Mısır, Gazzelilerin yerinden edilmesine tepki gösterdi

Kahire, ateşkesi yeniden tesis etmek için ‘en üst düzeyde çaba’ gösterdiğini duyurdu.

Yerinden edilen Filistinliler, Refah'taki bir kampa sığınmak için evlerinden kaçtılar. (Reuters)
Yerinden edilen Filistinliler, Refah'taki bir kampa sığınmak için evlerinden kaçtılar. (Reuters)
TT

Mısır, Gazzelilerin yerinden edilmesine tepki gösterdi

Yerinden edilen Filistinliler, Refah'taki bir kampa sığınmak için evlerinden kaçtılar. (Reuters)
Yerinden edilen Filistinliler, Refah'taki bir kampa sığınmak için evlerinden kaçtılar. (Reuters)

Mısır, İsrail'in Gazze Şeridi'nde Filistin halkını zorla yerinden etme politikasına ve Gazzelileri Sina'ya doğru tehcir etme girişimlerine ‘kesinlikle karşı olduğunu’ vurguladı. Mısır Basın Enformasyon Kurumu Başkanı Ziya Raşvan, “Sonuçları ne olursa olsun bu konu, Mısır'ın geçilmesine izin vermeyeceği kırmızı çizgidir” dedi.

İsrail, daha önce bazı yetkililer tarafından ifade edilen, yerinden edilmiş Filistinlileri Sina'ya yerleştirmeyi amaçlayan ‘tehcir planını’ hayata geçirmeye hazırlanıyor. Özellikle de İsrail’in Gazze Şeridi'ndeki operasyonları nedeniyle, Filistinliler, Mısır ile Refah Sınır Kapısı’na doğru yer değiştirmeye devam ediyor.

Raşvan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Mısır'ın, Katar ve ABD ile iş birliği içinde yürütülen arabuluculuk çabaları sayesinde Gazze Şeridi'nde bir hafta süren insani aranın bozulmasından derin üzüntü duyduğunu yineledi. Bu geçici ateşkes, Gazze Şeridi'nde esir bulunan 81 İsrailli ve diğer uyruklardan 22 kişinin serbest bırakılması karşılığında İsrail'in hapishanelerinde tutuklu bulunan Filistinli kadın ve çocuklardan 240’ını serbest bırakmasını sağladı. Ateşkes aynı zamanda Gazze Şeridi'ne insani yardım, gıda ve yakıt girişini genişletmeyi de başarmıştı.”

Fotoğraf Altı: İsrail'in bombardımanları nedeniyle Gazze semaları dumanla kaplandı. (AFP)
 İsrail'in bombardımanları nedeniyle Gazze semaları dumanla kaplandı. (AFP)

Ateşkese dönüş

Raşvan'a göre Mısır şu an ortaklarıyla birlikte, mümkün olan en kısa sürede ateşkese geri dönmek, bunu daha ileri dönemlere uzatmak ve kapsamlı bir ateşkese ulaşmak için ‘en üst düzeyde çaba’ gösteriyor. Raşvan, Mısır'ın Refah kara geçişini kalıcı olarak insan ve mal geçişi için açtığını ve ‘geçişteki tüm engellerin diğer taraftan (İsrail) geldiğini’ yineleyerek şunlaerı söyledi:

“Gazze Şeridi'ne yardım girişinin başlangıcından bu yana, 3 bin 313 kamyon gıda ve yardım malzemesi, akaryakıt ve ev gazı girdi. Ayrıca 682 yaralı kabul edildi ve 11 bin 67 Mısırlı ve yabancı uyruklu kişi Gazze Şeridi'nden tahliye edildi.”

Mısırlı yetkili, İsrail'in Gazze Şeridi'nde yüzde 70'i çocuk ve kadın olmak üzere on binlerce Filistinli sivili bombalayarak, öldürerek ve yaralayarak uyguladığı ‘toplu cezalandırma’ politikasını kınadı. Yetkili ayrıca İsrail’in, Birleşmiş Milletler altyapısını, hastanelerini, okullarını ve barınaklarını kasıtlı olarak hedef aldığını, ambulans ekiplerini, gazetecileri ve UNRWA çalışanlarını öldürdüğünü vurguladı.

