Netanyahu’nun oğlundan orduya darbe girişimi suçlaması

‘Hamas’ın İsrail’e saldırı planının gizlendiği’ söylentisi servis edildi.

Biyamin Netanyahu’nun oğlu Yair Netanuyahu. (Facebook sayfasından)
Biyamin Netanyahu’nun oğlu Yair Netanuyahu. (Facebook sayfasından)
TT

Netanyahu’nun oğlundan orduya darbe girişimi suçlaması

Biyamin Netanyahu’nun oğlu Yair Netanuyahu. (Facebook sayfasından)
Biyamin Netanyahu’nun oğlu Yair Netanuyahu. (Facebook sayfasından)

İsrail aşırı sağı, Hamas’ın İsrail içerisindeki sınır kasabalarına düzenlediği saldırının, Benyamin Netanyahu hükümetine karşı askeri darbe girişiminde bulunmayı amaçlayan bir ordu komplosu olduğu söylentilerine tepki gösterdi. Konuda yeni olan ise Başbakan’ın oğlu Yair Netanyahu'nun da bu fikri açıkça desteklemeye katılması.

İddialar, ordunun ve istihbaratın Hamas saldırısını bildiği ancak bunu engellemek için hiçbir şey yapmadığı, bunun yerine halkın öfkelenip Netanyahu hükümetini devirmesini istedikleri yönünde. İsrail sağı bile bu iddiaları gülünç bulsa da söz konusu durum, konunun tartışılmaya devam etmesine engel olmadı. Tanınmış sağcı aktivist Yossi Shahbar birkaç gün önce, X üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Bilinsin ki 7 Ekim’de Simhat Tora’da (Tevrat Bayramı) yapılması planlanan saldırıyı Başbakan'a bildirmeyi reddeden Herzi Halevy (Genelkurmay Başkanı) liderliğinde bir askeri darbeye tanık olduk. Darbe henüz bitmedi. Ancak ordu ve Savunma Bakanı Yoav Galant, İç Güvenlik Bakanı’nın ordu kampına girmesini engelliyor. Bu iktidardaki askeri cunta sayesindedir.

sdcsewv
Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevy ile Merkez Tugay üssünde bir araya geldi. (Savunma Bakanlığı)

Genelkurmay Başkanı’nın düşmanca tutumu

Yossi Shahbar, günlük olarak orduya ve muhalefete karşı yazılar kaleme alan sağcı aktivistler arasında. Ayrıca kendisi yazıları eleştiren, eylemlerde bulunan ve tüm hasımların itibarını zedeleyen sağ kışkırtma çemberinin içindeki dev bir işçi ordusunun da askeri. Ancak önemli olan, Başbakan’ın oğlu Yair Netanyahu’nun bu gönderiyi beğenmesi. Bu, Netanyahu Jr.’ın Halevy’ye karşı ilk düşmanca tutumu değil. Geçen ağustos ayında, yani savaştan önce, Yair Netanyahu, Likud aktivisti Erez Tadmor’un X üzerinden yayınladığı mesaja destek verme girişiminde bulundu. Tadmor, “Herzi Halevy, İsrail ordusunun ve İsrail Devleti’nin tarihine en başarısız ve yıkıcı genelkurmay başkanı olarak geçecek” açıklamasında bulunmuştu.

Gözlemciler, bu tutumun bakanlarını Itamar Ben Gvir, Miri Regev ve Dudi Amsalem’i dinleyen baba Netanyahu’nun davranışından kaynaklandığına inanıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre söz konusu bakanlar, pazartesi günkü güvenlik kabinesi toplantısında Halevy’ye ve orduya sözlü saldırıda bulundular.

assdwev
Gallant, Netanyahu, Halevy ve Hanegbi geçen eylül ayında İbrani Yeni Yılı’nı kutladı. (Hükümet Basın Bürosu)

Sürece yakın kaynaklar, Netanyahu’nun böylece hükümetin iktidar sistemini ve yargıyı devirme planına karşı derin devletin yanında yer alan orduyla hesaplaşmada yeni bir aşamaya geçtiğini söylüyor. Bu savaş önceden önemliyse de artık çok mühim hale geldi. Çünkü aralarında ordunun da bulunduğu güvenlik birimleri, 7 Ekim başarısızlığında kendi paylarına düşenin sorumluluğunu üstlendiklerini belirtiyor. Ancak Netanyahu, şu an kendisini Hamas’a karşı savaşı yönetmeye adadı ve savaştan sonra her türlü hesaplaşmaya hazır olacak.

