Gazze’de açlık sosyal çöküntüye yol açıyor

Gazzelilerin Mısır'a gönderileceğine dair korku arttı.

İsrail saldırıları Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta büyük bir yıkıma yol açtı. (AFP)
İsrail saldırıları Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta büyük bir yıkıma yol açtı. (AFP)
TT

Gazze’de açlık sosyal çöküntüye yol açıyor

İsrail saldırıları Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta büyük bir yıkıma yol açtı. (AFP)
İsrail saldırıları Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta büyük bir yıkıma yol açtı. (AFP)

Filistinliler ve uluslararası yardım kuruluşları, Gazze Şeridi'ndeki kamu düzeninin açlığın artmasıyla bozulduğu, Mısır'a kitlesel göçten endişe edildiği uyarısında bulundular.

İsrail, çatışmaların iki aydan uzun bir süre önce başlaması itibariyle kıyı şeridine kapsamlı bir abluka uyguluyor. Mısır sınırı, Gazzelilerin tek çıkış noktası.

Gazze Şeridi’nin 2,3 milyon sakininin çoğu evlerinden edildi. Bölge sakinleri şu ana kadar 18 bin kişinin öldürüldüğü, barınak veya yiyecek bulmanın imkansız olduğunu söylüyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre Gazzeliler, defalarca kaçmak zorunda kalan insanların açlıktan, soğuktan ve bombalamalardan öldüğünü bildirdiler. Ayrıca yardım kamyonlarına yapılan umutsuz saldırılara ve artan fiyatlara işaret ettiler.

Şaşkınlığını sosyal medyada dile getiren Rula Ganim, “Hangimiz halkımızın açlıktan ölmesini beklerdik? Bu fikir daha önce kimsenin aklına geldi mi?” diye sordu.

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü Yardımcısı Carl Skau, yardım kamyonlarının kavşaklarda yavaşlamaları nedeniyle, çaresizlik yaşayan vatandaşlar tarafından durdurulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını kaydetti. Cumartesi günü Reuters'a konuşan Skau, “Nüfusun yarısı açlıktan ölüyor. 19 kişiden dokuzu her gün yiyeceğe ulaşamıyor” ifadelerini kullandı.

Misilleme korkusuyla isminin yayınlanmamasını isteyen bir Filistinli, cep telefonu aracılığıyla Reuters'a yaptığı açıklamada, üç gündür yemek yemediğini, çocuklarına ekmek alabilmek için yalvarmak zorunda kaldığını söyledi. “Güçlü gibi davranıyorum ancak her an onların önünde yıkılmaktan korkuyorum” ifadelerini kullandı.

Geçen hafta, 1 Aralık'ta ateşkesin bozulmasının ardından güneye kara harekatı başlatan İsrail, o zamandan bu yana doğudan Han Yunus'un merkezine doğru ilerledi. Savaş uçakları batıdaki bölgelere saldırıyor.

Fotoğraf Altı: İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki el-Megazi Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısı ardından evlerin enkazını inceleyen iki Filistinli. (EPA)
İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki el-Megazi Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısı ardından evlerin enkazını inceleyen iki Filistinli. (EPA)

Silahlı unsurlar ve bölge sakinleri dün yaptıkları açıklamada, savaşçıların İsrail tanklarının şehrin batısına ilerlemesini engellediğini, kuzey Gazze'de İsrail güçleriyle çatıştığını söyledi. İsrail, burada görevlerinin büyük ölçüde tamamlandığını aktardı.

Onlarca Hamas savaşçısının teslim olduğunu açıklayan İsrail, diğerlerini de kendilerine katılmaya çağırdı. Hamas hareketinin askeri kanadı, İsraillilerin barınaklara sığındığı Tel Aviv'e roket atıldığını duyurdu.

1,9 milyon kişinin yani Gazze nüfusunun yüzde 85'inin yerinden edildiğini belirten BM yetkilileri, güney bölgelerdeki yaşam koşullarını dayanılmaz olarak nitelendiriyor.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres pazar günü yaptığı açıklamada, yakın zamanda kamu düzeninin tamamen çökebileceğini, salgın hastalıklar ve Mısır'a kitlesel göçe yönelik baskının artması gibi kötü bir durumun ortaya çıkabileceğini ifade etti.

İsrail ise Gazze Şeridi'ni boşaltmak istediği iddialarını yalanlıyor

BM Yakın Doğu'daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini cumartesi günü kaleme aldığı makalede, Gazzelileri sınıra giderek daha da yaklaştırmanın Filistinlileri Mısır'a nakletme girişimlerine işaret ettiğini vurguladı.

