Suudi Arabistan-Malezya iş birliğini geliştiriyor

Suudi Arabistan-Malezya Koordinasyon Konseyi ve alt komitelerinin etkinleştirilmesinin önemi üzerinde duruldu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i karşılarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i karşılarken (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan-Malezya iş birliğini geliştiriyor

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i karşılarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i karşılarken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan ve Malezya, aralarındaki ortak koordinasyonu sürdürme ve uluslararası barış ve güvenliği korumaya yönelik çabaları yoğunlaştırma konusundaki kararlılıklarını bir kez daha vurguladılar. İki ülke liderliğinin hedeflerine ulaşmak ve iki ülke arasındaki ortak çıkar alanlarındaki ortaklık ve iş birliğinin güçlendirilip geliştirilmesine katkıda bulunmak üzere ‘Suudi Arabistan-Malezya Koordinasyon Konseyi’ni ve alt komitelerinin etkinleştirilmesinin önemine dikkat çektiler.

Malezya Başbakanı Enver İbrahim’in Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaretin sonunda yayınlanan ortak bildiride ziyaretin iki ülke arasındaki özel ilişkilerden hareketle gerçekleştirildiği kaydedildi. Suudi Arabistan hükümetinin Mekke ve Medine’deki hac ve umre ziyaretçilerine hizmet etme çabalarının Malezya’dan takdir gördüğü vurgulandı. Malezya’dan gelen hacılar, umreciler ve ziyaretçilerin rahat etmesini sağlamak için iki ülke arasındaki yüksek düzeydeki koordinasyona övgüde bulunuldu.

Fotoğraf altı: Suudi Arabistan-Malezya görüşmelerinden bir kare
Suudi Arabistan-Malezya görüşmelerinden bir kare

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Malezya hükümetinin Riyad şehrinin Expo-2030 Dünya Fuarı’na ve 2034 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapma adaylığına verdiği desteği takdir etti.

Açıklamada, iki tarafın bölgesel ve uluslararası arenada her iki ülkeyi de ilgilendiren konularda görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi. Açıklamaya göre taraflar bu yönde iş birliğini ve ortak koordinasyonu artırma ve bölgede ve dünyada barış ve istikrarı tesis edecek her adıma desteklerini sürdürme kararlılıklarını yinelediler.

Taraflar Kur’an-ı Kerim’e yönelik kasıtlı hakaretleri kınadıklarını yineleyerek radikalizm, nefret söylemi ve terörle mücadelede iş birliğinin güçlendirilmesi, itidal kültürünün yaygınlaştırılması ve dinlere ve kutsallara hakaret edilmesinin engellenmesinin önemini vurguladılar.

Yemen meselesine ilişkin olarak iki taraf, Yemen krizinde kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmaya yönelik uluslararası ve bölgesel çabalara tam destek vermenin önemini vurguladı. Malezya tarafı, Krallık’ın Yemenli taraflar arasındaki diyaloğu teşvik etmeyi amaçlayan çabalarını ve birçok girişimini, insani yardımın sağlanması ve kolaylaştırılmasındaki rolünü ve Yemen’e ekonomik destek ve kalkınma projeleri sağlamasını övdü. En son Krallık hicri 12/1/1445 tarihinde Yemen hükümetinin bütçe açığını kapatmak için Yemen Cumhuriyeti’ne 1,2 milyar dolar değerinde yeni ekonomik destek paketi sağlayacağını duyurmuştu. Taraflar Husilerin, Yemen krizini sona erdirmeyi amaçlayan uluslararası ve Birleşmiş Milletler (BM) çabalarına olumlu bir şekilde katılmasının ve barış girişimi ve çabalarını ciddi şekilde ele almasının önemini vurguladılar.

Öte yandan Malezya tarafı, Suudi Arabistan ile İran arasında diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılmasına ilişkin anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Bu adımın, ülkelerin egemenliğini koruyacak ve iç işlerine müdahale edilmeyecek şekilde bölgede güvenlik ve istikrarın artırılmasına katkıda bulunmasını umduğunu ifade etti. Taraflar, İran’ın nükleer programının barışçıl olmasına riayet etmesi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile tam iş birliği yapmasının önemini vurguladılar. Ayrıca, bölge ülkelerinin katıldığı ve bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehdit kaynaklarının ele alındığı kapsamlı müzakerelerin yapılmasına katkıda bulunacak her türlü anlaşmanın öneminin altını çizdiler.

