Beşiktaş'ta ikinci Rıza Çalımbay dönemi: Tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk

"Başakşehir maçında sırf taraftar için oynamamız gerekiyor. Gerçekten çok üzüldüler. Taraftara galibiyet lazım"

Rıza Çalımbay (AA)
Rıza Çalımbay (AA)
TT

Beşiktaş'ta ikinci Rıza Çalımbay dönemi: Tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk

Rıza Çalımbay (AA)
Rıza Çalımbay (AA)

BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Rıza Çalımbay, göreve getirilme süreciyle ilgili bilgi verdi.

Beşiktaş'a dönmekle yaşadığı mutluluğu anlatan Çalımbay, "Çağırdılar geldim. 'Durumumuz iyi değil.' dediler, 'Tamam' dedim. 'Yapabilir miyiz hocam?' dediler, 'Yaparım' dedim. Benim açımdan tekrar buraya gelmek büyük bir mutluluk. Her zaman söylediğim gibi Beşiktaşlıyım. Futbol hayatım buradan başladı, burada bitti. Şu anda geldiğim dönem ilk başladığım zamana benziyor. Yıldırım Demirören o zaman 'Beşiktaş'la çalışır mısın?' diye çağırdı. Çaykur Rizespor'da bıraktı ve böyle sıkıntılı, kaos olan bir durumda buraya geldim. İyi bir şekilde bitirdik. İlk başladığımızda ligin ikinci yarısını lider bitirdik. Takımın durumu pek iç açıcı değil. Amacımız bunu çok iyi şekilde analiz edip, nerede, ne kriz var onları bulmamız gerekiyor." diye konuştu.

Siyah-beyazlı kulübe minnet borcu olduğunu ifade eden Çalımbay, "Biz de sezon başı takımı alalım, tanıyalım, transferleri yapalım isteriz ama yapacak bir şey yok. Şu anda çağırıp ihtiyaçları olduğunu söylediler. Çağırdıkları zaman 'yok' demem. Beşiktaş Kulübüne minnet borçluyum. Benim futbol hayatım burada geçti. Ne kazandıysak Beşiktaş sayesinde oldu. O bize verdi, şimdi bizim ona vermemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Beşiktaş'ta bir kriz olduğunu söyleyen tecrübeli teknik adam, "Bugün hafif bir antrenmana sonra da maça çıkacağız. Bu büyük bir dezavantaj benim için. Oyuncularımızla, 'Ne olursa olsun bunu halledecek olan bizleriz.' diye konuştuk. Sahaya bambaşka bir şekilde çıkacaklar. Bu krizi en iyi şekilde atlatacağımıza inanıyorum." dedi.

"Öncelikle taraftarı kazanmamız gerekiyor"

Zor bir başlangıç yapacaklarını söyleyen Çalımbay, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bizim için zor bir başlangıç. Sıkıntılı bir durum. Taşın altına elimizi koyacağız. Başkana da söyledim, beni buraya çağırıp görev verildikten sonra benim yok demem mümkün değil. Süre 2 maç olur, başka bir şey olur... Ne olursa olsun çağrıldığım an seve seve yaparım. Buraya geldiğim için mutluyum, işimin zor olduğunu biliyorum. Benden önce gelen arkadaşlardan daha zor durumdayım. Keşke daha önce gelebilseydim, daha farklı şeyler olacağına inanıyordum. Zamanı çok iyi şekilde değerlendireceğiz ve bu işi atlatacağımıza inanıyorum. Bizim için en önemli şey taraftar. Taraftar üzgün, kırgın, sinirli. İstediği sonuçlar elde edilemiyor, istediği oyun olmuyor. Çok üzgünler. Öncelikle taraftarı kazanmamız gerekiyor. Taraftara '12. adam' derler bana göre 1. adam. Onların desteği olmazsa bu kaostan çıkmamız mümkün değil. Destek verirlerse onlarla beraber bu işi çok iyi şekilde başarabiliriz. Ters bir şey olursa o zaman sıkıntı yaşarız. Taraftara inanıyorum. Taraftarı kazanmamız gerekiyor. Başakşehir maçında sırf taraftar için oynamamız gerekiyor. Gerçekten çok üzüldüler. Taraftara galibiyet lazım. Bunun için hep beraber herkes her şeyini ortaya koyması gerekiyor. Sakatımız var, sıkıntılarımız var ama hepsi Beşiktaş'ın oyuncusu.

