Suudi Arabistan, gelenek harici nedenlerden dolayı akrabalar arasında en yüksek evlilik oranına sahip ülke

Yetkili makamların şiddetle uyardığı bazı sağlık risklerine rağmen, sosyal ve finansal istikrar arayışı da gerekçeler arasında yer alıyor

Bir üniversite profesörü, akraba evliliğinin sebeplerinden birinin de iki taraf arasındaki ilişkinin devamlılığını sağlamak olduğuna dikkat çekiyor / Fotoğraf: AFP
Bir üniversite profesörü, akraba evliliğinin sebeplerinden birinin de iki taraf arasındaki ilişkinin devamlılığını sağlamak olduğuna dikkat çekiyor / Fotoğraf: AFP
TT

Suudi Arabistan, gelenek harici nedenlerden dolayı akrabalar arasında en yüksek evlilik oranına sahip ülke

Bir üniversite profesörü, akraba evliliğinin sebeplerinden birinin de iki taraf arasındaki ilişkinin devamlılığını sağlamak olduğuna dikkat çekiyor / Fotoğraf: AFP
Bir üniversite profesörü, akraba evliliğinin sebeplerinden birinin de iki taraf arasındaki ilişkinin devamlılığını sağlamak olduğuna dikkat çekiyor / Fotoğraf: AFP

Akraba evliliği, Suudi toplumunda birçok bölgede yüzde 58'e varan oranlarda yaygın ve bu, dünyadaki en yüksek akraba evliliği oranlarından biri.

Akraba evliliğinin yüksek oranda kalıtsal hastalıklara neden olması, ülkeyi bu tür hastalıklarda dünyada birinci sıraya getiriyor.

Aile servetinin korunması ve mirasın aile bünyesinde tutulması güdüsüyle ilgili gelenek ve görenekler ve diğer nedenlerden dolayı bu oran yakın zamana kadar yüksek kalmış.

Genetik hastalıklarda ilk sırada

İmam Muhammed bin Suud İslam Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden araştırmacı Hüda Abdullah El-Hüseyin'in "Akraba evliliği ve kalıtsal hastalıklar" başlıklı araştırmasında araştırmacı, dünyada en yüksek akraba evliliği oranının yüzde 58 ile Suudi Arabistan'da olduğunu, onu yüzde 40 küsür ile Körfez'de Kuveyt, yüzde 49 ile Filistin, yüzde 38 ile Mısır'ın takip ettiğini belirtti.

Suudi Arabistan'da ebeveynlerden çocuklara aktarılan genetik hastalıkların yüzdesi artarak yaklaşık yüzde 57'ye ulaşıyor ve bu oran dünyadaki en büyük oran olarak kabul ediliyor.

Araştırmaya göre Suudi Arabistan'da akraba evliliği engellilik oranının artmasına neden oldu.

800 Suudi çocuktan en az biri akraba evliliği sonucu engelli ve hastalıklı doğuyor.

Bu, Arap ülkeleri ve yabancı ülkelerle karşılaştırıldığında oldukça yüksek bir oran. Amerika'da hastalıklı doğum oranı 4 binde bir.

Bu tür evliliklerden kaynaklanan birçok hastalıkla ilgili olarak birçok tıp dergisi, genetik hastalıklar konusunda ve akraba evliliği alanında uzmanlaşmış en önemli doktorların görüşlerine odaklanan çok sayıda araştırma ve çalışma yayınlamış durumda.

Uzmanlardan biri tehlikenin genleri ebeveynler tarafından taşınan genetik hastalıklarda yattığını söylüyor.

Hastalıklar evlenen çiftte görülmez, ancak evlilikten sonra hem çocuklara hem de torunlara miras olarak geçer.

En ciddi hastalıklar arasında örneğin "Wilson" karaciğer hastalığı, zeka geriliği, beyaz hücreli anemi, orak hücreli anemi ve böbrek yetmezliği yer alır.

Alerjinin yanı sıra epilepsi, diyabet ve kalp hastalıklarının bazı ailelerde arttığı ve akraba evliliği yoluyla çocuklara geçme ihtimalinin daha yüksek olduğu belirtiliyor.

Motivasyonlardan biri zenginliği korumak

Suudi Arabistan'da Sermaye Piyasası Kurumu'na bağlı Ulusal Aile İşletmeleri Merkezi'nin profiline göre, 2017 yılı sonu itibarıyla Merkezin son güncellemesine göre, Krallık'ta faaliyet gösteren aile şirketlerinin sayısı 538 bin aile işletmesine ulaştı.

