Putin'le dans eden eski Avusturya Dışişleri Bakanı Rusya'ya taşındı

Putin'in Kneissl'ın düğününde bir saat kaldığı ve Almanca bir konuşma yaptığı açıklanmıştı (Reuters)
Putin'in Kneissl'ın düğününde bir saat kaldığı ve Almanca bir konuşma yaptığı açıklanmıştı (Reuters)
TT

Putin'le dans eden eski Avusturya Dışişleri Bakanı Rusya'ya taşındı

Putin'in Kneissl'ın düğününde bir saat kaldığı ve Almanca bir konuşma yaptığı açıklanmıştı (Reuters)
Putin'in Kneissl'ın düğününde bir saat kaldığı ve Almanca bir konuşma yaptığı açıklanmıştı (Reuters)

Ölüm tehditleri aldığının söyleyerek 2020'de ülkesini terk eden eski Avusturya Dışişleri Bakanı Karin Kneissl'in Rusya'da küçük bir köye taşındığı ortaya çıktı.

Ryazan bölgesindeki Petruşevo köyünde düzenlenen yıllık bir etkinlikten konuşan Kneissl, "çok pozitif bir atmosferde" yaşadığını ve kaldığı yerin kendisine "küçük bir Avusturya köyünde gibi" hissettirdiğini söyledi.

Petruşevo köyünün Rusya'da kalmak isteyen yabancılar arasında popüler olduğu ve son dönemde bazı Fransız vatandaşlarının bölgeden ev aldığı biliniyor.

Vid Sboku'ya konuşan Kneissl, köyde en az bir ay daha kalacağını belirtirken, "Eski hayatımı geride bırakıp yenisine başlamalıyım. 60 yaşında olduğunuzda bu kolay değil" ifadelerini kullandı.

Karin Kneissl, 2017-2019'da Avusturya Dışişleri Bakanı olarak görev yapmasının ardından 2021'de Rus petrol devi Rosneft'in yönetim kuruluna atanmıştı. 

Ukrayna savaşının başlamasının AB'nin Moskova'ya yönelik yaptırımları Kneissl'in görevinden istifa etmesine neden olmuştu. O dönem Kneissl'in yanı sıra eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder de Rus şirketlerle bağları nedeniyle eleştiri konusu olmuştu.

Putin'le iyi ilişkileri olduğu bilinen Kneissl, 2018'deki düğününe Rus lideri de davet etmişti. Kneissl'in düğünde Putin'le dans ederken çekilen fotoğrafı Ukrayna savaşının başlamasının ardından yeniden gündeme taşınmıştı. 

Kendisine karşı baskıların savaştan çok önce başladığını vurgulayan Kneissl o dönem, “Bana karşı saldıran medya kampanyası nedeniyle 2020 sonbaharında Avusturya’dan ayrılmak zorunda kaldım. Saldırılar aynı zamanda fizikseldi, sokakta “Rus domuzu” diye bağırıyorlardı" açıklamasında bulunmuştu.

2020'de Avusturya'dan ayrılan eski bakan, önce Fransa'ya ardından Lübnan'a taşınmıştı.

Kneissl, haziranda Rus düşünce kuruluşu Rusya'nın Kilit Sorunları İçin Jeopolitik Gözlemevi'nin (GORKI) başına getirilmişti.
Independent Türkçe, RT, TASS



Trump anlaşmanın yakın zamandan duyurulacağını açıklarken Hürmüz ve uranyum stoku konusunda çelişkili açıklamalar geliyor

Trump anlaşmanın yakın zamandan duyurulacağını açıklarken Hürmüz ve uranyum stoku konusunda çelişkili açıklamalar geliyor
TT

Trump anlaşmanın yakın zamandan duyurulacağını açıklarken Hürmüz ve uranyum stoku konusunda çelişkili açıklamalar geliyor

Trump anlaşmanın yakın zamandan duyurulacağını açıklarken Hürmüz ve uranyum stoku konusunda çelişkili açıklamalar geliyor

ABD Başkanı Donald Trump, cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran ile yapılacak ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak barış anlaşmasına ilişkin mutabakat zaptının “büyük bölümünün” müzakere edildiğini söyledi. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Anlaşmanın nihai yönleri ve ayrıntıları şu anda görüşülüyor; yakında duyurulacak” ifadelerini kullandı.

Ancak İran Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, pazar sabahı erken saatlerde yayımladığı haberde, anlaşmanın Tahran’a boğazın yönetimini sürdürme imkânı tanıyacağını belirtti ve Trump’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamalarının “gerçeklerle örtüşmediğini” savundu.

