Gazze yardım konvoyları ‘insani koridorun’ açılmasını bekliyor

Gazze’ye yönelik yardımlar el-Ariş Havalimanı’na gelmeye devam ediyor.

Mısır'dan Gazze Şeridi'ne yardım taşıyan kamyonlar, Refah Sınır Kapısı'nın önünde insani koridorun açılmasını bekliyor. (Sina Kabileleri Birliği Facebook sayfası)
Mısır'dan Gazze Şeridi'ne yardım taşıyan kamyonlar, Refah Sınır Kapısı'nın önünde insani koridorun açılmasını bekliyor. (Sina Kabileleri Birliği Facebook sayfası)
TT

Gazze yardım konvoyları ‘insani koridorun’ açılmasını bekliyor

Mısır'dan Gazze Şeridi'ne yardım taşıyan kamyonlar, Refah Sınır Kapısı'nın önünde insani koridorun açılmasını bekliyor. (Sina Kabileleri Birliği Facebook sayfası)
Mısır'dan Gazze Şeridi'ne yardım taşıyan kamyonlar, Refah Sınır Kapısı'nın önünde insani koridorun açılmasını bekliyor. (Sina Kabileleri Birliği Facebook sayfası)

Gazze Şeridi sakinlerine yardım taşıyan yüzlerce kamyon, Mısır'ın Refah Sınır Kapısı yakınında yığılmış, bir haftadır yoğun İsrail bombardımanına maruz kalan Gazze’ye yardım götürmek için geçiş izni verilmesini bekliyor. Diğer yandan Mısır'ın dünyanın çeşitli ülkelerinden yardım almak üzere belirlediği el-Ariş Havalimanı'na birçok ülke ve uluslararası kuruluşlardan yardım malzemeleri taşıyan uçaklar inmeye devam ediyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre aralarında onlarca Mısır hayır kurumunun da yer aldığı Mısır Ulusal Sivil Kalkınma Eylemi İttifakı'na bağlı yardım konvoyları dün yola çıktı. Ülkenin en büyük gönüllü kuruluşlarından biri olan Onurlu Yaşam Vakfı, Gazze Şeridi halkına taşıdığı yardımların girişi için Refah Sınır Kapısı önünde hazırlıklar yapıyor.

Konvoylarda bin ton gıda ve et, 40 bin battaniye, 50 binden fazla giysi ve 300 bin kutudan fazla ilaç ve tıbbi malzeme olmak üzere çok miktarda insani yardım yüklü 106 kamyon yer alıyor.

Ayrıca Ulusal Sivil Kalkınma Eylemi İttifakı, Mısır Sağlık Bakanlığı ve Kan Bankası iş birliğiyle Gazze Şeridi'ndeki yaralıları tedavi etmek için gereken büyük miktarda kanı toplamak üzere ‘Bir damla kan, bir hayata eşittir’ sloganıyla şu ana kadarki en büyük kan bağışı kampanyasını başlattı. Kampanyaya kulüp ve sendikaların da aralarında bulunduğu birçok üniversite ve sivil kuruluştan geniş katılım gerçekleşti.

Ulusal Sivil Kalkınma Eylemi İttifakı, yaptığı bir açıklamada Gazze Şeridi'nde şiddetin artmasından duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi. Durum düzelene kadar çeşitli şekillerde daha fazla insani yardım göndererek Filistin halkına tam dayanışma ve desteğini yineledi.

Refah Sınır Kapısı’nda bekleyen yardım kamyonları. (Sina Kabileleri Birliği Facebook sayfası)
Refah Sınır Kapısı’nda bekleyen yardım kamyonları. (Sina Kabileleri Birliği Facebook sayfası)

El-Ariş Havalimanı’na dün Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) Dubai'deki lojistik merkezinden gelen tıbbi malzemeleri taşıyan bir uçak indi. WHO Facebook sayfasından aktarılan bilgiye göre uçaktaki malzemeler arasında bin 200 yaralının ve bin 500 kalp, yüksek tansiyon, diyabet ve solunum sorunu olan hastanın tedavisine yetecek kadar ilacın yanı sıra 235 yaralının tedavisine yönelik saha sağlık çantaları da yer aldı.

WHO tarafından yapılan açıklamada “Bu malzemelerin sınırın Mısır tarafında kaldığı her saat, daha fazla çocuk, kadın ve erkek ölüyor” ifadesi yer aldı.

j7u7kık
Mısırlı gönüllüler Gazze Şeridi sakinleri için yardım sevkiyatları hazırlıyor. (Sina Kabileleri Birliği Facebook sayfası)

WHO, acil yardım malzemelerinin sağlık tesislerine güvenli ve sürekli bir şekilde ulaştırılması, sağlık çalışanlarının, hastaların ve sivillerin hayatta kalması ve korunması için gerekli yakıt, su, yiyecek ve diğer malzemelerin sağlanması amacıyla Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze'ye ulaşacak bir insani koridorun derhal açılması çağrısında bulunan seslere desteğini ifade etti.

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Gazze ve Batı Şeria'da zorlu koşullarla karşı karşıya olan ve gıda, su ve temel ihtiyaç malzemelerine erişemeyen 800 binden fazla kişiye acil gıda yardımı sağlamak üzere operasyon başlattı. WFP, Gazze'ye insani yardım ve destek girişini kolaylaştırmak için insani koridorların açılması, ayrıca çalışanların ve temel eşyaların güvenli ve engelsiz geçişinin sağlanması çağrısında bulundu.

WFP Ortadoğu ve Kuzey Afrika Direktörü Abir Atıfe, WFP’nin Gazze Şeridi'ndeki stokunun neredeyse tükendiğini belirtti. Şu an Gazze Şeridi'ndeki gıda sıkıntısı ve elektrik kesintisiyle mücadele etmek amacıyla Gazze Şeridi sakinlerine büyük miktarda kuru konserve gıda taşıyan bir uçağın gönderilmesi için hazırlıkların yapıldığını bildirdi.

Gazze Şeridi'nde yaralananlara yardım için Mısır'da kan bağışı kampanyaları düzenlendi. (Sina Kabileleri Birliği Facebook sayfası)
Gazze Şeridi'nde yaralananlara yardım için Mısır'da kan bağışı kampanyaları düzenlendi. (Sina Kabileleri Birliği Facebook sayfası)

Atıfe, Şarku'l Avsat'a yaptığı özel açıklamalarda, WFP’nin Gazze Şeridi'ndeki operasyonlarının devam eden bombardımanlar nedeniyle büyük zorluklarla karşı karşıya olduğunu, WFP personelinin ve ailelerinin Gazze Şeridi sakinleriyle beraber güneye kaçmak zorunda kaldığını aktardı. Dünyanın birçok ülkesinde Gazze için bağış toplamaya yönelik kampanyaların mevcut olduğunu kaydeden Atıfe, bağış toplama sürecinin ‘özellikle Batılı bağışçı ülkelerde bazıları siyasi olan nedenlerden dolayı ciddi bir eksiklikle karşı karşıya olduğunu’ kaydetti.

Mısırlı yetkililer geçen haftanın sonunda Gazze Şeridi sakinlerine yardım etmek isteyenlerin sağladığı uluslararası yardımın el-Ariş Uluslararası Havalimanı'na yönlendirileceğini duyurdu. Geçtiğimiz birkaç gün içinde el-Ariş Havalimanı’na, Mısırlı yetkililerin Gazze'ye yardım götürebilmek için güvenli bir koridor açmaya yönelik anlaşmayı bekleyen Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Türkiye'den yardım malzemeleri taşıyan uçaklar indi.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.