Belgeler sızdırıldı

Söz konusu kanat aynı zamanda, Netanyahu’ya hükümetin Filistinlilere yönelik politikasının büyük ve tehlikeli bir güvenlik patlaması tehdidi oluşturduğu ve bu tehlikeyi ortadan kaldıracak şekilde bu politikanın değiştirilmesi gerektiği konusunda kendisini uyaran çeşitli muhtıralar sunduğunu doğrulayan çeşitli belgeleri sızdırdı. Belge, yerleşim faaliyetlerinin artması, Mescid-i Aksa’ya baskınlar, İsrail hapishanelerinde Filistinli mahkumlara zulmedilmesi ve kötü kötü yaşam koşulları gibi uygulamalara gönderme yapıyor. Netanyahu, bu yaklaşımın savaşın başarısızlıklarına ilişkin soruşturmaları yönlendireceğini anlamıştı. Bu da bu başarısızlıkların bedelini tek başına kendisinin ödeyeceği anlamına geliyordu.

Diğer bir gelişme ise Netanyahu’yu orduyla bu şekilde mücadele etme konusunda daha kararlı hale getiren ve Amerikan askeri liderlerinin İsrail’e yoğun ziyaretlerinin sonuçları oldu. Öyle görünüyor ki bu ziyaretler, ABD’nin talepleri konusunda orduyla tam bir anlaşmaya varılmasıyla sonuçlandı.

Ordu, Gazze’de büyük yıkıma yol açmasının ve İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana benzeri görülmemiş bir felakete neden olmasının ardından, savaşın başında kullandığı dilden farklı bir dil konuşmaya başladı. Hamas’ı yok etmek yerine, Hamas’ın yönetme ve savaşma becerisine ölümcül bir darbe vurmaktan bahsetmeye başladı. Herzi Halevy de “Hamas’ın varlığını engelleyebileceğimizi düşünenler, hiçbir şey bilmiyor” dedi.

ascf
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları büyük bir yıkıma yol açtı. (AFP)

Eski Genelkurmay Başkanı Bakan Gadi Eisenkot’un da söylediği gibi Halevy, intikam ruhuyla halkı harekete geçirmek yerine ordunun savaştaki ahlakından söz etmeye ve aşırı sağcı bakanlarla çatışmaya girmeye başladı. Politika ve Güvenlik İşlerinden Sorumlu Bakanlar Konseyi’nin geçen pazartesi günü yapılan son oturumunda da yaşananlar bu yöndeydi. Oturum sırasında bakanlar, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevy’e bağırırken, Bakan Itamar Ben Gvir ise “Beni tehdit etmeyin” uyarısıyla yanıt verdi. Ben Gvir ayrıca, yurt içi ve yurt dışındaki tüm Hamas liderlerine suikast sözü vermek yerine, Usame bin Ladin’e suikastın 10 yıl sürdüğünü hatırlatmaya başladı, ardından askerleri yedek ordudan çıkarmaya başladıklarını açıkladı.

“Kara saldırısının sonuna yaklaşıyoruz”

İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari’nin, İsrail ordusunun bölgedeki Hamas tugaylarının çoğunu dağıttıktan sonra kuzey Gazze Şeridi’ndeki kara saldırısının sonuna yaklaştığını söylemesi dikkat çekici bir gelişme oldu. Hagari, İsrail ordusunun büyük ölçüde Gazze’nin kuzeyine odaklanan kara saldırısına başlamasından yaklaşık iki ay sonra, ordunun Gazze Şehri'ndeki Şucaiye’ye bitişik ed-Darac ve et-Tuffah mahallelerinde Hamas’la savaşmaya başladığını söyledi.

İsrail ordusunun güney bölgesi komutanı General Yaron Finkelman açıklamasında “Ordu, yeni alanlara yönelik saldırının bir başka önemli safhasında” ifadesini kullandı. Finkelman, 98’inci Tümen komutanı General Dan Goldfus’un da eşlik ettiği Gazze’nin güneyindeki ön cephe ziyareti sırasında “Bu saldırı devam edecek ve henüz harekete geçmediğimiz diğer alanlarda da ilerlenecek” dedi. Ayrıca kuvvetlerinin düşmana aşırı darbe vurduğunu belirtirken, ordunun şiddetli bir direnişle karşı karşıya olduğu itirafında bulundu.



Amerikan üssüne yönelik operasyon sonrasında kaybolan üç İranlı pilot Katar'da tutuluyor

Doha'nın güneyindeki El Udeyd ABD hava üssünün görüntüsü (Arşiv- AFP)
Doha'nın güneyindeki El Udeyd ABD hava üssünün görüntüsü (Arşiv- AFP)
TT

Amerikan üssüne yönelik operasyon sonrasında kaybolan üç İranlı pilot Katar'da tutuluyor

Doha'nın güneyindeki El Udeyd ABD hava üssünün görüntüsü (Arşiv- AFP)
Doha'nın güneyindeki El Udeyd ABD hava üssünün görüntüsü (Arşiv- AFP)

İran Genelkurmay Başkanlığı, yarı resmî Fars Haber Ajansı tarafından bugün yayımlanan açıklamasında, Katar’ın elinde bulunduğunu öne sürdüğü üç İranlı pilotun serbest bırakılmasının sağlanması için Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nden yardım talep ettiğini duyurdu.

