Mısır, Sudan ve Somali’nin birliğini desteklemek için Afrika’yı harekete geçirdi

Uzmanlar, Kahire’nin diğer ülkelerin iç işlerine müdahale etmeyi reddettiğini doğruladı

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün düzenlenen Somali ve Sudan konulu Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’nda konuşurken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün düzenlenen Somali ve Sudan konulu Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’nda konuşurken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, Sudan ve Somali’nin birliğini desteklemek için Afrika’yı harekete geçirdi

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün düzenlenen Somali ve Sudan konulu Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’nda konuşurken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün düzenlenen Somali ve Sudan konulu Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’nda konuşurken (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Addis Ababa’da düzenlenen Afrika Birliği (AfB) Yürütme Konseyi toplantıları ve zirve oturumları kapsamında Sudan ve Somali’nin birliğine destek amacıyla Afrika nezdindeki temaslarını yoğunlaştırdı. Dün gerçekleştirilen diplomatik görüşmelerde, Kahire’nin Hartum ve Mogadişu’daki istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları öne çıktı.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün düzenlenen Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, ülkesinin AfB bünyesindeki Barış ve Güvenlik Konseyi’nin Sudan’ın birliği ve egemenliğini destekleyen tüm karar ve açıklamalarına verdiği desteği yineledi. Abdulati, milis güçlerin işlediği tüm ihlalleri ve Sudan’ı bölmeye yönelik girişimlerini kınadıklarını ifade etti.

Abdulati, Mısır’ın Sudan’da barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik taahhüdünü yineleyerek, kapsamlı bir insani ateşkese ulaşılması, bunun kalıcı ateşkese dönüşmesi ve insani yardımların acilen ulaştırılması için yürütülen çabaları aktardı. Mısır’ın çözüm sürecini desteklemek amacıyla uluslararası ve bölgesel taraflarla etkin temas halinde olduğunu belirten Abdulati, Sudanlılara yardımcı olabilecek tüm girişimlere açık olduklarını vurguladı.

trgt
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün Afrika Birliği (AfB) Siyasi İşler, Barış ve Güvenlik Komiseri ile bir araya geldi. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır’ın silahlı milislerin işlediği suç ve ihlalleri tamamen kınadığını dile getiren Abdulati, Sudan’daki ulusal devlet kurumlarının desteklenmesi, ülkenin birliği ve egemenliğinin korunması ve güvenlik ile istikrarın sağlanması için bu kurumların görevlerini yerine getirebilmesinin önemine dikkat çekti. Bunun, barışın yeniden tesisi ve halkların kalkınma ile istikrar yönündeki beklentilerinin karşılanması açısından temel dayanak olduğunu belirtti.

Bölünmenin reddi

Somali’ye ilişkin değerlendirmesinde Abdulati, Somali devlet kurumlarının inşası sürecinde kaydedilen ilerlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, Mısır’ın Somali’nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteğin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Abdulati, Somali’nin istikrarı ve güvenliğine zarar verebilecek, Afrika Boynuzu’nda bölgesel barış ve güvenliği, ayrıca Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nin emniyetini tehdit edebilecek her türlü dış müdahale ve bölme girişimine karşı olduklarını ifade etti.

Abdulati, Kızıldeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin Afrika Boynuzu’ndaki kırılgan durumu istismar ederek sahillerde askeri varlık oluşturma çabalarını Mısır’ın kesin bir dille reddettiğini belirtti. Bu tür adımların egemenlik ilkelerine ve devletlerin iç işlerine müdahale yasağına açık aykırılık teşkil ettiğini, bölgesel gerilimleri artırabileceğini kaydetti.

