Arap ülkelerinin baskıları, ABD’nin İsrail’e verdiği desteği azaltmayı başarabilecek mi?

Riyad Zirvesi öncesinde Blinken’a 5 talepte bulunuldu

Blinken, Suudi Arabistan, Mısır, Katar, BAE ve Ürdün dışişleri bakanlarıyla görüştü (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Blinken, Suudi Arabistan, Mısır, Katar, BAE ve Ürdün dışişleri bakanlarıyla görüştü (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap ülkelerinin baskıları, ABD’nin İsrail’e verdiği desteği azaltmayı başarabilecek mi?

Blinken, Suudi Arabistan, Mısır, Katar, BAE ve Ürdün dışişleri bakanlarıyla görüştü (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Blinken, Suudi Arabistan, Mısır, Katar, BAE ve Ürdün dışişleri bakanlarıyla görüştü (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Arap ülkeleri, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın önümüzdeki hafta ev sahipliği yapacağı Arap Birliği olağanüstü zirvesi öncesi ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’a ‘derhal ateşkes yapılması, Gazze Şeridi'ne acil insani yardımların ulaştırılması ve bölgenin güvenliğini tehdit eden tehlikeli durumun sonlandırılması’ konusunda ortak 5 talepte bulundu. Ancak Şarku'l-Avsat'a konuşan gözlemcilere göre, Arap ülkelerinin tutumu ile ABD’nin İsrail'i açıkça desteklediği tutum arasında hala büyük fark var gibi görünüyor. Gözlemciler, ABD’nin Arap ülkelerinin Gazze’ye yönelik insani yardımların daha hızlı yapılması konusunda baskısına kısmi bir karşılık verilmesini bekliyor.

Blinken dün, Ürdün’ün başkenti Amman’da Suudi Arabistan, Mısır, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Ürdün’ün dışişleri bakanları ve Filistinli temsilcilerle bir araya gelerek Arap ülkelerinin taleplerini dinledi. Toplantının ardından açıklamada bulunan Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen Safedi, toplantının ‘krizin sona erdirilmesi için yapılması gerekenlere ilişkin tutum farklılığını yansıttığını’ söyledi. Ancak Ürdünlü bakan, ‘Gazze'ye yeterli, acil ve sürdürülebilir olarak insani yardım sağlanması noktasında görüşlerin birbirine yakın olduğuna’ dikkati çekti.

xascwdfr
Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen Safedi ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ürdün'ün başkenti Amman'daki toplantıya katıldı (AP)

Mısır Dışişleri Konseyi Başkanı ve eski Dışişleri Bakanı Büyükelçi Muhammed el-Arabi, ‘ABD’nin İsrail'e açıktan verdiği desteği azaltma’ olanağı olduğunu düşünmüyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Arabi, Arap ülkelerinin yaptığı baskının, Gazze'ye yönelik insani yardımları iyileştirebileceğini ve yardımların sayısının artmasını sağlayabileceğini söyledi. Buna karşın, ABD’nin İsrail'e yönelik tutumunda büyük bir değişiklik yaratmasının beklenmediğini aktardı.

Washington’ın İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonunu güçlü bir şekilde desteklediğine işaret eden Arabi, belki de sadece askeri makineyi yavaşlatması, kurbanlara daha fazla gıda yardımı ve ilk yardım sağlayarak bazı taleplere yanıt vermesi çağrısında bulundu.

Washington, savaşın başlangıcından bu yana İsrail’e verdiği güçlü askeri ve siyasi desteği sürdürüyor. Ayrıca, müttefiki Tel Aviv’e sivillerin zarar görmemesi ve Gazze'deki insani krize çözüm bulunması için gereken adımların atılması çağrısında bulundu.

Toplantıya katılan Arap ülkelerinin dışişleri bakanları ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Konseyi Genel Sekreteri, İsrail'in Gazze'ye karşı düzenlediği saldırıları ve yarattığı insani felaketi durdurma çabaları kapsamında Blinken ile yapılan toplantı öncesinde bir koordinasyon toplantısı gerçekleştirdi. Ayrıca, Ürdün Kralı 2. Abdullah ile de bir görüşme gerçekleşti. Kral 2. Abdullah, Gazze'deki savaşın durdurulması, Gazze’ye kesintisiz olarak yardım götürülmesi ve sivillerin güvenliğinin sağlanması için uluslararası topluma ve aktif uluslararası güçlere baskı yapmanın Arap ülkelerinin görevi olduğunu vurguladı.

