Kuveyt’te yeni medya düzenleme yasası siyasette hareketlenmelere neden oldu

Kuveyt Enformasyon Bakanı Abdurrahman Beddah el-Muteyri. (KUNA)
Kuveyt Enformasyon Bakanı Abdurrahman Beddah el-Muteyri. (KUNA)
TT

Kuveyt’te yeni medya düzenleme yasası siyasette hareketlenmelere neden oldu

Kuveyt Enformasyon Bakanı Abdurrahman Beddah el-Muteyri. (KUNA)
Kuveyt Enformasyon Bakanı Abdurrahman Beddah el-Muteyri. (KUNA)

Kuveyt'te hükümet yeni medya düzenleme yasasını meclise sunmaya hazırlanıyor. Bazı milletvekilleri bunu, özgürlükleri kısıtlayıcı, medyayı tahakküm altına alan ve ifade özgürlüğüne yönelik cezaların alanını genişleten bir yasa olarak görüyor.

Enformasyon Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni medya düzenleme yasasının taslağı, ilgili tüm resmi prosedürlerin tamamlanması ve tüm not ve önerilerin alınması için ilgili devlet kurumlarına sunuldu. Yasa tasarısı önceki toplantıda komite üyeleriyle mutabakata varıldığı gibi önümüzdeki ekim ayı başında Ulusal Meclis Eğitim Komitesine havale edilmek üzere Ulusal Meclis'e sevk edilmeye hazırlanıyor.

Henüz onaylanmayan yeni yasanın, milletvekillerini de eleştiren vatandaşlara yönelik ağır cezalar öngördüğü öğrenildi. Yeni yasa aynı zamanda yayın, yayım, görsel ve işitsel medyaya ilişkin mevcut yasalarda öngörülen hapis ve mali para cezalarının artırılmasını ve elektronik medyanın düzenlenmesini öngörüyor.

Kuveyt İlerleme Hareketi, basın ve yayın kanununda, görsel-işitsel medya kanununda ve elektronik medya düzenleme kanununda yer alanların ötesinde yeni yasada ‘medyanın kontrolü, vesayeti ve kısıtlanması’ kapsamının genişletildiğini belirtti. Hareket bu vesayet ve kısıtlamaların sinemalar, halka açık partiler ve otel salonlarında müzik çalınması da dahil olmak üzere tüm alanları kapsayacağını kaydetti.

Yasa milletvekillerine yanlış söz veya eylem atfetmeyi yasaklamak ve özel hayatlarını etkilememek bahanesiyle siyasi ve medya eleştirilerine karşı abartılı bir dokunulmazlık öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre yayınlanması yasaklanan konular arasında ‘toplumun ahlakını bozan ve ekonomik duruma olan güveni sarsıcı’ gibi somut olarak tanımlanması zor, muğlak ifadeler yer aldı. Yasa yayın, yayım, görsel ve işitsel medya ile elektronik medyanın düzenlenmesine ilişkin mevcut yasalarda yer alan hapis cezası sayılarının ve mali para cezalarının miktarlarının artırılmasını öngörüyor.

Enformasyon Bakanlığı: Anayasal ve yasal çerçeveleri takip edeceğiz

Enformasyon Bakanlığı dün yaptığı açıklamada medyanın özgürlükler düzeyinin yükseltilmesine ve Kuveyt medyasının gelişimini garanti altına alacak şekilde düzenlenmesine ilişkin yasa tasarısı ile ilgili tüm anayasal ve yasal çerçeveleri takip etme kararlılığına vurgu yaptı. Bakanlık, yaptığı basın açıklamasında, yakın zamanda hazırladığı medya düzenlemesine ilişkin yasa tasarısı hakkında gündeme getirilen hususlara dikkat çekti. Enformasyon Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni medya düzenleme yasasının taslağı, ilgili tüm resmi prosedürlerin tamamlanması ve tüm not ve önerilerin alınması için ilgili devlet kurumlarına sunuldu. Yasa tasarısı önceki toplantıda komite üyeleriyle mutabakata varıldığı gibi önümüzdeki ekim ayı başında Ulusal Meclis Eğitim Komitesi’ne havale edilmek üzere Ulusal Meclis'e sevk edilmeye hazırlanıyor. Bakanlık, Kuveyt medyasına hizmet eden ve özgürlükleri destekleyen konularda yasama ve yürütme makamlarıyla ortak iş birliği ve sürekli koordinasyona vurgu yaptı.