" Ne gerekiyorsa yapacağız, sıkıntıları neyse onu çözeceğiz"

Beşiktaşlı futbolcuların çok iyi isimler olduğunu ancak kapasitelerinin altında kaldıklarını kaydeden Çalımbay şunları ifade etti:

Bu oyuncuların, bu takımın oynadığı oyun bu değil. Oyuncuların da kapasiteleri bu değil. Mutlaka bir sıkıntı var. Onu aşmak için zaman gerekiyor ama maalesef zaman yok. Benim için en önemlisi Başakşehir maçını geçmek. Bu maçı geçtikten sonra milli ara var, sonra Antalya'ya kampa gideceğiz. Ondan sonra da bambaşka şekilde döneceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız, sıkıntıları neyse onu çözeceğiz. Futbolda başarıyı, başarısızlığı gördüm. Çok krizli takımlara gittim. Sonuncu olan takımı aldım. Hepsinde önce krizi çözüyorduk. Burada zaman az. 1,5 gün bile yok. Onu iyi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.

Takımla ilgili çalışmalara başladığını belirten Çalımbay, "Sabahtan beri önümde dosya, takımı yazıp çiziyorum. Sakat oyuncumuz çok. Gerekirse altyapıdan arkadaşlarımızı da çıkarabiliriz. Oyuncuları yüzeysel olarak seyrediyoruz ama net olarak tanımıyoruz, içlerine girmek gerekiyor. Bu 1 haftamızı alır. Bu sürede takımı tamamen tanırız. Semih, Arda gibi arkadaşları tanıyacağız. Alınan oyuncuların hepsi iyi, kariyerleri mükemmel. Bana göre hazır değillerdi. İstediklerini tam yapamadılar ve kendilerini gösteremediler" diye konuştu. 

Siyah-beyazlı kulübün 3 Aralık'taki olağanüstü kongresinde başkanlığa aday olan isimlerin kendisini aradığını söyleyen Rıza Çalımbay, "Beşiktaş'ta kongre de olsa antrenör de gitse kalanlarla bu takım şampiyonluğa oynamak zorunda. Beni aradılar adaylar. Hepsi de çok değerli, Beşiktaş'a büyük faydası olan insanlar. Görev zamanını düşünmüyorum. Tek düşündüğüm şey Başakşehir maçı. Bana biraz zaman verildiğinde iyi şeyler yapacağıma inanıyorum. Bu takımın oyunu bu değil. Bu takım geçen sene 15 maç namağlup gitmiş bir takım. Aynısını yapabilirler. Hırslı, arzulu girerlerse buradan alnımızın akıyla çıkarız." değerlendirmesinde bulundu.

 

"Ne kadar zaman verilirse elimden geleni yaparım"

Beşiktaş'taki ilk görev süreci ile bugün arasında tecrübe farkı olduğunu kaydeden tecrübeli çalıştırıcı, "İnsanlar ne kadar çalışırsa, ne kadar takım çalıştırırsa o kadar tecrübeli olur. O zaman da taşın altına elimi koydum. Türkiye'den, Avrupa'dan elenmiş ligde alt sıralarda bir Beşiktaş'ı aldım. O sene bir tek Galatasaray'a yenildik. Takımı Avrupa kupalarına götürdük. O Rıza'yla bu Rıza arasında tecrübe farkı var. O zaman transfer şansımız da olmadı. O zaman da çok güzel şeyler yaptım. Bu sene bir anda geldim. Bir çalışma zamanı olsaydı her şey başka olurdu. Ne kadar zaman verilirse elimden geleni yaparım. Ben Beşiktaşlıyım. Altyapısından yetişmiş birisiyim." diye konuştu.