Gazze'deki tehlikeli gelişmeler karşısında uluslararası toplumla aynı tutumun benimsenmesi için Arap ülkeleri arasında koordinasyonun sürdürülmesi gerektiğinin altını çizen Ürdün Kralı, ülkesinin Gazze Şeridi'nde masum sivillere yönelik katliamları kınadığını bir kez daha yineledi.

dcfv
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Suudi Arabistan, Mısır, Katar, BAE ve Ürdün dışişleri bakanları arasında Amman'da yapılan toplantıda konuşurken (Reuters)

Arabi’ye göre Amman toplantısı, Arap ülkelerinin Gazze kriziyle ilgili ortak tutumunun ABD’ye yansıtılması fırsatı verdiği için büyük önem taşıyor. Arabi, toplantının Riyad’daki olağanüstü Arap Birliği Zirvesi öncesinde Arap ülkelerinin vizyonun netleşmesine de katkı sağladığını söyledi. Bu bağlamda Arap ülkelerinin ortak eyleminin kapsamına en az iki dosyanın gireceğini aktardı. Arabi’ye göre, bu dosyalardan ilki, yardımların ve ulaştırılma hızının artırılması, ikincisi ise Hamas ile İsrail arasındaki rehine takası anlaşmasında ilerleme sağlanması.

Riyad, 11 Kasım’da Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki Arap Birliği Konseyi'nin Gazze konulu zirve düzeyinde olağanüstü oturumuna ev sahipliği yapacak.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Ebu Zeyd, X (eski adıyla Twitter) platformundan yaptığı açıklamada, Amman toplantısına katılanların ‘herhangi bir tereddüt ya da belirsizliği kabul etmeyen ortak bir tutum sergilediğini’ belirtti.

Ebu Zeyd, toplantıda ABD’ye sunulan 5 talebi ise şöyle özetledi:

Çözümün İsrail saldırılarının derhal durdurulması ve insanların yerinden edilmesi yerine insani yardımların sağlanması, işgalin sona erdirilmesi ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması olduğu vurgulandı.

Mısır Senatosu Dışişleri, Arap ve Afrika Komitesi Başkan Yardımcısı Dr. Sema Süleyman, Batı’nın İsrail’e verdiği destek ve Filistinlileri yerinden etme planları karşısında Arap ülkeleri arasındaki ortak tutumun önemine dikkati çekti. Dr. Süleyman, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının ABD Dışişleri Bakanı'nın ziyareti sırasında da devam ettiğini ve bunun işgalci İsrail ordusunun sivillere karşı suç işleme konusunda kararlı olduğunu teyit ettiğini belirtti.

Öte yandan Hamas’ın yurtdışındaki liderlerinden Sami Ebu Zuhri, Amman toplantısına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarının Amman'da ABD Dışişleri Bakanı ile yaptıkları toplantı, Refah Sınır Kapısı’nın kalıcı olarak açılmasına karar verilmesi halinde verimli olacaktır. Arap bakanlar büyük bir sınavla karşı karşıya. Refah Sınır Kapısı kapalı kalmaya devam edemez.

Ebu Zuhri, dün Moritanya'nın başkenti Nuakşot'ta düzenlediği basın toplantısında, direnişin iyi durumda olduğunu ve iyiye gittiğini belirterek, “(Direnişçiler) Her gün onlarca İsrail askerini öldürüyor ve işgalci İsrail’in kayıplarının üstünü örten mekanizmalarını deliyor” ifadelerini kullandı.

Ebu Zuhri, direniş güçlerinin mucizeye yakın bir başarı ile devam eden bir savaş yürüttüğünü söyledi. Ayrıca, ABD ve Avrupalı ​bazı müttefikleri, Gazze’ye yönelik saldırılarda İsrail’e ortak olduklarını söyleyerek eleştirdi.



Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, pazartesi akşamı Birleşik Krallık Veliaht Prensi William’ı kabul ederek onu, “Suudi devletinin doğduğu yer ve Birinci Suudi Devleti’nin başkenti” olarak anılan Diriyye’de gezdirdi.

