Suudi Arabistan'daki deve sütü İtalyan lezzeti haline geldi

Noug Şirketi, el Mecahim develerinin sütünden üretilen lüks süt ürünlerini satmak için Riyad'da ilk şubesini açtı

(Independent Arabia)
(Independent Arabia)
TT

Suudi Arabistan'daki deve sütü İtalyan lezzeti haline geldi

(Independent Arabia)
(Independent Arabia)

Nucud Secdi

Onlarca yıldır Suudi Arabistan'daki deve ekonomisi, güzellikleri ve hızları için yapılan yarışmalarla sınırlıydı, ancak son dönemde sektörü yeniden yapılandırmaya ve milyarlarca yatırım üretecek entegre bir ekonomi yaratmaya başladı.

Deve ekonomisi projesi, 2017 yılında bu konuda uzmanlaşmış bir kulübün kurulmasıyla başlayan bir Suudi hikayesi.

Bu proje, sektörün proje ve faaliyetlerde genişlemesini ve veterinerlik ve deve ürünlerine dayalı endüstrilerdeki gelişme fırsatlarından yararlanmak için uluslararası ekonomik forumlar düzenlemesini sağladı.

İkincil içecek

Bugün ülke, deve sütü ürünlerinde uzman ilk Noug mağazalarının açılışına tanık oluyor.

Yapılan çalışmaların belirsizliği ve Batılı bilimsel araştırmaların ihmal edilmesi sonucu bu projeye yatırım yapmak yıllardır zorlaştı ve bu sütün gelişiminin geri kalmasına neden oldu.

Tamamı Kamu Yatırım Fonu'na ait olan Suvani Şirketi'nin CEO'su Ahmed Cemaleddin, bölgedeki iş adamları ve yatırımcılar için deve çiftliği projesine girmenin ekonomik açıdan "uygun olmadığını" ve onların, "karanlık bir pazara giremeyeceklerini" düşündüklerini söyledi.

Bölgede böyle bir projenin hayata geçirilmesinin son yıllarda gecikmesinin nedeni ile ilgili şunları söyledi:

Deve sütünün taze süt dışında kullanılıp, bundan bir başka ürün yapılamayacağına dair bir inanış var ve bu da yatırımcıların bunu başarısız bir yatırım olarak görmesine neden oldu.

Piyasa düzenlemesi

Noug Şirketi, Şakra'da (Riyad bölgesinin valiliklerinden biri ve başkentin yaklaşık 185 kilometre kuzeybatısında yer alan) 6 milyon metreküp tarım arazisine sahip.

Şirket, ilk mağazasının açılmasıyla birlikte deve sayısını artırarak pazarın ürün ihtiyacını karşılamak üzere farklı türlerde 34 binin üzerinde deveye ulaşmayı hedefliyor.

Böylece deve sütü severlere eşsiz bir fırsat sunan uzman bir pazar doğup yoluna devam ediyor olacak.

Deve sütü, bazı yerlerde ve yollarda satıldı ve başta yaşlılar olmak üzere halkın bir kesimi arasında popüler oldu.

Toplum sağlığını tehdit eden bu olgunun tehlikesinin azaltılması için ilgili makamların, belediyelerin ve Tarım Bakanlığı'nın müdahale etmesi gerektiği çağrısında bulunuldu.

Suvani Şirketi'nin CEO'su Ahmed Cemaleddin ise "Suudi Arabistan'daki deve sütünün düzenlenmiş bir yöntem ve geniş ölçekli bir pazardan yoksun olduğuna, bunun yerine, genellikle ülke geneline yayılmış gayri resmi pazarlarda bulunduğuna" dikkat çekti.

Ahmed Cemaleddin, "Bu nedenle şirket bu pazara yönelik bir organizasyon haline geliyor ve tüketicilerin güvenliğini koruyor" dedi.

Ahmed Cemaleddin, açıklamalarına şöyle devam etti:

Taze süt dışında deve ürünleri hakkında hiçbir şey bilmeyen yeni bir pazarda yeni bir deneyime başlıyoruz.

