Gazze halkı internet erişimini nasıl sağlıyor?

Gazze’de iletişim için radyo ve toplu şarj istasyonlarından, cep telefonlarını uzaktan çalıştıran uluslararası eSIM’lere kadar çeşitli yollara başvuruluyor

İllüstrasyon: Ewan White
İllüstrasyon: Ewan White
TT

Gazze halkı internet erişimini nasıl sağlıyor?

İllüstrasyon: Ewan White
İllüstrasyon: Ewan White

Salim er-Reyyis

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeydoğusundaki Beyt Hanun ilçesinin doğusundaki sınır bölgelerini füzelerle hedef alması sonucunda 27 Ekim'de Gazze Şeridi'nin mobil ağ ve internet ile bağlantısı kesildi. Bu kesinti, iki milyondan fazla Gazzeliyi hem birbirleriyle hem de yurtdışındakilerle temas kurmaya en çok ihtiyaç duydukları bir dönemde iletişim ağlarından mahrum bıraktı.

İsrail ordusu, 7 Ekim'den birkaç gün sonra Gazze’nin orta kesimlerinde yer alan Rimal mahallesindeki büyük yerleşim bölgelerini vurdu. Bombardımanda Gazze Şehri'ndeki Filistin Telekomünikasyon Şirketi Paltel’in binası hedef alındı. Bombardıman sonucunda internet ve mobil ağ bağlantısına olanak tanıyan baz istasyonları hasar gördü ve geniş bölgelerde iletişim ağları kesintiye uğradı.

Gazze’de yaşayan Ekrem Acur (32), şehirdeki diğer yakınları ve akrabalarıyla internet üzerinden iletişim kuruyor. Patlama sesi duyduklarında, birbirlerini kontrol ediyorlar. Nerenin vurulduğunu, patlamanın akrabalarının ya da arkadaşlarının yakınlarında meydana gelip gelmediğini öğrenmek için yerel haber gruplarından gelen haberleri takip ediyorlar.

Radyoya dönüş

Şarku’l Avsat’ın Majalla’dan aktardığı habere göre Ekrem Acur, “İnternet kesildiği anda sanki sağır ve kör oluyorum. Neler olduğunu bilmiyorum, göremiyorum, kimseyle iletişim kuramıyorum” ifadelerini kullanıyor. Acur’un ve onun gibi yüzlerce Gazzeli, adeta 50 küsur yıl öncesine, internetin ve mobil ağların ortaya çıkışından ve belki de elektriğin yaygın olarak kullanılmaya başlamasından önceki yıllara geri dönüyor.

swdefrgt
Filistin Kızılayı’nın cep telefonu şarj istasyonlarından birinde tek elektrik prizine bağlı telefonlarını şarj etmeye çalışan Gazzeliler (DPA)

Bu yüzden Acur, neler olup bittiğini öğrenmenin tek yolu haline geldiği için pille çalışan küçük, eski bir radyo edinmek gibi alternatif yollar aramak zorunda kaldı. Acur, radyo sinyali zayıf ve karışık olsa da tamamen izole olmaktan ve hiçbir haber alamamaktan daha iyi olduğunu söylüyor. Kesintilerin uzun sürebileceğini düşünen Acur, evinin yakınlarındaki bir marketten çok sayıda pil satın aldı. İsrail ordusunun Gazze’nin kuzey sakinlerini Gazze Şeridi'nin güneyine gitmeleri yönündeki tehditkar uyarılarını duyana kadar bu durumu sürdüren Acur, ailesi ve çocuklarının can güvenliği için arkadaşlarıyla birlikte Deyr el-Beleh’e kaçmaya karar verdi.

Gazzeli Acur (32): İnternet kesildiği an, sanki sağır ve kör olmuş gibi hissediyorum. Neler olduğunu bilmiyorum, göremiyorum, kimseyle iletişim kuramıyorum.

Acur, yerinden edilip güneye gittikten sonra tekrar internete erişebildi. Ancak bu kez elektrik kesintileri ve jeneratörün de günde 3 saatten az çalışması nedeniyle kısıtlı zaman aralıklarında insanların kendileri ve aileleri için günlük kişisel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla özel mülk olan bir kuyudan su çıkarmak için çalışmaya başladılar. Bu durum, iletişimin ve internetin kesildiği 27 Ekim gününe kadar devam etti. O gün Gazze’nin tamamı bir kez daha dünyadan izole edildi.

Depolama ve stoklama

İsrail, son yıllarda Gazze’ye karşı çok sayıda savaş başlatmıştı ve bu ilk değildi. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un doğusundaki evinde yaşayan evli ve beş çocuklu Mahmud Kudeyh (47), son yıllarda yaklaşık 2 bin litre mazot satın alıp depoladı. Savaşın ne zaman patlak vereceğinin kestirilemediğini söyleyen Kudeyh, depoladığı yakıtla elektrik jeneratörünü çalıştırıp su ve internet temin edebileceğini düşünmüştü, ancak stokladığı yakıtın kendisine hiçbir faydası olmayacağını bilmiyordu.

Bombardımanların yoğunlaşması ve İsrail tanklarının ve askeri araçlarının Han Yunus'un doğusuna saldırması üzerine ailesiyle birlikte şehrin batı bölgesine kaçmak zorunda kaldı. Bu yüzden kendisi için son derece önemli olan bu yakıt rezervinden yararlanamadı. Ölüm ve yıkım korkusuyla evlerini bırakıp kaçan diğer vatandaşlar gibi o da evini ve yakıt stokunu geride bıraktı.

Evli ve beş çocuk babası Gazzeli Kudeyh (47): Yiyecek ve su bulmazken internetin hiçbir faydası yok. İnternet karnımızı doyurup, susuzluğumuzu gidermez. Bazıları alternatif yollar arıyor, ama ben radyodan ya da başkalarında duyduğum haberlerle yetiniyorum. Eve dönmek için savaşın bitmesini bekliyorum.

Kudeyh şu an ailesiyle birlikte Han Yunus'ta Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) bağlı bir okula sığınmış durumda. Kendisinin ve ailesinin yiyecek ve su gibi temel ihtiyaçlarını zar zor karşılayabiliyor. Haftalardır internete bağlanamayan Kudeyh, “Yiyecek ve su bulmazken internetin hiçbir faydası yok. İnternet karnımızı doyurup, susuzluğumuzu gidermez. Bazıları alternatif yollar arıyor, ama ben radyodan ya da başkalarında duyduğum haberlerle yetiniyorum. Eve dönmek için savaşın bitmesini bekliyorum” ifadelerini kullandı.

eSIM’ler ve İsrail simleri

Gazze'de internet bağlantısının zayıflaması, elektriğin kesilmesi ve yakıtın bitmesi nedeniyle gazeteciler yurt dışındaki medya kuruluşlarıyla iletişimde birçok sorunla karşı karşıya kaldılar. Resim, video ve haber metinlerini zorlukla gönderiyorlardı. Fakat çoğu gazeteci, İsrail'in tehditleri ve bölge sakinlerinin güneye gitmesi yönündeki uyarıları altında bu sorunların çözüleceğine inanıyordu.

Gazze’deki gazeteciler ve basın mensuplarının çoğu Gazze’nin merkezinde ve güneyindeki hastanelerde gazetecilere özel kurulan çadırlara sığındılar. Ancak, indirme kotası sınırlı olan mevcut bazı İnternet hatlarından materyal indirmesi gereken kişi sayısındaki fazlalığın yarattığı büyük baskı nedeniyle işleri hiç de kolay değildi. Yabancı bir haber ajansında çalışan foto muhabiri Semir Ahmed, Han Yunus'ta bulunan Nasır Tıp Kompleksi’ndeki gazeteci çadırına sığınan gazetecilerden biriydi. Ahmed, internette çalışmanın ve kullanmanın zor olduğunu, ancak birkaç günlük gecikmelere ve sorunlara rağmen internete görüntü yükleyebildiğini söyledi.

xascdfveg
İsrail, hava saldırılarıyla Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki tüm altyapıyı yok etti, 7 Kasım 2023 (EPA)

27 Ekim akşamına kadar, mevcut imkanlarla çalışmalarına devam eden Ahmed, görüntüleri internete yüklerken gönderim işlemi aniden kesildi. Bunun internet kaynaklı bir sorun olduğunu düşündüklerini söyleyen Ahmed, “Arızayı gidermeye çalıştıktan sonra gazeteci arkadaşlardan biri Gazze Şeridi’nde faaliyet gösteren Filistin merkezli cep telefonu operatörleri Jawwal ve Ooredoo'da iletişimin kesilmiş olabileceğini söyledi” dedi.

Meslektaşları bunun genel bir sorun olduğundan emindi. Birkaç dakika içinde uydudan yayın yapan haber kanallarından birinden, İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyini hedef alan bombardımanları sonucunda Gazze'deki iletişim ve internet ağlarında bir arıza meydana geldiğini öğrendiler. Gazeteciler, savaşla ve sahada savaştan etkilenenlerle ilgili olayları ve gerçekleri ortaya koyan materyalleri ve haberleri göndermek için alternatif yollar aramaya başladılar.

Semir, bir meslektaşı aracılığıyla 4G bağlantılı bir İsrail SIM kartı elde etmeyi başardıysa da dosyaları aktarmak amacıyla sinyal alımını güçlendirmek için yüksek bir yere çıkmaya ihtiyacı vardı. Gazze’de tüm bağlantıların kesildiği günün akşamı daha iyi bir internet erişimi için Nasır Tıp Kompleksi'nin binalarından birinde bir yangın merdivenine tırmanmak zorunda kalan Ahmed, “Neredeyse 24 saat internetsiz, dünyadan kopmuş halde kaldık. Artık alternatif bir yol bulamayacağımızı düşünüyorduk” ifadelerini kullandı.

