Sosyal medya şirketleri, İngiltere'ye yasa dışı göçle ilgili paylaşımları kaldıracak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Sosyal medya şirketleri, İngiltere'ye yasa dışı göçle ilgili paylaşımları kaldıracak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İngiltere hükümeti, göçmen kaçakçılarının indirim, sahte belge düzenleme ve çocuklara ücretsiz yer sağlama gibi düzensiz göçmenlere yönelik paylaşım ve reklamlarını önlemek için sosyal medya platformlarına sahip teknoloji şirketleriyle işbirliği yapıldığını açıkladı.

Başbakanlık Ofisi 10 Numara'dan yapılan açıklamada sosyal medya şirketlerinin kaçakçıların çevrim içi içerikleriyle mücadelede gönüllü yer alacakları bildirildi.

Hükümetin ülkeye Manş Denizi üzerinden kaçak girişleri engelleme çalışmaları karşısında aralıktan bu yana kaçakçıların çevrim içi içeriklerinde yüzde 90 azalış görüldüğü belirtilerek, yeni işbirliğiyle bu çabanın daha da ileri taşınacağı kaydedildi.

Sosyal medyada kaçak geçişler için grup indirimi, çocuklara ücretsiz geçiş kampanyası ve sahte belge düzenleme tekliflerinin yer aldığı belirtilen açıklamaya göre anlaşmayla şirketler, bu tür içerikleri tespit edecek ve kaldıracak.

İngiltere'nin organize suçlarla mücadele kurumu olan Ulusal Suç Teşkilatı, şirketlere söz konusu içerikleri belirleme konusunda destek verecek.

- Hassas içerik uyarısı, göçmenlere yönelik paylaşımlarda da uygulanacak

Anlaşmayla sosyal medya şirketleri, hassas içeriklerle ilgili yaptığı uyarı ve filtrelemeyi göçmen kaçakçılarının içeriklerine de uygulayacak.

Düzensiz göçmenlere yönelik paylaşımlar, Ulusal Suç Teşkilatı ve İçişleri Bakanlığı çatısı altında çalışan ve 11 milyon sterlin fon sağlanan merkezde takip edilecek ve sosyal medya şirketlerinin bu paylaşımları engellemesi için veri oluşturulacak.

Bu merkezde teknik personelin yanı sıra kolluk güçleri de yer alacak. İnsan kaçakçıları ve organize suç örgütlerinin çalışmalarına ilişkin istihbarat da toplayacak merkez, kolluk güçlerinin bu örgütlere yönelik çalışmalarına da veri sağlayacak.

İngiltere'de görüşülen çevrim içi güvenlik yasa tasarısına işaret edilen açıklamada, tasarı yasalaştıktan sonra sosyal medya şirketlerinin bilgilendirildikleri andan itibaren yasa dışı paylaşımları kaldırma zorunluluğunun olacağı vurgulandı.

Tasarının sosyal medya şirketlerine yıllık şeffaflık raporu yayımlama zorunluluğu da getireceği belirtilen açıklamada, "Bu şekilde yasa dışı göçle ilgili içeriklerin nasıl yayıldığı, hangi sıklıkla yüklendiği ve şirketlerin bununla mücadelede ne gibi yollar izlendiği görülebilecek." ifadesi yer aldı.

Hükümet, Ulusal Suç Teşkilatı ve 5 büyük sosyal medya şirketiyle 2021'deki Sosyal Medya Eylem Planı'nın ardından bugüne kadar 4 bin 700 paylaşım, sayfa ve hesabın kapatıldığı ya da askıya alındığı bilgisi verilerek, başka ülkelerle yapılan anlaşmalar da anımsatıldı.

Bu kapsamda Fransa'yla yapılan anlaşma sayesinde bu ülke kıyılarındaki devriye sayısının yüzde 40 artırıldığına işaret edilerek, Arnavutluk'la anlaşma sonucu da bu ülkeden İngiltere'ye gelen düzensiz göçmenlerin sayısının bir yılda yüzde 90 düştüğü kaydedildi.

- "Kaçakçıların paylaşımı gün ışığı görmeyecek"

Açıklamada Başbakan Rishi Sunak ile İçişleri Bakanı Suella Braverman'ın konuya ilişkin değerlendirmeleri de yer aldı.

Sunak, insan kaçakçılarının ticari yöntemlerine kaynağında darbe vurulacağını belirterek, "Bu, insanları yasa dışı geçişler yapmaya ve hayatlarını riske atarak kar elde etmeye ikna etme girişimlerini bastırmak anlamına geliyor. Teknoloji şirketlerinin taahhüdü, suçlulara karşı savaşma becerimizi iki katına çıkaracak ve bu iğrenç ticareti durdurmak için birlikte çalışacağız." ifadelerini kullandı.

Braverman da insan kaçakçılarının sosyal medyayı yaptıkları işleri tanıtmak için kullandıklarını belirterek, bu yolla göçmenlerden kişi başı binlerce sterlin para kazandıklarını anlattı.

Kaçakçıların başarılı olmamaları gerektiğini vurgulayan Braverman, "Ulusal Suç Teşkilatı, hükümet ve sosyal medya şirketleri, göçmenlerin tehlikeli yolculuklarını teşvik eden tehlikeli içeriklerin gün ışığı görmeden kaldırılmasını sağlayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere hükümeti, geçen ay onaylanan Yasa Dışı Göç Yasası kapsamında ülkeye gelen düzensiz göçmenleri 28 gün içinde sınır dışı etmeyi planlıyor.

Göçmenleri güvenliyse geldikleri ülkelere, değilse Ruanda gibi güvenli kabul edilen üçüncü ülkelere göndermeyi planlayan İngiltere, ülkeye yasa dışı yollarla girenlere sığınma başvurusu yapma hakkı da vermeyecek.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe