2023’te Suudi Arabistan: Jeopolitik vizyon ve uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemin doğuşu

Jeopolitik vizyon ve uluslararası ilişkilerde yeni bir dönem başladı.

Veliaht Prens Selman, geçtiğimiz temmuz ayında Cidde'de Japonya Başbakanı’nı kabul etti. (SPA)
Veliaht Prens Selman, geçtiğimiz temmuz ayında Cidde'de Japonya Başbakanı’nı kabul etti. (SPA)
TT

2023’te Suudi Arabistan: Jeopolitik vizyon ve uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemin doğuşu

Veliaht Prens Selman, geçtiğimiz temmuz ayında Cidde'de Japonya Başbakanı’nı kabul etti. (SPA)
Veliaht Prens Selman, geçtiğimiz temmuz ayında Cidde'de Japonya Başbakanı’nı kabul etti. (SPA)

Suudi Arabistan Krallığı, 2023 yılı boyunca birçok bölgesel ve uluslararası zirve ve toplantıya ev sahipliği yapmasının yanı sıra farklı krizlerin ve zorlukları görüşüldüğü üst düzey bölgesel ve uluslararası siyasi ve diplomatik adımlara tanık oldu.

Gözlemciler bunu Suudi jeopolitik vizyonunda yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirirken, Riyad bölgede ve dünyada birçok krizle profesyonellik ve hızla mücadele etti. Geçtiğimiz nisan ayında aniden patlak veren Sudan krizi nedeniyle binlerce sivili ve diplomatı tahliye etmişti.

Suudi Arabistan Krallığı ve İran İslam Cumhuriyeti mart ayında sürpriz bir adımla, aralarındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başladığını ve iki ülkenin büyükelçilik ve temsilciliklerinin Çin arabuluculuğunda yeniden açıldığını duyurdu.

Yılın geri kalan aylarında ise Suudi Arabistan birçok önemli uluslararası zirveye ve toplantıya sahne oldu. Temmuz ayında Suudi-Japon zirvesi, Cidde'de Suudi-Türk zirvesi ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ile beş Orta Asya ülkesi (C5) zirvesinin yanı sıra Kızıldeniz'deki kıyı şehrinin istişari bir Körfez zirvesine ev sahipliği yaptı.

Suudi Arabistan ağustos ayında, yaklaşık 40 ülkeden ulusal güvenlik danışmanlarının katılımıyla Ukrayna kriziyle ilgili Cidde toplantısına ve ardından ekim ayında Körfez İşbirliği Konseyi ile ASEAN arasında  tarihi bir zirveye tanık oldu.

Filistin topraklarındaki duruma ilişkin gelişmeler ve İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırganlığını durdurmak yanıt olarak kasım ayında Riyad'da olağanüstü bir Arap-İslam zirvesi düzenlendi. Ayrıca bir Suudi-Afrika zirvesi de düzenlendi. Yıl, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'ı ziyaretinin ardından Suudi-Rusya zirvesiyle sona erdi.

Suudi Arabistan -İran ilişkilerinin dönüşü

Suudi Arabistan Krallığı ve İran İslam Cumhuriyeti 10 Mart’ta, Çin'in arabuluculuğundaki görüşmelerin ardından aralarındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başladığını ve iki ülkenin büyükelçilik ve temsilciliklerinin 60 gün içinde yeniden açılacağını duyurdu.

Üçlü ortak açıklamada, üç ülkenin devletlerin egemenliklerine saygı duyma ve iç işlerine karışmama vurgusu yer aldı. Daha sonra İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Gazze için düzenlenen olağanüstü Arap-İslam zirvesine katılmak üzere geçtiğimiz kasım ayında ilk kez Suudi Arabistan’ı ziyaret etti.

Suudi Arabistan binlerce kişiyi tahliye etti

Suudi Arabistan geçtiğimiz nisan ayında Sudan’da aniden patlak veren kriz sonrası uluslararası alanda büyük övgü alan bir girişimle deniz filosunu harekete geçirdi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında Nisan ayı ortasında başlayan ve en büyük başarılı tahliyelerden biri olarak tanımlanan çatışmaların başlamasından bu yana 184'ü Suudi olmak üzere 100 ülkeden 5 binden fazla kişinin tahliye edildiğini duyurdu.