Beşiktaş'a daha önce gelse işlerinin daha kolay olabileceğini söyleyen Çalımbay, "Benimle keşke daha önce görüşselerdi. O zaman daha farklı olabilirdi. Zaman kaybı olmazdı. Sivasspor'da Konferans Ligi'nde gruptan çıktık, güzel işler yaptık. Bu gruptan da çıkabilirdik. Hep 'keşke' diyoruz ama giden gitti. Önümüze bakmamız gerekiyor. Başka çaremiz yok. Transfer yapma şansımız yok şu anda. Arkadaşlarımızla çok iyi bir şekilde kaynaşıp iyi şekilde başlamamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Kaos ortamlarını iyi bildiğini söyleyen Çalımbay, "Karşımdaki oyuncunun ne duymak istediğini çok iyi biliyorum. Biz de öyle şeyler yaşadık. Bir anda modunuz düşüyor. Daha zayıf takımlara puan kaybedebiliyorsunuz. Lider oyuncuların ortaya çıkıp takımı koruması gerekiyor. Teknik direktör, liderlik vasfı olmazsa krizi çözme imkanı sıfırdır. Dün futbolcuları karşımda gördüğümde hepsinde bir kırgınlık, mental yorgunluk, karamsarlık vardı. Ben de kendilerine birkaç şey söyledim. 'Bundan sonra başka türlü yapacağız.' dedim. Bunları düzelteceğiz, düzeltmek için de zaman lazım. Bu kadroyla çok şey yapılır. Arkadaşlar kendilerinde olanı versinler yeter. Ekstra bir şey istemiyoruz. Çok iyi şeyler yapacaklarına inanıyorum. Birbirleriyle iç içe olamamışlar, onu düzeltiriz. Oyuncuların da istemesi gerekiyor bunu. Kafayı sahaya vermeleri lazım. İlk işimiz Başakşehir maçını çok iyi şekilde bitirmemiz lazım." şeklinde konuştu.

"Beşiktaş'ın en büyük ihtiyacı galibiyet serisi"

Beşiktaş'ın galibiyet serisine ihtiyacı olduğunu söyleyen Çalımbay, "Beşiktaş'ın en büyük ihtiyacı galibiyet serisi. Bu şimdi de olabilir, sonra da olabilir. Seri yaparsak yukarıdakileri yakalayabiliriz. Beşiktaş'ın hedefi bitmez, Türkiye Kupası var, lig var. 3-4 galibiyetle çok iyi yerlere gelebilirsiniz. Karamsar olursanız daha da aşağı düşebilirsiniz. Futbolcularıma ve ekibime güveniyorum. Ligde neyin ne olacağı belli olmaz. En az 15 maç namağlup gitti geçen sezon Beşiktaş. Bunu yapmamak için bir neden yok. Devre arası çok kısa olacak. O zaman da eksik yerlerine 1-2 oyuncu alırsan yukarıdakileri yakalayabilirsiniz, Avrupa'ya gidebilirsiniz. Kim giderse gitsin, Beşiktaş her zaman yukarı oynamalı." dedi.

Milli takım arasındaki Antalya kampına altyapıdan başka oyuncular da götüreceğini söyleyen Çalımbay, oyuncularla henüz bireysel toplantı yapmadıkların söyledi.

Tecrübeli teknik adam, Burak Yılmaz'ın göreve erken başladığını söyleyerek, şunları kaydetti:

