Tunus, ülkede yabancı askeri üslerin olduğu iddiasını yalanladı

2024 yılı Tunus Savunma Bakanlığı bütçesi geçen yıla oranla yüzde 9 oranında arttı

Tunus Savunma Bakanı milletvekillerinin sorularını yanıtlarken (Tunus Temsilciler Meclisi)
Tunus Savunma Bakanı milletvekillerinin sorularını yanıtlarken (Tunus Temsilciler Meclisi)
TT

Tunus, ülkede yabancı askeri üslerin olduğu iddiasını yalanladı

Tunus Savunma Bakanı milletvekillerinin sorularını yanıtlarken (Tunus Temsilciler Meclisi)
Tunus Savunma Bakanı milletvekillerinin sorularını yanıtlarken (Tunus Temsilciler Meclisi)

Tunus Savunma Bakanı İmad Memiş’in çok sayıda milletvekilinin ülkede başta ABD üsleri olmak üzere yabancı askeri üslerin varlığına ilişkin sorularına yanıtları siyasi çevrelerde yoğun tartışmalara neden oldu. Tunus’un pek çok terör olayına tanık olduğu son yıllarda konu tekrar gündeme geldi.

Tunus-Libya sınır bölgesinde bazı terör unsurlarının silahlı eğitim aldıkları ortaya çıktı. Buna karşın hedefi Tunus’un güneydoğusundaki terör unsurlarının eğitim kamplarını hedef almak olan bir ABD askeri üssü kurulduğuna dair ses getiren bir iddia ortaya atıldı.

Dün milletvekilleri önündeki savunmasında Tunus Savunma Bakanı, alevlenen bu tartışmayı bitirmek için “Cumhurbaşkanı’nın ülkenin egemenliğine gösterdiği özenin ışığında böyle sözler ütopik ve mesnetsiz kalmaktadır. Dedikodularla işimiz olamaz” dedi. Öte yandan Tunus’un askeri alanda uluslararası iş birliğini giderek çeşitlendirme yolunda ilerlediğini kaydetti. Askeri kurumun “mali koşullar ve yasal mevzuatlar izin verdiği sürece uluslararası iş birliğini genişletmeye istekli olduğunu ve bunun bir tarafla sınırlı kalmaması gerektiğini” vurguladı. Bakan ayrıca, denizcilik askeri endüstrilerini desteklemek için özel sektör ile Donanma arasında halihazırda mevcut bir ortaklığın bulunduğunu da açıkladı.

Daha önce emekli Tuğgeneral Muhtar bin Nasr ile eski diplomat Abdullah el-Ubeydi arasında Tunus’ta yabancı askeri üslerin varlığı hakkında büyük bir tartışma yaşanmıştı. Ubeydi, Tunus’un Libya sınırına yakın çöl bölgesinde bir ABD askeri üssünün bulunduğunu öne sürmüştü. Ancak Nasr, konuyu sert bir şekilde yalanlayarak Ubeydi’yi kendi deyimiyle “sorumsuzca dedikodu” yaymakla suçlamıştı.

Fotoğraf altı: Cumhurbaşkanı Kays Said geçen yaz bir askeri geçit töreni sırasında (Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Kays Said geçen yaz bir askeri geçit töreni sırasında (Cumhurbaşkanlığı)

Tunus Savunma Bakanı, ülkedeki kışlalar ve bunların kentsel bölgelere yakınlığı konusunda, askeri üsler ilk kurulduğunda genellikle yerleşim yerlerinden uzakta olduğunu, ancak kentleşmenin artmasıyla bazı evlerin yıldan yıla bu kışlalara giderek yakınlaştığını söyledi. Ordunun önümüzdeki yıllarda mümkün olduğu kadar kentsel alanlardan uzak durma kararlılığını sürdüreceğini vurguladı.

Eski Tunus Cumhurbaşkanı Munsif el-Merzuki döneminde bazılarının kapandığı duyurulan askeri bölgeler hususuna gelince, Savunma Bakanı Memiş bunun “bir seçenek değil zorunluluk olduğunu ve askeri kurumun gerekli olmayan yerlerde kalmamaya kararlı olduğunu” söyledi.

Öte yandan Tunus Savunma Bakanlığı’nın 2024 yılı bütçesine ilişkin tartışmalarda, bu bütçenin geçen yıl bakanlığa ayrılan bütçeye göre yüzde 9 oranında arttığı ortaya çıktı. Bütçe üç milletvekilinin çekimser ve bir milletvekilinin olumsuz oy kullanmasına karşın 129 milletvekilinin olumlu oy kullanması sonucu kabul edildi.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.