Ziyaret kapsamında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihî Tureyf semtindeki Nejdî mimari incelendi. Galler Prensi, Birinci Suudi Devleti’nin imam ve emirlerine ait sarayları gezdi; dönemin yönetim merkezi olan tarihî Salva Sarayı önünde hatıra fotoğrafı çektirildi. Tur ayrıca Diriyye Projesinin ana planına ilişkin bir sunumu da içerdi.

sdvfg
Prens Muhammed bin Selman ile Prens William, tarihî Tureyf semtindeki Salva Sarayı önünde (SPA)

Galler Prensi William, pazartesi akşamı Riyad’a ulaşarak Suudi Arabistan’a ilk resmî ziyaretini başlattı. Ziyaretin, iki ülke arasında 80 yılı aşkın süredir devam eden ve çeşitli alanları kapsayan ikili ilişkilerin güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi.

Prens William’ı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülaziz, Suudi Arabistan’ın Londra Büyükelçisi Prens Abdullah bin Halid bin Sultan bin Abdülaziz, Birleşik Krallık’ın Riyad Büyükelçisi Stephen Charles Hitchen ve Kraliyet Protokolü Başkan Yardımcısı Fahd es-Suhayl karşıladı.

dfvbfg
Prens Muhammed bin Abdurrahman, pazartesi akşamı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Prens William’ı karşılarken (Riyad Emirliği)

Birleşik Krallık Büyükelçisi Hitchen, ziyaret öncesinde X platformundaki resmî hesabından paylaştığı kısa videoda duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Büyükelçilikte Veliaht Prens’in gelişini büyük bir heyecanla bekliyorduk. Sabırsızız” dedi. Hitchen, ziyaret programının sanat, kültür ve spor gibi birçok alanı kapsayacağını belirterek, “En önemlisi misafirperverliğinizi deneyimleyecek ve Krallık’taki ilham verici değişimleri görecek. Önümüzdeki günlerde bizimle kalın” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkiler, Kral Abdülaziz bin Abdurrahman ile dönemin İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in 17 Şubat 1945’teki tarihî görüşmesiyle temelleri atılan bir süreçte, karşılıklı çıkarlar doğrultusunda tüm alanlarda istikrarlı biçimde gelişti.

dvfd
Prens Muhammed bin Selman, tarihî Diriyye’de Prens William ile gerçekleştirdiği ziyaret sırasında (SPA)

İki ülke; siyaset, güvenlik ve askerî alanların yanı sıra ticaret, yatırım ve finansal hizmetler, sağlık, eğitim, enerji, sanayi, çevre, kültür, spor ve turizm gibi birçok başlıkta köklü ve özel ilişkilere sahip. Bu ziyaretin de söz konusu iş birliğini daha da güçlendirmesi bekleniyor.

İkili ilişkiler, Prens Muhammed bin Selman’ın 7 Mart 2018’de Londra’ya yaptığı ziyaret sırasında ilk toplantısını gerçekleştiren Suudi-İngiliz Stratejik Ortaklık Konseyinin kurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Konsey, tarafların daha derin bir stratejik ortaklığa bağlılığını yansıttı.

 dfv df
Ziyaret kapsamında Diriyye Projesi’nin ana planına ilişkin bir sunum yapıldı (SPA)

Üç gün sürmesi öngörülen Prens William’ın Suudi Arabistan ziyareti, Londra’nın Riyad’la ekonomik iş birliğini derinleştirme arayışlarının hız kazandığı bir döneme denk geliyor. Kensington Sarayı’na göre ziyaret, ticaret, enerji ve yatırım başta olmak üzere gelişen ikili ilişkilerin öne çıkarılmasını amaçlıyor. Programda, kadın sporları, e-spor ve çevre koruma projelerinin yanı sıra Prens William’ın El-Ula’da yaban hayatı ve doğal mirasın korunmasına yönelik çalışmaları yerinde incelemesi bulunuyor.


BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
TT

BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, geçici başkent Aden’deki durumu “Artık jeneratör seslerini duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu, Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Ayrıca dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu da çok olumlu bir gelişme” sözleriyle değerlendirdi.