Öte yandan Axios sitesi, ABD ile İran arasındaki anlaşmanın, ateşkesin 60 gün daha uzatılması karşılığında Hürmüz Boğazı’nın geçiş ücreti alınmaksızın yeniden açılmasını öngördüğünü aktardı. Haberde ayrıca İran’ın petrolünü serbestçe satabileceği ve Tahran’ın nükleer programının sınırlandırılması konusunda müzakereler yürütüleceği belirtildi.

New York Times ise iki ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberinde, anlaşmanın İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmesine yönelik “açık bir taahhüt” içerdiğini yazdı. Ancak üst düzey bir İranlı yetkili bu iddiayı Reuters’a yalanladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio: Dünya bugün iyi haberler alabilir

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, pazar günü yaptığı açıklamada, İran ile anlaşmaya ilişkin gün içinde bir duyuru yapılabileceğini söyledi.

Rubio, Yeni Delhi’de gazetecilere yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki birkaç saat içinde dünyanın iyi haberler alma ihtimali olduğunu düşünüyorum” dedi.

Hindistan’a ilk resmi ziyaretini gerçekleştiren Rubio, beklenen anlaşmanın, ABD-İsrail saldırılarına yanıt olarak İran’ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı konusundaki Amerikan endişelerini gidereceğini ifade etti.

Rubio ayrıca anlaşmanın, “Başkanın nihai hedefi olan, dünyanın artık İran nükleer silahından korkmadığı bir noktaya ulaşılmasını sağlayacak sürecin başlangıcı” olacağını söyledi.

Bu açıklamalar, Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını içeren teklifin “önemli ölçüde ilerleme kaydettiğini” belirtmesinin ardından geldi.

Trump, cumartesi günü Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, müzakerelerin “ABD, İran İslam Cumhuriyeti ve diğer bazı ülkeler arasında nihai formüle ulaşılmasını beklerken büyük ilerleme kaydettiğini” yazdı.

Ancak beklenen anlaşma, Trump’a yakın isimler arasında da eleştirilere neden oldu. Trump’ın ilk başkanlık döneminde dışişleri bakanlığı yapan Mike Pompeo ile Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz anlaşmaya tepki gösterdi.

İsrail’in güçlü destekçileri arasında yer alan Cruz ve Pompeo, İran’a petrol satışına yeniden izin verilmesi gibi tavizlere karşı çıktıklarını belirtti.

Cruz, olası sonucun “felaket niteliğinde bir hata” olabileceğini söyledi.

Eleştirilere yanıt veren Rubio ise, Trump kadar İran’a karşı sert duran başka bir ABD başkanı olmadığını savunarak, “Epik Öfke” adı verilen savaş operasyonuna işaret etti.

Rubio, “İran’la bu çatışma başladığında hedefler belirliydi; basit ve çok açıktı. İran’ın deniz gücünü yok etmek istiyorduk ve bu başarıldı” dedi.

ABD’nin ayrıca Tahran’ın balistik füze kapasitesini “önemli ölçüde azaltmayı” ve “savunma sanayi altyapısına zarar vermeyi” hedeflediğini söyleyen Rubio, “Epik (Destansı) Öfke operasyonunun hedefleri bunlardı ve bu hedeflere ulaşıldı” ifadelerini kullandı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen:

ABD ile İran arasında anlaşmaya yönelik ilerlemeyi memnuniyetle karşılıyorum.

Gerilimi gerçekten azaltacak, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak ve tam geçiş serbestisini ücret olmaksızın garanti edecek bir anlaşmaya ihtiyaç var.

İran’ın hiçbir zaman nükleer silah geliştirmesine izin verilmemeli.

İran, ister doğrudan ister vekilleri aracılığıyla olsun, bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerine ve komşularına yönelik tekrarlanan haksız saldırılarına son vermeli.

Avrupa, kalıcı diplomatik çözüm için uluslararası ortaklarla çalışmayı sürdürecek.

Avrupa ayrıca bu çatışmanın tedarik zincirleri ve enerji fiyatları üzerindeki etkilerini sınırlamak için çalışacak.

Avrupa Merkez Bankası: İran savaşı derinleşirse faiz artışı baskısı doğabilir

Avrupa Merkez Bankası Yönetim Konseyi üyesi Martin Kocher, ABD ile İran arasında kalıcı bir barış anlaşmasına varılamaması halinde bankanın gelecek ay faiz artırımı yönünde adım atabileceğini söyledi.

Bloomberg’in haberine göre Kocher, 22-23 Mayıs tarihlerinde Güney Kıbrıs’ın Lefkoşa kentinde düzenlenen Avrupa maliye bakanları toplantısı kapsamında yaptığı açıklamada, bu yıl enflasyonun daha önce öngörülenden yüksek seyretmesinin beklendiğini ifade etti.

