Cidde müzakereleri öncesinde Sudan'daki savaşı sona erdirmek için dört aşamalı bir yol haritası sunuldu

Sudan ordusu, Cidde müzakerelerinin yeniden başlamasının çatışmaların durması anlamına gelmediğini belirtti.

Sudan Ordusu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan (sağda) ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Reuters)
Sudan Ordusu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan (sağda) ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Reuters)
TT

Cidde müzakereleri öncesinde Sudan'daki savaşı sona erdirmek için dört aşamalı bir yol haritası sunuldu

Sudan Ordusu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan (sağda) ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Reuters)
Sudan Ordusu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan (sağda) ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Reuters)

Sudan ordusu tarafından dün (Çarşamba) yapılan açıklamada, bugün (Perşembe) Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile müzakerelerin yeniden başlamasının savaşın durması anlamına gelmediği belirtildi. Açıklamada, halkın isteğinin isyancıların ortadan kaldırılması olduğu ve ordunun da ülkeyi doğru yola sokmak için bu amaca bağlı olarak çalıştığı kaydedildi. Diğer yandan Sudan Egemenlik Konseyi, dün, mevcut savaşı sona erdirmek için dört aşamalı bir yol haritası sundu.

Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinde bugün, Sudan'daki çatışmanın iki tarafı olan ordu ve HDK arasında, başkent Hartum ve Güney Darfur'daki Nyala'da çatışmaların devam ettiği bir dönemde müzakereler yeniden başlayacak.

Sudan Ordusu Sözcüsü Nebil Abdullah tarafından yapılan açıklamada, “Cidde platformunda arabuluculuk yapan iki ülke olan Suudi Arabistan ve ABD'nin isyancı HDK milisleriyle müzakere sürecini yeniden başlatmak üzere yaptıkları cömert davete icabet ettik. Biz, insani yardım çalışmalarını kolaylaştırmak ve hayatı normale döndürmek için daha önce üzerinde anlaşmaya varılan Cidde Bildirgesi’nin tam olarak uygulanması için bu daveti kabul ettik” ifadeleri yer aldı.

Sudan ordusu, HDK’nin bu kez daha önce üzerinde mutabık kalınan hususlara bağlı kalacağını umduğunu ifade etti.

Buna karşılık HDK, Suudi Arabistan ve ABD'nin görüşmeleri yeniden başlatma davetine cevaben müzakere heyetinin Cidde'ye gideceğini duyurdu. HDK’nin yaptığı açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Karşı tarafın heyetinin Cidde'ye birlik oluşturmak üzere, Ulusal Kongre Partisi'nin (Ömer el-Beşir dönemindeki iktidar partisi) diktelerinden bağımsız olarak geldiğini ve ordu adına konuşmak için gerekli yetkiye sahip olduğunu umuyoruz.”

(FOTO ALTI) Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında böyle görüntülendi. (Reuters)
Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında böyle görüntülendi. (Reuters)

Bugün yeniden başlayacak olan müzakerelerde arabulucu iki ülke (Suudi Arabistan ve ABD) kalıcı bir ateşkes tesis etmeyi ve Sudan genelinde düşmanlıklara son vermeyi amaçlıyor.

Geçtiğimiz pazar günü Sudan Ordu Komutanı Yardımcısı Şemseddin el-Kebaşi, müzakerelerin yeniden başlaması için bir davet aldığını açıkladı. Kebaşi, ordu heyetinin Cidde'ye gideceğini doğruladı.

Geçtiğimiz haziran ayında gerçekleştirilen bir önceki müzakere turu, HDK’nin yerleşim yerlerinden ve kamu kurumlarından çekilmeyi reddetmesi üzerine ordunun müzakere masasından çekilmesiyle sonuçlandı. Buna karşılık da HDK, orduyu Cidde platformunu engellemeye çalışmak ve askeri çözüme sığınmakla suçladı.

Hükümetin yol haritası

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar, hükümetin mevcut savaşı sona erdirmek için dört aşamalı bir yol haritası sunduğunu beyan etti. Agar, bu aşamaların; güçlerin ayrılması, insani yardım operasyonlarının gerçekleştirilmesi, tek bir ordu oluşturarak savaş meselesinin çözülmesi ve ülkenin nasıl yönetileceğini belirleyen bir anayasa üzerinde anlaşmaya varılarak siyasi bir süreçle sona erdirilmesinden ibaret olduğunu söyledi.

