Biden’ın üst düzey generalleri savaşı kısaltacak bir plan üzerinde İsrail ile pazarlık yapıyor

Sullivan, Brown ve Austin’in gündeminde Tel Aviv’deki haritalar var.

Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)
Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)
TT

Biden’ın üst düzey generalleri savaşı kısaltacak bir plan üzerinde İsrail ile pazarlık yapıyor

Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)
Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşı uzatmanın gerekliliği hakkındaki üstten bakan açıklamaları, bunun eşliğinde Filistinlileri sürüp Yahudi yerleşimini yeniden tesis etme planları ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD ile şimdiki zaman ve gelecek zaman konusunda anlaşmazlıkların olduğuyla ilgili gösteriş yapması tartışmalara yol açtı. Üst düzey ABD’li askeri liderler ve stratejistler, Tel Aviv’deki siyasi ve askeri liderlerle, saldırı faaliyetlerinin azaltılması, savaşın süresinin kısaltılması ve savaşın bitiş tarihine ilişkin bir uzlaşmaya varılması için bir zaman çizelgesi üzerinde görüşmelere başladı.

Bu görüşmeler dün İsrail’i ziyaret eden Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan tarafından başlatıldı. Bugün ABD Ordusu Genelkurmay Başkanı Charles Brown ve ardından pazartesi günü Savunma Bakanı Lloyd Austin bu görüşmeleri devam ettirecek. Sullivan’ın Tel Aviv’deki görüşmelerinden haberdar olan İsrailli bir kaynağa göre, ABD Başkanı Joe Biden, Başbakan Binyamin Netanyahu ile doğrudan ihtilafı bir çerçeve içine alarak bunu ‘savaş hedeflerine ulaşılması ve İsrail’in savaş bataklığına girmesinin engellenmesi için profesyonel bir tartışmaya’ çevirmek istiyor.

Fotoğraf Altı: ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan. (AFP)
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan. (AFP)

Savaşın hedefleri ve Gazze’nin geleceği

Sullivan, savaşın hedefleri, Gazze’nin geleceği hakkında ortak bir noktada buluşulması, Gazze halkının insani trajedisinin sona erdirilmesi için bir plan geliştirilmesi, İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasında ilerleme kaydedilmesi üzerinde çalışılması ve kuzeyde Lübnan Hizbullahı ile bölgesel bir savaşa yol açacak tehlikeli bir tırmanışa sürüklenmekten kaçınılması gibi stratejik meseleler üzerinde durdu. Buna karşılık Brown, askeri operasyonların ayrıntılarına ek olarak, havadan, karadan ve denizden ölümcül bombardımanlardan ve Hamas ile diğer Filistinli grupların savaşçıları ile çatışma faaliyetlerinden Gazze Şeridi’nden çekilme, yeniden konuşlanma ve savaşı Hamas liderlerinin peşine düşmek üzere hedef odaklı operasyonlara indirgemeye nasıl geçileceğine odaklanacak. Austin ise bu belirtilen tüm konular üzerinde her iki taraf için de net bir yol haritası belirleyerek görüşmelere son noktayı koymaya çalışacak ve İsrail’e askeri desteğin nasıl sürdürüleceğini ve İsrail’in kayıplarının nasıl telafi edileceğini ele alacak.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre üç yetkili, Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın yanı sıra Savaş Kabinesi, ordu liderliği, güvenlik servisleri ve İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve muhalefet lideri Yair Lapid gibi diğer siyasi yetkililerle görüşmeye özen gösteriyor. Biden’ın rehinelerin ailelerinden oluşan bir heyetle gerçekleştirdiği başarılı toplantının ardından aileler Sullivan’la da toplantı yapılmasını talep ediyor. Aileler, ABD’lilerin, müzakereler yoluyla rehineleri serbest bırakma ve esaret altındaki çocuklarının hayatlarını tehdit eden çatışmalara son verme görevine daha fazla önem vererek İsrail hükümetinin konumunu etkileyip etkileyemeyeceklerini ölçmek istiyorlar.

‘Savaşa ilişkin bir zaman çizelgesi’

Güvenilir kaynaklara göre Sullivan, İsrail’deki yetkililere, Başkan Biden’ın Gazze’yi rastgele bombalaması nedeniyle uluslararası desteği kaybetmeye başladığını ve bazı şeylerin değişmesi gerektiğini söylerken ne demek istediğini açıkladı. Buna göre artık savaş için bir ‘zaman çizelgesi’ belirlemenin zamanı geldi ve ABD İsrail’e savaşı sona erdirmesi için yalnızca birkaç haftalık süre tanıyacak.