Aynı bağlamda Abdulati, Mısır’ın Somali’de devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve özellikle terörizmle mücadele kapsamında güvenlik ve istikrarın tesisine yönelik kapasitenin artırılması çabalarına desteğini sürdüreceğini dile getirdi. Bölgesel ve uluslararası çabaların eşgüdüm içinde yürütülmesinin ve bu tehditlerin kaynaklarının kurutulmasının önemine dikkat çekti.

fvdbgrhyj
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün Somalili mevkidaşı ile yaptığı görüşmede (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır Afrika İşleri Konseyi Başkan Yardımcısı Salah Halime ise Sudan ve Somali konusunda Mısır’ın istikrarın korunması, devletlerin birliği ve toprak bütünlüğünün savunulması yönünde net bir tutum sergilediğini söyledi.

Salah Halime, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır’ın defalarca vurguladığı ‘kırmızı çizgilerin’ paralel yapılar oluşturulmasına ya da devletin birliği ve toprak bütünlüğünü zayıflatacak adımlara karşı çıkmak olduğunu belirtti. Ayrıca Sudan ve Somali halklarının imkân ve kaynaklarının korunmasının yanı sıra iç işlerine müdahale edilmemesinin de temel ilke olduğunu ifade etti.

Meşruiyeti desteklemek

Salah Halime, söz konusu ilkelerin uluslararası hukuka ve AfB’nin ‘miras alınan sınırların dokunulmazlığı’ ilkesine dayandığını belirterek, bazı güçlerin ise bazı ülkelerin birliğini parçalamaya yönelik ‘ters yönde’ adımlar attığını söyledi. Salah Halime, Mısır’ın Sudan’da bölgesel ve uluslararası düzeyde tanınan mevcut yönetimi desteklediğini, Somali’de ise meşru yönetimin yanında yer aldığını ifade etti.

rfer
Dün düzenlenen Somali ve Sudan konulu Barış ve Güvenlik Konseyi Bakanlar Toplantısı’ndan (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Abdulati dün, AfB’ye bağlı Barış ve Güvenlik Konseyi’nin Sudan’daki gelişmelere ilişkin düzenlediği istişare toplantısına başkanlık etti. Abdulati, Sudan’ın istikrarının, kaosun ve silahların yayılmasının ve terör tehdidinin artmasının önüne geçilmesi açısından acil bir bölgesel gereklilik olduğunu vurguladı. Kapsamlı bir ateşkese ulaşılması, yardımların engellenmeden ulaştırılmasını sağlayacak etkin bir insani sürecin başlatılması ve eş zamanlı olarak tamamen Sudanlıların sahipliğinde kapsayıcı bir siyasi sürece zemin hazırlanmasının önemine işaret etti; bu çerçevede Dörtlü Mekanizma’nın çabalarına destek verilmesi gerektiğini kaydetti.

Siyaset bilimi profesörü ve Afrika uzmanı Dr. Necla Muri ise Mısır’ın Sudan ve Somali konusundaki temaslarının hem ikili hem de çok taraflı düzeyde yürütüldüğünü belirtti. Muri, bunun Mısır’ın rolü ile AfB Barış ve Güvenlik Konseyi’nin Sudan ve Somali’deki gelişmeleri takip etme sorumluluğundan ve Kahire’nin kıtadaki bölgesel örgütlerle sürekli temas içinde olma yaklaşımından kaynaklandığını söyledi.

Muri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır’ın Sudan’da barış ve istikrarın sağlanmasında önemli bir rol üstlendiğini, Kahire’nin Sudan’da güvenliğin tesis edilmesi için tüm kapıları zorladığını ve özellikle Sudan devlet kurumlarının her alanda desteklenmesine vurgu yaptığını ifade etti.

Mısır’ın çabaları

Muri, Mısır’ın Sudan’a destek amacıyla çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yaptığını belirtti. Bunlar arasında Temmuz 2024’te düzenlenen Sivil Siyasi Güçler Forumu, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve ABD ile birlikte yürütülen Uluslararası Dörtlü çalışmaları ve ocak ayında Birleşmiş Milletler (BM) iş birliğiyle gerçekleştirilen Sudan’da barış girişimlerinin güçlendirilmesine ve koordinasyonuna yönelik beşinci istişare toplantısı yer alıyor. Muri, Mısır’ın Sudan güvenliğini ‘kırmızı çizgiler’ arasında sayarak, bunun aşılmasına asla izin verilmeyeceğini vurguladığını aktardı.