Burak Yılmaz benim sevdiğim bir insan. Beraber Eskişehir'de çalıştık. Trabzon'da da beraberdik. Futbolculuğu mükemmeldi. Trabzon'a da çok sıkıntılı dönemde gitmişti. O zaman da olağanüstü oynadı, çok büyük faydası oldu. Yüz yüze ve telefonla görüşmedik. Burak erken başladı antrenörlüğe. Çok hırslı birisi. Antrenörlükte belli bir yere gelmeniz gerekiyor. 'İyi futbolcuyum.' diye hemen antrenör olamayız. Ekibimiz olması gerekiyor. Bizlerin kesinlikle tecrübe kazanmamız gerekiyor. Eğer futbolu bitirdiniz, eğer bir yerde staj gibi bir şey görürseniz büyük avantaj sağlar. Ben 2 yıl Ümit Milli Takım'da çalıştım. Sonra Mustafa Denizli ile A takımda çalıştık. Sonra İngiltere'ye gittim. 3-4 takımla antrenmana çıktım. Oradan geldim ve Serdar Bilgili beni aradı, 'Daum'u alıyoruz, seni yardımcı istiyor.' dedi. 6 ay çalıştım ve Göztepe'de tek başıma başladım. Burak da iyi antrenör olabilir. Belli evreleri geçmesi gerekiyor.

Çalımbay, yurt içi ve dışında sürekli oyuncu izlediklerini ve transfer döneminde listelerindeki oyunculardan takviye yapabileceklerini söyledi.



MMA'i milyonlara sevdiren Conor McGregor yeniden sahnede

McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
TT

MMA'i milyonlara sevdiren Conor McGregor yeniden sahnede

McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Conor McGregor'ın oktagona dönüşünü ve karma dövüş sanatları (MMA) dünyasında bıraktığı etkiyi inceliyoruz.

12 Temmuz'da gerçekleşecek UFC 329, klasik bir dövüş gecesinden çok daha fazla anlam taşıyor. 5 yıl aradan sonra oktagona dönen Conor McGregor, bu kez sadece Max Holloway karşısında kazanmak için değil, kendi hikayesinin yeni bir bölümünü yazmak için kafese girecek.

Kazandığı kemerler, nakavtları ve kaybettiği maçlar McGregor'ın hikayesini anlatmaya yetmez. İrlandalı yıldız, MMA tarihinin en tartışmalı, en büyük ve en etkili figürlerinden biri olarak bu sporu değiştiren isimlerin başında geliyor.

Bugün UFC milyarlarca dolarlık küresel bir organizasyon. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişi MMA takip ediyor, dövüşçüler daha yüksek gelirler elde ediyor ve UFC artık ana akım spor dünyasının önemli parçalarından biri.

Bu dönüşümün tek sebebi elbette McGregor değildi ancak onun yarattığı etki, organizasyonun büyüme hikayesinin merkezinde yer alıyor.

McGregor'ın UFC kariyeri 2013'te başladı. Dublin'den çıkan eski bir tesisatçı çırağı, kısa sürede sadece yeteneğiyle değil, kişiliğiyle de tüm dünyanın dikkatini çekti.

2015'te Jose Aldo'yu yalnızca 13 saniyede nakavt ederek tüysıklet şampiyonu olduğunda artık sadece bir dövüşçü değildi. O gece McGregor, UFC'nin yeni yüzü haline geldi.

Bir yıl sonra Eddie Alvarez'i yenerek hafifsıklet kemerini de kazandı ve UFC tarihinde aynı anda iki farklı sıklette şampiyon olan ilk dövüşçü oldu.

Ancak McGregor'ın asıl farkı kazandığı kemerlerden çok, dövüşleri birer spor müsabakasından büyük olaylara dönüştürme yeteneğiydi.

Eski UFC şampiyonu Georges St-Pierre, McGregor'ın bu özelliğini şöyle anlatıyor:

Conor McGregor gibi biri yoktu. Bir dövüşün etrafında duygu yaratma konusunda en iyisiydi. İnsanlar onu ya sevip kazanmasını istiyor ya da ondan nefret edip kaybetmesini bekliyordu.

St-Pierre'in dikkat çektiği nokta, McGregor'ın sadece iyi bir dövüşçü olmadığıydı. O, insanların ilgisini mücadele başlamadan önce toplamayı başaran bir spor yıldızıydı.

McGregor'ın mirasının en önemli kısmı belki de bu.