Gazze’de yabancı bir haber ajansı için çalışan gazeteci Semir Ahmed: İnternette çalışmanın ve kullanmanın zordu. Ancak birkaç günlük gecikmeye ve sorunlara rağmen internete görüntü yükleyebildim.

Yabancı ülkelerdeki pek çok genç, başta gazeteciler olmak üzere Gazze sakinlerin dünya ile iletişim kurmalarını sağlayacak alternatif yollar aramaya başladılar. Mobil cihaza gönderilen bir ‘QR’ kodun okutulmasıyla cihaza tanımlanan, uydulara bağlanan ve ‘eSIM’ olarak bilinen uluslararası kullanımlı elektronik SIM kartları devreye girdi. Böylece kapsama alanı Gazze Şeridi'nin tamamına özellikle de sınıra yakın güney kesimine kadar ulaşabilen ve gerek İsrail gerek Mısır alt yapısı olsun mevcut en güçlü hücresel ağa bağlanabildiler.

Herkes internete bunun tek yol olan İsrail alt yapısına sahip SIM kartlarıyla bağlanabiliyordu. Onlarca Filistinli ve Arap ülkelerinden gençlerin eSIM alıp kendilerine göndermek için gönüllü olduklarını söyleyen Ahmed, bu gençleri şahsen tanımadıklarını, onların sadece Gazze’dekileri ve Filistin davasını destekleyen gençler olduklarını vurguladı. Ahmed, bu gençlerin savaşın gidişatını kesintisiz olarak raporlamaları için gazetecilerin çalışmalarına devam etmelerini sağlamakla ilgilendiklerini de sözlerine ekledi.

szxcsc
Han Yunus’ta yakınlarıyla haberleşebilmek için telefonlarıyla internet üzerinden arama yapmaya çalışan Gazzeliler, 29 Ekim 2023 (Getty)

Her ne kadar Gazzeliler için internet üzerinden iletişim kurabilecekleri en iyi çözüm eSIM olsa da tüm akıllı telefonlar yenilikçi bir hizmet olan eSIM’i desteklemiyor. eSIM, yalnızca iPhone ve Samsung markalarının yeni model telefonları tarafından destekleniyor. Bu yüzden Semir ve diğer gazeteciler, fiyatları bin 400 doları aşan, eSIM destekleyen yeni model telefonlar almak zorunda kaldılar. Ahmed, bombardımanlar devam ederken bazı cep telefonu mağazalarıyla iletişim kurabildi. Ancak diğerleri, bu özellikte cep telefonlarının çok fazla olmaması ya da bunları satın alacak miktara sahip olmamaları nedeniyle bu telefonları edinemediler.

Uydu kanallarının muhabirleriyle telekonferans teknolojisi aracılığıyla doğrudan iletişim kurmasını sağlayan şirketlerde çalışanların yaşadığı sorunlar daha da karmaşık. Mühendis İsmail Hammade, 17 yılı aşkın bir süredir Gaza Media Company'de yayın mühendisi olarak çalışıyor.

Ancak telekonferans teknolojisi teknik açıdan oldukça pahalı geliyor. Çünkü muhabirin haber stüdyosundan sorulan soruyu duyması 15-20 saniye kadar sürüyor. Buna ses dalgalarının iletilmesi ve sesin duyulabilmesi için gereken süre anlamına gelen ‘gecikme süresi’ deniyor.

Gazze'de bir medya şirketinde yayın mühendisi olarak çalışan İsmail Hammade: Pahalı ve İsrail ordusu sinyalin kaynağını takip edebildiği için tehlikeli olmasına rağmen Thuraya cihazlarını kullanmak zorunda kaldık.

Taşıdığı tüm risklere rağmen bir başka yöntem kullanmak zorunda kaldıklarını söyleyen Hammade, şöyle devam etti:

Mali açıdan pahalı ve İsrail ordusu sinyalin kaynağını takip edebildiği için tehlikeli olmasına rağmen uydu bağlantısı sağlayan Thuraya cihazlarını kullanmak zorunda kaldık. İsrail ordusu daha önceki yıllarda Hamas'ın iletişim için Thuraya'yı kullandığını iddia etmişti. Bu yüzden sinyalin kaynağını risk ve tehdit olarak değerlendirebilir ve böylece kullanıcıyı doğrulamadan sinyalin kaynağını bombalayabilir.

Geçtiğimiz yıllarda iletişim ağlarındaki gelişmelere ve teknik olarak güvenli yolların bulunmasına rağmen İsrail, Gazze Şeridi'nde hem halkı hem de medya çalışanlarını zor durumda bırakan krizlere neden oldu. Hammade, bu krizlerin gazetecileri ‘ilkel iletişim araçlarını kullanmaya ve hayatlarını tehlikeye atmaya zorladığını’ söyledi.

*Bu makale Şarku’l Avat tarafından Londra merkezli Al-Majalla dergisinden çevrildi.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.