Mısır, Sudan ve Somali’nin birliğini desteklemek için Afrika’yı harekete geçirdi

Uzmanlar, Kahire’nin diğer ülkelerin iç işlerine müdahale etmeyi reddettiğini doğruladı

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün düzenlenen Somali ve Sudan konulu Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’nda konuşurken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün düzenlenen Somali ve Sudan konulu Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’nda konuşurken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, Sudan ve Somali’nin birliğini desteklemek için Afrika’yı harekete geçirdi

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün düzenlenen Somali ve Sudan konulu Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’nda konuşurken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün düzenlenen Somali ve Sudan konulu Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’nda konuşurken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Addis Ababa’da düzenlenen Afrika Birliği (AfB) Yürütme Konseyi toplantıları ve zirve oturumları kapsamında Sudan ve Somali’nin birliğine destek amacıyla Afrika nezdindeki temaslarını yoğunlaştırdı. Dün gerçekleştirilen diplomatik görüşmelerde, Kahire’nin Hartum ve Mogadişu’daki istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları öne çıktı.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün düzenlenen Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, ülkesinin AfB bünyesindeki Barış ve Güvenlik Konseyi’nin Sudan’ın birliği ve egemenliğini destekleyen tüm karar ve açıklamalarına verdiği desteği yineledi. Abdulati, milis güçlerin işlediği tüm ihlalleri ve Sudan’ı bölmeye yönelik girişimlerini kınadıklarını ifade etti.

Abdulati, Mısır’ın Sudan’da barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik taahhüdünü yineleyerek, kapsamlı bir insani ateşkese ulaşılması, bunun kalıcı ateşkese dönüşmesi ve insani yardımların acilen ulaştırılması için yürütülen çabaları aktardı. Mısır’ın çözüm sürecini desteklemek amacıyla uluslararası ve bölgesel taraflarla etkin temas halinde olduğunu belirten Abdulati, Sudanlılara yardımcı olabilecek tüm girişimlere açık olduklarını vurguladı.

trgt
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün Afrika Birliği (AfB) Siyasi İşler, Barış ve Güvenlik Komiseri ile bir araya geldi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır’ın silahlı milislerin işlediği suç ve ihlalleri tamamen kınadığını dile getiren Abdulati, Sudan’daki ulusal devlet kurumlarının desteklenmesi, ülkenin birliği ve egemenliğinin korunması ve güvenlik ile istikrarın sağlanması için bu kurumların görevlerini yerine getirebilmesinin önemine dikkat çekti. Bunun, barışın yeniden tesisi ve halkların kalkınma ile istikrar yönündeki beklentilerinin karşılanması açısından temel dayanak olduğunu belirtti.

Bölünmenin reddi

Somali’ye ilişkin değerlendirmesinde Abdulati, Somali devlet kurumlarının inşası sürecinde kaydedilen ilerlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, Mısır’ın Somali’nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteğin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Abdulati, Somali’nin istikrarı ve güvenliğine zarar verebilecek, Afrika Boynuzu’nda bölgesel barış ve güvenliği, ayrıca Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nin emniyetini tehdit edebilecek her türlü dış müdahale ve bölme girişimine karşı olduklarını ifade etti.

Abdulati, Kızıldeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin Afrika Boynuzu’ndaki kırılgan durumu istismar ederek sahillerde askeri varlık oluşturma çabalarını Mısır’ın kesin bir dille reddettiğini belirtti. Bu tür adımların egemenlik ilkelerine ve devletlerin iç işlerine müdahale yasağına açık aykırılık teşkil ettiğini, bölgesel gerilimleri artırabileceğini kaydetti.

