İsrail’in Gazze’deki suikastları akademik isimleri vuruyor

Savaşta Gazze’deki çoğu üniversite yıkıldı.

Refah’tan çekilen bu fotoğraf, İsrail ile Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında 12 Aralık 2023’ün erken saatlerinde İsrail saldırısı sırasında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un üzerinde yükselen dumanları gösteriyor (AFP)
Refah’tan çekilen bu fotoğraf, İsrail ile Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında 12 Aralık 2023’ün erken saatlerinde İsrail saldırısı sırasında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un üzerinde yükselen dumanları gösteriyor (AFP)
TT

İsrail’in Gazze’deki suikastları akademik isimleri vuruyor

Refah’tan çekilen bu fotoğraf, İsrail ile Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında 12 Aralık 2023’ün erken saatlerinde İsrail saldırısı sırasında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un üzerinde yükselen dumanları gösteriyor (AFP)
Refah’tan çekilen bu fotoğraf, İsrail ile Hamas arasında devam eden çatışmalar sırasında 12 Aralık 2023’ün erken saatlerinde İsrail saldırısı sırasında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un üzerinde yükselen dumanları gösteriyor (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyonun başlangıcından bu yana İsrail güçleri, Hamas hareketinin siyasi ve askeri liderlerini hedef alan bir dizi suikast ve saldırı düzenledi. Bunun yanı sıra yüzde 70’i çocuk ve kadın olmak üzere 18 bin Filistinli, Şerid’deki akademik isimleri de etkileyen, benzeri görülmemiş yıkıcı bir savaşta öldürüldü.

Eğer İsrail istihbaratı şu ana kadar mevcut Ekim saldırılarının arkasında olduğunu söylediği Gazze’deki Hamas hareketinin lideri Yahya es-Sinvar’a ve El-Kassam Tugayları başkomutanı Muhammed ed-Dayf’a ulaşamadıysa da birçok önde gelen siyasi ve askeri lidere ulaştı.

El-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nin merkezindeki sınır yakınında askeri geçit törenine katıldı (AFP)
El-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nin merkezindeki sınır yakınında askeri geçit törenine katıldı (AFP)

İsrail, savaşın 67. gününe kadar üst düzey yetkililere ve Hamas siyasi bürosu üyelerine suikast düzenledi. Bunların başında İsrail’in finanstan sorumlu olduğunu söylediği Zekeriyya Ebu Muammer ve Cevad Ebu Şamala, yasi bürodaki ilk kadın Cemile eş-Şanti, hareketin Şura Konseyi’nin üst düzey yetkilisi ve başkanı Usame el-Mazini, hareketin liderlerinden ve kurucularından biri olan ve Yasama Konseyi başkan yardımcısı Ahmed Bahr bulunuyor.

El-Kassam Tugayları’nın kayıpları

El-Kassam Tugayları’na gelince İsrail, şu ana kadar Kuzey Tugayı Komutanı Ahmed el-Gandur’u, Kassam Tugayları’nın üçüncü adamı ve Cibaliye Taburu Komutanı Rafet Selman’ı, Beyt Lahya Taburu Komutanı Vail Receb’i, Şerid’in üst düzey füze birimi komutanı Eymen Siyam’ı öldürdü. Söz konusu isimler, 2014 yılında asker Oron Şaul’un yakalanmasından sorumlu olan Şucaiyye Taburu komutanı Visam Ferhat ve İslami Cihad’ın askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri ve diğer örgütlerdeki yetkililer gibi tabur komutanları da dahil olmak üzere onlarca saha komutanıyla birlikte Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki tünelde tasfiye edildiler.

Ancak hedeflenen suikastlar, önde gelen siyasi yetkilileri hedef almaktan ziyade, çoğu Hamas hareketine bağlı en önde gelen bilim kurumu olan ve 1978 yılında kurulan İslam Üniversitesi’nde çalışan doktorları, mühendisleri, gazetecileri, yazarları, edebiyatçıları ve akademisyenleri etkiledi. İslam Üniversitesi, Filistin’in en önde gelen üniversitelerinden biriydi ve İsrail tarafından yerle bir edildi.

İsrail’in öldürdüğü bilim insanları

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre İsrail, başta Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye kampında kaçtığı bir binada ailesiyle birlikte İsrail tarafından öldürülen İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sufyan Taye’yi öldürdü. Aile mensuplarından bir kısmı 2 Aralık’ta öldürülmüştü.

İsrail güçleri güney İsrail’deki sınır bölgesinden Gazze Şeridi’ni bombaladı (AFP)
İsrail güçleri güney İsrail’deki sınır bölgesinden Gazze Şeridi’ni bombaladı (AFP)

Taye, Gazze’deki İslam Üniversitesi’nin başkanı olmasının yanı sıra fizik ve uygulamalı matematik alanında da önde gelen bir araştırmacıydı ve 2021 yılında dünya genelindeki araştırmacılar arasında ilk yüzde 2 arasında yer almıştı. Genç Arap Bilim insanları için Abdul Hamid Şoman Ödülü’nü aldı.