Şarku’l Avsat ile yaptığı röportajda, Suudi Arabistan’ın kalkınma müdahalelerinin insani yardımlar kadar önemli olduğunu vurgulayan Harneis, “Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı kapsamında ülke genelinde pek çok proje yürütülüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve etkili bir şekilde hareket etti” dedi.

yu7
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis (Şarku’l Avsat)

Harneis, Husi güvenlik güçlerinin yaklaşık 73 BM çalışanını gözaltında tutmaya devam ettiğini ve BM’ye ait birçok ofisi kontrol altında bulundurduğunu açıkladı. Harneis, Husilerin yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipmana da el koyduğunu belirterek, durumun değişeceğine dair hiçbir işaret olmadığını ve bunun ‘son derece moral bozucu’ olduğunu ifade etti.

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi

Harneis, Riyad ziyaretinin, küresel insani durumu ele almak üzere Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) ile yapılan bir toplantıya katılmak amacıyla gerçekleştiğini açıkladı. Harneis, “Son on yılda KSRelief büyük bir gelişim kaydetti ve bugün insani yardım alanında küresel ölçekte önemli bir aktör konumunda” dedi.

Harneis, merkezin Yemen’de insani yardıma büyük önem verdiğini belirterek, “Bu ziyarette Yemen’deki insani durum üzerinde yoğunlaştım. Yaptığımız görüş alışverişi çok faydalı oldu. KSRelief ile ilişki ve iş birliği her zaman mükemmel oldu. BM ve insani yardıma güçlü bir şekilde destek verdiler. Bugün amacımız, teknik ve liderlik boyutlarını da kapsayan daha derin tartışmalarla bu ilişkiyi bir üst seviyeye taşımak. İnsani yardımın nasıl organize edileceği konusu son derece kritik” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan en büyük bağışçılardan biri

Yemen’deki kalkınma çalışmalarına da değinen Harneis sözlerini şöyle sürdürdü: “KSRelief, son on yılda olağanüstü destek sağladı ve her zaman en büyük bağışçılardan biri oldu. Bu yıl muhtemelen en büyük bağışçı olacak. Rolü yalnızca finansmanla sınırlı değil; Yemen’deki durumu derinlemesine anlamaları, bu çalışmaları son derece önemli kılıyor.”

hyju
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki insani yardım faaliyetlerine en büyük bağışçılardan biri olduğunu doğruladı. (BM)

Harneis, Suudi Arabistan’ın kalkınma alanındaki katkılarını da vurgulayarak, “Kalkınma çabaları insani yardımlar kadar, hatta belki daha da önemli. Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı, ülke genelinde çeşitli projeler yürütüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve güçlü bir şekilde harekete geçti; bu oldukça belirgindi” dedi.

Elektrik altyapısını örnek gösteren Harneis sözlerine şöyle devam etti: “Bu sorun en az 15-20 yıldır var ve Yemenlilerin hayatında sürekli bir gerilim kaynağıydı. İnsanlar neredeyse tamamen jeneratörlere bağımlıydı. Ancak son bir hafta veya on gün içinde jeneratör seslerini artık duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu da Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu çok olumlu bir gelişme.”

Harneis ayrıca, “Hükümet kontrolündeki bölgelerde güçlü bir devletin kalkınmanın faydalarını, hukukun üstünlüğünü ve iyi idareyi vatandaşlara gösterebilmesi gerekiyor” dedi.

BM personelinin gözaltına alınması

Harneis, “Anlam veremediğimiz bir şekilde, fiili otorite olan Husiler Sana’da 73 meslektaşımızı gözaltına aldı; bunlardan biri gözaltı sırasında hayatını kaybetti. Ayrıca BM’nin eski çalışanları da gözaltına alındı. Bu tek seferlik bir olay değil; Aralık 2021, 2023 ve 2024’te ve 2025’te üç kez daha yaşandı; en son olay sadece üç hafta önce gerçekleşti” şeklinde konuştu.

cvfghy
2026 Yemen İnsani Yardım Planı için yaklaşık 2,16 milyar dolarlık bir kaynak gerekli. Bunun 1,6 milyar doları en acil ihtiyaçlar için ayrılmış durumda. (BM)

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Harneis, “Ofislerimize ve varlıklarımıza el konuldu; birçok ofis ya Husi güvenlik güçlerinin kontrolü altında ya da kapalı durumda. Yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipman da alınmış durumda. Sana’dan bu durumun değişeceğine dair hiçbir işaret yok; bu özellikle Yemen halkı için kritik bir dönemde son derece moral bozucu” ifadelerini kullandı.