Aynı bağlamda Abdulati, Mısır’ın Somali’de devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve özellikle terörizmle mücadele kapsamında güvenlik ve istikrarın tesisine yönelik kapasitenin artırılması çabalarına desteğini sürdüreceğini dile getirdi. Bölgesel ve uluslararası çabaların eşgüdüm içinde yürütülmesinin ve bu tehditlerin kaynaklarının kurutulmasının önemine dikkat çekti.

fvdbgrhyj
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün Somalili mevkidaşı ile yaptığı görüşmede (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır Afrika İşleri Konseyi Başkan Yardımcısı Salah Halime ise Sudan ve Somali konusunda Mısır’ın istikrarın korunması, devletlerin birliği ve toprak bütünlüğünün savunulması yönünde net bir tutum sergilediğini söyledi.

Salah Halime, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır’ın defalarca vurguladığı ‘kırmızı çizgilerin’ paralel yapılar oluşturulmasına ya da devletin birliği ve toprak bütünlüğünü zayıflatacak adımlara karşı çıkmak olduğunu belirtti. Ayrıca Sudan ve Somali halklarının imkân ve kaynaklarının korunmasının yanı sıra iç işlerine müdahale edilmemesinin de temel ilke olduğunu ifade etti.

Meşruiyeti desteklemek

Salah Halime, söz konusu ilkelerin uluslararası hukuka ve AfB’nin ‘miras alınan sınırların dokunulmazlığı’ ilkesine dayandığını belirterek, bazı güçlerin ise bazı ülkelerin birliğini parçalamaya yönelik ‘ters yönde’ adımlar attığını söyledi. Salah Halime, Mısır’ın Sudan’da bölgesel ve uluslararası düzeyde tanınan mevcut yönetimi desteklediğini, Somali’de ise meşru yönetimin yanında yer aldığını ifade etti.

rfer
Dün düzenlenen Somali ve Sudan konulu Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’ndan (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Abdulati dün, AfB’ye bağlı Barış ve Güvenlik Konseyi’nin Sudan’daki gelişmelere ilişkin düzenlediği istişare toplantısına başkanlık etti. Abdulati, Sudan’ın istikrarının, kaosun ve silahların yayılmasının ve terör tehdidinin artmasının önüne geçilmesi açısından acil bir bölgesel gereklilik olduğunu vurguladı. Kapsamlı bir ateşkese ulaşılması, yardımların engellenmeden ulaştırılmasını sağlayacak etkin bir insani sürecin başlatılması ve eş zamanlı olarak tamamen Sudanlıların sahipliğinde kapsayıcı bir siyasi sürece zemin hazırlanmasının önemine işaret etti; bu çerçevede Dörtlü Mekanizma’nın çabalarına destek verilmesi gerektiğini kaydetti.

Siyaset bilimi profesörü ve Afrika uzmanı Dr. Necla Muri ise Mısır’ın Sudan ve Somali konusundaki temaslarının hem ikili hem de çok taraflı düzeyde yürütüldüğünü belirtti. Muri, bunun Mısır’ın rolü ile AfB Barış ve Güvenlik Konseyi’nin Sudan ve Somali’deki gelişmeleri takip etme sorumluluğundan ve Kahire’nin kıtadaki bölgesel örgütlerle sürekli temas içinde olma yaklaşımından kaynaklandığını söyledi.

Muri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır’ın Sudan’da barış ve istikrarın sağlanmasında önemli bir rol üstlendiğini, Kahire’nin Sudan’da güvenliğin tesis edilmesi için tüm kapıları zorladığını ve özellikle Sudan devlet kurumlarının her alanda desteklenmesine vurgu yaptığını ifade etti.

Mısır’ın çabaları

Muri, Mısır’ın Sudan’a destek amacıyla çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yaptığını belirtti. Bunlar arasında Temmuz 2024’te düzenlenen Sivil Siyasi Güçler Forumu, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve ABD ile birlikte yürütülen Uluslararası Dörtlü çalışmaları ve ocak ayında Birleşmiş Milletler (BM) iş birliğiyle gerçekleştirilen Sudan’da barış girişimlerinin güçlendirilmesine ve koordinasyonuna yönelik beşinci istişare toplantısı yer alıyor. Muri, Mısır’ın Sudan güvenliğini ‘kırmızı çizgiler’ arasında sayarak, bunun aşılmasına asla izin verilmeyeceğini vurguladığını aktardı.