Parlamento reddi

Yeni yasanın gündeme gelmesinin ardından bazı Kuveytli milletvekilleri, yasayı anayasanın ve bireysel özgürlüklerin ihlali olarak tanımlayarak ilga çağrısında bulundu.

Kuveytli Milletvekili Dr.Hasan Cevher, hükümetin liderlerin atanmasını düzenleyen, kamu parasını koruyan, gelir kaynaklarını çeşitlendiren, kamu özgürlüklerini destekleyen, çalışanların ve emeklilerin maaşlarının artırılmasını öngören yasalarla dolu yasa haritasını reddettiğini ve eylem programında bile yer almayan ‘Özgürlüklerin Bastırılması Yasası’na yöneldiğini söyledi.

Cevher, “Bu, Kuveyt halkının teveccühünün karşılığı mı? İktidar siyasi olarak kendi kendini bitirmeye başladı” diye konuştu.

Kuveytli Milletvekili Dr. Mübarek et-Taşa ise şunları söyledi:

“Herkesin yeni bir sayfa açılması, halk katılımının ve kamuoyu üzerindeki denetiminin güçlendirilmesi çağrısında bulunduğu bir dönemde popüler sansürü kısıtlayan ve cezaları sıkılaştıran bir hükümet yasa tasarısının hazırlandığını duyuyoruz. Bu tür kötü niyetli uygulamaları kabul edemeyiz.”

Fotoğraf Altı: Milletvekillerinin bazıları, yeni medya düzenleme yasa tasarısına karşı. (Şarku'l Avsat)
Milletvekillerinin bazıları, yeni medya düzenleme yasa tasarısına karşı. (Şarku'l Avsat)

Milletvekili Dr. Cenan Buşehri yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Daha önce medya yasası ile ilgili Enformasyon Bakanı ile görüştüm. Yasanın daha fazla özgürlükler için olması gerektiğini vurguladım. Biz kaosun savunucusu ya da insanların onuruna saldırının destekçisi değiliz, ancak hükümetin medyayı düzenleme projesi hakkında yayınlananlar, eğer doğruysa, medyanın özgürlüklerini geliştirme, örgütleme ve destekleme kavramıyla çelişiyor. Bunu Enformasyon Bakanı kardeşime tüm içtenliğimle söylüyorum; yasa taslağını yayınlanmış şekliyle sunmanız, ki bu sizin anayasal hakkınızdır, demokrasinin özüne aykırıdır ve siyasi geleceğinizin sonudur.”

Milletvekili Mutab er-Rasan da şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yerel gazetelerde yayınlanan bilgiler doğruysa bu, siyasi bir dönekliktir ve özgürlüklerin kısıtlanması yönündeki kabul edilemez kötü yaklaşımın devamıdır. Kamu özgürlükleri tartışılamaz bir kırmızı çizgidir. Özgürlükleri ve farklı görüşleri destekleyeceğiz."

Milletvekili Saud el-Asfur’un açıklaması ise şöyle oldu:

“Yayın, medya ve siber suç yasalarındaki esnek ve belirtilmemiş ifadeler nedeniyle Kuveyt halkının yaşadığı zorlu deneyimleri dikkate almayan herhangi bir yasa, reddedilmeye mahkum bir yasadır. Düşünce özgürlüğünü kısıtlayan kötü yasalar nedeniyle Kuveyt gençliğinin hayatından yıllar kaybedildi. Bu yasaların herhangi bir şekilde çoğaltılması kabul edilemez. Bir görüşe katılsak da katılmasak da kimse görüşü nedeniyle hapis cezası alamaz.”

Milletvekili Hani Şems, mevcut görsel-işitsel yasanın daha fazla özgürlük sağlayacak şekilde değiştirilmesi çağrısında bulundu. Şems konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi:

“Medyayı düzenleme bahanesiyle, ağızları susturacak, vatandaşların düşüncelerini ifade etme haklarını kısıtlayacak ve onları hapse atacak her yasa tasarısını ve teklifini reddediyoruz.”

