Riyad istişareleri: Yemen barış haritasını geliştirmeye yönelik fikirler ve seçenekler

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman Sana heyetiyle görüştü ve ülkesinin barış çabalarını ilerletme konusundaki kararlılığını vurguladı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'da Sana heyetini kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'da Sana heyetini kabul etti. (SPA)
TT

Riyad istişareleri: Yemen barış haritasını geliştirmeye yönelik fikirler ve seçenekler

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'da Sana heyetini kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'da Sana heyetini kabul etti. (SPA)

Suudi Arabistan'ın Yemen dosyasıyla ilgilenen ekibi, Umman'ın da katılımıyla dört gün boyunca Sana'dan Riyad'a gelen Husi heyetiyle kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, detaylarını yayınlamamakla birlikte, Yemen barış sürecini destekleyecek bir yol haritasına ulaşılmasına yönelik ‘olumlu’ ve ‘ciddi’ olarak nitelendirdiği görüşmelerin sonuçlarını memnuniyetle karşıladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, geçtiğimiz Nisan ayında Sana'yı ziyaret eden Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Al Cabir başkanlığındaki ekibin toplantısının sonuç verdiği belirtildi. Bu sonuçlardan en önemlisinin de Yemenli tüm tarafların üzerinde mutabık kaldığı bir yol haritası geliştirmek için birçok fikir ve seçenek ortaya koymak olduğu ifade edildi. Açıklamada Riyad'daki görüşmelerin Muhammed Abdusselam başkanlığındaki Sana heyetiyle tamamlandığı belirtildi.

Halid bin Selman’dan Körfez ve Yemen vurgusu

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Sana heyetiyle yaptığı görüşmede ülkesinin Yemen’in ve halkının yanında olduğunu vurguladı. Selman, Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde Yemen’de kapsamlı ve kalıcı bir siyasi çözüme ulaşmak için Yemenli tarafları diyalog masasına oturtmaya teşvik etme konusundaki istekliliğini yineledi.

Prens Halid bin Selman, X platformundaki (eski adıyla Twitter) hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Önemli tartışmaların hedeflerine ulaşmasını ve Yemenli tarafların bir araya gelerek saflarını birleştirmesini dört gözle bekliyoruz. Tüm bu çabalarımız Yemen’in, Körfez sisteminin kalkınma programıyla bütünleşmiş, siyasi istikrar ve kalıcı güvenlik ışığında, kardeş Yemen halkının lehine olmak üzere kapsamlı ve sürdürülebilir bir kalkınma yolunda ilerlemesi içindir” dedi.

Londra yönetimi, Dışişleri Bakanı James Cleverly aracılığıyla el-Arabiya’ya verilen mülakatta Riyad’daki görüşmeleri memnuniyetle karşılarken, İngiltere’nin Yemen Büyükelçi Yardımcısı Charles Harper da Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Suudi Arabistan’ın Riyad’da bir Husi heyetini ağırladığını görmek gurur verici” dedi ve Yemenli tarafların BM himayesindeki kapsamlı diyalog sürecinde ilerleme sağlamasının önemini vurguladı.

Gözlemciler, Suudi Arabistan’ın Yemenlilerin refah, istikrar ve kalkınmasını öncelik haline getirmeye çabaladığını, ayrıca farklılıkları da silahla değil diyalog yoluyla çözmeye çalıştığını belirttiler.

Uluslararası karşılama

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, Husi heyetinin Riyad'a yaptığı ziyareti memnuniyetle karşıladı. Grundberg, Suudi Arabistan ve Umman'ın BM himayesinde Yemenliler arasında siyasi sürecin yeniden başlatılmasını kolaylaştırmak amacıyla bir dizi tartışmalı konuya çözüm bulmayı amaçlayan çabalarından dolayı iki ülke yönetimine teşekkür etti.

