Eski Birleşik Krallık Çevre Bakanı'nın 70 bin sterlinlik Shell hissesi olduğu ortaya çıktı

Muhafazakar Partili eski Bakan Theresa Villiers (AFP)
Muhafazakar Partili eski Bakan Theresa Villiers (AFP)
TT

Eski Birleşik Krallık Çevre Bakanı'nın 70 bin sterlinlik Shell hissesi olduğu ortaya çıktı

Muhafazakar Partili eski Bakan Theresa Villiers (AFP)
Muhafazakar Partili eski Bakan Theresa Villiers (AFP)

Muhafazakar Partili üst düzey bir ismin Birleşik Krallık (BK) Çevre Bakanı olduğu dönemde, petrol devi bir şirkette değeri 70 bin sterlinden (yaklaşık 2 milyon 405 bin TL) fazla beyan edilmemiş hissesi olduğu ortaya çıktı.

Görevde kaldığı süre boyunca hisseleri mali çıkar kayıtlarına geçirmeyen Theresa Villiers, şeffaflık sicilini de üç yıldan uzun süre sonra güncelledi.

"Hatasından dolayı derin pişmanlık duyduğunu" söyleyen milletvekili, tutarsızlığı ilk haberleştiren Daily Mirror'a yaptığı açıklamada görevi sırasında hisselerin kendisini etkilemediğini söyledi.

Villiers'ın Shell'deki 70 bin sterlinden fazla değere sahip hissesinin yanı sıra içecek devi Diageo ve finans firması Experian'da da hisseleri vardı.

2019'dan 2020'ye kadar Çevre Bakanı olarak görev yapan Villiers, BK'nin net sıfır emisyon hedefine ulaşmasını sağlama sorumluluğunun bir kısmını üstlenmişti.

Temmuz 2023'te güncellenen mali çıkar kaydında Shell hisselerine sahip olduğu ve bu hisseleri Şubat 2018'de, yani Çevre Bakanı görevine atanmasından yaklaşık bir yıl önce edindiği artık belirtiliyor.

Milletvekilinin bir sözcüsü, milletvekilinin hisseleri beyan etmediğini çünkü bu hisselerin 70 bin sterlinin üzerinde bir değer taşıdığından habersiz olduğunu söyledi. Bu miktar parlamento üyelerinin bu tür malvarlıklarında beyan etmesi gereken en alt sınır.

Sözcü, Villiers'ın hisselerini bir kör tröste (faydalanıcıların, tröstün varlıkları hakkında bilgi ve kontrol sahibi olmadığı tröst türü -ed.n.) koymayı teklif ettiğini fakat bunun gerekli olmadığının söylendiğini de belirtti.

Ancak Good Law Project'in İletişim Başkanı Ellie Mae O'Hagan, Mirror'a bu olayın "ciddi soru işaretleri uyandırdığını" söyledi.

O'Hagan şöyle dedi:

Bu sadece Muhafazakarların şeffaflıktan kaçınmasının başka bir örneği değil, aynı zamanda bir Devlet Bakanı'nın büyük kirleticilerdeki mali çıkarları nedeniyle, iklim acil durumunun ortasında hükümetin çevremizi koruma görevini tamamen tehlikeye atıp atmadığına dair ciddi soruları da gündeme getiriyor.

Bilim insanlarının bu politikanın BK'nin net sıfır hedefleriyle uyumlu olmadığı yönündeki uyarılarına rağmen Rishi Sunak'ın 100'den fazla yeni petrol ve doğalgaz sondaj projesine yeşil ışık yakacağını söylemesinin ardından bu haber geldi.

Theresa Villiers'ın sözcüsü "Villiers, hisselerin değerini takip etmediği için derin pişmanlık duyuyor ve içten özürlerini sunuyor. Bu hisseler, Villiers adına profesyonel bir şekilde yönetilen ve kendisinin hiçbir zaman günlük yatırım kararları almadığı portföyün bir parçası" dedi.

Herhangi bir tekil hissesinin beyan etmesi gereken eşiğe ulaşacağı aklına gelmemişti fakat 2018'de kendisine kalan bir miras buna yol açtı. Bunu fark eder etmez, Parlamento Üyelerinin Mali Çıkar Kayıtları Memuru'nu ve Parlamento Standartları Yetkilisi'ni uyardı. Hatanın tüm sorumluluğunu üstleniyor.

Villiers bunun asla yaşanmaması gerektiğini ve yatırım portföyüne yapılan eklemeleri takip etmesi gerektiğini kabul ediyor. Bunun bir daha asla yaşanmamasını sağlama yönünde adımlar atıyor. Villiers'ın milletvekili sıfatıyla söylediği ya da yaptığı hiçbir şey bu hisselerden etkilenmedi.

Sözcü "Devlet Bakanı olarak atandığında Villiers, Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı'na kendisi adına profesyonel bir şekilde yönetilen ve yatırım kararlarını kendisinin almadığı bir hisse portföyüne sahip olduğunu açıkladı" diye ekledi.

Bunu bir kör tröste yatırmayı teklif etti. Başbakan'ın Etik Danışmanı bu adımın gereksiz olduğunu çünkü portföyün kendisi adına yönetildiğini ve yatırım kararı almadığını söyledi. Yani Bakanlık Kanunu'nun gerekliliklerine uygun hareket edildi. Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanı sıfatıyla yaptığı hiçbir şey bu hisselerden etkilenmedi.