"Daha önce başarılı ya da başarısız bir deneyimin olmadığını" vurgulayan Cemaleddin, "Noug Şirketi'nin, en önemlisi krema, yoğurt ve dondurma olan, finansal açıdan maliyetli ama faydalı, başarılı ve yaygın olacağına inandığımız ürünleri üretmemize yardımcı olan araştırma ve deneyler üzerinde çalışmaya başladığını" belirtti.

Modernite ve değişen zaman

Cemaleddin, açıklamasında, deve sütünün bileşiminin diğer sütlerden farklı olması nedeniyle deve sütünden süt üretmenin kendileri için büyük bir zorluk olduğunu söyleyerek açıklamalarına şöyle devam etti:

Google'da arattığımızda tıbbi sitelerde karşımıza çıkanlara göre deve sütü yaklaşık yüzde 3,1 protein, yüzde 4,4 laktoz, yüzde 0,79 mineral ve yüzde 11,9 civarında katı madde içerir. Bu bileşenler, inek sütünün aksine, laktoz intoleransı veya süt alerjisi olan kişiler için deve sütünü en iyi seçim haline getirir. Çünkü deve sütü protein alerjisine neden olmaz ve insülin seviyesini artırır.

Deve ürünlerinde liderliğe ulaşmayı hedefleyen şirket, gıdanın artık sadece açlığı giderme aracı olmadığı bir nesil için sütten gelato, puding, deve sütlü Nescafe gibi farklı tatlara sahip yeni formlar üretti.

Bu nedenle şirket, hem süt bakımından zengin duyusal ve kültürel ürünler yaptı hem de insanlara deve sütlü Suudi kahvesi ikram ederek "cappuccino ve latte" içeceklerini elde etti.

Şirket ayrıca deve sütüne lavanta, kakule, çikolatalı portakal gibi farklı tatlar kattı.

Hava şartlarını dikkate alarak insanları serinletmeye yardımcı ürünler sunan şirket, İtalya'nın deve sütü kullanılarak dünyaya tanıttığı en ünlü dondurma türlerinden biri olan gelato'yu sunmayı tercih etti.

İtalya bu dondurmayı kakule, Suudi kahvesi, çay ve helva gibi çevreden gelen lezzetlerin aromalarıyla sundu.

Mağaza gezimizde gördüğümüze göre, tüm bu ürünler mağazanın ön açılışının ilk günlerinde tüketiciler tarafından olumlu karşılandı.

Deve sütü kafelerdeki fındık ve badem sütüne alternatif

Deve sütü, cinsine göre değiştiği gibi, devenin yediği yem çeşidine, yediği otlaklara ve içtiği suya göre de değişir. Ahmed Cemaleddin'e üretimlerinde kullandıkları deve türlerini sorduk.

Cemaleddin, özellikle Suudi Arabistan'da çeşitli deve türlerinin bulunduğunu ve bunların en öne çıkanlarının "el-Mecahim, el-Magatir, el-Vadha, el- Şakha, el- Şa`la, el-Safar, el-Hamr ve el- Evarık" olduğunu söyledi.

Ayrıca Noug Şirketi'nin en iyi deve türlerini seçtiğini ve bunların Mecahim, Magatir, Safar ve Şa`la olduğunu, ancak Suudilerin Mecahim'i tercih ettiğini açıkladı.

Mecahim develerin Necd çölünde ve ülkenin güney doğusunda yayılan kara develer olduğunu, boylarının büyük ve az tüylü olduklarını, yüksek süt üretimleri ve verimleriyle meşhur olduklarını belirtti.

Riyad'da bulunan mağazada sade süt kutularının fiyatları 220 ml'si için 6 riyalden (1,60 dolar) başlıyor ve litresi 24 riyale (6,40 dolar) ulaşıyor.

Bu da litre fiyatı 11 riyal (2,93 dolar) olan inek sütünden çok daha pahalı olduğu anlamına geliyor.

Ancak CEO bunun nedenini üretimin maliyetine ve ürünün yüksek kalitesine bağladı.

En çok sorulan soru ise şu:

Suudi Arabistan'daki ünlü yiyecek mağazalarının raflarında ve kafelerde deve sütünü ne zaman göreceğiz, genç bir adam sabah kahvesini badem ve hindistancevizi sütüyle sipariş etmek yerine, yakında deve sütüyle sipariş edebilecek mi?

Cemaleddin, bu soruyu şöyle yanıtladı:

Yakın zamanda hiçbir mağazada bulamayacaksınız. Noug ürünleri yalnızca kendi mağazasında olacak. Ürünle ilgili bir vizyonumuz var ve tüketiciye kendi yöntemimizle ulaşmasını istiyoruz. Noug'un yakın gelecekte Suudi Arabistan genelinde yeni şubeler açarak büyümesini hedefliyoruz.

Deve sütü mucizesi

Bilim camiası, deve sütü gibi "tıbbi mucize" haline gelen, kansere, otizme ve şeker hastalığına çare olacak kadar araştırılan bir ürün görmedi.

Ayrıca bunu birçok hastalığın nedeni görenler de var. Buna göre deve sütü, bruselloz, salmonelloz, koronavirüs, leptospiroz, deve çiçeği, şap hastalığı, kuduz ve develer ile insanlar arasında oldukça bulaşıcı olan diğer hastalıklara neden olur.

Obeziteyle Mücadele Derneği Kiel Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Emel Kenana, bu sütün "süper gıda" olarak kabul edilemeyeceğini belirterek diğer sütler gibi bir süt olduğunu ancak diğer sütlerden daha yüksek oranda vitamin ve mineral içerdiğini ifade etti.

Zararının ise kaynatılmadan içilmesi olduğunu belirten doktor, "Pastörize edilmemiş deve sütünün kaynatılmadan tüketilmesi sonucu bruselloz gibi hastalıkların ve diğer bazı hastalıkların hızlı bir şekilde bulaşmasına neden olduğuna" dikkat çekti.

Independent Arabia - Independent Türkçe



İran savaşı, Trump ve Starmer'ın arasını açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İran savaşı, Trump ve Starmer'ın arasını açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump'ın bir dizi sert açıklaması sonrasında Sör Keir Starmer, Trump'la ilişkisinin onarılamaz şekilde zarar görebileceği konusunda uyarıldı.

Eski ulusal güvenlik danışmanı ve Britanya'nın eski ABD büyükelçisi Kim Darroch, Birleşik Krallık (BK) Başbakanı'nın "Trump'ın İran'a yönelik 'tercih ettiği savaş'ına doğrudan katılmaya direnmekte haklı olduğunu" söyledi.

Darroch, Guardian'a, "Ancak bu, Trump'la kişisel ilişkisine şüphesiz önemli ölçüde zarar verdi" diye konuştu ve "zarar görmüş bir Trump'ın" daha fazla gümrük vergisiyle "saldırabileceğini" ekledi.

Bu yorum, Trump'ın Beyaz Saray'da yaptığı bir konuşmada Ortadoğu çatışmasına verdiği yanıt nedeniyle Sör Keir'ı taklit etmesinin ardından geldi. Trump, Sör Keir'ın Ortadoğu'ya "iki eski, harap uçak gemisi" gönderme meselesini ekibine danışmak zorunda olduğunu söylediğini aktarmıştı.

Çarşamba günü öğle yemeğinde konuşan Trump, "En iyi dostumuz olması gereken BK'ye sordum" dedi.

Aslında Kral iki hafta içinde buraya geliyor, Kral Charles iyi biri. Bizim en yakınımız olmaları gerekirdi ama öyle davranmadılar. Dedim ki, 'İki tane eski, harap olmuş uçak geminiz var, bunları oraya gönderebilir misiniz?'"

Sör Keir'i taklit ederek zayıf bir sesle konuşan Trump şunları ekledi:

Ah, ekibime sormam gerekecek. Dedim ki, 'Başbakansınız, sormak zorunda değilsiniz'. Hayır, hayır, hayır, ekibime sormam gerekiyor. Ekibim toplanmalı, gelecek hafta toplanıyoruz. Ama savaş zaten başladı. Gelecek hafta savaş bitmiş olacak… Üç gün içinde.

Özel bir öğle yemeğinde yapılan ancak Beyaz Saray tarafından sosyal medya kanalında yayımlanan açıklamalar, daha sonra silindi.