Muri ayrıca, Mısır’ın Somali devlet kurumlarının inşasına verdiği önemi ve Somali’nin birliği ile egemenliğini destekleme kararlılığını yineledi; ülkenin bölünmesine yönelik tüm girişimlere karşı durulduğunu belirtti.

Mısır’ın siyaset, güvenlik ve ekonomi alanlarında çeşitli adımlar attığını ifade eden Muri, bu kapsamda Afrika Boynuzu’nda istikrar ve birliği desteklemeye yönelik güvenlik anlaşmalarını örnek gösterdi. Bunlar arasında, Ekim 2024’te Somali ve Eritre ile imzalanan üçlü iş birliği anlaşması bulunuyor; anlaşma Somali’nin birliği ve egemenliğini korumayı, Eritre’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeyi öngörüyor. Muri, Mısır’ın ayrıca İsrail’in Somaliland’ı tanıma girişimine de karşı çıktığını bildirdi.

Bu çerçevede Abdulati dün bir dizi Afrikalı mevkidaşıyla görüşmeler yaptı. AfB Siyasi İşler, Barış ve Güvenlik Komiseri Bankole Adeoye ile görüşmesinde, Sudan konusunda AfB’nin yaklaşımının ‘Afrika sorunlarına Afrika çözümleri’ ilkesine göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı ve Mısır’ın Sudan’ın AfB üyeliğinin yeniden başlamasını desteklediğini ifade etti.

Abdulati, Somali Dışişleri Bakanı Abdüsselam Abdi Ali ile görüşmesinde ise Mısır’ın Somali toprak bütünlüğünü zedeleyecek herhangi bir tek taraflı tanıma girişimine karşı kesin tutum sergilediğini belirtti; bu tür adımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Afrika Boynuzu ile Kızıldeniz bölgesinin istikrarını tehdit ettiğini vurguladı.



Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
TT

Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)

Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babülmendep bölgesinde kontrolünde tuttuğu son mevzileri ele geçirmeye yaklaşırken, Lahic vilayetinde çatışmalar şiddetlendi. Husiler, Babülmendep'e doğru ilerleyebilmek ve Tur el-Baha ilçesine ulaşmak amacıyla Lahic'in Mukatira ilçesinde hükümet güçlerinin mevzilerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Amalika Tugayları, Babülmendep'te Husilerin elinde kalan sınırlı sayıdaki mevziye yönelik operasyonlarını sürdürürken, hükümet güçleri ve Halk Direnişi birlikleri de Taiz ve Lahic cephelerinde şiddetlenen çatışmalara girdi. Husiler, son günlerde kaybettikleri mevzileri geri almak ve batı kıyısına hâkim stratejik bölgelere doğru yeni ilerleme hatları açmak için girişimlerde bulunuyor.

Sahadaki gelişmelerle eş zamanlı olarak Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını ve Taiz cephesinin sorumluluğunu yeniden düzenleyen kararlar aldı. Son haftalarda bazı mevzilerde yaşanan başarısızlıkların ardından alınan kararlar, siyasi liderliğin ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar “Yemen Şafağı” operasyonunun sürdürüleceğini yinelediği bir döneme denk geldi.

Sahadaki kaynaklara göre Husilerin Babülmendep'te elinde yalnızca bir ana mevzi ile az sayıda milisin bulunduğu birkaç tepe kaldı.

fbg
Taiz kenti çevresinde Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında bir Yemen askeri (AFP)

Kaynaklar, hükümet güçlerinin bu noktaların kontrolünü tamamen ele geçirmeye yaklaştığını, ancak Husilerin bölgeye döşediği yoğun mayın ve el yapımı patlayıcıların ilerlemeyi zorlaştırdığını belirtti. Askerler için ciddi tehdit oluşturan patlayıcıların temizlenmesinin, operasyonların tamamlanması açısından zorunlu olduğu ifade edildi.