Muri ayrıca, Mısır’ın Somali devlet kurumlarının inşasına verdiği önemi ve Somali’nin birliği ile egemenliğini destekleme kararlılığını yineledi; ülkenin bölünmesine yönelik tüm girişimlere karşı durulduğunu belirtti.

Mısır’ın siyaset, güvenlik ve ekonomi alanlarında çeşitli adımlar attığını ifade eden Muri, bu kapsamda Afrika Boynuzu’nda istikrar ve birliği desteklemeye yönelik güvenlik anlaşmalarını örnek gösterdi. Bunlar arasında, Ekim 2024’te Somali ve Eritre ile imzalanan üçlü iş birliği anlaşması bulunuyor; anlaşma Somali’nin birliği ve egemenliğini korumayı, Eritre’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeyi öngörüyor. Muri, Mısır’ın ayrıca İsrail’in Somaliland’ı tanıma girişimine de karşı çıktığını bildirdi.

Bu çerçevede Abdulati dün bir dizi Afrikalı mevkidaşıyla görüşmeler yaptı. AfB Siyasi İşler, Barış ve Güvenlik Komiseri Bankole Adeoye ile görüşmesinde, Sudan konusunda AfB’nin yaklaşımının ‘Afrika sorunlarına Afrika çözümleri’ ilkesine göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı ve Mısır’ın Sudan’ın AfB üyeliğinin yeniden başlamasını desteklediğini ifade etti.

Abdulati, Somali Dışişleri Bakanı Abdüsselam Abdi Ali ile görüşmesinde ise Mısır’ın Somali toprak bütünlüğünü zedeleyecek herhangi bir tek taraflı tanıma girişimine karşı kesin tutum sergilediğini belirtti; bu tür adımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Afrika Boynuzu ile Kızıldeniz bölgesinin istikrarını tehdit ettiğini vurguladı.



Hamas, Yasama Meclisi seçimlerine katılacak birleşik bir ulusal liste oluşturmaya çalışıyor

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, çarşamba günü Ankara’da düzenlenen basın toplantısında (EPA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, çarşamba günü Ankara’da düzenlenen basın toplantısında (EPA)
TT

Hamas, Yasama Meclisi seçimlerine katılacak birleşik bir ulusal liste oluşturmaya çalışıyor

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, çarşamba günü Ankara’da düzenlenen basın toplantısında (EPA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, çarşamba günü Ankara’da düzenlenen basın toplantısında (EPA)

Hamas, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın 28 Kasım’da yapılmasına karar verdiği Yasama Meclisi seçimlerine girmek üzere ulusal nitelikte ortak bir liste oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor. Hareket kaynakları, bazı Filistinli gruplarla görüş ve yaklaşım birliğinin bulunduğunu, bunun bir ya da iki ortak listeyle seçime katılımın önünü açabileceğini belirtti.

Hamas Siyasi Büro Üyesi ve Ulusal İlişkiler Ofisi Başkanı Husam Bedran, çarşamba günü yaptığı açıklamada, hareketin seçimlere ‘mümkün olan en geniş ulusal ittifak’ çerçevesinde katılacağını söyledi. Bedran, çok sayıda Filistinli güçle geniş bir kesimi kapsayan bir seçim bloğu oluşturmak için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, bunun Filistin halkının ihtiyaçlarını karşılayan bir tabanı temsil eden Yasama Meclisi’ne ulaşmayı amaçladığını ifade etti.

Hareketin el-Aksa televizyonuna verdiği röportajda konuşan Bedran, Hamas’ın seçimleri ‘Filistinlilerin kendi iç işlerini düzenlemeleri için en uygun ve doğru yol’ olarak gördüğünü söyledi. Bedran, hareketin dışında bir siyasi sistemin yeniden şekillendirilmesine ve yeniden yapılandırılmasına izin vermeyeceklerini vurguladı.

Bedran, Hamas’ın seçimlerin yapılmasını desteklediğini belirterek, Filistinlilerin gerek Yasama Meclisi gerekse Ulusal Konsey seçimlerinde kendi liderlerini ve siyasi programlarını seçme hakkına sahip olduğunu dile getirdi.

Bedran, söz konusu seçimlerin Filistin siyasi yapısında değişim yaratmak ve kendi ifadesiyle ‘ulusal karar alma mekanizmasındaki tekelleşme durumuna’ son vermek için ‘tarihi bir fırsat’ olduğunu savundu. Bedran ayrıca, seçime katılım için siyasi şartlar dayatılmasını veya tarafların belirli bir siyasi programı benimsemeye zorlanmasını reddettiklerini söyledi.

htyjuk
Gazze şehrinin kuzeyindeki Cibaliye’de enkazların arasında gülümseyerek yürüyen Filistinli bir kız, 7 Ağustos 2026 (EPA)

Bedran’ın açıklamaları, Filistin Devlet Başkanı’nın seçim tarihini açıklamasının ardından sessizliğini koruyan Hamas’tan yasama seçimleri kararına ilişkin gelen ilk resmi değerlendirme oldu. Hamas kaynakları o dönemde Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, sessiz kalma kararının Filistin içindeki duruma ilişkin görüşleri yakınlaştırmak ve önümüzdeki dönemin politikalarını ve önceliklerini belirlemek amacıyla arabuluculuk yürüten Mısır, Katar ve Türkiye’nin talebi üzerine alındığını belirtmişti.

Söz konusu ülkeler, Filistinli grupları, özellikle de Fetih Hareketi’ni, yeni bir siyasi sistemin oluşturulması da dahil olmak üzere Filistin siyasi yapısının bütünüyle değiştirilmesini hedefleyen bir siyasi sürecin işletilmesi konusunda ikna etmeye yönelik girişimlerde önemli rol oynuyor.

Ancak yürütülen çabalara rağmen, Fetih ile Hamas arasında henüz herhangi bir uzlaşı sağlanamadı veya doğrudan görüşme gerçekleştirilemedi. Fetih, birçok konudaki tutumunda ısrar ederken, Abbas ise seçim yasalarında değişiklik yaparak Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) İsrail’i tanıma, şiddeti reddetme ve uluslararası meşruiyet kararlarına bağlılık esasına dayanan programının kabul edilmesi şartıyla seçimlere katılımın önünü açmaya çalışıyor.

Hamas kaynakları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, hareketin yöneticileri ile İslami Cihad Hareketi, Filistin Halk Cephesi ve Muhammed Dahlan liderliğindeki Demokratik Reform Akımı’nın da aralarında bulunduğu Filistinli gruplar arasında yaklaşan seçimleri ele almak üzere görüşmeler gerçekleştirildiğini belirtti. Diğer gruplarla da toplantılar yapıldığı, bazı toplantılara söz konusu gruplardan bazılarının katıldığı ve görüşmelerin bir bölümünün Kahire’de, diğer bölümünün ise İstanbul’da gerçekleştirildiği kaydedildi.

İki kaynak, söz konusu gruplarla Hamas arasında, seçimlere tek bir liste veya iki liste halinde katılma ihtimali de dahil olmak üzere görüşlerde büyük ölçüde ortaklaşma bulunduğunu ve bunun tüm tarafların herhangi bir siyasi engelle karşılaşmadan seçim sürecine katılmasına imkân sağlayabileceğini söyledi.

Kaynaklardan biri, siyasi hayatın iyileştirilmesi konusunda genel bir Filistin uzlaşısının sağlanmasına yönelik Arap ve İslam ülkelerinden destek bulunduğunu ifade etti.

Fetih Merkez Komitesi de bu hafta seçimler ve Filistin’deki genel durumla ilgili görüşmeler gerçekleştirmişti.