Milletvekili Hamed el-Medlec, X (eski adıyla Twitter) platformundaki bir paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Medya düzenleme yasasıyla ilgili iddiaların kabul edilmesi kesinlikle mümkün değil. Yolsuzluk yapan veya kusurları olan kişileri eleştirmek konusunda kamuoyunu korkutmak için hazırlanan bu ağızları susturma yetkisini kabul etmeyeceğiz. Siyasi eleştiriyi istemeyen evinde otursun.”

Milletvekili Davud Marifi de "Keyfi kanunlar yoluyla anayasanın maddelerine zarar verilmesini kabul etmeyeceğiz" dedi.

Marifi Başbakana hitaben şunları söyledi:

"Halkla çatışmanın başlangıcı, onların özgürlüklerinin yasallaşmasıdır. Halkın iradesiyle sizden önceki hükümet başkanları gitti, halk isterse siz de gidersiniz."

Milletvekili Abdullah Fahd ise X platformundan şu paylaşımı yaptı:

"Biz milletvekilleri olarak anayasa ve kurumlarda özgürlükleri kısıtlayan yasalar çıkarmaya gelmedik ve bu bağlamda sunulan her yasa tamamen reddedilir. Biz önce anayasayı koruyacağımıza ve halkın özgürlüklerini savunacağımıza yemin ettik ve bu nedenle hükümeti medyayı düzenleyen yasayı çıkarmaya çalışmaması konusunda uyarıyoruz."

Milletvekili Cerrah el-Fevzan’ın açıklaması da şöyle oldu:

“Hükümetin siyasi gidişatı düzeltmesi ve son on yılda Kuveytli gençlerin ülkeyi terk etmesine neden olan her şeyi değiştirmesi gerekirdi. Özgürlük yasalarından herhangi bir geri adım veya bu yönde bir vurgu kesinlikle reddedilir ve bireysel özgürlüklerin ihlali işbirliğini koparmanın ilk adımıdır.”

Milletvekili Muhelhel el-Mudaf da yeni yasaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Yeni medyayı düzenleme yasası anayasaya ve ilkelerine, içeriklerine ve maddelerine karşı bir darbedir. Bu, Kuveyt ve halkının iyiliğini istemeyen ve kasıtlı olarak özgürlükleri düzenlemeyi, özgürlükleri suç saymakla karıştıran kişilerin işidir.”

Milletvekili Usame ez-Zeyd’in X platformunda yaptığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Herkese düşünce özgürlüğünü ve bunu sözlü, yazılı veya başka şekilde ifade etme ve yayınlama hakkını garanti eden anayasanın 36’ıncı maddesine ve Uluslararası Sözleşme'nin 19’uncu maddesine dayanarak söylüyorum; herkes dışarıdan müdahale olmaksızın ve onurlu Kuveyt halkıyla yapılan yemin ve sözleşmeye uygun olarak bir düşünceye sahip olma hakkını taşır. Özgürlükleri kısıtlamayı amaçlayan her türlü yasayı prensip olarak reddediyoruz. Daha fazla hakkın onaylanması ve özgürlükleri kısıtlayan yasaların, özellikle de bireylerin özgürlüklerini kısıtlayan yasaların ve müebbet hapis cezalarının kaldırılması yönünde çaba göstermeye devam edeceğiz.”

Milletvekili Hamed el-Ulyan, hükümetin medya düzenlemesine ilişkin sunacağı yasa tasarısının ‘mevcut haliyle kesin bir şekilde reddedileceğini’ söyledi.

Ulyan açıklamasında "Milletvekili olarak özgürlükleri desteklemek, insanların düşüncelerini ifade etme hakkını korumak ve bireyleri kısıtlayan yasaları kaldırmak için geldik" ifadesini kullandı.