Körfez ve Orta Asya Zirvesi

Stratejik ve siyasi diyalogun sürdürülmesi bağlamında, geçtiğimiz temmuz ayında Cidde şehri (batı Suudi Arabistan), Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ve beş Orta Asya ülkesinin (C5) liderlerinin zirvesine tanık oldu. İki taraf arasındaki stratejik ve siyasi diyaloğun güçlendirilmesi, siyasi ve güvenlik diyalogu, ekonomik ve yatırım işbirliği ve halklar arasındaki iletişimin geliştirilmesi dahil olmak üzere çeşitli alanlarda yeni ufuklara yönelik ortaklığın güçlendirilmesinin önemini vurgulandı.

Cidde'de Ukrayna kriziyle ilgili toplantı

Ağustos ayında Cidde şehri, Bakanlar Kurulu üyesi ve Suudi Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid el-Ayban başkanlığında ve yaklaşık 30 ülkeden ulusal güvenlik danışmanlarının katılımıyla Ukrayna kriziyle ilgili barış görüşmelerine ev sahipliği yaptı.

Körfez Zirvesi ve ASEAN

KİK i e ASEAN arasındaki ilki olan tarihi zirvede, 16 Körfez ve Asya ülkesinin liderleri geçtiğimiz ekim ayında Riyad'da bir araya geldi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Zirveden net bir yol haritası çizmek ve ortak çıkarlara hizmet edecek çeşitli alanlarda iş birliği ve ortaklığı geliştirmek amacıyla 2024-2028 dönemi için ortak eylem planı başlatıldı.

Suudi-Afrika zirvesi

Aktif Suudi politikasının devamı olarak geçtiğimiz kasım ayında Riyad, bir Suudi-Afrika zirvesine ev sahipliği yaptı. Sonuç olarak iki taraf, iş birliği, ortaklık ve kalkınma ilişkilerinin geliştirilmesini ve her iki tarafın ülkeleri ve halkları için sürdürülebilir bir gelecek çizen kıtasal entegrasyonun temellerinin atılmasını vurguladı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman, Suudi-Afrika Zirvesi'nin açılışında kıta ülkelerinde on yıl içinde değeri bir milyar doları aşan kalkınma projeleri ve programlarının başlatılması için Afrika'da Kral Selman bin Abdulaziz’in kalkınma girişiminin başlatılmasına işaret etti.

Olağanüstü Arap-İslam zirvesi

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırısının ardından durumun ciddiyeti göz önüne alındığında; Suudi Arabistan, kasım ayında Riyad'da olağanüstü bir Arap-İslam zirvesi yapılması çağrısında bulundu. Beşin üzerinde ülkenin katıldığı zirveye, başta İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukayı kırmak, Gazze Şeridi'ndeki savaşı durdurma ve işgali sona erdirme vurgusu yapmak olmak üzere çok sayıda olağanüstü karar çıktı.

Karayip ülkeleriyle Suudi zirvesi

Kasım ayında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad ortaklığı geliştirmek ve iki taraf arasında özellikle ekonomi, yatırım, ticaret, turizm ve diğer alanlarda iş birliği için yeni ufuklar açmak amacıyla Karayipler Topluluğu (CARICOM) ile ilk Suudi zirvesine ev sahipliği yaptı.

Zirve sonrası yapılan ortak açıklamada, karşılıklı çıkarlar ve dostane ilişkiler vurgulanırken, ortak çıkarları ilgilendiren konularda görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca, ortak vizyon ve Birleşmiş Milletler Tüzüğü'nde yer alan değerler temelinde, iki dinamik bölge arasındaki iş birliği yoluyla büyüme fırsatlarından yararlanmak için ortaklıklarını genişletmenin ve geliştirmenin yolları görüşüldü.

Suudi-Rusya zirvesi

 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2023 yılı sona ermeden Suudi Arabistan Krallığı'na önemli bir ziyarette bulunarak, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Salman ile bir araya geldi. Görüşmede iki ülkenin Ortadoğu'nun ve dünyanın çıkarları ve üzerinde çalışılan dosyalar üzerinde yoğunlaşan kapsamlı konular ele alındı.

Suudi Arabistan ve Rusya, Filistin topraklarındaki askeri operasyonların durdurulması gerektiğini vurgularken, iki devletli çözüme ilişkin uluslararası kararların uygulanması dışında Filistin'de güvenlik ve istikrarın sağlanmasının mümkün olmadığını aktardı. Gazze'de yaşanan insani felaketten derin kaygı duyduklarını ifade eden liderler, iki ülke arasında savunma ve güvenlik iş birliğini güçlendirmeye yönelik anlaşmaya vurgu yaptı.

