Şarku'l Avsat Özel: İsrail'in rehineleri kurtarma operasyonlarının detayları

İsrail, rehineleri kurtarma operasyonlarında Gazze'nin içlerine sızan ve mezarlardan cesetler çıkaran gizli ajanlardan oluşan birimler kullandı

7 Ekim saldırısında rehin alınan ve Gazze'de tutulan İsrailli rehinelerin Tel Aviv'deki bir duvarda asılı olan resimleri (AFP)
7 Ekim saldırısında rehin alınan ve Gazze'de tutulan İsrailli rehinelerin Tel Aviv'deki bir duvarda asılı olan resimleri (AFP)
TT

Şarku'l Avsat Özel: İsrail'in rehineleri kurtarma operasyonlarının detayları

7 Ekim saldırısında rehin alınan ve Gazze'de tutulan İsrailli rehinelerin Tel Aviv'deki bir duvarda asılı olan resimleri (AFP)
7 Ekim saldırısında rehin alınan ve Gazze'de tutulan İsrailli rehinelerin Tel Aviv'deki bir duvarda asılı olan resimleri (AFP)

Gazze Şeridi'ndeki Filistinli silahlı grupların saha kaynakları, İsrail özel kuvvetlerinin Gazze Şeridi'ndeki İsrailli rehineleri ölü ya da diri olarak kurtarmak için gerçekleştirdiği operasyonlara ilişkin yeni ve heyecan verici detayları ortaya çıkardı.

Şarku'l Avsat'a konuşan kaynaklar, İsrail’in Gazze’de rehinelerin tutulduğunu düşündüğü noktalara operasyonlar düzenlemek için gizli görevdeki kişilerden oluşan küçük bir özel kuvvet birimi kullandığını, bu birimin aynı zamanda belirli mezarlıklarda gömülü olduğuna inanılan İsraillilerin cesetlerini aradığını aktardı.

rftb
İzzeddin el-Kassam Tugayları tarafından dağıtılan fotoğrafta Hamas üyelerinin İsrailli rehine Mia Limberg'i köpeğiyle birlikte serbest bıraktığı görülüyor, 28 Kasım 2023 (Reuters)

Kaynaklar, İsrail özel biriminin gerçekleştirdiği ve birinde bir kadın rehinenin kurtarıldığı, ikincisinde başarısız olunan ve üçüncüsünde İsrail güçlerinin mezarların birinden İsraillilerin cesetlerinin çıkarıldığı 3 operasyonla ilgili detaylardan bahsetti. Kaynaklar, birimin başarılı olduğu operasyonu, Gazze Şeridi'nde genişletilmiş kara operasyonunun başladığı 27 Ekim gecesinde gerçekleştirdiğini ve operasyonda İsrailli kadın asker Uri Majidish’i kurtardığını belirtti. Birimin yoğun hava koruması altında hızlı ve nokta atışı bir operasyon gerçekleştirdiğini söyleyen kaynaklar, İsrailli askerlerin o sırada Gazze Şeridi'nin kuzeybatı sınırları yakınlarında alarm durumuna geçtiklerini aktardı.

İsrailli asker Majidish’in kurtarılması

İsrailli asker Uri Majidish’in kurtarıldığı özel operasyonun, Gazze şehrinin batısındaki eş-Şati Mülteci Kampı’ndaki Hamid Caddesi üzerindeki bir eve gerçekleştirildiğini belirten kaynaklar, İsrail özel biriminin operasyon sırasında aralarında iki askerin olduğu bir ambulansla kampa sızdığını, eve baskın düzenlediğini ve Majidish’i esir alan iki kişiyi vurduğunu söyledi.

Hamas'ın sahada yaptığı incelemelere göre, İsrail özel birimi, Gazze Şeridi'nin kuzeybatısındaki kesimlerinde yer alan Atatra bölgesi yakınlarındaki bir noktadan eş-Şati Mülteci Kampı’na kamptaki ve çevresindeki yollardan sızdı. Operasyonun ardından birim, kamp ve çevresindeki diğer yollardan sahil yoluna, oradan da İsrail güçlerinin bulunduğu yere döndü.

İncelemeler sonucunda operasyonu gerçekleştiren İsrailli güçlerin akıcı bir şekilde Arapça konuştukları, rehinenin tutulduğu eve susturuculu silahlarla saldırdıkları, eve girer girmez evin içindekilere ateş açtıkları bildirildi. Ardından rehineye kendilerini tanıttıklarını ve rehineyi önce Gazze Şeridi'nin kuzeybatı sınırındaki Beyt Lahiya beldesine götürdükleri anlaşıldı.

Operasyonda kullanılan ambulansa olası bir acil durumda müdahale etmek üzere Filistin plakalı bir aracın eşlik ettiğini söyleyen kaynaklar, savaş uçaklarının da bölgenin üzerinde yoğun uçuşlar gerçekleştirdiğini söyledi. Kaynaklar ayrıca, İsrail güçlerinin bölge çevresinde sahte baskınlar düzenlendiğini, buna el-Rimal mahallesi ile diğer yakın bölgelerde gerçek baskınların eşlik ettiğini ve birime hava koruması sağlandığını aktardı.

dfv
Gazze Şeridi'nde iki İsrail askeri (Reuters)

İsrail savaş uçakları, operasyonun başarıyla sonuçlanmasından yaklaşık iki saat sonra İsrailli rehinenin çıkarıldığı evi bombalarken, Hamid Caddesi ve çevresi de hedef alındı. Bombardımanlar bir yangın kuşağının oluşmasına neden oldu. İsrailli rehinenin küçük bir silahlı grupla birlikte olduğunu belirten kaynaklar, rehinenin Kassam Tugayları’na teslim edilmek üzere bu eve getirildiğini, ancak bu hareketliliğin İsrail istihbaratının radarına yakalandığını bildirdi. Kaynaklar ayrıca, İsrail’in rehine Kassam Tugayları’na teslim edildikten birkaç saat sonra Kassam Tugayları’nın rehineyi başka bir güvenli yere nakletmesine fırsat vermeden onlara ulaşmayı başardığını kaydetti.