Milletvekili Şuayp Şaban’ın değerlendirmesi ise şöyle oldu:

“İfade ve kamu özgürlüklerini ve doğuştan gelen insani ve anayasal hakları kısıtlama ve ağızları susturmaya yönelik her türlü girişimle kararlı bir şekilde yüzleşeceğiz. Yapıcı eleştiri gelişimin temelidir ve reddedilmesi ilerlemeyi engeller. Tüm mevzuatın özgürlükleri destekleyen anayasal çerçevelere uyması gerekir.”



Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
TT

Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 

Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu, Suudi Arabistan Kraliyet Hava Savunma Kuvvetlerinin, Husiler tarafından bugün sabaha karşı başkent Riyad’a fırlatılan bir balistik füzeyi önleyerek imha ettiğini açıkladı.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husilerin gerilimi artırmasının ve başkent Riyad’daki sivilleri ve sivil yerleşimleri hedef alma girişimlerini sürdürmesinin, 8 milyondan fazla vatandaş ve yabancının yaşadığı kentte bu milislerin tutumundaki ısrarı ortaya koyduğunu belirtti. Maliki, söz konusu girişimlerin sivilleri ve sivil unsurları kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alan “terörist ve saldırgan bir davranış” olduğunu ifade etti.

Tümgeneral Maliki ayrıca Husilerin Biş, Taif, Fursan ve Yanbu kentlerindeki sivilleri ve sivil unsurları hedef almaya çalıştığını, ancak hava savunma sistemlerinin bu saldırı girişimlerini engellediğini söyledi.

Maliki, yayımlanan açıklamada, koalisyon yönetiminin Husilerin “terörist faaliyetlerini” caydırmak amacıyla, uluslararası insancıl hukuk ve teamül hukuku kurallarıyla uyumlu olmak kaydıyla, uygun gördüğü tedbirleri alma konusunda asli hakkına sahip olduğunu vurguladı.


Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
TT

Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)

Avrupa Birliği, Kızıldeniz’de gemilere refakat eden “Aspides” deniz misyonunun alarm seviyesini yükseltti. Kararın, İran destekli Husilerin stratejik su yoluna yönelik tehditleri nedeniyle alındığı bildirildi. Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre söz konusu adım Kızıldeniz’deki güvenlik risklerinin artması sonrasında atıldı.

Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Yemen’deki çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımı serbestisinin yeniden sağlanmasına yönelik diplomatik çabaları görüştüğünü açıkladı.

Kallas, X platformundaki paylaşımında, “Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kabul edilemez ve küresel ekonomiye zarar veriyor” ifadelerini kullandı. Kallas ayrıca Avrupa’nın, “Husilerin saldırılarına karşı Kızıldeniz’de deniz taşımacılığının güvenliğini korumaya yardımcı olduğunu” belirtti.

Öte yandan Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babul Mendeb’in doğusu ile Taiz’in batısındaki yüksek kesimleri ele geçirmeye yönelik yoğun girişimlerine karşı koymayı sürdürüyor.

Husiler, Babul Mendeb Boğazı, Meyyun Adası ve batı kıyısındaki kontrol alanlarını güvence altına almak amacıyla kendilerine kara derinliği sağlayacak ve hareket ile ikmal hatlarını tahkim edecek dağlık mevzileri ele geçirmeye çalışıyor.

Taiz cephesinden bir askeri kaynak, çatışmalarda 30 Husinin öldürüldüğünü, 60’tan fazla Husinin yaralandığını ve 6 savaş aracının yanı sıra 2 tankın imha edildiğini bildirdi.


Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
TT

Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart getirilmediğini belirterek, bakanlığın umrecilerin işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Es-Salim Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, umre yolculuğunu geliştirmek ve umrecilere sunulan seçenekleri genişletmek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda çok girişli umre vizesi, onaylı elektronik seyahat platformları üzerinden rezervasyon imkânı, dijital hizmetlerin entegrasyonunun güçlendirilmesi ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi gibi girişimlerin hayata geçirildiğini ifade etti. Es-Salim, bu çalışmaların yoğun dönemlere yönelik erken hazırlık ve sektörün beklenen büyümeyi karşılayabilecek kapasiteye ulaştırılmasıyla eş zamanlı yürütüldüğünü kaydetti.