Filistin Kültür Bakanlığı, Taye’nin her yıl prestijli bilimsel dergilerde yayınlanan bilimsel çalışmalar ve araştırmalar alanında önemli katkılar sağladığını ve 2023 yılında UNESCO Filistin’deki Fizik Bilimleri, Astrofizik ve Uzay Bilimleri Kürsüsü’ne atandığını belirtti.

11 Ekim’de İsrail, uluslararası hukuk ve Filistin meseleleri uzmanı olan ve ‘İsrail’e nasıl dava açarız?’ başlıklı kitabın yazarı Dr. Said Talal ed-Dahşan ve ailesini öldürdü. Söz konusu kitap, İsrail ve liderlerinin nasıl yargılanması gerektiğine değiniyor.

İsrail ayrıca, İslam Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şabir’e de 14 Kasım’da Gazze’deki evinde suikast düzenlemiş ve ailesinden çok sayıda kişi öldürülmüştü. Şabir, Gazze’nin önde gelen bilimsel isimlerinden biri ve ABD’deki Marshall Üniversitesi'nden bir mikrobiyolog. Şabir, İslam Üniversitesi’nde öğretim görevlisiydi. Fen Fakültesi Tıbbi Analiz Anabilim Dalı’nda Yardımcı Doçentlik kadrosuna atanıncaya kadar kademe kademe yükseldi, ardından Anabilim Dalı Başkanlığı’na atandı. Daha sonra 1993 yılında Üniversite Rektörlüğü görevini üstlenene kadar Fen Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı. Üniversite başkanlığı döneminde tıbbi analiz alanında 15’ten fazla araştırma makalesi tamamlayarak Ağustos 2005’te emekli oldu.

2006 yılında Hamas ve El Fetih hareketleri, Şabir’in iki harekete de yakın olması nedeniyle, onu on birinci Filistin hükümetinin başbakanlığına aday gösterme konusunda uzlaşı sağladı, ancak o dönemde hükümeti kurma çabaları başarısızlıkla sonuçlandı.

İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Refah’ı bombalamasının ardından yaşanan yıkımın etkileri (AP)
İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Refah’ı bombalamasının ardından yaşanan yıkımın etkileri (AP)

Hamas Yargı Dairesi Başkanı

Hamas Hareketi, 17 Ekim’de, İsrail’in Gazze Şeridi’nin merkezindeki Nuseyrat kampına düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybeden hareketin Yargı Başkanı Prof. Dr. Tayser İbrahim’in yasını tuttu. Dr. İbrahim bir üniversite profesörüydü ve daha önce İslam Üniversitesi’nde Şeriat ve Hukuk Fakültesi Dekanı olarak görev yapmıştı.

İsrail ayrıca, 22 Ekim’de Han Yunus’taki evlerine düzenlenen bombalı saldırıda İslam Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim el-Astal’ı, eşini ve aile üyelerini de katletti. Matematik müfredatı ve öğretim yöntemleri alanında araştırmacı olan Astal, İslam Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı ve İslam Üniversitesi Eğitim ve Psikoloji Araştırmaları Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni olarak çalıştı. Ayrıca yerel ve uluslararası dergilerde Arapça ve İngilizce olarak çok sayıda araştırma makalesi yayımlandı.

Tıpkı İslam Üniversitesi, el-Ezher Üniversitesi, el-Aksa Üniversitesi ve El-Kudüs Açık Üniversitesi’nde olduğu gibi, çeşitli Filistin üniversitelerindeki önde gelen öğretim görevlileri de İsrail’in füzelerinden kurtulamadı. Söz konusu üniversitelerin binalarının çoğu ve tüm fakülteleri yıkıldı. Bu ayın başında evlerini hedef alan hava saldırısında Dr. Hitam el-Vasifi, eşi Dr. Mahmud Ebu Daf ve aile üyeleri öldürüldü.

Fizik alanında profesörlüğe sahip olan Vasifi, İslam Üniversitesi Fen Fakültesi Dekan Yardımcısı olarak görev yaparken, kocası Ebu Daf, İslam Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin eski dekanıydı.

İsrail tarafından öldürülen akademisyenler arasında, dili dış dünyaya hitap etmek için kullanan, Gazze İslam Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı Profesörü Dr. Rıfat el-Arîr de var. Öğrencileriyle ve diğer öncülerle birlikte, savaş altındaki Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin yaşamı hakkında gerçekçi hikayeleri İngilizce olarak yayınlamak için ‘Biz Sayı Değiliz’ projesini hayata geçirmişti.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.