İsrail ordusu, Lübnan sınırına yakın bölgede bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail hava saldırısı Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit kasabasını hedef aldı (AFP)
İsrail hava saldırısı Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit kasabasını hedef aldı (AFP)
TT

İsrail ordusu, Lübnan sınırına yakın bölgede bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail hava saldırısı Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit kasabasını hedef aldı (AFP)
İsrail hava saldırısı Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit kasabasını hedef aldı (AFP)

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, bir askerinin cuma günü Lübnan sınırı yakınlarında hayatını kaybettiğini duyurdu. Böylece, Hizbullah ile savaşın başlamasından bu yana ölen İsrail askeri sayısı 22’ye yükseldi.

Ordunun kısa açıklamasında, kuzeydeki Atlit kentinden 23 yaşındaki Başçavuş Noam Hamburger’in “İsrail’in kuzeyinde hayatını kaybettiği” belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre ordu açıklamasında, Hamburger’in cuma öğleden sonra Lübnan sınırı yakınlarında öldüğünü bildirdi.

2 Mart’ta Hizbullah ile savaşın başlamasından bu yana toplam 23 İsrailli — 22 asker ve bir sivil sözleşmeli personel — hayatını kaybetti.


İran, Hizbullah'a Lübnan'ın "İslamabad anlaşmasına" dahil edileceği sözünü verdi

Cuma günü Lübnan'ın güneyinde İsrail hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin tabutlarını taşıyan yaslılar (AFP)
Cuma günü Lübnan'ın güneyinde İsrail hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin tabutlarını taşıyan yaslılar (AFP)
TT

İran, Hizbullah'a Lübnan'ın "İslamabad anlaşmasına" dahil edileceği sözünü verdi

Cuma günü Lübnan'ın güneyinde İsrail hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin tabutlarını taşıyan yaslılar (AFP)
Cuma günü Lübnan'ın güneyinde İsrail hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin tabutlarını taşıyan yaslılar (AFP)

İran, dün Hizbullah’a verdiği mesajda, İslamabad’da yürütülen diplomatik sürecin bir parçası olarak Lübnan’ın da anlaşma kapsamında yer alacağını bildirdi. Tahran yönetimi, ABD ile İran’daki savaşı sona erdirecek bir anlaşma üzerinde görüşmeler yürütüyor.

Hizbullah’tan yapılan açıklamada, örgütün Genel Sekreteri Naim Kasım’ın, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’den bir mesaj aldığı belirtildi. Mesajda Tahran’ın Hizbullah’a verdiği destekten “vazgeçmeyeceği” vurgulanırken, ABD ile savaşı sona erdirmeye yönelik son öneride Lübnan’da “kalıcı ve istikrarlı biçimde savaşın durdurulmasının” da yer aldığı ifade edildi.

Devam eden müzakerelere rağmen Hizbullah, olası bir savaşın yeniden başlaması ihtimaline karşı İsrail’in hava savunma sistemlerine yönelik saldırılarını artırdı. Örgüt, dün yaptığı açıklamada, iki ana askeri noktada bulunan dört hava savunma sistemini (Demir Kubbe) hedef aldığını duyurdu. Hizbullah, bir gün önce de başka bir savunma sistemini vurduğunu açıklamıştı.

Buna karşılık İsrail ordusu Lübnan toprakları içindeki saldırılarını yoğunlaştırdı ve güneydeki 15 kasaba için tahliye uyarısı yayınladı.


Ailevi "açıklar" İsrail'i Hamas liderlerine götürdü

Filistinliler, 16 Mayıs 2026'da Gazze şehrinde düzenlenen cenaze töreninde Hamas Komutanı İzzeddin el-Haddad'ın fotoğraflarını taşıyor (AFP)
Filistinliler, 16 Mayıs 2026'da Gazze şehrinde düzenlenen cenaze töreninde Hamas Komutanı İzzeddin el-Haddad'ın fotoğraflarını taşıyor (AFP)
TT

Ailevi "açıklar" İsrail'i Hamas liderlerine götürdü

Filistinliler, 16 Mayıs 2026'da Gazze şehrinde düzenlenen cenaze töreninde Hamas Komutanı İzzeddin el-Haddad'ın fotoğraflarını taşıyor (AFP)
Filistinliler, 16 Mayıs 2026'da Gazze şehrinde düzenlenen cenaze töreninde Hamas Komutanı İzzeddin el-Haddad'ın fotoğraflarını taşıyor (AFP)

İsrail, Gazze savaşının ilk dönemlerinde, özellikle Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın lider kadrolarına ulaşmakta zorlandı. Yer altındaki tünelleri saklanma ve bir noktadan diğerine geçiş için kullanan Hamas yöneticileri, uzun süre izlerini kaybettirmeyi başardı. Ancak zamanla bu tünellerin tam koruma sağlamaması nedeniyle hareket tarzları değişti ve lider kadrolar yer üstünde de İsrail’in takibine açık hâle geldi. İsrail, ilerleyen süreçte bazı isimlere ulaşmayı başardı.

“Şarku’l Avsat”ın takip ettiği bilgilere göre önde gelen bazı askeri liderler, aileleriyle bir şekilde iletişime geçmeleri ya da onlarla buluşmaları sonrası İsrail tarafından tespit edildi. Bunların son örneğinin askeri komutan İzzeddin el-Haddad olduğu belirtildi.

Hamas içindeki saha kaynakları da bazı liderlerin, istihbarat servislerinin yoğun gözetimi altındaki aileleriyle iletişim kurmalarının ardından suikasta uğradığını doğruladı. Kaynaklar, yürütülen soruşturmalarda söz konusu aile bireylerinden hiçbirinin istihbarat servisleriyle iş birliği yaptığının ortaya çıkmadığını belirtti.