Kocher, bunun hâlihazırda geçmiş fiyat şoklarının etkisini yaşayan tüketiciler arasında yeni endişelere yol açabileceğini söyledi. Buna karşın ekonominin görece dayanıklı kalmayı sürdürdüğünü belirtti.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer:

ABD ile İran arasında anlaşmaya yönelik ilerlemeyi memnuniyetle karşılıyorum.

Çatışmayı sona erdirecek, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak ve deniz ulaşım özgürlüğünü koşulsuz şekilde güvence altına alacak bir anlaşmaya ihtiyaç var.

İran’ın asla nükleer silah geliştirmesine izin verilmemesi gerekiyor.

Hükümetim, İngiliz halkını bu çatışmanın sonuçlarından korumak için elinden geleni yapmayı sürdürecek.

Uluslararası ortaklarımızla birlikte bu fırsatı değerlendirerek uzun vadeli diplomatik çözüme ulaşmak için çalışacağız.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio:

Hürmüz Boğazı konusunda önümüzdeki saatlerde iyi haberler duyulabilir.

Son 48 saat içinde, Hürmüz krizini çözebilecek genel çerçeve konusunda bazı ilerlemeler kaydedildi.

İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamalı.

Ticari gemilere yönelik saldırılar tamamen yasa dışıdır.


Polis CHP genel merkezine zorla girdi Özgür Özel binadan ayrılarak TBMM'ye yürüyüşe geçti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Polis CHP genel merkezine zorla girdi Özgür Özel binadan ayrılarak TBMM'ye yürüyüşe geçti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

CHP'deki mutlak butlan gerilimi devam ederken çevik kuvvet polisleri saat 14:20'de otopark kapısından CHP Genel Merkezi'ne girdi Binan çıkan Özgür Özel TBMM'ye doğru yürüyüşe geçti

Sabahın erken saatlerinden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'daki parti merkezi önünde toplanan çevik kuvvet polisleri, öğleden sonra binaya zorla giriş yaptı.

Binaya giriş kapısına yığınak yapan partililerin engelleme çabalarına rağmen binaya giren polis, önce giriş katında, daha sonra üst katlarda kontrolü ele geçirdi. 

Polisin harekete geçmesinden kısa süre önce CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile görüştüğünü ve "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu hukuki saçmalığa el koyana kadar, güvenlik güçlerinin CHP genel merkezine güç kullanarak girmemesini" talep ettiğini, Bakan Çiftçi'nin de kendilerini "nezaketle dinlediğini" dile getirmişti.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun talebi

CHP'nin 38'inci kurultayına yönelik "mutlak butlan" davasına bakan mahkeme, Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlık görevine tekrar getirilmesine hükmetmişti. 

Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne dilekçe yazarak, CHP Genel Merkezi'nin kendilerine teslim edilmesini talep etmişti. 

Çelik'in dilekçesinde, "Tüm yapıcı girişimlere ve milletvekillerinin görüşme çabalarına rağmen milletvekillerinin dahi Genel Merkez içine alınmadığı anlaşılmış olmakla Parti Genel Merkezi'nin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz" ifadeleri yer almıştı.

Bunun üzerine Ankara Valiliği'nden, CHP Genel Merkezi'nin tahliye edilmesi için talimat alan Ankara Emniyet Müdürlüğü, CHP genel merkezine polis müdahalesini başlattı.

 


İran: Hürmüz Boğazı kontrolümüz altında kalmaya devam edecek

Hürmüz Boğazı’nda hareket eden gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı’nda hareket eden gemiler (Reuters)
TT

İran: Hürmüz Boğazı kontrolümüz altında kalmaya devam edecek

Hürmüz Boğazı’nda hareket eden gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı’nda hareket eden gemiler (Reuters)

İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın stratejik su yolu olan Hürmüz Boğazı’nın yakında yeniden açılabileceğine ilişkin açıklamasının ardından, boğaz üzerindeki kontrolünü sürdüreceğini duyurdu.

İranlı bir askeri sözcü, “X” platformunda yaptığı paylaşımda, küresel petrol ve doğal gaz piyasaları açısından kritik öneme sahip olan geçidin, ABD ile bir anlaşmaya varılması durumunda dahi “tamamen İran yönetimi ve egemenliği altında” kalacağını söyledi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu yakın Fars Haber Ajansı ise Trump’ın, boğazın savaş öncesindeki statüsüne döneceği yönündeki açıklamasının “gerçekleri yansıtmadığını” belirtti.

Trump, kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran’la savaşı sona erdirmeye yönelik müzakerelerde “büyük ölçüde” bir çerçeve anlaşmasına varıldığını ifade etmişti. Trump, anlaşmanın bir parçasının da Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması olduğunu söylemişti.