Genelkurmay Başkanlığı, pilotların mart ayında İran’ın Katar’daki “düşman askeri üssü” olarak nitelendirdiği hedefe yönelik operasyon sırasında uçaklarının vurulmasının ardından alıkonulduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre İran tarafı, pilotların Katar tarafından tutulduğunu iddia ediyor.

İran Ordusu Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Mesud Caferi ise geçen hafta İran’ın ISNA haber ajansına yaptığı açıklamada, Katar’daki El Udeyd Üssü’ne düzenlenen saldırının ardından, cenazesi İran’a getirilen Mecid Kazımi dışında operasyona katılan diğer üç pilotun akıbetinin netlik kazanmadığını söylemişti.

Caferi, söz konusu operasyonun, THAAD ve Patriot hava savunma sistemlerinin yanı sıra ABD ve Katar’a ait hava devriyelerinin bulunduğu bir ortamda, iki adet Su-24 savaş uçağıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Pilotların Körfez üzerinde son derece alçak irtifada uçtuğunu belirtti.

Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı ayrıca İranlı pilotların operasyonu GPS kullanmadan, aldıkları eğitim ve sahip oldukları yerli imkân ve kabiliyetlere dayanarak gerçekleştirdiğini ifade etti.


ABD'nin uçak gemisindeki kriz nasıl başladı?

Trump, USS Abraham Lincoln'ın 9 aylık görev süresinin "yeterince uzun bile olmadığını" söylemişti (Reuters)
Trump, USS Abraham Lincoln'ın 9 aylık görev süresinin "yeterince uzun bile olmadığını" söylemişti (Reuters)
TT

ABD'nin uçak gemisindeki kriz nasıl başladı?

Trump, USS Abraham Lincoln'ın 9 aylık görev süresinin "yeterince uzun bile olmadığını" söylemişti (Reuters)
Trump, USS Abraham Lincoln'ın 9 aylık görev süresinin "yeterince uzun bile olmadığını" söylemişti (Reuters)

ABD'nin İran savaşında kullandığı USS Abraham Lincoln uçak gemisiyle ilgili lojistik sorunlar çatışmanın ilk günlerinde başlamış.

New York Times'ın aktardığına göre gemiyle ilgili ikmal sorunları, İran'ın 28 Şubat'ta Bahreyn'deki ABD üssüne düzenlediği füze ve drone saldırılarının ardından ortaya çıktı.

Tahran yönetimi, bu operasyonu ABD'yle İsrail'in aynı gün savaşı başlattığı saldırılara misilleme olarak yapmıştı.

Haberde, saldırıda ağır hasar gören Bahreyn Deniz Kuvvetleri Destek Üssü'nün ABD donanması için önemli bir lojistik merkez olduğu vurgulanıyor.

Bunun ardından Pentagon, Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia adasında yer alan ABD üssünü yeni ikmal ve lojistik merkezi olarak belirlemiş. Ancak Britanya Denizaşırı Toprağı olan adadaki üssün, bu konuda yetersiz kaldığı ifade ediliyor.

Ayrıca İran, adadaki üsse 20 Mart'ta füze saldırısı düzenlemişti. Füzelerden biri Hint Okyanusu'na düşmüş, diğeriyse Amerikan savaş gemisi tarafından havada vurulmuştu.

Yaklaşık 9 aydır karaya yanaşmayan USS Abraham Lincoln'da görev yapan askerlerin ruh sağlığına ve gemideki yaşam koşullarına ilişkin haberler de ABD kamuoyunda tartışma yarattı.

CNN, 13 Ağustos'taki haberinde iki denizcinin gemiden atlayarak intihar etmeye kalkıştığını öne sürmüştü.

Uzatılan görev süresi boyunca mürettebatın temel malzeme eksikliği, hijyen sorunları, posta dağıtımında aksamalar ve ciddi gıda kısıtlamalarıyla karşı karşıya kaldığı iddia edilmişti.

Savunma Bakanı Hegseth ise iddiaları reddederek uçak gemisindeki koşullara ilişkin haberleri "çarpıtma" diye nitelemişti. ABD Senatosu'nun Demokrat Azınlık Lideri Chuck Schumer ise gemideki durumla ilgili haberlerin ardından Hegseth'in görevden alınması çağrısında bulunmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, dünkü açıklamasında iddiaların asılsız olduğunu savunurken, USS Abraham Lincoln'ın yakın zamanda benzer bir savaş gemisiyle değiştirileceğini söyledi.