Grundberg dün (çarşamba) yaptığı açıklamada, Yemenlilerin tüm çeşitlilikleriyle isteklerini karşılayan, sürdürülebilir barışa giden yolda Yemen'e eşlik edecek uyumlu bölgesel ve uluslararası eylemin sürdürülmesinin önemini vurguladı. Grundberg, “Yenilenen ivme, Yemenliler arasında yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik tedbirler, ülke genelinde sürdürülebilir bir ateşkes ve BM himayesinde kapsayıcı bir siyasi sürece girişilmesi konusunda bir anlaşmaya varılması yönündeki BM arabuluculuk çabalarına olumlu katkıda bulunan önemli bir adımdır” dedi.

Okumalar ve incelemeler

Yemen'de barış yolunda büyük dönemeçler yaşandı. Ancak son iki yıl hatırlandığında, 2021 yılında Prens Faysal bin Ferhan tarafından açıklanan dört maddelik Suudi girişiminin iyi bir başlangıç noktası olduğu görülmektedir. Bu girişim Yemen'de atılan tek adım değildi. Aksine, koalisyonun savunma stratejisi Kasım 2021'den itibaren somut bir değişimi temsil etti. Husiler aylar sonra askeri gerilimin işe yaramayacağını anladılar ve Nisan 2022'de ateşkese girmek zorunda kaldılar. Körfez tarafından desteklenen Riyad istişarelerine katılmayan Husiler, daha sonra Eylül 2023'te katılım sağladılar. Böylece Yemen çözüm sürecine Suudi Arabistan kapılarının açık olan en uygun yol olduğunu gördüler.

asdfwer
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Sana heyetiyle Riyad'da yaptığı toplantıdan. (SPA)

Yemen tarafında gelişmelere ilişkin açıklamalar ise gelmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Yemen eski Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Mustafa en-Numan Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte şunları söyledi:

“Suudi Arabistan ve Umman'ın Yemen savaş dosyasını kapatma hamlesi, iki yönetimin de istikrar ve bölgesel iş birliğinden ayrı tutulamayacak kalkınma ve yatırım endişeleri çerçevesinde gerçekleşmektedir. Dolayısıyla Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'nın ciddi olarak nitelendirdiği görüşmeler doğru yolda olduklarını teyit ederken Suudi Arabistan Savunma Bakanı'nın Sana heyetiyle görüşmesi de Suudi Arabistan’ın savaşı sona erdirecek, iş birliği ve yeniden inşa için ufuklar açacak yolculuğun sonuna kadar gitme isteğini doğrulamaktadır.”

Görüşmelerden asgari beklentiler

Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Macid el-Mizahci, tüm tarafların bu fırsatı değerlendirmeye kararlı olduğuna inanıyor. El-Mizahci Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, “Son dönemde medyada yer alan açıklamalarda olumlu eğilimlerin ortaya çıkmasına rağmen, Riyad'daki görüşmelere eşlik eden yüksek beklentilerin biraz azalma zamanı geldi. Görüşmelerden beklendiği gibi bir açıklama çıkmamasından endişe ediliyor. Bu da tırmanılan yolda bir gerileme korkusuna yol açıyor. Daha sonra bu tür toplantıların gerçekleşmesi zorlaşacak” ifadelerini kullandı.

El-Mizahci sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hırs, herkesin siyasi iradesini ortaya koyar ve bu gibi dinamik koşullarda ortaya çıkanın asgari düzeyde olduğu söylenebilir.”

Peki bu noktada beklemeye değer olan şey nedir? Mustafa en-Numan bu soruyu şöyle cevaplıyor: “Sana'nın cevabının Riyad'ın tartışılan konuları ele alması kadar olumlu olacağını umuyoruz. Benim görüşüme göre, Yemen'de barışı yeniden tesis etmek için pratik ve dürüst bir vizyon ortaya koyan Mart 2021'deki Suudi Arabistan girişimi, Yemen krizinin çözümüne yönelik ortaya çıkan büyük fırsatlardan biridir. Sana yönetimi buna bağlı kalmalıdır.”



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.