Ondan önce UFC'nin büyük yıldızları vardı. Georges St-Pierre, Anderson Silva ve Brock Lesnar organizasyonun büyümesinde önemli roller oynadı. Ancak McGregor dönemiyle birlikte UFC'nin finansal ölçekte ulaştığı seviyeler değişti.

McGregor'ın Jose Aldo'yla karşılaştığı UFC 194, organizasyonun düzenli şekilde milyonlarca izleyiciye ulaşabildiği yeni dönemin başlangıcı oldu. İrlandalı yıldızın yer aldığı dövüşler arka arkaya devasa izlenme rakamlarına ulaştı.

Khabib Nurmagomedov'la yaptığı UFC 229 karşılaşması ise 2,4 milyon öde ve izle satışıyla organizasyon tarihinin en büyük etkinliği oldu.

McGregor'ın etkisi sadece televizyon gelirleriyle sınırlı kalmadı. Büyük arenalar, yüksek bilet satışları ve küresel sponsorluklar da bu dönemde büyüdü.

UFC'nin 2016'da WME-IMG tarafından yaklaşık 4 milyar dolar karşılığında satın alınması da bu yükseliş döneminin en önemli sonuçlarından biriydi.

McGregor'ın popülerliği, UFC'nin yalnızca bir dövüş organizasyonu değil, küresel bir spor markası olarak görülmesine büyük katkı sağladı.

McGregor'ın etkisini anlatan en önemli noktalardan biri de rakiplerinin ve diğer şampiyonların bile onun yarattığı değişimi kabul etmesi.

Jon Jones, McGregor'ın UFC'ye katkısı hakkında şunları söyledi:

Conor McGregor bu spor için çok şey yaptı. Sporu ana akıma taşıdı ve hepimizin daha fazla para kazanmasını sağladı. Bazen insanların onun tüm dövüşçüler için yaptıklarını unuttuğunu düşünüyorum. Herkese nelerin mümkün olduğunu gösterdi.

Yani McGregor yalnızca kendi kazancını artıran bir sporcu olmadı. Dövüşçülerin marka oluşturabileceğini, sosyal medyanın kullanılabileceğini ve bir MMA sporcusunun geleneksel spor yıldızlarıyla aynı seviyede tanınabileceğini gösterdi.

2017'de Floyd Mayweather'la yaptığı boks maçı bunun en büyük örneğiydi. Profesyonel boksta hiç mücadele etmemiş bir MMA dövüşçüsü, dünyanın en büyük boks yıldızlarından biriyle karşılaşarak milyarlarca dolarlık bir etkinliğin parçası oldu.

Elbette McGregor'ın kariyeri yalnızca başarı hikayesinden oluşmuyor.

2018'de Khabib Nurmagomedov karşısında aldığı mağlubiyet, kariyerinin en önemli kırılma noktalarından biriydi. Sonrasında gelen uzun aralar, sakatlıklar ve kafes dışındaki tartışmalar nedeniyle eski üstünlüğünü yeniden kurup kuramayacağı sürekli tartışıldı.

Üstelik istatistiklere bakıldığında McGregor, UFC tarihinin en başarılı şampiyonu değil. İki farklı sıklette kemer kazanmasına rağmen hiçbir kemerini savunmadı. Uzun şampiyonluk dönemleri yaşayan Jon Jones, Georges St-Pierre veya Anderson Silva gibi isimlerle kıyaslandığında sportif başarı açısından tartışmalar devam ediyor.

Ancak McGregor'ın hikayesi zaten sadece sportif başarı üzerinden değerlendirilemez.

Bazı sporcular kupalarıyla, bazıları rekorlarıyla, bazıları ise değiştirdikleri kültürle hatırlanır. McGregor üçüncü kategoriye giren isimlerden biri.

Max Holloway karşılaşması bu yüzden yalnızca bir geri dönüş maçı değil.