Ancak Kassam Tugayları, o sırada İsrail'in kadın askeri kurtardığı açıklamasını bir ses kaydıyla yalanlamış, eğer bu gerçekse İsrail askerinin Kassam Tugayları ile ilgisi olmayan kişiler tarafından rehin alınmış olabileceği vurgulamıştı.

Başarısız operasyon

Başarısız olan operasyon ise 8 Aralık günü sabaha karşı, İsrailli özel bir birimin rehin alınan askerlerden birinin Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda bulunduğu yere sızma girişimiyle başladı. Operasyonda kurtarılmak istenen İsrailli askerle birlikte özel birimin ve askeri rehin tutan grubun bazı üyeleri öldü, her iki taraftan bazıları ise yaralandı.

Olay, binlerce yerinden edilen Filistinlinin sığındığı mülteci kampındaki bir okulun bitişiğindeki küçük bir evde meydana geldi.

Kaynaklara göre, İsrail özel birimi, savaş uçaklarının yoğun uçuşları eşliğinde Filistin plakalı iki sivil araçla içeriye sızmayı başardı. Birimin üyeleri, onlarla çatışmaya giren Kassam Tugayları üyeleri tarafından fark edilmeden evin kapısına kadar gelmeyi başardı.

Çatışmalar 40 dakikayı aşkın bir süre devam etmesine rağmen özel birim, bölgeye girdi ve İsrailli rehin askeri kurtarma girişiminde bulundu. Özellikle şiddetli silah seslerinin duyulduğu bölgeden Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kıyı bölgesine doğru çekilmek zorunda kalan özel birim üyelerinin bir kısmı yaralandı. Bunun üzerine İsrail ordusu, özel birimin başka Filistinli silahlı gruplar tarafından kuşatılmasını önlemek için bölgenin çevresini bombalayan savaş uçaklarının eşliğinde çatışmaya dahil oldu.

rt5h5y
Gazze Şeridi'ndeki kara harekatına katılan İsrail askerleri (Reuters)

Kassam Tugayları tarafından o gün sabaha karşı yapılan açıklamada, İsrailli rehineyi kurtarmaya çalışan İsrail özel biriminin girişiminin engellendiği, iki taraf arasında çatışma çıktığı duyuruldu. Çatışmalar sonucu İsrail özel birimi üyelerinden bazılarının öldüğü ve bazılarının da yaralandığı belirtildi. Açıklamada, İsrail savaş uçaklarının çatışmaya dahil olarak İsrail özel birimi üyelerinin geri çekilebilmesi için bölgeye yoğun bombardımanlar düzenlediği aktarıldı.

Rehine asker öldürüldü

Kassam Tugayları tarafından o dönemde yapılan açıklamada, 207775032 numaralı karta sahip İsrailli esir asker Sa'ar Baruch'un (25) çatışmalar sırasında İsrail askerleri tarafından açılan ateş sonucunda öldürüldüğü kaydedildi. Ayrıca, İsrail özel biriminin iletişim cihazının ele geçirildiği bildirilmişti. İsrail ise olayda iki askerin ağır yaralandığını ve rehin askerin kurtarılmasına yönelik operasyonun başarısızlıkla sonuçlandığını itiraf etmişti.

Şarku'l Avsat'a konuşan kaynaklar, İsrail'in birçok baskınında rehinelerin söz konusu noktalarda olmadığının anlaşılması sonucu başarısızlıkla sonuçlandığını ve bazılarının da hedeflenen bölgelere ulaşamadığını söyledi. İsrail, esir takası anlaşması yapmak yerine rehinelere ulaşmaya çalışıyor ve Gazze'de İsraillilere ait cesetleri arıyor.

İsrail ordusunun mezarlardan çıkardığı cesetler çıkarıp üzerlerinde inceleme yaparak bazı cesetleri bulmayı başardığını da aktaran kaynaklar, İsrail ordusunun mezarlıklardan ve savaş sırasında bazı meydanlarda açılan geçici mezarlardan bazı cesetleri çıkardığını ve bu cesetlerin Filistinli gruplar tarafından gerektiğinde kimliklerinin tespit edilmesi ve herhangi bir esir takası anlaşmasının yapılmasının ardından İsrail’e teslim edilmesi için numaralandırıldığını doğruladı.

İsrail ordusunun izleme ya da istihbarat sonucunda ulaştığı bilgiler doğrultusunda rehinelerin cesetlerinin kimliklerini tespit etmek için aralarında Filistinlilerin cesetlerinin de olduğu birden fazla ceset çıkardığını aktaran kaynaklar, böylece bazı İsraillilerin cesetlerini bulmayı başardıklarını söyledi. Kaynaklar, İsrail ordusunun bu prosedürü uygulamaya devam ettiğini sözlerine ekledi.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.