Tutuklanan Tunuslu muhalif Musi açlık grevine başladı

Tunuslu muhalif siyasetçi Musi’ye cezası idama kadar gidebilecek suçlamalar yöneltildi

Abir Musi, haklarını savunmak için açlık grevine devam edeceğini belirtti (Reuters).
Abir Musi, haklarını savunmak için açlık grevine devam edeceğini belirtti (Reuters).
TT

Tutuklanan Tunuslu muhalif Musi açlık grevine başladı

Abir Musi, haklarını savunmak için açlık grevine devam edeceğini belirtti (Reuters).
Abir Musi, haklarını savunmak için açlık grevine devam edeceğini belirtti (Reuters).

Özgür Anayasa Partisi, Genel Başkan Abir Musi’nin sağlık, siyasi faaliyet ve ifade özgürlüğü gibi haklarının ihlali nedeniyle başlattığı açlık grevini ikinci gününde de sürdüreceğini açıkladı.

Parti, Musi'nin grevinin, "Tunus'ta Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Kampanya" kapsamındaki 16 günlük bir döneme denk geldiğini ve bu süre boyunca Birleşmiş Milletler yetkililerine ve Tunus hükümetine mesaj göndereceklerini belirtti. Bu grevle aynı zamanda Musi’nin yaşadığı ihlallerin ifşa edileceğini açıkladı.

Musi'nin avukatlarından Kerim Kerife,  Musi’nin 3 Ekim'den bu yana tutuklu bulunduğu Tunus'un Manouba kentindeki sivil cezaevinde düzenli sağlık kontrolü sağlanması ve sağlık durumuyla ilgili gelişmelerin kendisine bildirilmesi için cezaevi yönetimine çağrıda bulundu. Avukat, sağlık sorunlarından dolayı oluşabilecek sıkıntıların sorumluluğunun hükümet yetkililerinde olduğunu belirtti.

Musi, devletin yapısını değiştirmeyi amaçlayan komplo teşebbüsü, halkı silahla saldırmaya teşvik etme, Tunus topraklarında kaos yaratma, işlerin aksatılması, sahibinin izni olmadan kişisel verileri işleme gibi ciddi suçlamalarla karşı karşıya. Bu suçlamalar, Tunus hukukuna göre idam cezasını da kapsıyor.

Kerife, Özgür Anayasa Partisi, siyasi konularda Musi'yi desteklemek için 10 Aralık'ta Manouba'daki cezaevi önünde kadın protestoları düzenlemeye karar verdiğini ve şu anda açlık grevi yapan Musi'yi desteklediklerini belirtti.

Tunus’ta Nahda Hareketi "karşıtlığı" ile tanınan Özgür Anayasa Partisi ve lideri Abir Musa, 2011 yılındaki devrime itirazı ve devrik Cumhurbaşkanı Zeynelabidin bin Ali yönetimi yanlısı tutumu ile "eski rejim nostaljisi" ile biliniyor.

Musi, 2019 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olarak katıldı ve birinci turu yüzde 4 oy oranıyla 9. sırada tamamladı. Musi'nin partisi aynı yıl gerçekleştirilen parlamento seçimlerinde oyların yüzde 6,63'ünü alarak 217 sandalyeli Mecliste 16 milletvekiliyle parlamentodaki beşinci parti olmuştu.

Parlamentoyu işgal

Ülkede siyasetin önünü tıkamak ve parlamento içindeki çeşitli eylemleriyle siyasetçiden çok aktivist profili çizmekle eleştirilen Musi, daha önce gerçekleştirdiği birçok olayla farklı kesimlerin tepkisini üzerine çekti.

Tunus Başsavcılığı Özgür Anayasa Partisi'nin yurt dışından finans desteği aldığına ilişkin soruşturma açtı.

Özgür Anayasa Partisi eski lider kadrosundan olup bu tür şüpheler sonucu istifa eden Tevfik el-Marudi konuya ilişkin yerel bir radyoya yaptığı açıklamada, Abir Musi ve partiyi yurt dışından şüpheli şekilde finansal destek almakla suçladı.

Marudi ayrıca partinin arkasında istihbarat örgütlerinin bulunduğunu öne sürdü.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.