İki ülke tarafından yapılan ortak açıklamada, tarafların petrol ve gaz alanlarındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve ‘tüm katılımcı ülkelerin, üreticilerin ve tüketicilerin çıkarlarına hizmet edecek ve OPEC'in büyümesini destekleyecek şekilde OPEC anlaşmasına uyması gerektiği’ konusunda mutabakata varıldı.



Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
TT

Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)

Suudi Arabistan, bugün ateşkes anlaşmasını ve Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye devleti içindeki tüm sivil ve askeri kurumlara entegrasyonunu memnuniyetle karşıladı ve bu anlaşmaya ulaşılmasında ABD'nin çabalarını övdü.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, bu anlaşmanın güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine, devlet kurumlarının inşasına ve hukukun üstünlüğünün uygulanmasına katkıda bulunarak, Suriye halkının kalkınma ve refah özlemlerini karşılayacağı umudunu dile getirdi.

Açıklamada, Suudi Arabistan'ın Suriye hükümetinin sivil barışı teşvik etme ve Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarına tam destek verdiği yinelendi.


El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Güney Yemen liderleri, aşiret şeyhleri ve yerel kanaat önderlerinin katılımıyla Güney İstişare Toplantısı başladı.

Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiriyi Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Ebu Zura el-Mahrami okudu. Bildiride, toplantının ‘Güney’i kapsayan bir iradeyi temsil ettiği ve farklı kesimler ile vilayetlerden gelen liderler aracılığıyla adil, güvenli ve garantili bir çözüm arayışına yönelik olduğu’ vurgulandı. Bildiride ayrıca, ‘her türlü tırmandırıcı girişimden ve Güney’in davasına ve geleceğine hizmet etmeyen yan çatışmalar yaratma çabalarından uzak durulduğu’ ifade edildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın, konuyla ilgili liderlerle doğrudan yapılan görüşmeler ışığında, Güney halkının haklı taleplerini tamamen desteklediği ve halkın siyasi geleceğini belirleme hakkını güvence altına alan kapsamlı bir siyasi çözümün önünü açtığı ifade edildi. Bildiride, bu çözümün önceden belirlenmiş siyasi şartlar veya sınırlamalar dayatmadan, Güney halkının onur, güvenlik, istikrar ve geleceğini teminat altına alacağı kaydedildi. Ayrıca, Güney’in tam egemenliğe sahip bir devlet olarak yeniden kurulmasının da bu haklar kapsamında olduğu belirtildi.

El-Mahrami, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun tarihi bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın iç anlaşmazlıklar veya gereksiz çatışmalar yaratılarak heba edilemeyeceğini vurguladı. Böyle bir tutumun, öncelikle Güney’in davasına karşıt güçlerin işine yarayacağı uyarısında bulundu.

Bildiride ayrıca, hiçbir kişi veya Güneyli tarafın dışlanmayacağı ve bu sürecin geniş katılıma ve sorumlu temsil mekanizmalarına dayandığı açık bir şekilde dile getirildi.

El-Mahrami, Riyad’a ulaştıkları günden itibaren Güney davasına yönelik samimi bir karşılama ve açık destek gördüklerini vurguladı. El-Mahrami, “Buradaki varlığımız, halkımızın ve güçlerimizin ihtiyaçlarını doğrudan iletmemize olanak sağladı. Öncelikli konular arasında dört aydır ödenmeyen maaşlar vardı ve Suudi Arabistan’dan bu konuda olumlu ve sorumlu bir geri dönüş aldık. Bu adım, halkımızın çektiği sıkıntıları hafifletme konusundaki içten çabalarını gösteriyor. Ayrıca, vatandaşların günlük yaşamını etkileyen ekonomik ve sosyal meseleler de Suudi kardeşlerimiz tarafından cömertçe desteklendi” dedi.

El-Mahrami, Suudi yetkililerden, Güney’in güvenliğini sağlayan ve cephelerde görev yapan Güney güçlerinin desteğinin sürdürüleceğine dair doğrudan ve somut teyitler aldıklarını belirtti. Bu kapsamda söz konusu güçlerin haklarının eksiksiz ödeneceği, destekleneceği ve kapasitelerinin güçlendirileceğini ifade eden el-Mahrami, bunun Güney’in istikrarını pekiştireceğini, ulusal kazanımlarını koruyacağını ve Güney cephesini zayıflatmaya veya Güneylilerin rolünü sorgulamaya yönelik girişimlerin önünü keseceğini vurguladı.