Fotoğraf Altı: ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant arasında 9 Mart 2023’te görüşme gerçekleşti. (Reuters)
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant arasında 9 Mart 2023’te görüşme gerçekleşti. (Reuters)

Siyasi bir kaynak Kanal 12’ye, Biden’ın Sullivan’ı Tel Aviv’e “kum saatinin bitmek üzere olduğuna dair ABD mesajının İsrail hükümetindeki yetkililere açıkça ulaştığından ve İsrail planlarının ABD’nin savaş takvimiyle uyumlu olduğundan emin olmak” için gönderdiğini söyledi. Netanyahu’nun başkaldıran açıklamalarına rağmen, Netanyahu’nun liderliğini yaptığı Savaş Kabinesi’nin ABD’nin planına kısmi bir yanıt içeren bir takvim hazırladığını vurguladı. Buna göre İsrail, önümüzdeki ocak ayı sonunda Gazze Şeridi’ne yönelik saldırısının en şiddetli ve yoğun aşamasını sonlandıracak. Washington bu aşamayı Noel tatilinden (bu ayın 25’i) önce sonlandırmaya çalışıyordu ve bunun yalnızca gelecek ayın başına kadar uzatılabileceğini söylüyordu. Ancak İsrail, ‘mevcut durum ışığında bu operasyonların ocak ayı sonundan önce sona erdirilmesinin imkansız olduğunu’ bildirdi.

Askerlerin geri çekilmesi için birkaç hafta

İsrail Savaş Kabinesi, Washington’dan ‘yoğun çatışmaların sona ermesinden sonra güçlerin Gazze’nin kalbinden çekilmesini tamamlamak ve bir kısmını Gazze Şeridi’nin içine, bir kısmını da dışına olmak üzere savunma hatlarına yerleştirmek için birkaç hafta daha’ talep etti. İsrail’in Kanal 12 televizyonu, ‘Hamas’ı etkisiz hale getirme’ planının tamamlanmasıyla ilgili olarak, bu aşamanın İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşının en uzun aşaması olacağını ve bu aşama olmadan, İsrail’in açıkladığı Hamas’ı ve Hamas’ın Gazze Şeridi’ni yönetme veya İsrail’e saldırma imkanını ortadan kaldırma hedefine ulaşılamayacağını belirtti. Bunun için 2024 yılı boyunca çalışması gerekiyor ve bu, diğer askeri birliklerin yanı sıra Hamas üyelerini ve hareketin üst düzey liderlerini yakalamayı hedefleyen belirli kara operasyonları ve hava saldırıları ile Hamas’ın askeri kapasitesini yok etmeye yönelik bir taktik değişikliğini içeriyor.

Fotoğraf Altı: İsrail bombardımanları Gazze Şeridi’nde geniş çaplı yıkıma yol açtı. (AFP)
 İsrail bombardımanları Gazze Şeridi’nde geniş çaplı yıkıma yol açtı. (AFP)

Gazze Şeridi’nin geleceği hususunda ise Başkan Biden’ın temsilcisi, ABD’lilerin İsrail’in Gazze’yi işgal ettiğini görmek istemediklerini, bunun yerine Filistinlilerin Gazze Şeridi’ni yeniden inşa etme görevini üstlenmelerini sağlayacak bir çözüm istediklerini vurguladı. Ancak İsrailliler, İsrail ve diğer ortaklarla uzun vadeli düzenlemeler yapılana kadar geçici bir işgalin gerekli olabileceğine ABD tarafını ikna etmeye çalışıyor. Bu bağlamda İsrail, Gazze Şeridi üzerinde öngörülebilir gelecekte ‘güvenlik kontrolünü’ devam ettirebilir.

Anlaşmazlıkların düzeltilmesi

Kanal 12, İsrail’in, müttefiki ABD ile Gazze’ye yönelik savaşını tartışmak üzere hazırladığı takvimin ‘gerçekçi olduğunu ve Tel Aviv’deki yetkililer ile Washington’daki mevkidaşları arasında bu konudaki anlaşmazlıkların düzeltilmesine yönelik görüşmeler için güçlü bir temel teşkil ettiğini’ belirtti. Bu bağlamda özellikle İsrail, ABD’nin Gazze Şeridi’ne insani yardımların ulaştırılması ve bu amaçla Kerem Şalom kapısının açılması konusundaki ısrarına yanıt veriyor.

Fotoğraf Altı: Biden, 18 Ekim’de İsrail’de Binyamin Netanyahu’ya destek ziyaretinde bulundu. (DPA)
 Biden, 18 Ekim’de İsrail’de Binyamin Netanyahu’ya destek ziyaretinde bulundu. (DPA)

Ancak İsrail hükümeti bu aşamada siyasi bir ufuk arayışına girmeye sıcak bakmıyor. ABD’li yetkililer bu konuyu acil olarak görse de ve Arap ülkeleri ve Batılı ülkelerle bu konuda yükümlülüklerinin olduğunun bilincinde olsa da bunun İsrail’de başka bir hükümet kurulmasını gerektiren bir konu olduğunun farkındalar. Bu nedenle öncelikle savaşın sona erdirilmesi, İsrail politikasında değişiklik yapılmasına olanak verilmesi ve Filistin sorununun tamamen çözülmesini içeren bölgesel boyutta kararlar alabilecek bir hükümetin seçilmesi gerekiyor.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.