Sudan'da İHA saldırıları üç cepheyi alevlendirdi

Ordu tarafından Kurdufan bölgesinin en büyük şehri olan el-Ubeyyid'de düşürüldüğü açıklanan İHA enkazı (Arşiv- dolaşımda)
Ordu tarafından Kurdufan bölgesinin en büyük şehri olan el-Ubeyyid'de düşürüldüğü açıklanan İHA enkazı (Arşiv- dolaşımda)
TT

Sudan'da İHA saldırıları üç cepheyi alevlendirdi

Ordu tarafından Kurdufan bölgesinin en büyük şehri olan el-Ubeyyid'de düşürüldüğü açıklanan İHA enkazı (Arşiv- dolaşımda)
Ordu tarafından Kurdufan bölgesinin en büyük şehri olan el-Ubeyyid'de düşürüldüğü açıklanan İHA enkazı (Arşiv- dolaşımda)

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalar dün Kurdufan ve Mavi Nil cephelerinin yanı sıra başkent Hartum’da da şiddetlendi. HDK, savaşın başlamasından bu yana düzenlediği en büyük sürpriz saldırılardan birini gerçekleştirerek geçen ay kaybettiği stratejik kent ve kasabaları yeniden ele geçirmeye çalıştı.

Kara çatışmalarına, üst üste ikinci gün yoğun İHA saldırıları eşlik etti. Saldırılarda başkent Hartum ile Kurdufan bölgesinin en büyük kenti el-Ubeyyid hedef alındı; iki kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.

HDK, ülkenin güneydoğusunda, Etiyopya sınırı yakınındaki Mavi Nil bölgesinde stratejik öneme sahip Kurmuk kentinin ordu ve orduyla ittifak halindeki silahlı gruplarla yaşanan çatışmaların ardından kontrol altına alındığını duyurdu.

HDK Sözcüsü el-Fatih Kureyşi yaptığı açıklamada, güçlerinin kenti tamamen kontrol altına aldığını, geri çekilen ordu birliklerini takip ettiğini ve savaş araçları, tanklar ile çok sayıda silah ve mühimmata el koyduğunu belirtti.

HDK ayrıca, güçlerinin Kurmuk kentinde ve 14. Piyade Tümeni’ne bağlı 16. Tugay karargâhında konuşlandığını öne sürdüğü görüntüler yayımladı. Ancak görüntülerin gerçekliği bağımsız olarak doğrulanamadı.

Sudan ordusu, kentin kaybedildiğine ilişkin henüz resmî bir açıklama yapmadı. Kurmuk’taki yerel yönetim ise son üç gündür kentin yoğun stratejik ve kamikaze İHA saldırılarına maruz kaldığını, ayrıca “bölgesel çevreden” geldiğini belirttiği topçu ateşinin düzenlendiğini bildirdi. Yerel makamlar, ordunun saldırılara karşı koymayı ve kenti ve kamu kurumlarını korumayı sürdürdüğünü etti.

Sudan hükümeti ve ordu yanlısı makamlar, Etiyopya’yı HDK’nın saldırılarını kendi topraklarından düzenlemesine izin vermekle suçluyor. Addis Ababa bu suçlamayı daha önce reddetmişti. Ancak yerel kaynaklar Şarku’l Avsat’a, sınırın uzunluğu ve kontrolünün zorluğu nedeniyle bölgenin askeri ikmal açısından önemli bir güzergâh haline geldiğini belirtti.

Sudan’ın Mavi Nil eyaletinde Kurmuk kentinin konumunu gösteren harita.
Sudan’ın Mavi Nil eyaletinde Kurmuk kentinin konumunu gösteren harita.

Kurmuk saldırısı, HDK ve müttefiki Tesis İttifakı Güçleri’nin, Mavi Nil bölgesinin başkenti Damazin’e yaklaşık 170 kilometre uzaklıktaki Kaysan kentini kontrol altına aldıklarını açıklamasından iki gün sonra gerçekleşti. Yerel makamlar, saldıran güçleri tarlalarında çalışan çiftçileri hedef almakla suçladı ve ordunun saldırıya karşılık verdiğini bildirdi.