Görsel kaldırıldı.
Başbakan, "Britanya halkının en iyi çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi sürdüreceğini" söyledi (AP)

Downing Sokağı kaynakları, Trump'ın BK'den gemi talebinde hiçbir zaman bulunmadığını ve Britanya'nın da bunları göndermeyi teklif etmediğini söyledi.

Trump'ın eleştirileri karşısında BK Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, "Bizim işimiz BK'nin ulusal çıkarları doğrultusunda kararlar almak" dedi.

Cooper perşembe günü televizyon kanallarına şunları söyledi:

Başından beri ABD'den farklı bir görüş benimsedik ve Ortadoğu'da saldırgan eylemlere kapılmadık çünkü gerilimin tırmanma riskleri, ekonomi üzerindeki de dahil etkiler ve ayrıca sağlam bir plana duyulan ihtiyaç konusunda somut endişeler olduğunu düşündük.

Cooper, Washington'ın hâlâ müttefik olup olmadığı sorusundan kaçınarak şunları söyledi:

Çatışmanın mümkün olan en kısa sürede çözülmesini, sonuçlanmasını istiyoruz çünkü açıkçası bu, BK'deki yaşam maliyeti için en iyisi.

Bu hafta Başbakan, İran'la savaşa girmeme kararlarının arkasında duracağını yineleyerek şunları söyledi:

Benim ve diğerlerinin üzerindeki baskı ne olursa olsun, gürültü ne olursa olsun, aldığım tüm kararlarda Britanya'nın ulusal çıkarları doğrultusunda hareket edeceğim. Dolayısıyla bunun bizim savaşımız olmadığını ve içine sürüklenmeyeceğimizi net bir şekilde belirttim.

Independent Türkçe


Zelenskiy, Suriye’de Şara ile görüştü

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)
TT

Zelenskiy, Suriye’de Şara ile görüştü

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet el- Şara ile Şam’da bir araya geldi.

Reuters’a konuşan kaynaklar hükümet danışmanı, görüşmelerin Ortadoğu’daki savaş bağlamında savunma konularına odaklandığını belirtti.

Ukrayna, Aralık 2024’te Esad’ın devrilmesinin ardından Suriye’deki yeni yetkililerle iletişim kurmaya çalıştı. Zelenskiy, Aralık 2024’te Dışişleri Bakanını Şam’a göndererek Suriye’nin yeni yönetimiyle görüşmeler yaptı ve Rusya’nın ülke topraklarındaki varlığını sonlandırması çağrısında bulundu.

Geçen Eylül ayında ise Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çerçevesinde yapılan görüşmede iki ülkenin ilişkilerini resmen yeniden tesis ettiğini duyurmuştu.


Avrupa’nın Hürmüz Boğazı’ndaki seçenekleri sınırlı ve risklerle dolu

11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)
11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)
TT

Avrupa’nın Hürmüz Boğazı’ndaki seçenekleri sınırlı ve risklerle dolu

11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)
11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)

Bu hafta 40 ülkeden üst düzey yetkililer, Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden başlatılmasını görüşmek üzere çevrim içi bir toplantıda bir araya geldi. Toplantıda İtalya Dışişleri Bakanı, yoksul ülkelere giden gübre ve temel malların güvenli geçişini sağlayacak bir “insani koridor” oluşturulmasını önerdi.

Toplantının ardından Roma tarafından açıklanan bu öneri, savaş nedeniyle gıda güvenliği riskinin artmasını önlemeye yönelik Avrupa ve uluslararası girişimlerden biri olsa da katılımcılardan destek görmedi. Toplantı, boğazın askerî ya da başka yollarla yeniden açılmasına yönelik somut bir plan olmadan sona erdi.

Avrupalı liderler, Donald Trump’ın İran’ın boğazı kapatmasına son vermek ve büyüyen küresel enerji ile ekonomi krizini kontrol altına almak için derhâl askerî varlık konuşlandırmaları yönündeki baskısıyla karşı karşıya. Ancak liderler, şu aşamada savaş gemisi gönderme çağrısına yanıt vermedi; bunun yerine savaş sonrası bu kritik geçidin nasıl yeniden açılacağı konusunda yoğun tartışmalar yürütüyor. Buna rağmen ortak bir eylem planı üzerinde uzlaşmakta zorlanıyorlar.