Amerikan basınına göre USS Abraham Lincoln'ın yerine USS George Washington gönderilecek. Ancak uçak gemisinin bölgeye ne zaman varacağına dair bilgi paylaşılmıyor.

ORtadoğu'da görev yapan ABD donanmasına ait uçak gemisi USS George H.W. Bush da 31 Mart'tan bu yana karaya yanaşmadı.

Independent Türkçe, New York Times, CNN


Trump, başkanlığa soyunan AOC'nin "woke" geçmişinden kurtulmaya çalıştığını söyledi

AOC, Kalshi ve Polymarket gibi tahmin sitelerindeki 2028 yılına ilişkin öngörülerde son zamanlarda ani bir yükseliş kaydetti (AFP)
AOC, Kalshi ve Polymarket gibi tahmin sitelerindeki 2028 yılına ilişkin öngörülerde son zamanlarda ani bir yükseliş kaydetti (AFP)
TT

Trump, başkanlığa soyunan AOC'nin "woke" geçmişinden kurtulmaya çalıştığını söyledi

AOC, Kalshi ve Polymarket gibi tahmin sitelerindeki 2028 yılına ilişkin öngörülerde son zamanlarda ani bir yükseliş kaydetti (AFP)
AOC, Kalshi ve Polymarket gibi tahmin sitelerindeki 2028 yılına ilişkin öngörülerde son zamanlarda ani bir yükseliş kaydetti (AFP)

Josh Marcus ABD Muhabiri 

ABD Başkanı Donald Trump, Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez'in (AOC) 2028 başkanlık yarışı nedeniyle "woke" geçmişinden kurtulmaya çalıştığını iddia ediyor.

Cuma günü Fox News'a konuşan Trump, "Gerçekten dikkat ederseniz, hepsi aynı şeyi söylüyor" dedi. 

Hepsi suç konusunda söylediklerinden uzaklaşmaya çalışıyor ve yani, 'Sığınak şehirleri seviyoruz' diyorlar.

Trump, "Bence sığınak şehirlerin (federal göçmenlik yasalarının yerel düzeyde uygulanmasını sınırlayan kentler veya eyaletler -çn.) sonunun gelmeye başladığını göreceksiniz çünkü sığınak şehirler felaket. Ve onun gibi biri, sığınak şehirlerin en büyük savunucularından biriydi" diye ekledi. 

Suça neden oluyorlar.

Başkan ayrıca nakit kefaletin kaldırılması gibi ilerici ceza adaleti politikalarının suçu artırdığını ve katillerin sokaklarda dolaşmasına izin verdiğini iddia etti.

Başkanın yorumlarının çoğu ya abartılı ya da yanlış.

Ocasio-Cortez başkanlık yarışına girme olasılığını elemedi ancak kısa süre önce The Independent'a yaptığı açıklamada, daha acil siyasi hedeflere odaklandığını söylemişti.

Temsilciler Meclisi üyesi, "Şu anda asıl odak noktam gerçekten sadece ara seçimler ve bu çoğunluğu kazanmamız gerekiyor" demişti.

New York'ta nakit kefaleti kaldıran yasa, cinayet için değil, kabahatler ve şiddet içermeyen suçlar için geçerli.

Brennan Center'a göre kefalet reformuyla artan suç oranları arasında bağlantı olduğunu gösteren hiçbir kanıt yok ve hatta bu reform, New York'taki tekrar suç işleme oranlarında hafif bir düşüşle ilişkilendiriliyor.

Öte yandan ABD Kongresi'nin New York'lu üyesi "sığınak şehirleri" savunmuştu.

Geçen yıl bir kongre oturumunda federal göçmenlik memurlarının suiistimallerine karşı önemli bir kalkan olarak nitelendirdiği bu şehirlerin, "yasadışı arama ve el koyma yoluyla anayasal haklara yapılan saldırıları" önlediğini savunmuştu.

New York gibi sığınak eyaletlerdeki yetkililer için "ICE'ın (ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) arama emri çıkarmasını ve sizin buna tamamen uymanızı engelleyen hiçbir şey yok" demişti.

Ancak başkan bir konuda haklıydı: AOC kesinlikle başkanlık yarışında adı geçen isimler arasında.

Demokratların 2028'deki başkan adayı seçenekleri arasında, Kalshi ve Polymarket gibi tahmin sitelerinde son günlerde en çok tahmin edilen isim AOC oldu.

Öte yandan geleneksel siyasi anketlerde eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris hâlâ birinci sırada yer alırken, Kaliforniya Valisi Gavin Newsom ikinci, AOC ise epey geride, 4. sırada bulunuyor.

Ocasio-Cortez, yumurtalarını dondurma sürecini sosyal medyada ayrıntılarıyla anlatması ve Amerika'daki kadın sağlığı hizmetlerinin güvencesizliğine dikkat çekmesiyle kısa süre önce manşetlere çıkmıştı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news