Burhan’ın yardımcısından Beşir yanlılarını kızdıran mesaj

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar, Beşir yanlılarının projelerini ‘son kullanma tarihi geçmiş mallar’ olarak nitelendirdi.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar. (X - eski adıyla Twitter)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar. (X - eski adıyla Twitter)
TT

Burhan’ın yardımcısından Beşir yanlılarını kızdıran mesaj

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar. (X - eski adıyla Twitter)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar. (X - eski adıyla Twitter)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar’ın Ömer el-Beşir’in liderlik ettiği devrik rejimin destekçilerini eleştirmesi İslamcıları kızdırdı. İslamcılar Nisan 2019’da bir halk ayaklanması ile devrilene kadar Sudan’ı 30 yıl boyunca yönetmişlerdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Agar, Beşir yanlılarına hitaben “Mallarınızı belleyin, zira son kullanma tarihleri geçmiş durumda” ifadelerini kullanarak Sudan’daki İslamcı Beşir yanlılarının iktidara dönme çabasıyla orduya sızarak mevcut savaşı körükledikleri yönündeki söylentilere dikkat çekti.

Agar, ülkedeki siyasi duruma ilişkin yaptığı konuşmada, Ulusal Kongre Partisi’ndeki (Beşir’in partisi) İslamcıları, demokratik olarak seçilmiş sivil hükümete karşı bir askeri darbe gerçekleştirdikleri 1989’daki başlangıcından bu yana iktidarlarını eleştirmeye ve gözden geçirmeye çağırdı.

Egemenlik Konseyi’ne başkanlık eden ordu komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan, 15 Nisan’da Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile arasında çatışma çıkmasının ardından HDK Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu’nun (Hamideti) yerine Agar’ı yardımcısı olarak atamıştı.

İslamcıların tepkisi

Agar, Beşir yanlılarına hitaben mesajında “Nerede doğru yaptığınızı ve nerede yanlış yaptığınızı bilmelisiniz. 15 Nisan’dan sonra gelen kaos, meşruiyetinizi elde etmeniz için bir alternatif olmayacaktır” ifadelerini kullanarak iktidara dönme çabalarına atıfta bulundu. “Bu savaşın, ülkenin özellikle devrilmiş rejim döneminde birbirini izleyen hükümetler aracılığıyla devraldığı yolsuzluk ve siyasi çoğulculuğun kötü yönetim mirasıyla ilişkili siyasi nedenleri var” dedi.

ferre
Sudan’ın devrik lideri Ömer el-Beşir. (AFP)

Buna karşılık HDK’ye karşı savaşında ordunun yanında yer alan eski rejim destekçileri öfkeli bir açıklama yaparak bu eleştirilere yanıt verdi. Söz konusu açıklamada “Sudan halkının iradesi ve kararına bireyin üstünlük kurduğu zamanlar geride kaldı. Aramızdaki ayrım ve mallarımızın değerlendirilmesi, halkın görüşü ve seçim sandıkları ile belirlenir” ifadelerini kullandılar.

Savaşı körüklemek

Devrik İslamcı rejimin destekçileri, tekrar tekrar inkar etmelerine rağmen iktidara dönmek için ülkede ordu güçleri ile HDK arasındaki mevcut savaşı ateşlemek ve körüklemekle suçlanıyorlar. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre, Beşir yanlılarının Agar’ın konuşmasına öfkelenmesinin sebebi sadece onlara doğrudan eleştirilerde bulunması değil, aynı zamanda ‘savaşın en sonunda müzakere masasında biteceğini’ söylemesi. Kaynaklar bunun savaşta askeri bir zafer kazanarak iktidara dönmeye çalışan İslamcıların arzusuna ters olduğunu vurguladılar.

İslamcı hareket dün yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Egemenlik Konseyi Yardımcısı’nın bize yönelttiği mesaj, ordu ve liderlerinin ülke onurunu savunmasına destek olmak için çabaların birleştiği, ellerin birleştiği ve farklılıkların unutulduğu mevcut duruma uymayan zayıf bir anlayışı yansıtmaktadır. Geçiş döneminde iktidara dönmek istemediğimiz hususunda karşılıklı anlaştık. Çarpıtılmış mesajlarınıza ve tahrik edici diktelerinize ihtiyacımız yok. Aramızdaki ayrım ve mallarımızın değerlendirilmesi halkın görüşü ve seçim sandıklarıyla belirlenir; yabancıların efendilerini memnun etmek için avurdunu şişirerek söylediği sözlerle değil.

rgth
Hartum 19 Aralık’ta, Ömer el-Beşir rejiminin devrilmesinin yıl dönümünde gösterilere sahne oldu. (AFP)

“Çıkarcılar ve şüpheciler”

İslamcı hareket açıklamasının devamında “Silahlı kuvvetlere ve onların liderlerine mesajımız şudur: Sözümüze bağlıyız ve bir hainin kalleşliği ya da bir korkağın geri çekilmesi görevimizi yapmamıza engel olamayacak” ifadelerini kullanarak ‘çıkarcılara ve şüphecilere dönüşmeyeceklerini’ vurguladı. Salı günü yaptığı açıklamada ise manevi destekle yetinmeyip HDK güçlerini yenmek için askeri operasyonlara ordu güçlerinin yanında katılmaktan gurur duyduklarını kaydetti. Savaşlar sırasında Silahlı Kuvvetler Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın ülkeyi savunma çağrısına cevap veren düzinelerce savaşçıyı sağladıklarını da itiraf etti. Çatışmaların başladığı ilk günden itibaren HDK Komutanı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) ‘devrik rejimin kalıntılarını bu savaşa neden olmakla’ suçluyor ve daha da ileri giderek askeri liderlerinin, İslamcıların yeniden başa geçmesi için orduyu bir vekalet savaşına soktuklarını iddia ediyor. Bir dizi siyasi parti de Beşir’in yandaşlarını ülkedeki savaşı başlatanlar olmakla itham ediyor. Partiler savaşı durdurarak İslamcıların planlarını bozmak, devlet aygıtındaki güçlerini dağıtmak ve onlardan hesap sormak için çalışıyorlar.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.