Yoğun dönemlere hazırlık

Es-Salim, yoğun dönemlerin sezon boyunca umre talebindeki değişimlerden etkilendiğini belirterek, bakanlığın ilgili kurumlar ve hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyon içinde bu dönemlere erken hazırlanarak beklenen talep artışını karşılamak için kapasiteyi yükselttiğini belirtti.

Bakanlığın her yıl, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmak amacıyla umreci sayısında kademeli ve sürdürülebilir bir artış sağlamayı hedeflediğini belirten Es-Salim, bunun yanı sıra hizmetlerin geliştirilmesi, sektörün hazırlık düzeyinin yükseltilmesi ve hacı ile umrecilerin deneyiminin kalitesinin artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Yeni girişimler

Es-Salim'e göre bakanlığın umre deneyimini geliştirmek ve umrecilerin yolculuğunu kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü girişimlerin başında, kısa süre önce uygulamaya konulan çok girişli umre vizesi geliyor. Bu uygulamanın, ülkeye giriş prosedürlerinin geliştirilmesine yönelik bir model olduğunu belirten Es-Salim, umrecilere seyahatlerini planlama ve ibadetlerini gerçekleştirme konusunda daha fazla esneklik sağladığını söyledi.

Bakanlığın ayrıca bireylerin onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine doğrudan erişimini genişlettiğini belirten Es-Salim, böylece umrecilerin seyahatlerini planlamalarının, hizmetlere ulaşmalarının ve rezervasyon yapmalarının daha kolay ve esnek hale getirildiğini kaydetti.

Es-Salim, bu girişimlerin umre yolculuğu modelini geliştirmeye yönelik daha kapsamlı bir yaklaşımın parçası olduğunu belirterek, umrecilerin seçeneklerini artırmayı, hizmetlere erişimi kolaylaştırmayı ve yolculuğun farklı aşamalarında dijital çözümlerden yararlanmayı amaçladıklarını söyledi.

Yapay zekâ kullanımı

Hac ve Umre Bakanlığı'nın, başta yapay zekâ olmak üzere yeni ve gelişmekte olan teknolojilerden yararlanmaya devam ettiğini belirten Es-Salim, amaçlarının hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek ve yalnızca işlemlerin dijitalleştirilmesinden, deneyimi iyileştirmek ve karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla veri ve gelişmiş analizlerden yararlanma aşamasına geçmek olduğunu söyledi.

Mevcut uygulamaların başında, Nusuk uygulaması bünyesindeki akıllı dijital asistan "Nusuk AI"ın bulunduğunu belirten Es-Salim, hizmetin hacı ve umrecilere bilgi ve rehberlik sunduğunu, yazılı ve sesli iletişim yoluyla sorularını cevapladığını kaydetti.

Ayrıca "Dijital Mutavvıf" hizmetinin, umrecilere ve hacılara tavaf ve sa'y turlarını saymada, daha az yoğun katlara yönlendirmede ve meşru dua ve zikirler konusunda rehberlikte yardımcı olduğunu belirtti.

İzleme ve kontrol merkezinin de bakanlığın hacı ve umrecilerin yolculuğunu takip etmek için kullandığı teknolojik altyapının önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyen Es-Salim, canlı verilerin entegre edilerek hızlı müdahale ve karar alma süreçlerini destekleyen göstergelere ve kontrol panellerine dönüştürüldüğünü ifade etti.

Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Dijitalleşme ve şartlar

Es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart bulunmadığını bir kez daha vurgulayarak, bakanlığın prosedürleri kolaylaştırmak ve umre yolculuğunu daha kolay ve esnek hale getirmek için hizmetleri geliştirmeye devam ettiğini söyledi.

Umrecilerin yolculuğunun bugün ileri düzeyde bir dijital entegrasyona ulaştığını belirten Es-Salim, işlemlerin büyük bölümünün elektronik ortamda tamamlanabildiğini ifade etti. Bunların başında, 51 milyondan fazla kullanıcıya 170'ten fazla ülkede 150'den fazla dijital hizmet sunan Nusuk uygulaması ve platformunun geldiğini kaydetti.

Es-Salim, ayrıca onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine ve paket rezervasyonlarına doğrudan erişim sağlandığını belirtti.