Kurdufan cephesi yeniden alevlendi

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak Kuzey Kurdufan cephesi de yeniden hareketlendi. HDK, Cebra eş-Şeyh, Bara, Ümmü Kurfa ve el-Ayyara bölgelerine saldırılar düzenleyerek peş peşe yaşadığı askeri kayıpları telafi etmeye ve Omdurman ile el-Ubeyyid arasındaki stratejik yolu yeniden ele geçirmeye çalıştı.

Bir askeri kaynak, saldırının çok sayıda askeri araçla gerçekleştirildiğini, öncesinde İHA saldırıları düzenlendiğini ve Bara’ya topçu ateşi açıldığını söyledi. Sahadaki kaynaklar söz konusu bölgelerde şiddetli çatışmalar yaşandığını bildirirken, ordu yanlısı platformlar ordunun ve HDK karşıtı Ortak Güç’ün saldırıyı püskürterek saldırgan güçleri geri çekilmeye zorladığını belirtti.

Sudan ordusu, daha sonra HDK’nın Kuzey Kurdufan’daki Cebra eş-Şeyh bölgesine düzenlediği saldırısının püskürtüldüğünü açıkladı. Ordu Sözcüsü Asım Avad, silahlı kuvvetler ile destek güçlerinin 250’den fazla savaş aracından oluşan saldırı gücüne karşı koyduğunu, saldırganlara ağır can ve malzeme kayıpları verdirdiğini ve geri çekilmeye zorlayarak Darfur sınırlarına doğru takip ettiğini söyledi.

Avad, askeri operasyonların HDK’nın kontrolündeki bütün bölgeler geri alınana kadar devam edeceğini ifade etti.

Buna karşılık HDK mensupları, el-Ubeyyid’in batısındaki el-Ayyara kasabasının kontrolünü ele geçirdiklerini öne süren görüntüler yayımladı. Ancak bu iddia da bağımsız olarak doğrulanamadı. HDK ayrıca ordu ile ittifak halindeki Ortak Güç’ün Kuzey Darfur’daki Ambro bölgesine düzenlediği saldırıyı püskürttüğünü açıkladı.

Sudan ordusu temmuz ayının sonunda Cebra eş-Şeyh, Bara ve diğer bazı yerleşimleri geri alarak Omdurman ile el-Ubeyyid arasındaki yolu tekrar açmıştı. Bu ilerleme, Kurdufan ile Darfur arasındaki en önemli ikmal güzergâhlarından biri olan “İhracat Yolu” üzerindeki ordu kontrolünü güçlendirmişti.

Yeni saldırı, Egemenlik Konseyi üyesi ve ordu komutan yardımcısı Orgeneral Yasir el-Atta’nın Ümmü Siyala bölgesine yaptığı ziyaretten saatler sonra gerçekleşti. El-Atta, ordu ve destek güçlerinin HDK’nın kapasitesinin büyük bölümünü imha ettiğini açıklamıştı.

Hartum’da ikinci gün İHA saldırıları

Gerilimin arttığı sırada Hartum da üst üste ikinci gün İHA saldırılarının hedefi oldu. Omdurman, Hartum’un merkezi ve Hartum Bahri’deki görgü tanıkları İHA’lar gördüklerini ve patlama sesleri duyduklarını belirtirken, orduya bağlı hava savunma sistemleri saldıran hedeflere ateş açtı.

Bir askeri kaynak, hava savunma birliklerinin çok sayıda İHA’yı düşürdüğünü söyledi. Görüntülerde bir İHA’nın Bahri kentindeki bir caminin avlusuna düştüğü görüldü.

Çarşamba günü de Hartum ve Atbara dahil olmak üzere ordunun kontrolündeki 5 kent benzer İHA saldırılarının hedefi olmuştu. Bu saldırılar, mayıs ayından beri iki kente yönelik gerçekleştirilen ilk saldırılar olmuştu.

El-Ubeyyid’de ise görgü tanıkları kente 8 İHA’nın saldırdığını ve hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini söyledi. Sudan Doktorlar Ağı, bir İHA’dan kopan şarapnel parçalarının el-Ubeyyid Hastanesi’nin acil servis bölümüne isabet etmesi sonucu 2 kişinin öldüğünü ve bazı kişilerin yaralandığını açıkladı.