ABD Başkanı ayrıca, “Anlaşmanın son yönleri ve ayrıntıları şu anda görüşülüyor, yakında açıklanacak” dedi ancak zamanlamaya ilişkin ayrıntı vermedi. Trump; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün ve Bahreyn liderleriyle, ayrıca ayrı olarak İsrail’le temas kurduğunu açıkladı.

Öte yandan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, bugün yaptığı açıklamada ülkesinin İran ile ABD arasındaki bir sonraki barış görüşmelerine yakında ev sahipliği yapmasını umduğunu belirtti.

Washington ile Tahran arasında önemli bir arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’ın lideri, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Pakistan barış için samimi çabalarını sürdürecek ve bir sonraki müzakere turuna çok yakında ev sahipliği yapmayı umuyoruz” ifadelerini kullandı.

İran silahlı kuvvetleri, savaşın başlamasından kısa süre sonra Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol sağlamıştı. Gemilere yönelik tehditler ve saldırılar nedeniyle su yolundaki trafik büyük ölçüde durmuş, bu durum küresel enerji fiyatlarında sert yükselişe yol açmıştı.

Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmadığını savunmayı sürdürürken, fiiliyatta denizcilik şirketlerinin İranlı irtibat noktalarıyla koordinasyon kurmak ve yüksek ücretler ödemek zorunda kaldığı, son haftalarda ise boğazdan yalnızca sınırlı sayıda geminin geçtiği belirtiliyor.

Fars Haber Ajansı, İran’ın boğazdan geçen gemi sayısını savaş öncesi seviyelere çıkarmayı kabul ettiğini aktardı. Ancak ajans, bunun savaş öncesindeki “serbest seyrüsefer” düzenine geri dönüş anlamına gelmediğini vurguladı.

Ajans, boğazın yönetimi ile geçiş izinlerinin verilmesinin İran’ın yetkisinde kalacağını belirterek, Trump’ın konuya ilişkin açıklamalarının “eksik olduğunu ve sahadaki gerçekliği yansıtmadığını” ifade etti.

İsrail tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmazken Trump, ABD’yi savaşa girmesi için teşvik eden İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile yaptığı görüşmenin “oldukça iyi geçtiğini” söyledi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın bölgesel bir kaynağa dayandırdığı habere göre Pakistan’ın yürüttüğü arabuluculuk çabaları kapsamında ABD ile İran, savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya yaklaşmış durumda. Haberde, Washington’un İran’a yönelik yeni saldırı seçeneklerini değerlendirmesinin ardından diplomatik sürecin hız kazandığı belirtildi.

Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan bölgesel yetkili, “son dakika anlaşmazlıklarının” süreci raydan çıkarabileceği uyarısında bulunarak, son haftalarda anlaşmanın birkaç kez “yakın” olarak nitelendirildiğini hatırlattı.

Yetkiliye göre olası anlaşma; savaşın resmen sona erdiğinin ilan edilmesini, İran’ın nükleer programına ilişkin iki aylık müzakere sürecini, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasını kaldırmasını içeriyor.

Bu arada İran da, Pakistan Genelkurmay Başkanı’nın Tahran’da gerçekleştirdiği yeni temasların ardından ABD ile yürütülen müzakerelerde “görüş ayrılıklarının azaldığı” mesajını verdi.

vvfev
ABD karşıtı bir reklam panosunun önünden geçen İranlı kadın. Panoda Hürmüz Boğazı çizimi ile ABD Başkanı Donald Trump’ın dikilmiş dudakları tasvir ediliyor (Reuters)

İran devlet televizyonunun aktardığına göre Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, taslağı “çerçeve anlaşma” olarak nitelendirdi.

Bekayi, “Bu anlaşmanın, dayatılan savaşı sona erdirmek için gerekli temel meseleleri ve bizim için büyük önem taşıyan diğer konuları kapsamasını istiyoruz. Ardından 30 ila 60 gün arasında makul bir zaman diliminde ayrıntılar müzakere edilerek nihai anlaşmaya ulaşılacak” dedi.

Sözcü, Hürmüz Boğazı’nın da görüşülen başlıklar arasında yer aldığını kaydetti.

Şarku’l Avsat’ın ABD merkezli Axios’tan aktardığı habere göre ABD’li bir yetkili, mevcut mutabakat zaptı taslağının ateşkesin 60 gün uzatılmasını öngördüğünü belirtti.

Buna karşılık ABD, İran limanlarına yönelik ablukayı kaldıracak ve İran’ın petrolünü serbestçe ihraç edebilmesine imkân sağlayacak bazı yaptırım muafiyetleri tanıyacak. Bunun karşılığında ABD, 60 günlük süre boyunca yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması konusunda müzakere yürütmeyi kabul edecek.