Önümüzdeki dönemde hedefin bu entegrasyonu daha da güçlendirmek, daha bağlantılı ve sorunsuz bir dijital deneyim oluşturmak ve hacı ile umrecilerin ihtiyaçlarına göre daha proaktif ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak için veri ve modern teknolojilerden yararlanmak olduğunu söyledi.

“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).
“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).

Hizmet sunan 346 umre şirketi

Es-Salim'in verdiği bilgiye göre, hâlihazırda umre hizmeti sunma yetkisine sahip 346 şirket bulunuyor. Bu sayının hizmet sağlayıcı tabanının genişlediğini ve özel sektörün umrecilere hizmet sunmadaki rolünün arttığını gösterdiğini belirtti.

Bakanlığın özel sektörün önünü açmak ve umre sektöründe daha cazip ve rekabetçi bir ortam oluşturmak amacıyla politika ve mevzuatı sürekli geliştirdiğini söyleyen Es-Salim, bunun yeni şirketlerin sektöre girmesine ve umrecilerin ihtiyaçlarına cevap veren, artan talebe uyum sağlayan farklı hizmet ve iş modellerinin geliştirilmesine imkân verdiğini ifade etti.

Denetim ve takip

Şirketlerin performansının izlenmesine ilişkin olarak Es-Salim, farklı umre hizmet noktalarında günlük denetimler gerçekleştiren sürekli bir saha ve denetim mekanizmasının bulunduğunu söyledi.

Hicri 1448 umre sezonunun başlangıcından bu yana denetim sayısının 32 bini aştığını belirten Es-Salim, denetimlerin umreci konaklama tesislerini, umre şirketlerini ve hizmet sağlayıcılarını ve çeşitli hizmet noktalarını kapsadığını kaydetti.

Bu denetimlerde düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumun kontrol edildiğini, tespit edilen eksikliklerin giderildiğini ve herhangi bir ihlal görüldüğünde yasal prosedürler doğrultusunda derhal işlem yapıldığını belirten Es-Salim, yaptırımların şirket faaliyetlerinin durdurulmasına kadar ulaşabildiğini ve bunun umrecilerin haklarını korumayı amaçladığını ifade etti.

Bakanlığın yalnızca memnuniyet düzeyini ölçmekle yetinmediğini belirten Es-Salim, saha ve dijital ölçüm araçları ile veri analizleri üzerinden eksiklikleri tespit ettiklerini, hacı ve umrecilerin ihtiyaçlarını anlamaya ve geliştirme alanlarını belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Ayrıca gelişmiş ve öngörücü analizlerin kullanımını artırarak karar alma süreçlerini desteklediklerini ve olası sorunları önceden tespit etmeye çalıştıklarını belirtti.

Şirketlerin yeniden sınıflandırılması

Es-Salim'e göre umreci deneyiminin kalitesi, umre şirketlerinin sınıflandırılmasında temel unsurlardan birini oluşturuyor. Şirketlerin performans değerlendirmesinin yalnızca düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumla sınırlı olmadığını belirten Es-Salim, sunulan hizmetlerin kalitesi ve umrecilerin gerçek deneyiminin de değerlendirmeye alındığını söyledi.

Bakanlığın hizmet kalitesi, kurallara ve şartlara uyum gibi çeşitli kriterler üzerinden periyodik değerlendirme yaptığını belirten Es-Salim, geçen sezonun performans değerlendirmesinin ardından haziran ayında 21 umre şirketinin faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı. Bunlardan 15'inin düşük performans değerlendirmesi, 6'sının ise mevzuat ve talimatlara aykırılık nedeniyle durdurulduğunu kaydetti.

Es-Salim, bakanlığın sınıflandırma yöntemini ve değerlendirme kriterlerini sürekli geliştirdiğini, hacı ve umrecilerin deneyimine ilişkin ölçümlerden ve hizmet kalitesi göstergelerinden yararlandığını belirterek, amacın şirketler arasında hizmet kalitesi konusunda rekabeti teşvik etmek ve umrecilere sunulan hizmetlerin seviyesini yükseltmek olduğunu ifade etti.