Amalika Tugayları, Babülmendep Boğazı'na ve uluslararası deniz ulaşım güzergâhlarına hâkim konumu nedeniyle stratejik önem taşıyan bu bölgedeki Husi varlığını tamamen sona erdirmek için operasyonlarını sürdürüyor.

Husiler Lahic'in kuzeyinde saldırılarını yoğunlaştırıyor

Lahic vilayetinin kuzeyindeki Mukatira cephesinde Husiler, salı günü şafak vakti Memşah bölgesinde hükümet güçlerinin mevzilerine şiddetli bir saldırı düzenledi. Ancak 4. Hazım Tugayı ile 1. Komando Ulusal Direniş Tugayı birlikleri saldırıyı püskürttü. Böylece Husilerin aynı noktaya iki gün içinde düzenlediği ikinci saldırı da başarısızlıkla sonuçlandı. Örgüt, pazartesi günü de aynı mevziyi hedef almıştı.

Askerî kaynaklar, hükümet güçlerinin eş zamanlı olarak Nasıra bölgesindeki Savaliha dağlarında bulunan Husi mevzilerini orta ve ağır silahlarla hedef aldığını bildirdi. Saldırılarda Husilerin personel ve askerî teçhizat bakımından kayıplar verdiği belirtildi.

Askerî kaynaklardan alınan bilgilere göre hükümet güçleri, Nasıra cephesindeki Kızıl Su Deposu bölgesinde bazı mevzileri geri alarak Husi unsurlarını bölgeden çıkardı. Topçu birlikleri de Sakhir mevzilerinde Husilere ait toplanma noktalarını ve askerî araçları hedef aldı. Muayık ve Anan bölgelerinde ise çatışmalar devam etti.

scdfvg
Yemen ordusu, Husi saldırılarına karşı Taiz kentindeki mevzilerini koruyor (AFP)

Çatışmalar Kurbe ve Heycet el-Abd hatlarına da yayıldı. Husiler, Turbe ve Vaziiye yönünden askerî araçlar sevk ederek hükümet güçlerinin mevzilerine ilerlemeye çalıştı. Ancak hükümet güçleri saldırıyı püskürttü. Saatler süren çatışmaların ardından Husi unsurları Şerc bölgesinde durduruldu.

Hayfan ilçesindeki Ebus cephesinde de Kerb ve Memşah dağları çevresinde çatışmalar yaşandı. Hükümet güçleri, Husi saldırılarını püskürterek saldırganlara personel ve teçhizat kaybı verdirdi.

Son gelişmeler, Husilerin Babülmendep'te karşılaştıkları baskıya rağmen Lahic'in kuzeyindeki Mukatira cephesine ve buraya bağlı diğer hatlara ağırlık verdiğini gösteriyor. Örgüt, hükümet güçlerinin savunma hatlarını aşarak yeni bir ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Taiz cephesinin komuta yapısı değiştirildi

Cephelerdeki gelişmelerin ardından Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını yeniden düzenleyen ve Taiz cephesinin yönetimini değiştiren kararlar aldı. Kararlarla, çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden birindeki askerî sorumluluklar yeniden dağıtıldı.

2026 tarihli 247 sayılı karar uyarınca Albay Macdi Munadıl Sabit Ahmed, Tur el-Baha Askerî Ekseni komutanlığına ve 1. Vatan Kalkanı Kuvvetleri Tugayı komutanlığına atandı. Ahmed'in rütbesi tümgeneralliğe yükseltildi.

Albay Bessam Abdu Said Salim el-Hark, eksenin kurmay başkanlığına ve 4. Dağ Piyade Tugayı komutanlığına getirilirken, Tuğgeneral Naci Mukbil Muhammed Said eş-Şattaf da eksenin harekât sorumlusu olarak görevlendirildi.

246 sayılı kararla ise Tuğgeneral Reşad Ahmed İsmail el-Yusufi, Yüksek Askerî Komite üyeliğine ve Taiz cephesi sorumluluğuna atandı. El-Yusufi'nin rütbesi tümgeneralliğe yükseltilirken, bu görevde Tümgeneral Yusuf eş-Şeraci'nin yerini aldı.