Toplantı bildirisine göre, ekonomi ve kalkınmanın desteklenmesi, Güney Yemen ile Suudi Arabistan arasında gelecekteki iş birliğinin temel direklerinden biri olacak. Bugün atılan adımların, güvenlik, istikrar ve kalkınmaya dayalı stratejik bir geleceğin somut başlangıcını temsil ettiği kaydedildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın Güney’i tüm tehditlerden korumada öncü olduğu ve her zaman güçlü bir destek ve güvence sağladığı vurgulandı. Suudi Arabistan’ın Güney’in güvenliği ve istikrarının korunmasında temel bir ortak olduğu, haklı davasını desteklediği ve bu konudaki tutumunun güvenilir ve sürekli olduğu kaydedildi. Bildiride, Güney’in bugün karşı karşıya olduğu asıl tehlikenin Husi milisleri ve bölgeyi hedef alan yayılmacı projeleri ile DEAŞ ve El Kaide gibi diğer terör örgütleri olduğu ifade edildi. Bildirinin devamında şu ifade yer aldı: “Bu nedenle Suudi Arabistan’ın rolünü sorgulama girişimlerini, güneydeki askeri ve güvenlik güçlerini hedef alan kampanyaları ve özellikle de güneyi ve güvenliğini koruma sisteminin bir parçası olan Amalika Tugayları, Vatan Kalkanı Güçleri, Kara Kuvvetleri, Şebve Savunma Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’ni hedef alan kampanyaları kategorik olarak reddediyoruz.”

Bildiride, Suudi Arabistan ile karşılıklı güvenin değerli olduğu vurgulanarak, Güneyli liderlerin halklarının davasını bu hassas dönemde devralma sorumluluğunu bildiği ve bu davayı devlet aklıyla yönetmeye devam edeceği ifade edildi. Liderler, bu sürecin spekülasyon veya ani tepkilerle yürütülmeyeceğini belirtti.

Ayrıca bildiride, Güney halkına, meşru beklentilerini bilinçli ve sorumlu bir şekilde ifade etmeleri çağrısı yapıldı. Bu çerçevede, Suudi Arabistan himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun güvenli ve garantili bir yol olduğu vurgulandı. Bildiride, “Güney devletinin yeniden kurulması hedefi bu siyasi yol üzerinden önceliğimiz ve amacımızdır. Suudi Arabistan’ın himayesi ve desteği, hakların korunmasını, kazanımların sürdürülmesini ve ulusal hedeflerin mümkün olan en düşük maliyetle gerçekleştirilmesini sağlayacaktır” denildi.

Bildiride ayrıca uluslararası toplumdan, Güneylilerin diyalog yoluyla belirlediği seçenekleri desteklemesi, meşru beklentilerine saygı göstermesi ve Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülen bu ciddi süreci desteklemesi istendi. Bu sürecin, Güney ve bölgedeki barış ve istikrar için en gerçekçi çerçeveyi oluşturduğu, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar gereklilikleriyle uyumlu olduğu kaydedildi.


Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)

Suudi Arabistan’ın Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Davos’ta düzenlenen yıllık toplantılarına katılımı, ülkenin uluslararası alandaki görünürlüğü açısından önemli bir durak oluşturdu. Krallık, ekonomi, kalkınma, teknoloji ve çevresel meselelerdeki rolünü güçlendirmeyi sürdürürken, art arda gerçekleştirdiği katılımlarla küresel eğilimlerin şekillendirilmesinde etkili bir aktör olarak konumunu pekiştirdi. Bu süreçte, sınır aşan etki yaratacak girişimlere öncülük etme ve güçlü ortaklıklar kurma kapasitesi öne çıktı.

Bu platformlarda Suudi Arabistan’ın bölgesel istikrar ve küresel piyasaların dengelenmesindeki rolü de belirgin biçimde yer aldı. Özellikle enerji sektöründe, üretici ve tüketici çıkarları arasında dengeyi gözeten yaklaşımıyla dikkat çeken Suudi Arabistan, karbon döngüsel ekonomi anlayışını benimseyerek temiz enerjiye ve sürdürülebilir madenciliğe yönelik küresel dönüşüme katkı sundu.