Saada ziyaretleri

Harneis, Husilerin kalesi sayılan Saada vilayetine son yıllarda yaklaşık altı kez ziyaret gerçekleştirdiğini ve Yemen’in diğer bölgelerinde de insani yardım çalışmalarını güvence altına almak için diyalog yürüttüğünü belirtti. Harneis, “İlk kez 2013’te Saada’yı ziyaret ettim; 2014, 2015 ve 2016’da da oradaydım, ardından iki yıl önce ve geçen yıl tekrar ziyaret ettim. Yemen’in çoğu bölgesini gezdim; birçok bölgede yönetim silahlı grupların elinde. İnsani yardımın devam etmesi için bu gruplarla diyalog kurmak gerekiyor” dedi. Son ziyaretinde vilayet valisiyle görüştüğünü de bildirdi.

Husilere yönelik eleştiriler

Harneis, BM’nin Husilere yönelik eleştirilerini operasyonel kolaylıklar veya başka gerekçelerle yumuşatmadığını kesin bir dille vurguladı. Harneis, “Genel Sekreter bile personelimizin gözaltına alınması konusunda defalarca konuştu, ajans başkanları da konuştu, yüzlerce açıklama yapıldı; hiçbir zaman susmadık… Üzücü olan, yüzlerce, belki de binlerce Yemenlinin gözaltında olmasına rağmen seslerinin duyulmaması” ifadelerini kullandı.

İnsani yardım harcamalarının denetimi

Harneis, BM fonlarının Yemen’de nasıl kullanıldığına dair yöneltilen sorulara şöyle yanıt verdi: “Yaptığımız her şey şeffaftır ve halka açıktır; bunu ‘fts.un.org’ üzerinden takip edebilirsiniz. Burada finansman kaynakları ve yıllardır yürütülen projeler görülebilir. Ayrıca tüm BM ajansları, yıllık iç ve dış denetimlere tabidir; bunun yanında bağışçılar tarafından da gözden geçirilmektedir.”

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Aden’e taşınması

Harneis, BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Sana’dan Aden’e taşınması kararının BM Genel Sekreteri tarafından alındığını belirtti. Bu kararda etkili olan faktörlerden birinin ‘Yemen hükümetinin BM nezdinde resmi temsilci olması’ olduğunu söyleyen Harneis, diğer faktörün ise ‘Sana’daki yetkililerin BM’ye yönelik kötü muamelesi’ olduğunu vurguladı.

Hükümetle iyi ilişkiler

Uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetiyle ilişkilerin ‘iyi’ olduğunu vurgulayan Harneis, “Tüm düzeylerde sürekli koordinasyon halindeyiz” dedi. Harneis, BM’nin hedefini ise şöyle açıkladı: “Amacımız her zaman hükümetle yakın çalışmak; çıkarlarımız ortak. Bunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için net bir hükümet liderliği ve istikrarlı bir plan şart. Son iki yılda hükümeti bağışçılarla koordinasyon mekanizmalarına dahil etmeye çalıştık, kalkınma önceliklerini hükümetin öncelikleriyle ilişkilendirdik ve bu alanda somut ilerleme kaydettik.”

2026 için öncelikler

Harneis’e göre BM bu yıl Yemen’de, hükümetin kalkınma liderliğini ulusal öncelikler doğrultusunda desteklemeye odaklanıyor. İnsani alanda özellikle Husilerin kontrolündeki bölgelerde krizin etkilerini en aza indirmeye çalışacaklarını belirten Harneis, bu görevleri uluslararası sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yürüteceklerini ve öncelikli alanların gıda güvenliği, sağlık ve beslenme olacağını vurguladı.

Harneis, 2026 Yemen İnsani Yardım Planı için gerekli bütçenin yaklaşık 2,16 milyar dolar olduğunu, bunun 1,6 milyar dolarının acil öncelikler için ayrıldığını açıkladı.


Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.