Fotoğraf altı: Muhammed bin Selman, başbakana eşlik eden Malezya heyetiyle el sıkışırken
Muhammed bin Selman, başbakana eşlik eden Malezya heyetiyle el sıkışırken

Filistin meselesine ilişkin olarak iki taraf, Filistin topraklarındaki her türlü askeri gerilimin durdurulması ve sivillerin korunması gerekliliğine dikkat çekti. İsrail tarafına Gazze Şeridi’ni işgal etme planlarına son vermesi için baskı yapma konusunda uluslararası toplumun oynaması gereken rolün önemine işaret ettiler ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine ve bunun yol açacağı korkunç sonuçlara karşı uyarıda bulundular.

İki taraf ayrıca uluslararası topluma, İsrail’e uluslararası hukuka ve uluslararası insancıl hukuka saygı göstermesi ve uluslararası insani yardım kuruluşlarına Filistin halkına insani yardım sağlama konusundaki rollerini yerine getirebilmelerine izin vermesi yönünde baskı yapması çağrısında bulundu. Taraflar, Filistin-İsrail çatışmasında kapsamlı ve adil bir çözüme ulaşmak için çabaların yoğunlaştırılmasının önemine dikkat çektiler. Bu bağlamda iki devletli çözüm ilkesi, ilgili uluslararası yasal kararlar ve Arap Barış Girişimi uyarınca, Filistin halkının başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırlarında bağımsız bir devlet kurma hakkını garanti altına alacak şekilde barışı sağlamaya yönelik ciddi ve etkili müzakerelerin başlatılması için gerçek bir ufkun bulunmasının önemini vurguladılar.

Afganistan ile ilgili olarak iki taraf, Afganistan’da güvenlik ve istikrarı sağlayacak her şeyin desteklenmesi ve Afganistan’ın terörist ve radikal gruplar için bir platform veya güvenli bir liman olarak kullanılmasına izin verilmemesi için uluslararası toplum üyeleri arasında koordinasyonun sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. İki taraf ayrıca Afganistan’daki insani durumun kötüleşmesini engellemek ve Afgan halkına insani yardım ulaştırmak için uluslararası çabaları desteklemenin önemini vurguladı.

Rusya-Ukrayna krizine gelince, iki taraf, anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözmenin yanı sıra güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesine katkıda bulunacak ve bu krizin olumsuz yansımalarını sınırlayacak şekilde gerilimi azaltmak için mümkün olan her türlü çabayı göstermenin önemine işaret etti.

Ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarıyla ilgili olarak ise iki taraf, küresel ekonominin en bariz sıkıntılarını ve iki ülkenin bu sıkıntılarla mücadeledeki rollerini masaya yatırdı. Taraflar iki ülkede ekonomik açıdan önemli birçok noktada geniş ortak çıkarlara dikkat çektiler. 2022 yılında ikili ticaret hacminin 2021 yılına göre yüzde 160 oranında artmasını takdirle karşıladılar.

Aralarındaki ticareti geliştirmek ve çeşitlendirmek, ticari ilişkilerin geliştirilmesinde karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmek ve iki ülkede gelecek vaat eden ticaret ve yatırım fırsatlarını araştırıp bunları somut ortaklıklara dönüştürmek üzere özel sektörler arasındaki iletişimi yoğunlaştırmak için ortak çalışmanın sürdürülmesinin önemini vurguladılar.

İki taraf, ortak yatırımları artırma konusundaki kararlılıklarını dile getirdi. Malezyalı şirketlerin ‘Suudi Arabistan Vizyon 2030’ projelerinin sağladığı yatırım fırsatlarından yararlanması ve seçkin Malezya şirketlerinin uzmanlık ve becerilerinden faydalanılması çağrısı yapıldı.