Fotoğraf Altı: Filistinliler, İsrail bombardımanından kaçmak için  Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'tan Refah'a doğru geçiyor. (AP)
Filistinliler, İsrail bombardımanından kaçmak için  Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'tan Refah'a doğru geçiyor. (AP)

Raşvan, yerinden edilmeyle ilgili olarak ‘Mısır'ın, İsrail'in Gazze Şeridi'nde Gazze halkını zorla yerinden etme politikasını ve bölge sakinlerini yerinden etme veya Sina'ya doğru itme girişimlerini kategorik olarak reddettiğini’ yineledi. ‘Bunun, sonuçları ne olursa olsun tehcirin Mısır'ın aşılmasına izin vermeyeceği kırmızı çizgi olduğunun altını çizerek bu durumun ulusal güvenliğe ve Mısır'ın tüm ulusal topraklar üzerindeki egemenliğine zarar vereceğini, Filistinlilerin tamamen tasfiyesine yol açacağını’ söyledi.  ‘Kimsenin zorla oldu bitti empoze edemeyeceğini’ vurgulayarak, “Mısır devleti, topraklarını ve ulusal güvenliğini korumayı sağlayacak tüm araçlara sahiptir” ifadesini kullandı.

Siviller için güvenli yer yok

Raşvan'a göre Mısır, İsrail’in Gazze Şeridi’nin tamamını siviller için güvenli bir yerin bulunmadığı bir savaş alanına dönüştürdüğüne inanıyor. Ayrıca İsrail Filistinlileri topraklarını terk ederek güneye (güvenli bölgeler) Refah'a doğru itmeyi hedefliyor. Çünkü Güney, su, yiyecek ve barınak gibi yaşam için gerekli tüm hizmetlerden yoksun durumda ve  bombalama ve çatışmalardan korunmayan bir bölge halinde. Bu da Mısır devletinin uyardığı ve halen de uyarmakta olduğu şeyi doğruluyor: Bu yaşananlar, İsrail'in Filistinlileri yerlerinden etmeye ve Gazze Şeridi'ndeki nüfusunu boşaltmaya yönelik planının bir parçası. İsrail, Filistin meselesini kesin olarak ortadan kaldırmayı hedefliyor. Raşvan konuya dair “Ama buna asla izin vermeyeceğiz” dedi. İsrail, Gazze'ye yönelik savaşıyla bağlantılı olarak Batı Şeria'daki kanlı operasyonlarını Filistinliler’i Ürdün’e göç etmeye zorlamak için daha az sesli bir şekilde artırarak devam ettiriyor.

Şukri: Tehcire kategorik olarak karşıyız

Aynı bağlamda, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Washington'da ABD Temsilciler Meclisi'ndeki liderler ve komite başkanlarıyla yaptığı toplantıda, ‘Mısır'ın Gazze Şeridi halkının zorla yerinden edilmesini net bir şekilde reddettiğini’ vurguladı.

Fotoğraf Altı: Gazze Şeridi’nde devriye gezen İsrail askerleri. (AFP)
Gazze Şeridi’nde devriye gezen İsrail askerleri. (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Perşembe günü yaptığı açıklamada, ‘Mısır'ın, Filistinlileri kendi toprakları içinde veya dışında zorla yerinden etmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiğini’ ve ‘uluslararası toplumun gerçek ve ciddi bir siyasi süreç için baskı yapması’ ihtiyacını vurguladı. Şukri bunun yanı sıra ‘iki devletli çözüme dayalı, İsrail Devleti ile yan yana barış içinde yaşayacakları bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına öncülük edeceklerini’ belirtti.

Gönüllü göç planı

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Mısır, geçtiğimiz ay İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in, Knesset üyeleri Ram Ben Barak ve Danny Danon'un ABD gazetesi The Wall Street Journal'da yayınlanan ve Gazzeli mülteciler için ‘gönüllü bir göç planı’ önerdikleri makalesine ilişkin yaptığı yorumları ve açıklamaları eleştirdi. Belgede Gazzeli mülteciler için adına ‘gönüllü göç planı’ dedikleri  sürgün önerildi ve şöyle denildi:

“Bu, 75 yıllık sığınma, yoksulluk ve tehlikelerden sonra Gazze sakinleri ve tüm bölge için en doğru insani çözümdür.”

İsrail gazetesi Israel Hayom birkaç gün önce, ABD Temsilciler Meclisi ve Senato'daki Demokrat ve Cumhuriyetçi partilerin üst düzey yetkililerine sunulan ve olumlu karşılanan bir plan yayınladı. Gazeteye göre plan, bölgedeki dört ülke; yani Mısır, Irak, Yemen ve Türkiye’nin Filistinlilerin kendi topraklarından zorla değil gönüllü göçünü kabul eden ekonomik girişimini kapsıyor.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.