Mısır sınırı sıkı bir şekilde güçlendirilmiş, ancak Hamas savaşçıları bu sıkı kuşatmayı kırmak için 2008'de duvarda delikler açmıştı. Yiyecek ve diğer malları satın almak için sınırı geçen Gazzeliler ardından ise hızla geri döndü. Hiçbiri kalıcı olarak ayrılmadı.

Fotoğraf Altı: Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta evler, İsrail saldırıları sonucu yıkıma uğradı. (AFP)
 Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta evler, İsrail saldırıları sonucu yıkıma uğradı. (AFP)

Mısır, Gazzelilerin geri dönemeyecekleri korkusuyla bu kez topraklarına girmelerine izin vermeyeceği uyarısında bulunmuştu.

İsrail'in 1948'de kurulmasının ardından Filistinlilerin büyük bir kısmını misafir eden Ürdün, pazar günü İsrail'i ‘Gazze'yi Filistinlilerden boşaltmaya çalışmakla’ suçladı.

İsrail Hükümet Sözcüsü Eylon Levy, söz konusu suçlamayı açık ve asılsız olarak nitelendirerek, ülkesinin 7 Ekim katliamını gerçekleştiren canavarlara karşı kendisini savunduğunu, onları adalete teslim ettiğini savundu.

İsrail istatistiklerine göre 7 Ekim'de bin 200 kişiyi öldüren Hamas silahlı unsurları 240 kişiyi ise rehin aldı. Ateşkes sırasında yaklaşık 100 rehine serbest bırakıldı.

İki küçük kızıyla birlikte serbest bırakılan Sharon Aloni Cunio, Reuters'a verdiği demeçte, eşinin hayatta olmadığına dair kötü bir haber almaktan korktuğunu söyledi.

İsrail, 2007'den bu yana Gazze Şeridi'ni yöneten ve İsrail'i yok etmeye çalışan Hamas hareketini ortadan kaldırma sözü verdi.

Gazze Sağlık Bakanlığı, 7 Ekim'den bu yana Gazze'de en az 18 bin 205 Filistinlinin öldürüldüğünü, 49 bin 645 Filistinlinin yaralandığını bildirdi. Ölü sayısı Gazze'nin kuzeyini kapsamıyor. Bölgede ve başka yerlerde yaşayanların çoğu enkaz altında mahsur kaldı.

Tahliye talimatlarının bölge sakinlerini korumaya yönelik tedbirler arasında yer aldığını belirten İsrail, Hamas militanlarını sivilleri canlı kalkan olarak kullanmak ve insani yardımları çalmakla suçluyor. Hamas ise bunu reddediyor.

İsrail ordusu Hamas'ı Cebaliye’deki UNRWA tesislerinde silah saklamakla suçladı. Hamas'a bağlı silahlı kişilerin Gazze Şehri'ndeki Şucaiyye bölgesinde insanları dövdüğünü ve yardımları aldığını gösterdiğini iddia ettiği bir video kaydı yayınladı.

İsrail, Hamas’ın saldırılarının artmasına neden olacağından endişelendiğini söyleyerek yardımların çoğunun Gazze'ye ulaşmasını engelledi.

İsrail'in, savaştan önce yardımların çoğunun geçtiği Kerem Şalom geçiş noktasını açmak için çalıştığını öne süren Levy, Mısır'dan bireylerin geçişi için belirlenen geçişin engellenmesinden uluslararası kuruluşları sorumlu tuttu.

İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da ve komşu Ürdün'de çoğu dükkan ve işletme, Filistinlilerin grev çağrılarına yanıt olarak kepenklerini kapattı. Ancak bu grevin İsrail üzerindeki etkisi net değildi.

Gazze Sağlık Bakanlığı, dün gece Han Yunus'ta 32 Filistinlinin öldürüldüğünü açıkladı. Hamas'ın askeri kanadı, iki İsrail tankını füzelerle vurduğunu, ayrıca İsrail kuvvetlerine havan topu attığını duyurdu.

İsrail, bölge sakinlerinden Deyr al-Balah bölgesindeki bilinen barınaklara doğru hareket etmelerini istedi. Sağlık yetkilileri, Mescid-i Aksa Şehitleri Hastanesi'nde 40 kişinin öldüğünü bildirdi.

Sağlık görevlileri ayrıca İsrail'in hava saldırısında Refah'taki bir evde dört kişinin öldüğünü aktardı. Burası, İsrail'in Filistinlilerin gitmesi gerektiğini söylediği Mısır'a yakın iki bölgeden biri sayılıyor.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.