McGregor artık eski dönemindeki yenilmez görüntüyle kafese çıkmayacak. 5 yıllık aranın ardından, yaşının ilerlediği ve kariyerinin son bölümüne girdiği bir dönemde yeniden kendisini kanıtlama fırsatı yakalayacak.

Kazansa da kaybetse de Conor McGregor'ın UFC tarihindeki yeri değişmeyecek.

Çünkü o, sadece kemer kazanan bir dövüşçü olmadı. Bir dönemin yüzü oldu, UFC'nin ekonomik sınırlarını genişletti ve MMA'in dünya çapında daha büyük bir kitleye ulaşmasında en önemli rollerden birini oynadı.

UFC 329 gecesinde oktagona çıkacak kişi sadece eski bir şampiyon olmayacak. Aynı zamanda bu sporun nasıl değiştiğinin yaşayan sembollerinden biri olacak.

Kaynaklar: ESPN, LA Times, UFC


İspanya, Belçika'yı son dakikada yıkarak yarı finale yükseldi

Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
TT

İspanya, Belçika'yı son dakikada yıkarak yarı finale yükseldi

Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)

İspanya, 2026 FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde Belçika'yı son dakikalarda bulduğu golle 2-1 mağlup ederek yarı finale yükseldi.

Los Angeles'taki SoFi Stadyumu'nda 70 bin taraftarın önünde oynanan karşılaşmada Avrupa şampiyonu İspanya'nın gollerini 30. dakikada Fabian Ruiz ve oyuna sonradan giren Mikel Merino 88. dakikada kaydetti. Belçika'nın tek golü ise 41. dakikada Charles De Ketelaere'den geldi.

Bu sonuçla İspanya, yarı finalde salı günü Dallas'ta Fas'ı 2-0 mağlup ederek adını son dört takım arasına yazdıran Fransa ile karşı karşıya gelecek.

İspanya, böylece 2010 yılında tarihinde ilk ve tek Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandığı turnuvadan bu yana ilk kez Dünya Kupası'nda yarı finale yükselme başarısı gösterdi.

Çeyrek final turu, cumartesi günü oynanacak İngiltere-Norveç ve son şampiyon Arjantin-İsviçre karşılaşmalarıyla tamamlanacak.

İspanya, son 16 turunda da komşusu Portekiz'i uzatma dakikalarında eleyebilmişti. Yedek kulübesinden oyuna giren Mikel Merino, ikinci yarının uzatma bölümünde attığı golle takımını çeyrek finale taşımıştı.

Merino, Belçika karşısında da benzer bir performans sergileyerek oyuna girdikten yalnızca iki dakika sonra fileleri havalandırdı ve İspanya'ya yarı final biletini getiren golü kaydetti.


Bono'nun eldivenleri yarı finale yetmedi... Mbappe ve Dembele ikilisi Fas’ın hayalini söndürdü

El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
TT

Bono'nun eldivenleri yarı finale yetmedi... Mbappe ve Dembele ikilisi Fas’ın hayalini söndürdü

El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)

Fas Dünya Kupası'nda Fransa'yla oynadığı karşılaşmanın ikinci yarısında kalesinde gördüğü iki golle kupaya çeyrek finalde veda etti.

Fas, bir önceki Dünya Kupası'nda yarı finale yükselen ilk Arap ve Afrika ülkesi olarak tarihe geçmiş, turnuvayı ise dördüncü sırada tamamlamıştı. Ancak bu kez aynı başarıyı tekrarlayamadı.

Karşılaşmanın 28. dakikasında Yasin Bounou, Kylian Mbappe'nin kullandığı penaltıyı kurtardı. Ancak Fas kalecisi, ikinci yarının 60. dakikasında Fransa kaptanının şutuna engel olamadı ve Fransa 1-0 öne geçti.

Bu golden altı dakika sonra Mbappe'nin pasında topla buluşan Ousmane Dembele, yerden yaptığı vuruşla fileleri havalandırarak farkı ikiye çıkardı.

Fransa, salı günü Dallas'ta oynanacak yarı finalde İspanya-Belçika karşılaşmasının galibi mücadele edecek.