Taiz çevresindeki çatışmalar sürüyor

Taiz kentinin güneyinde hükümet güçleri, Halk Direnişi birliklerinin desteğiyle Akruz cephesinde bazı stratejik mevzileri yeniden ele geçirdi. Nube ve Seyb bölgeleri ile Mübarek Tepesi, Husilerle yaşanan çatışmaların ardından hükümet güçlerinin kontrolüne geçti. Çatışmalarda Husilerin ağır kayıplar verdiği bildirildi.

Hükümet güçleri, Misrah ilçesindeki Hubeyl es-Sarm bölgesinde mevzilerine yönelik Husi saldırısını da püskürttü. Vilayetin diğer cephelerinde ise çatışmalar devam etti.

Öte yandan savaş uçakları, Cebel Habşi kavşağında ağaçların altında konuşlanan Husi unsurlarını ve askerî araçlarını hedef aldı. Sahadaki bilgilere göre hava saldırılarında doğrudan kayıplar meydana geldi.

vfgb
Cevf vilayetindeki cephe hatlarında görev yapan Yemen hükümet güçlerinden bir asker (AFP)

Husiler ise Şakab köylerini havan toplarıyla bombaladı. Saldırılarda bazı evler zarar görürken, bölge sakinleri arasında korku ve panik yaşandı.

Taiz kentinin çevresindeki cephelerde hükümet güçleri ve yerel savaşçılar, kentin giriş ve çıkış noktalarındaki savunma mevzilerini korumayı sürdürüyor. Bölgede topçu ateşi ve aralıklı çatışmalar devam ediyor.

Kent çevresindeki Husi saldırılarının görece azalması, örgütün Mukatira ve Tur el-Baha cephelerindeki çatışmalara yoğunlaşmasıyla aynı döneme denk geldi. Böylece askerî operasyonların ağırlığı Taiz çevresindeki diğer cephelere kaydı.

Yemen Başkanlık Konseyi: Operasyon hedeflerine ulaşılıncaya kadar sürecek

Siyasi cephede Yemen Başkanlık Konseyi, “Yemen Şafağı” operasyonunun ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar devam edeceğini yineledi. Bu hedeflerin başında Husi darbesinin sona erdirilmesi, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve devlet otoritesinin ülkenin tamamında sağlanması geliyor.

Reşad el-Alimi başkanlığında, tüm konsey üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, hükümet güçleri, askerî birlikler ve Halk Direnişi unsurlarının Suudi Arabistan öncülüğündeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'nun desteğiyle Cevf, Marib ve batı kıyısı cephelerinde ilerleme kaydettiği, Taiz'de ise direnişin sürdüğü belirtildi.

Resmî medyanın aktardığına göre toplantıda, Husilerin askerî saldırılarındaki tırmanış ele alındı. Devlet kurumları ve sivil tesislere yönelik füze ve İHA saldırıları, kent ve köylere yönelik saldırıların genişletilmesi, Taiz kuşatmasının sürdürülmesi ve yerleşim bölgelerinin bombalanması değerlendirildi. Uluslararası su yolları ve deniz ulaşımına yönelik tehditler de toplantının gündeminde yer aldı.

Başkanlık Konseyi, Husilerin saldırıları karşısında cephelerde gösterilen direnişin Suudi Arabistan'ın desteğiyle sürdürüldüğünü vurguladı. Konsey, Riyad yönetiminin hükümet güçlerine verdiği desteğin yanı sıra Taiz ve diğer vilayetlerdeki insani ihtiyaçların karşılanmasına yönelik yardımlarını da takdir etti.

Konsey ayrıca Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan vatandaşlara, örgütün milis devşirme ve eleman kazanma faaliyetlerini reddetmeleri, çocuklarının çatışmalara sürüklenmesine izin vermemeleri çağrısında bulundu.