İşletmelerin yüzde 63'ü Suudi Arabistan'da faaliyet gösteriyor.

Kral Suud Üniversitesi Sosyoloji Profesörü Halid Ömer er-Radian, akrabalar arasındaki evliliği teşvik eden nedenlerden birinin "tarafların gayrimenkul, ev, çiftlik veya para olsun serveti tek bir aile dairesi içinde tutma arzusu" olduğuna dikkat çekiyor.

Bu, aile büyüklerinin veya evlilik ilişkisinin taraflarından birinin ölümü üzerine miras kalması halinde söz konusu.

Radian, açıklamalarına şöyle devam etti:

Kocanın öldüğü birkaç vakayla karşılaştık ve ardından erkek kardeşin, muhtemelen aile baskısı altında, ölen kişinin çocuklarını ve mallarını korumak için erkek kardeşinin dul eşiyle beraber olduğunu gördük. Böylece dul kadının akraba çevresi dışından başka bir kişiyle akrabalığı olması durumunda bu mallar üçüncü bir kişiye devredilmeyecek.

Sosyoloji profesörü, levirat evliliğinin toplumumuzda mevcut olduğunu ve kabul edilebilir olduğunu belirterek, bu evlilik modelinin Yahudiler arasında da uygulandığını, Hıristiyanlar arasında ise bulunmadığını kaydetti.

Zenginliğin parçalanmasını önlemek, akraba çevresi ile evlenmek için güçlü bir motivasyon.

Bireylerin yabancılarla evlilik modeli olan akraba olmayan kişilerle ilişki kurma eğiliminde olduğu kentsel toplumların aksine bu tür evlilik kırsal yerlerde ve Bedevi toplumlarında yaygın.

Yabancılarla evlilik akrabalık ilişkilerinin zayıflığını ve katı yükümlülüklerin bulunmadığını yansıtıyor.

Sosyal bakış açısına göre olumlu yönler

Radian, bu tür evliliğin, genç erkek ve kızı ve özellikle ailelerini uzaktan uygun bir partner arama zahmetinden kurtarması da dahil olmak üzere sosyal açıdan olumlu yönlerine dikkat çekerek şunları söyledi:

Toplumumuzda kiminle evleneceğini iyi bilmek çok önemli. Çünkü ilişki kurmak istediğimiz tarafın itibarı, davranışları, aile geçmişi ve ailesinin itibarı toplumumuzda seçim kriterleri arasında. Bu kriterler evlenmek isteyen genç erkekler veya kızlar tarafından değil, çoğunlukla iki ailenin büyükleri tarafından ayarlanıyor.

Kan veya hısımlık bağına sahip aileler genellikle birbirlerini mekansal yakınlık ve akrabalık nedeniyle tanırlar ve bu durum, birbirleriyle iletişim halinde oldukları ve sürekli ziyarette bulundukları sürece onlara entelektüel ve sosyal yakınlaşma fırsatları sağlar.

Sosyoloji profesörü, kadınların bu konudaki deneyimlerinin önemli olduğuna, çünkü birbirlerini tanıdıklarına ve genellikle seçim sürecini "mühendislik" faaliyeti gibi yürüttüklerine dikkat çekiyor.

Erkekler, mülkiyet ve nikah akdi gibi geri kalan prosedürleri, iki ailedeki kadınların daha önce kararlaştırdığı şekilde tamamlar.

Akraba evliliğinin bir diğer nedeni de iki taraf arasındaki ilişkinin devamlılığını sağlamak.

Örneğin gencin kuzeni ile olan evliliği, evlilik ilişkisinin devamını sağlamak için iki ailenin baskı kurması ve müdahale etmesi nedeniyle boşanmanın veya iki tarafın ayrılmasının önüne geçmekte.

Ayrıca genç bir adam, kuzeninden boşanmayı çok zor bulabilir.

Çünkü bu, çekirdek ailede veya her iki tarafın da ait olduğu geniş ailede bir sürtüşmeye neden olabilir ki bu, herkesin genellikle kaçındığı bir şey.

Akrabalarla evlenmenin son nedeni, ilişkideki tarafların köken, sınıf, soy veya iki tarafın sosyal ve ekonomik durumu açısından eşitliğini sağlamak; bu da evliliğin başarısına ve sürdürülebilirliğine yardımcı olur.

 

Independent Arabia - Independent Türkçe



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.