Biden’ın üst düzey generalleri savaşı kısaltacak bir plan üzerinde İsrail ile pazarlık yapıyor

Sullivan, Brown ve Austin’in gündeminde Tel Aviv’deki haritalar var.

Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)
Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)
TT

Biden’ın üst düzey generalleri savaşı kısaltacak bir plan üzerinde İsrail ile pazarlık yapıyor

Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)
Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile 28 Ekim’de, Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi. (EPA)

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşı uzatmanın gerekliliği hakkındaki üstten bakan açıklamaları, bunun eşliğinde Filistinlileri sürüp Yahudi yerleşimini yeniden tesis etme planları ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD ile şimdiki zaman ve gelecek zaman konusunda anlaşmazlıkların olduğuyla ilgili gösteriş yapması tartışmalara yol açtı. Üst düzey ABD’li askeri liderler ve stratejistler, Tel Aviv’deki siyasi ve askeri liderlerle, saldırı faaliyetlerinin azaltılması, savaşın süresinin kısaltılması ve savaşın bitiş tarihine ilişkin bir uzlaşmaya varılması için bir zaman çizelgesi üzerinde görüşmelere başladı.

Bu görüşmeler dün İsrail’i ziyaret eden Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan tarafından başlatıldı. Bugün ABD Ordusu Genelkurmay Başkanı Charles Brown ve ardından pazartesi günü Savunma Bakanı Lloyd Austin bu görüşmeleri devam ettirecek. Sullivan’ın Tel Aviv’deki görüşmelerinden haberdar olan İsrailli bir kaynağa göre, ABD Başkanı Joe Biden, Başbakan Binyamin Netanyahu ile doğrudan ihtilafı bir çerçeve içine alarak bunu ‘savaş hedeflerine ulaşılması ve İsrail’in savaş bataklığına girmesinin engellenmesi için profesyonel bir tartışmaya’ çevirmek istiyor.

Fotoğraf Altı: ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan. (AFP)
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan. (AFP)

Savaşın hedefleri ve Gazze’nin geleceği

Sullivan, savaşın hedefleri, Gazze’nin geleceği hakkında ortak bir noktada buluşulması, Gazze halkının insani trajedisinin sona erdirilmesi için bir plan geliştirilmesi, İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasında ilerleme kaydedilmesi üzerinde çalışılması ve kuzeyde Lübnan Hizbullahı ile bölgesel bir savaşa yol açacak tehlikeli bir tırmanışa sürüklenmekten kaçınılması gibi stratejik meseleler üzerinde durdu. Buna karşılık Brown, askeri operasyonların ayrıntılarına ek olarak, havadan, karadan ve denizden ölümcül bombardımanlardan ve Hamas ile diğer Filistinli grupların savaşçıları ile çatışma faaliyetlerinden Gazze Şeridi’nden çekilme, yeniden konuşlanma ve savaşı Hamas liderlerinin peşine düşmek üzere hedef odaklı operasyonlara indirgemeye nasıl geçileceğine odaklanacak. Austin ise bu belirtilen tüm konular üzerinde her iki taraf için de net bir yol haritası belirleyerek görüşmelere son noktayı koymaya çalışacak ve İsrail’e askeri desteğin nasıl sürdürüleceğini ve İsrail’in kayıplarının nasıl telafi edileceğini ele alacak.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre üç yetkili, Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın yanı sıra Savaş Kabinesi, ordu liderliği, güvenlik servisleri ve İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve muhalefet lideri Yair Lapid gibi diğer siyasi yetkililerle görüşmeye özen gösteriyor. Biden’ın rehinelerin ailelerinden oluşan bir heyetle gerçekleştirdiği başarılı toplantının ardından aileler Sullivan’la da toplantı yapılmasını talep ediyor. Aileler, ABD’lilerin, müzakereler yoluyla rehineleri serbest bırakma ve esaret altındaki çocuklarının hayatlarını tehdit eden çatışmalara son verme görevine daha fazla önem vererek İsrail hükümetinin konumunu etkileyip etkileyemeyeceklerini ölçmek istiyorlar.

‘Savaşa ilişkin bir zaman çizelgesi’

Güvenilir kaynaklara göre Sullivan, İsrail’deki yetkililere, Başkan Biden’ın Gazze’yi rastgele bombalaması nedeniyle uluslararası desteği kaybetmeye başladığını ve bazı şeylerin değişmesi gerektiğini söylerken ne demek istediğini açıkladı. Buna göre artık savaş için bir ‘zaman çizelgesi’ belirlemenin zamanı geldi ve ABD İsrail’e savaşı sona erdirmesi için yalnızca birkaç haftalık süre tanıyacak.

