sisteminin ölçümlerinden sonra belirleneceğini söyleyerek, ormansızlaşmadaki azalma oranının yüzde 70'i bile görebileceğini belirtti. 

Orman mühendisi, bunun 2005'ten beri görülen en büyük düşüş olduğunu da söyledi.

Azvedo, söz konusu düşüşün bankaların ağaç kesen arazi sahiplerine kredi vermemekte daha kararlı davranmasıyla, Avrupa Birliği'nin ormansızlaşmayla bağlantılı ürünlerin ithalatını yasaklamasıyla ve kurumların daha verimli çalışmasıyla ilgili olduğunu belirtti.  

Resmi rakamlara göre yılın ilk 6 ayında Brezilya Amazonu'ndaki ormansızlaşma, geçen yılın aynı dönemine kıyasla toplamda yüzde 34 azalmıştı.

Öte yandan Guardian ve Brezilyalı medya kuruluşu Reporter Brasil'in haziranda yayımladığı çalışmada, 2017 - 2022'de Brezilya'daki et endüstrisinin ihtiyaçlarının karşılanması için Amazon'da en az 800 milyon ağacın kesildiği ortaya konmuştu. 

Çalışmada, Amazon'daki ormansızlaşmanın özellikle eski Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun yönetimine denk gelen 2019 - 2022 döneminde hat safhaya ulaştığına da dikkat çekilmişti.

Independent Türkçe, Guardian, AFP, Politico



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.