Suudi Arabistan, 48. dönem toplantılarına ‘Bölünmüş bir dünyada ortak bir gelecek inşa etmek’ vizyonuyla katılırken, üst düzey heyetinin sergilediği güçlü temsil, ülkenin uluslararası arenadaki artan ağırlığını yansıttı.

Teknolojik dönüşüm

Suudi Arabistan’ın WEF’teki etkin varlığı yıllar içinde kesintisiz biçimde devam etti. 2019 yılında, Saudi Aramco’ya bağlı Uthmaniyah Gaz İşleme Tesisi’nin Endüstriyel Fenerler küresel listesine dahil edilmesi önemli bir dönüm noktası oldu. Bu adımla söz konusu tesis, petrol ve gaz sektöründe bu prestijli sınıflandırmaya giren ilk tesis olma özelliğini kazandı. Bu gelişme, Krallık’ta yaşanan sanayi dönüşümünün ulaştığı düzeyi yansıtırken, Suudi Arabistan aynı dönemde WEF ile Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin kurulmasına yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Daha sonra ulusal bir platforma dönüşen bu merkez, geleceğe dönük politikaların şekillendirilmesi ve ileri teknoloji alanlarında Suudi insan kaynağının yetiştirilmesine odaklanarak, Krallık’ın yenilikçilik ve teknolojik dönüşüm çağında hazırlık düzeyini güçlendirdi.

2020 yılında ise SABIC, döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında plastik geri dönüşümüne yönelik TRUCIRCLE™ girişimini hayata geçirerek Krallık’ın forumdaki görünürlüğünü pekiştirdi. Aynı yıl Saudi Aramco, Hurays tesisinin de Endüstriyel Fenerler listesine alındığını duyurdu ve böylece bu küresel sınıflandırmaya giren ikinci Suudi tesisi kayda geçti.

Suudi Arabistan, 2022 yılında WEF platformlarında ‘Tarih bir dönüm noktasında’ başlığı altında küresel meydan okumalarla mücadeleye yönelik vizyonunu ortaya koydu. İklim, ekonomi, enerji ve gıda güvenliği gibi alanlarda ileri çözümler sunan Krallık, Vizyon 2030 programları sayesinde sağlanan ekonomik çeşitlenme, toplumsal güçlenme ve devletin krizlere karşı dayanıklılığını da vurguladı. Bu çerçevede, Kovid-19 salgınıyla mücadele ve toparlanma sürecinde elde edilen kazanımlar da öne çıkarıldı.

Bu etkin varlık, 2023 yılında Suudi Arabistan heyetinin ‘Kentsel kalkınma kaynaklarında dayanıklı bağlantıya doğru’ başlıklı oturumda sergilediği uluslararası iş birliği modeliyle daha da güçlendi. Oturumda şehirlerin geleceği ve sürdürülebilirliği ele alınırken, Suudi Arabistan’ın daha esnek ve yenilikçi kentsel modellerin geliştirilmesindeki öncü rolü ile uluslararası entegrasyonu güçlendiren teknolojik ve ekonomik çözümlere verdiği destek vurgulandı.

Gençleri güçlendirmek

Suudi Arabistan, 2024 yılı WEF’e katılımında da etkili varlığını sürdürdü. Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah başkanlığındaki heyet, ‘Güvenin yeniden inşası’ ekseninde Krallık’ın vizyonunu ortaya koyarak, küresel dönüşümlerin özüne temas eden bir yaklaşım sundu. Bu çerçevede ekonomik istikrarın güçlendirilmesinden insan ve teknolojiye yönelik yeni yatırım alanlarının açılmasına kadar uzanan başlıklar ele alındı.

Forumun farklı platformlarında ise El-Ula, Misk Vakfı, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), yenilikçiliği, gençlerin güçlendirilmesini ve akıllı şehirlerin şekillendirilmesini yansıtan girişimlerle yer aldı. Bu katılım, Suudi Arabistan’ı geleceğin araçlarını kararlılık ve ilhamla yeniden inşa eden bir ülke olarak öne çıkardı.

Suudi Arabistan’ın 2024’teki forum kapsamındaki varlığı, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın himayesinde Riyad’da düzenlenen WEF Özel Toplantısı’na ev sahipliği yapmasıyla daha da pekişti. Toplantıda, dünyanın farklı ülkelerinden binin üzerinde üst düzey lider, kalkınma sorunlarını ve daha istikrarlı bir geleceğe yönelik pratik çözümleri ele almak üzere bir araya geldi.