İki taraf, İslami finans alanında iş birliğini geliştirme arzularını dile getirdi. Suudi Arabistan tarafı, Malezya hükümetinin, Suudi Arabistan’ın 2027 yılı için Yüksek Mali ve Muhasebe Denetim Kurumları Birliği’nin 17. oturumuna ev sahipliği yapma adaylığına verdiği desteği takdirle karşıladı.

Enerji alanında ise iki taraf, aralarındaki yakın iş birliğinden ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Plus ülkelerinin küresel petrol piyasalarının istikrarını güçlendirmeye yönelik başarılı çabalarından övgüyle söz etti. Ayrıca bu iş birliğini sürdürmenin önemini ve OPEC Plus anlaşmasına katılan tüm ülkelerin üretici ve tüketicilerin çıkarlarına hizmet edip küresel ekonominin büyümesini destekleyen faaliyetlere uymaları gerektiğini vurguladı.

İki taraf, ticari ortaklığın önemine ve ham petrol ve türevlerinin tedariki alanında iki ülke arasındaki mevcut iş birliğinin güçlendirilmesine övgüde bulundu. Suudi Arabistan tarafı, Krallık’ın Malezya için ham petrol tedarikinde en büyük ortak ve en güvenilir ihracatçı olmaya devam edeceğini vurguladı.

İki taraf ayrıca petrokimya ve tarımsal gıda alanlarında iş birliğinin geliştirilmesinin, rafinaj ve petrokimya alanlarındaki yatırım fırsatlarından yararlanmak için ortaklaşa çalışmanın ve ayrıca hidrokarbonların yenilikçi kullanımında iş birliğinin önemini vurguladı.

Riyad’ın Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimlerini hayata geçirmesini memnuniyetle karşılayan Malezya tarafı, Krallık tarafından başlatılan ve G20 ülkelerinin liderleri tarafından onaylanan döngüsel karbon ekonomisi yaklaşımını uygulayarak Krallık’ın iklim değişikliği alanındaki çabalarını desteklediğini ifade etti. İki taraf, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin ilkelerine ve Paris Anlaşması’na bağlı kalmanın önemini ve iklim anlaşmalarının karbon emisyonlarına odaklanarak geliştirilip uygulanmasının gerekliliğini vurguladı.

Suudi Arabistan tarafı, Malezya’nın Yeni Ulusal Yenilenebilir Enerji Yol Haritası’nı başlatmasını temiz enerjiye geçişi hızlandırma çabalarında olumlu bir adım olarak değerlendirerek memnuniyetle karşıladı.

Taraflar, yenilenebilir enerji ve teknolojileri alanında iş birliğini artırma, güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve jeotermal enerji gibi çeşitli kaynaklara dayalı projeler geliştirme, bu alanlardaki yatırım fırsatlarını ve enerji alanındaki yapay zeka projelerini inceleme, buna yönelik verimli bir zemin oluşturma ve enerji sektörlerine yönelik tedarik zincirlerini geliştirip sürdürme konusunda mutabakata vardı.

Ayrıca çevre, su, tarım, gıda güvenliği, iletişim, teknoloji, dijital ekonomi, inovasyon, uzay, ulaşım ve lojistik hizmetleri, turizm, sürdürülebilir turizm, iki ülke arasında turizmin geliştirilmesi, farklı kültürel alanlar, yüksek öğretim, araştırma ve geliştirme, medya ve medya alanlarında iş birliğini artırma konusunda taraflar arasında uzlaşma sağlandı. Ayrıca pandemiler, tehlikeler ve mevcut ve olası sağlık sorunlarıyla mücadele etmek için küresel girişimleri destekleme konusunda iki ülke arasında koordinasyonun artırılması yönünde anlaşma sağlandı.

İki taraf, her iki ülkede de özel sektörün tarım ve gıda endüstrilerinde yatırım ortaklıklarına doğru genişlemesini memnuniyetle karşıladı. Ayrıca, savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğini ve her türden suçla mücadele de dahil olmak üzere ortak çıkarları ilgilendiren konulardaki koordinasyonu “iki kardeş ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde” artırma konusunda da anlaştılar.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.