Açıklamada, silah bırakarak Husiler saflarında savaşmayı bırakanlar için ilan edilen prosedürler çerçevesinde güvenli dönüş yolunun açık olduğu da vurgulandı.


Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
TT

Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin tehditleri ve Afrika Boynuzu'ndaki terör örgütleriyle koordinasyonunun, milisleri uluslararası düzeyde kararlı bir tutum sergilenmesini gerektiren sınır aşan bir tehdide dönüştürdüğünü söyledi.

Ez-Zuba, salı günü Paris'te Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Remi Ferro ile bir araya geldi. Görüşmede Yemen'deki son gelişmelerin yanı sıra Husilerin sivil yerleşimlere ve uluslararası deniz ulaşım hatlarına yönelik terör eylemlerindeki tırmanış ele alındı.

Yemen Dışişleri Bakanı, Husilerin Taiz kentini kuşatma altında tutmasının yol açtığı insani dramı da gündeme getirdi. Ez-Zuba ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) çalışanları ile insani yardım kuruluşlarında görev yapan personelin kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılması gibi ihlallere dikkat çekti. Bu eylemlerin son olarak Muhammed eş-Şami'nin hayatına mal olduğunu belirtti.

Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Ferro ise Fransa ve Avrupa Birliği'nin (AB), sahadaki değişimlere uyum sağlayacak yeni bir Yemen politikası benimsemeye önem verdiğini ifade etti. Ferro, ülkesinin Husilerin sivillere yönelik tüm ihlallerini reddettiğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Yemen resmî haber ajansından aktardığı habere göre görüşmede, Yemen'deki gelişmeler ve Husilerin bölgesel güvenliğe yönelik tehditleri üzerinde duruldu.


Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı
TT

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen İçişleri Bakanlığı, salı günü, terör örgütü olarak nitelendirdiği Husilerle birlikte çalışan 21 yabancı uzman bulunduğunu açıkladı. Bakanlık, bunlardan 14'ünün İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7'sinin ise Lübnan Hizbullahı mensubu olduğunu bildirdi.

Yemen'in 6 vilayetine dağılan uzmanların, Husilerin finansman, silahlandırma ve eğitim faaliyetlerinde görev aldığı belirtildi. Açıklamaya göre bu kişiler, doğrudan denetim ve gözetimin yanı sıra operasyonların planlanması ve yönetilmesine, milislerin askerî kapasitesinin geliştirilmesine de katılıyor. Uzmanların ayrıca Yemen'de uzun vadeli nüfuz oluşturmayı, siyasi, örgütsel, toplumsal ve medya faaliyetleri aracılığıyla Husilere bağlılık ağları ve yapılar kurmayı hedeflediği kaydedildi.

Yemen İçişleri Bakanlığı, söz konusu faaliyetlerin Yemen'i Arap çevresinden uzaklaştırmayı amaçladığını vurguladı.

Yabancı uzmanların görev alanları arasında operasyon yönetimi, komuta-kontrol sistemleri, balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyor. Ayrıca gözetleme sistemleri, haberleşme altyapısı, elektronik harp, ikmal ağları ve askerî bileşenlerin kaçakçılığı da uzmanların faaliyet gösterdiği alanlar arasında sıralandı.

Uzmanların deniz operasyonlarının koordinasyonunda ve ticari gemilerin hedef olarak belirlenmesinde de rol aldığı belirtildi. Açıklamada, patlayıcı yüklü teknelerin geliştirilmesi, otonom denizaltıların tasarlanması, mayın döşeme faaliyetleri ve milis unsurlarına askerî taktikler konusunda eğitim verilmesinin de bu kişilerin görevleri arasında bulunduğu ifade edildi. Söz konusu eğitimlerin, şehirlerin kuşatılması ve şehir savaşlarına yönelik olduğu kaydedildi.

Öte yandan, Yemen'de meşru yönetimi destekleyen Arap Koalisyonu salı günü, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini duyurdu.

Bu gelişme, Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı bir balistik füze ile Riyad bölgesine yönelen iki İHA'nın bir gün önce engellenmesinin ardından yaşandı.