Fotoğraf Altı: ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant arasında 9 Mart 2023’te görüşme gerçekleşti. (Reuters)
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant arasında 9 Mart 2023’te görüşme gerçekleşti. (Reuters)

Siyasi bir kaynak Kanal 12’ye, Biden’ın Sullivan’ı Tel Aviv’e “kum saatinin bitmek üzere olduğuna dair ABD mesajının İsrail hükümetindeki yetkililere açıkça ulaştığından ve İsrail planlarının ABD’nin savaş takvimiyle uyumlu olduğundan emin olmak” için gönderdiğini söyledi. Netanyahu’nun başkaldıran açıklamalarına rağmen, Netanyahu’nun liderliğini yaptığı Savaş Kabinesi’nin ABD’nin planına kısmi bir yanıt içeren bir takvim hazırladığını vurguladı. Buna göre İsrail, önümüzdeki ocak ayı sonunda Gazze Şeridi’ne yönelik saldırısının en şiddetli ve yoğun aşamasını sonlandıracak. Washington bu aşamayı Noel tatilinden (bu ayın 25’i) önce sonlandırmaya çalışıyordu ve bunun yalnızca gelecek ayın başına kadar uzatılabileceğini söylüyordu. Ancak İsrail, ‘mevcut durum ışığında bu operasyonların ocak ayı sonundan önce sona erdirilmesinin imkansız olduğunu’ bildirdi.

Askerlerin geri çekilmesi için birkaç hafta

İsrail Savaş Kabinesi, Washington’dan ‘yoğun çatışmaların sona ermesinden sonra güçlerin Gazze’nin kalbinden çekilmesini tamamlamak ve bir kısmını Gazze Şeridi’nin içine, bir kısmını da dışına olmak üzere savunma hatlarına yerleştirmek için birkaç hafta daha’ talep etti. İsrail’in Kanal 12 televizyonu, ‘Hamas’ı etkisiz hale getirme’ planının tamamlanmasıyla ilgili olarak, bu aşamanın İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşının en uzun aşaması olacağını ve bu aşama olmadan, İsrail’in açıkladığı Hamas’ı ve Hamas’ın Gazze Şeridi’ni yönetme veya İsrail’e saldırma imkanını ortadan kaldırma hedefine ulaşılamayacağını belirtti. Bunun için 2024 yılı boyunca çalışması gerekiyor ve bu, diğer askeri birliklerin yanı sıra Hamas üyelerini ve hareketin üst düzey liderlerini yakalamayı hedefleyen belirli kara operasyonları ve hava saldırıları ile Hamas’ın askeri kapasitesini yok etmeye yönelik bir taktik değişikliğini içeriyor.

Fotoğraf Altı: İsrail bombardımanları Gazze Şeridi’nde geniş çaplı yıkıma yol açtı. (AFP)
 İsrail bombardımanları Gazze Şeridi’nde geniş çaplı yıkıma yol açtı. (AFP)

Gazze Şeridi’nin geleceği hususunda ise Başkan Biden’ın temsilcisi, ABD’lilerin İsrail’in Gazze’yi işgal ettiğini görmek istemediklerini, bunun yerine Filistinlilerin Gazze Şeridi’ni yeniden inşa etme görevini üstlenmelerini sağlayacak bir çözüm istediklerini vurguladı. Ancak İsrailliler, İsrail ve diğer ortaklarla uzun vadeli düzenlemeler yapılana kadar geçici bir işgalin gerekli olabileceğine ABD tarafını ikna etmeye çalışıyor. Bu bağlamda İsrail, Gazze Şeridi üzerinde öngörülebilir gelecekte ‘güvenlik kontrolünü’ devam ettirebilir.

Anlaşmazlıkların düzeltilmesi

Kanal 12, İsrail’in, müttefiki ABD ile Gazze’ye yönelik savaşını tartışmak üzere hazırladığı takvimin ‘gerçekçi olduğunu ve Tel Aviv’deki yetkililer ile Washington’daki mevkidaşları arasında bu konudaki anlaşmazlıkların düzeltilmesine yönelik görüşmeler için güçlü bir temel teşkil ettiğini’ belirtti. Bu bağlamda özellikle İsrail, ABD’nin Gazze Şeridi’ne insani yardımların ulaştırılması ve bu amaçla Kerem Şalom kapısının açılması konusundaki ısrarına yanıt veriyor.

Fotoğraf Altı: Biden, 18 Ekim’de İsrail’de Binyamin Netanyahu’ya destek ziyaretinde bulundu. (DPA)
 Biden, 18 Ekim’de İsrail’de Binyamin Netanyahu’ya destek ziyaretinde bulundu. (DPA)

Ancak İsrail hükümeti bu aşamada siyasi bir ufuk arayışına girmeye sıcak bakmıyor. ABD’li yetkililer bu konuyu acil olarak görse de ve Arap ülkeleri ve Batılı ülkelerle bu konuda yükümlülüklerinin olduğunun bilincinde olsa da bunun İsrail’de başka bir hükümet kurulmasını gerektiren bir konu olduğunun farkındalar. Bu nedenle öncelikle savaşın sona erdirilmesi, İsrail politikasında değişiklik yapılmasına olanak verilmesi ve Filistin sorununun tamamen çözülmesini içeren bölgesel boyutta kararlar alabilecek bir hükümetin seçilmesi gerekiyor.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.