Sudan Egemenlik Konseyi medyası, Agar’ın dün yaptığı açıklamaların 2020 yılında imzalanan Cuba Barış Anlaşması’nı değerlendirme konferansının açılış oturumunda katılımcılara hitap ederken geldiğini bildirdi. Agar’ın konuşması, Güney Sudan eyaletinin başkenti Cuba şehrinde, anlaşmanın tarafları, Sudanlı silahlı gruplar, Afrika Birliği (AfB), Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi (IGAD) ve Birleşmiş Milletler’in Sudan’daki Entegre Geçiş Yardım Misyonu (UNITAMS) temsilcisinin huzurunda gerçekleşti.

(FOTO ALTI) Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar (X platformu)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar (X platformu)

Şu anda savaşı ele almak için önerilen girişimlerin çok platformlu ve çelişkili olduğunu söyleyen Agar, farklı gündemleri ve hedefleri olan rekabet halinde dört tutarsız girişim bulunduğuna işaret etti.

Agar, ülkedeki mevcut savaşı, Sudan dışından güçlerin katılımıyla gerçekleşen, sınır ötesi gündemleri uygulayan ve bazı ülkelerin arzularını hedefleyen bir uzlaşma savaşı olarak tanımladı.

Agar, halkın ve dünyanın tanık olduğu yağma, talan ve tecavüz ile vatandaşlara yönelik ihlal ve saldırıların başladığı ilk andan itibaren HDK’nin demokrasiyi geri getirme iddialarını yendiğini söyledi. Agar; Afrika Boynuzu bölgesinde, komşu ülkelerde ve Kızıldeniz'e kıyısı olan ülkelerde Sudan’dakine benzer bir savaş tehdidi konusunda uyarıda bulundu.

Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’ni (ÖDBG) eleştiren Agar, Çerçeve Anlaşması’na dayanarak sundukları girişimle uluslararası toplumdan yardım istediklerini söyledi. Agar, ÖDBG için “siyasi ve sivil bloklar arasındaki iç çelişkilerin derinleşmesine ve mevcut silahlı çatışmaya yol açan çelişki ve hırsları barındırıyor” ifadelerini kullandı.

(FOTO ALTI) Sudan'daki savaşı sona erdirmek için müzakerelerden bahsedilmesine rağmen Hartum'da çatışmalar devam ediyor. (Reuters)
Sudan'daki savaşı sona erdirmek için müzakerelerden bahsedilmesine rağmen Hartum'da çatışmalar devam ediyor. (Reuters)

Sudan'daki çatışmanın tarafları olan ordu ve HDK, geçtiğimiz mayıs ayında sivillerin ve insani düzenlemelerin korunmasına ilişkin Cidde Bildirgesi'ni imzaladı. Ancak taraflar bu deklarasyona bağlı kalmayarak arabuluculuk görüşmelerinin askıya alınmasına neden oldu. Cidde Bildirgesi’nde iki taraf da Sudan'ın egemenliğine, birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına olan bağlılıklarını yinelediler. Ayrıca taraflar, Sudanlı sivillerin her zaman korunmasını sağlamayı, uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukukuna uygun olarak çatışma bölgelerini terk etmeleri için sivillerin güvenli geçişlerine izin vereceklerini taahhüt ettiler.

Cidde Bildirgesi’nde, sivillerin evleri de dâhil olmak üzere şehir merkezlerinin boşaltılması suretiyle sivillerin zarar görmesini önlemek ve azaltmak için mümkün olan tedbirlerin alınması ve sivillerin canlı kalkan olarak kullanılmaması öngörüldü.

Anlaşma çerçevesinde, kapsamlı veya aşırı sivil hasara yol açması beklenen herhangi bir saldırıdan kaçınılması istenildi. Ayrıca siviller ile savaşçılar, sivil nesneler ile askeri hedefler arasında her zaman ayrım yapılması gerektiği vurgulandı.

Birleşmiş Milletler'e (BM) göre geçtiğimiz Nisan ayında ordu ile HDK arasında çatışmaların başlamasından bu yana 9 bin kişi öldürüldü ve 6 milyondan fazla kişi yerinden edildi.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.