Bu durum, Avrupa diplomasisinin yavaş işleyişini ve Körfez ülkeleri dâhil olmak üzere savaş sonrası boğazın güvenliğinden sorumlu tarafların çokluğunu yansıtıyor. İtalya ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler, herhangi bir uluslararası girişimin Birleşmiş Milletler onayıyla yürütülmesi gerektiğini savunuyor; bu da süreci daha da yavaşlatabilir. Konunun önümüzdeki hafta askerî liderler tarafından ele alınması bekleniyor.

Ancak tüm bunların ötesinde, mevcut çıkmaz, kırılgan bir barış ortamında boğazın güvenliğini sağlamanın ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor. Ana çatışmalar sona erse bile, masadaki seçeneklerin hiçbiri kesin çözüm olarak görülmüyor.

Deniz eskortu

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron başta olmak üzere Fransız yetkililer, savaş sonrası ticari gemilere boğazdan geçişlerinde savaş gemilerinin eşlik etmesini önerdi. ABD ise ülkelerin kendi bayraklarını taşıyan gemilere refakat etmesi yönünde baskı yapıyor.

Ancak deniz eskortu yüksek maliyetli bir seçenek. Ayrıca hava savunma sistemlerinin, İran’ın saldırıları yeniden başlatması hâlinde insansız hava araçları gibi tehditlere karşı yeterli olmayabileceği belirtiliyor. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, “Dünya ya da Donald Trump, ABD donanmasının tek başına başaramadığını birkaç Avrupa fırkateyninin Hürmüz Boğazı’nda gerçekleştirmesini mi bekliyor?” diyerek şüphelerini dile getirdi.

Mayın temizleme
Almanya ve Belçika, savaş sonrası boğazın temizlenmesi için mayın avlama gemileri göndermeye hazır olduklarını bildirdi.

Ancak Batılı askerî yetkililer, İran’ın gerçekten mayın döşediğinden emin değil. Nitekim bazı İran gemilerinin hâlen boğazdan geçiş yapabildiğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle mayın temizleme operasyonlarının etkisinin sınırlı kalabileceği ifade ediliyor.

Hava desteği
Bu seçenek, gemilere yönelik İran saldırılarını önlemek amacıyla savaş uçakları ve insansız hava araçlarının konuşlandırılmasını öngörüyor.

Ancak bu yöntem de maliyetli ve kesin sonuç garantisi sunmuyor. İran’ın hızlı botlar gibi basit araçlarla dahi saldırı düzenleyebileceği, sınırlı sayıda başarılı saldırının bile sigorta şirketlerini ve armatörleri caydırarak geçişleri durdurabileceği değerlendiriliyor.

Askerî ve diplomatik kombinasyon
Bu yaklaşım, İran’ı caydırmak için diplomatik ve ekonomik baskının askerî unsurlarla birlikte kullanılmasını öngörüyor. Almanya, Çin’e nüfuzunu “yapıcı” şekilde kullanarak çatışmanın sona ermesine katkı sağlama çağrısında bulundu.

Ancak bu seçenek de hem maliyetli hem de belirsiz. Zira diplomatik çabalar şu ana kadar çatışmaları durdurmada başarılı olamadı. Yine de mevcut koşullarda en gerçekçi çözüm olarak görülüyor.

Tüm seçenekler başarısız olursa?
İranlı yetkililer, savaş sonrasında da boğazdaki deniz trafiğini kontrol etmeye devam edeceklerini ve gemilerden geçiş ücreti alma planları bulunduğunu açıkladı. Oysa uluslararası hukuka göre boğazın açık bir geçiş yolu olması gerekiyor.

Boğazın kapalı kalması, küresel ekonomi açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Pek çok ülke, yakıt, gübre ve temel malların taşınması için bu deniz yoluna bağımlı. Bazı bölgelerde kıtlık sinyalleri ortaya çıkarken, Avrupa’da petrol, gaz ve gübre fiyatlarındaki artış; yüksek enflasyon ve ekonomik yavaşlama endişelerini artırıyor.

Berlin merkezli Aurora Energy Research Direktörü Hans Koenig, “Şu anda en büyük tehdit stagflasyon… Fiyatlardaki artış, bu yıl için zaten zayıf olan büyümeyi daha da baskılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

New York Times servisi