Toplantı kapsamında düzenlenen oturumlar ve imzalanan nitelikli anlaşmalar; uzay, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, sağlık ve insani çalışmalar gibi alanlara odaklandı. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın etkin bir uluslararası ortak konumunu teyit ederken, tüm ülkeler için kalkınma yollarının yeniden çizilmesine ve bölünmeleri aşmayı hedefleyen yeni bir uluslararası iş birliği modelinin benimsenmesine zemin hazırladı.

WEF’in 2025 yılı yıllık toplantısında ise Suudi Arabistan, uluslararası konumunu daha da güçlendirerek, forumla ortaklık içinde 2026 yılının ilk yarısında üst düzey ve periyodik bir küresel toplantıya ev sahipliği yapacağını duyurdu. Bu adım, Krallık’ın liderlik rolüne duyulan küresel güvenin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Siber güvenlik

Forum çalışmaları kapsamında, nitelikli bir dizi girişim de hayata geçirildi. Bunların başında, ekonominin siber güvenlikle ilişkisine odaklanan küresel bir platform olarak Riyad’da Siber Ekonomi Merkezi’nin kurulması yer aldı. Ayrıca Cübeyl Sanayi Kenti, ‘Sürdürülebilir sanayi kümelerine geçiş’ girişimine katılarak bu çerçevede Ortadoğu’da yer alan ilk şehir oldu. Geleceğin Pazarlarının Hızlandırıcısı girişimi ise Suudi Arabistan’ın yenilikçiliği destekleme ve yükselen pazarların büyümesini teşvik etme yönündeki çabalarını öne çıkardı.

Saudi House (Suudi Evi) girişimi de Krallık’ın uluslararası arenadaki artan rolünü ve somut etkisini yansıttı. Girişimciler, değişim öncüleri ve yenilikçileri bir araya getiren bir platform olarak öne çıkan girişim, dünyanın geleceğini şekillendiren temel alanlara ilişkin stratejik vizyonların paylaşılmasına imkân sundu. Ziyaretçiler, Vizyon 2030’un ortaya çıkardığı kalkınma ve yatırım fırsatlarını yakından tanıma imkânı bulurken, girişim kapsamında ele alınan başlıklar aracılığıyla zengin bir bilgi ve ilham kaynağına erişti.

WEF’in yıllık toplantısındaki bu artan varlığıyla Suudi Arabistan, uluslararası çözümlerin şekillendirilmesinde ve küresel ortaklıkların güçlendirilmesinde oynadığı merkezi rolü bir kez daha teyit etti. Krallık’ın art arda gerçekleştirdiği katılımlar, Vizyon 2030’un uluslararası iş birliği yolunu daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir geleceğe yönlendirme kapasitesini de açık biçimde ortaya koyuyor.

Niteliksel yatırımlar

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen WEF’in yıllık toplantısına katılımının, Krallık’ın uluslararası etkili platformlardaki varlığını güçlendirdiğini vurguladı. El-Hureyf, bu katılımın aynı zamanda Suudi Arabistan’ın küresel ekonomik meseleleri tartışan etkin bir ortak olarak rolünü sürdürmesine ve uluslararası ekonomi trendlerini öngörme çabalarına katkı sağladığını belirtti; bu çabaların istikrar, büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklediğini kaydetti.

7ı8o9
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) oturumlarından birine katılımı sırasında (SPA)

El-Hureyf, özellikle sanayi ve madencilik sektörlerindeki hızlı ekonomik dönüşümlerin, Krallık’ı nitelikli yatırımlar için cazip bir merkez ve küresel tedarik zincirlerinde güvenilir bir ortak konumuna getirdiğini ifade etti. Bu başarının, rekabetçi bir yatırım ortamı, istikrarlı bir yasal ve düzenleyici çerçeve, gelişmiş altyapı ve farklı sektörlerde kapsamlı bir yetenek geliştirme sistemi üzerine inşa edildiğini belirtti.

El-Hureyf ayrıca, Davos’ta Suudi heyetiyle gerçekleştirdiği temaslar sırasında, küresel şirketlerin liderleri, yatırımcılar ve karar vericilerle bir araya gelerek iş birliği fırsatlarını değerlendirmeyi, Krallık’ın sanayi ve madencilik alanlarında sunduğu imkân ve teşvikleri tanıtmayı ve nitelikli ortaklıklar kurarak yerli üretimi güçlendirme ve petrol dışı ihracatı artırma hedeflerini desteklemeyi planladığını açıkladı.