El-Ubeyyid, Sudan’ın merkezini Darfur’a bağlayan önemli bir geçiş noktası olması nedeniyle stratejik önem taşıyor. Yaklaşık 500 bin kişinin yaşadığı kentte, yaklaşık 100 bin yerinden edilmiş kişi bulunuyor. İHA saldırıları ve kuşatma girişimleri, kentte elektrik, yakıt, gıda ve su tedarikini de ciddi şekilde aksatıyor.

Nisan 2023’te başlayan savaş, HDK Komutanı Muhammed Hamdan Dagalo’nun (Hemedti), Kurdufan’da kaybedilen bölgelerin geri alınacağı ve Hartum’a dönülene kadar savaşın sürdürüleceği yönündeki açıklamalarının ardından yeniden büyümeye başladı.

Yardım kuruluşlarında görev yapanların tahminlerine göre çatışmalarda 200 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 12 milyondan fazla kişi yerinden edildi. Birleşmiş Milletler ise Sudan’daki savaşı dünyadaki en ağır insani kriz olarak nitelendiriyor.


İsrail ateşkesi Ali el-Tahir'e bağlıyor

Lübnan'ın güneyinde işgal altındaki Hula kasabasında yıkılmış binaların üzerine İsrail bayrağı asıldı (AFP)
Lübnan'ın güneyinde işgal altındaki Hula kasabasında yıkılmış binaların üzerine İsrail bayrağı asıldı (AFP)
TT

İsrail ateşkesi Ali el-Tahir'e bağlıyor

Lübnan'ın güneyinde işgal altındaki Hula kasabasında yıkılmış binaların üzerine İsrail bayrağı asıldı (AFP)
Lübnan'ın güneyinde işgal altındaki Hula kasabasında yıkılmış binaların üzerine İsrail bayrağı asıldı (AFP)

İsrail, Lübnan’daki ateşkesi, Hizbullah’ın Nebatiye kentinin doğusunda bulunan stratejik Ali et-Tahir tepelerinden çekilmesi ve söz konusu bölgenin Lübnan ordusuna teslim edilmesi şartına bağlıyor.

Konuyla ilgili Lübnan-ABD temaslarını yakından takip eden bir siyasi kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, söz konusu tepelerin boşaltılmasının “çerçeve anlaşmasının” uygulanmasının tamamlanması için zorunlu bir aşama olduğunu belirtti. Buna göre süreç, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, pilot bölgelerin genişletilmesi ve Lübnan ordusunun iki pilot bölgedeki konuşlanmasını denetlemekle görevli mekanizmanın oluşturulmasıyla başlayacak.

Kaynak, Ali et-Tahir dosyasının eylül ayının başında Roma’da üçüncü kez düzenlenmesi planlanan müzakere toplantısının gündeminin ilk sıralarında yer aldığını söyledi. Güney Lübnan’ın geleceğinin ise Hizbullah’ın, Lübnan Cumhurbaşkanı’nın bölgeden çekilmesi yönündeki talebine vereceği yanıta bağlı olduğunu belirten kaynak, örgütün bölgede inşa ettiği askeri tesislerin de bu kapsamda bulunduğunu ifade etti.

Bu sırada İsrail, Güney Lübnan’daki “yıkım” politikasını sürdürüyor. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İsrail güçlerinin bölgede yol açtığı büyük yıkımla övünerek “Lübnan’ın sınırdaki onlarca köyü harabeye döndü” ifadelerini kullandı.

Katz, sözlerini “Burada inşa ediyoruz (Batı Şeria’daki yerleşimleri kastediyor), orada ise yıkım var” ifadeleriyle sürdürdü. İsrail Savunma Bakanı ayrıca İsrail ordusunun şu anda Lübnan topraklarının yaklaşık 700 kilometrekarelik bölümünü kontrol ettiğini ifade etti.