Trump'a yakınlığıyla bilinen Ukraynalı Dubinski'ye vatana ihanet soruşturması

Siyasetçinin Rus istihbaratıyla ilişkisi olduğu iddia ediliyor

SBU, 1 Kasım'da Dubinski'nin evinde arama yapıldığını, daha sonra kendisinin 6 Kasım'da 24 saat ev hapsinde tutulduğunu aktardı (Reuters)
SBU, 1 Kasım'da Dubinski'nin evinde arama yapıldığını, daha sonra kendisinin 6 Kasım'da 24 saat ev hapsinde tutulduğunu aktardı (Reuters)
TT

Trump'a yakınlığıyla bilinen Ukraynalı Dubinski'ye vatana ihanet soruşturması

SBU, 1 Kasım'da Dubinski'nin evinde arama yapıldığını, daha sonra kendisinin 6 Kasım'da 24 saat ev hapsinde tutulduğunu aktardı (Reuters)
SBU, 1 Kasım'da Dubinski'nin evinde arama yapıldığını, daha sonra kendisinin 6 Kasım'da 24 saat ev hapsinde tutulduğunu aktardı (Reuters)

Ukrayna'da eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle yakın ilişkileri bulunan milletvekili Oleksandr Dubinski hakkında vatana ihanet soruşturması açıldı.

Ukrayna'nın iç güvenlik teşkilatı Ukrayna Güvenlik Servisi'nden (SBU) pazartesi günü yapılan açıklamada, eski milletvekili Andriy Derkaç ve eski savcı Kostiyantin Kulik'in Rusya'nın askeri istihbarat servisi Baş İstihbarat Dairesi'yle (GRU) işbirliği yaptığı bildirildi.

Ukrayna'nın haber sitelerinden Kyiv Post, SBU'nun Telegram sayfasındaki paylaşımda Dubinski'nin adına yer verilmediğini yazdı. Fakat haberde, kimliklerinin paylaşılmasını istemeyen Ukraynalı yetkililerin, gönderide yüzü mozaiklenen kişinin Dubinski olduğunu doğruladığı aktarıldı. ABD'nin tanınmış gazetecilik kuruluşlarından Politico da fotoğraflardaki kişinin Dubinski olduğunu yazdı.

SBU'nun açıklamasında Dubinski, Derkaç ve Kulik'in Rus istihbaratının desteğiyle örgüt kurarak, "dezenformasyon yapıp, Ukrayna'yı uluslararası arenada itibarsızlaştırmayı" amaçladığı savunuldu. Söz konusu şüphelilerin GRU'dan en az 10 milyon dolara yakın ödeme aldığı iddia edilirken, paranın hangi tarihlerde yatırıldığına dair bilgi paylaşılmadı.

Ukrayna istihbaratı, operasyon ağının GRU Başkan Yardımcısı Vladimir Alekseyev tarafından kurulup Aleksey Savin tarafından yürütüldüğünü ileri sürdü.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin üyesi olduğu Halkın Hizmetkarı'ndan (Sluha narodu -SN) 2019'da meclise giren Dubinski ise Telegram hesabından yaptığı paylaşımda, hakkındaki suçlamaları reddederken, güvenlik güçlerinin kendisini gözaltına aldığını yazdı. 

Siyasetçi, hakkında 12 Ocak'a kadar gözaltı kararı verildiğini iddia etti. Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters iddianın henüz doğrulanamadığını aktardı.

Politico, Dubinski'nin suçlu bulunması halinde 15 yıla kadar hapis cezası alabileceğini, Derkaç ve Kulik'inse yurtdışında saklandığını yazdı.

Dubinski ve Derkaç, 2019'da yaptıkları açıklamalarda, Kulik'in yürüttüğü incelemeler sonucunda Ukrayna'daki doğalgaz şirketi Burisma'nın kara para akladığının tespit edildiğini ileri sürmüştü. 

Bu yıl 16 Şubat'ta faaliyetlerini durduran firmanın yönetim kurulunda, ABD Başkanı Joe Biden'ın oğlu Hunter Biden da yer alıyordu. Bu nedenle şirket, ABD'de 2020'de düzenlenen başkanlık seçimlerinde gündem olmuştu. 

Biden'ın başkan yardımcılığı yaptığı dönemde oğlunun şirketle ilişkilerine müdahil olduğu ve bu firmayı soruşturan başsavcının görevden alınması için Ukrayna'ya baskı yaptığı iddia edilmişti.

O dönemki ABD lideri Donald Trump'ın da seçim maratonundaki rakibi Biden ve oğluna yönelik soruşturma başlatılması için Zelenski'ye baskı yaptığı ortaya çıkmıştı. Bunun üzerine ABD Temsilciler Meclisi, Trump hakkında azil soruşturması açmış, süreç sonunda eski lider suçsuz bulunmuştu. 

Ayrıca Trump, Biden ve oğlunun Ukrayna'daki faaliyetlerine dair bilgi edinmesi için avukatı Rudy Giuliani'yi Aralık 2019'da ülkeye göndermişti. Dubinski ve Giuliani de başkent Kiev'de buluşmuştu.

ABD Hazine Bakanlığı, Derkaç'ı 2020'de, Dubinski ve Kulik'iyse 2021'de yaptırım listesine almıştı. 

Independent Türkçe



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe