Yeni yılda uygulanacak gelir vergisi tarifesi ile vergi ve harç tutarları açıklandı

Yeni yıldan itibaren geçerli olmak üzere, bazı vergi ve harçlar yeniden değerleme oranında artırılırken, gelir vergisi tarifesi başta olmak üzere tarifeler ve mükelleflerin yararlanacağı istisna tutarları da belli oldu

 1 Ocak'tan itibaren 1 yıllık pasaportlar için harç tutarı 2 bin 396,60 lira, A sınıfı sürücü belgesi harcı da 1308,40 lira oldu (AA)
1 Ocak'tan itibaren 1 yıllık pasaportlar için harç tutarı 2 bin 396,60 lira, A sınıfı sürücü belgesi harcı da 1308,40 lira oldu (AA)
TT

Yeni yılda uygulanacak gelir vergisi tarifesi ile vergi ve harç tutarları açıklandı

 1 Ocak'tan itibaren 1 yıllık pasaportlar için harç tutarı 2 bin 396,60 lira, A sınıfı sürücü belgesi harcı da 1308,40 lira oldu (AA)
1 Ocak'tan itibaren 1 yıllık pasaportlar için harç tutarı 2 bin 396,60 lira, A sınıfı sürücü belgesi harcı da 1308,40 lira oldu (AA)

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği, Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği, Harçlar Kanunu Genel Tebliği ve Gelir Vergisi Genel Tebliği, Resmi Gazete'nin bugünkü mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığınca, 2024 yılında uygulanacak olan vergi, harç ve diğer maktu tutarlar açıklandı. 2023 yılı için yeniden değerleme oranı, yüzde 58,46 olarak gerçekleşmiş ve Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile kasım ayında ilan edilmişti. Yeni yıldan itibaren geçerli olmak üzere, bazı vergi ve harçlar yeniden değerleme oranında artırılırken, gelir vergisi tarifesi başta olmak üzere tarifeler ve mükelleflerin yararlanacağı istisna tutarları da ilgili düzenlemelerle tespit edildi.

Gelir Vergisi Kanununda yer alan maktu had ve tutarlar, yeniden değerleme oranında artırıldı. Yayımlanan tebliğle, 2024 yılında uygulanacak olan gelir vergisi tarifesi belirlendi. 2024 yılında uygulanacak gelir vergisi tarifesinin, ilk dilimi 70 bin liradan 110 bin liraya, ikinci dilimi 150 bin liradan 230 bin liraya, üçüncü dilimi 370 bin liradan 580 bin liraya, dördüncü dilim ise 1 milyon 900 bin liradan 3 milyon liraya çıkarıldı.

Ücret geliri elde edenlerde ise 550 bin lira olan üçüncü dilim 870 bin lira olarak uygulanacak. İlk gelir dilimi 110 bin liradan başlayan yeni tarifeye göre, ücretliler başta olmak üzere tüm gelir vergisi mükellefleri daha geç üst dilimlerden vergi ödeyecek.

Asgari ücrete yüzde 49,1 oranında yapılan artış, gelir vergisi ve damga vergisi istisnasına da yansıdı, ücretlilerin ödeyeceği vergiyi azalttı. Asgari ücretin vergi dışı olması nedeniyle tüm ücretliler, 2024 yılında 37 bin 126,92 lira gelir vergisi ve damga vergisi ödemeyecek.

Ayrıca, günlük 110 lira olan yemek parası istisna tutarı 170 liraya, 56 lira olan yol parası istisna tutarı da 88 liraya çıktı. Böylece, aylık 4 bin 420 lira yemek parası, 2 bin 888 lira yol parası ödemeleri de vergiden istisna olarak çalışanlara ödenebilecek.

İstisna ve indirim tutarları yeniden değerleme oranında artırıldı

Gelir vergisinde kazanç unsurları itibarıyla düzenlenmiş çok sayıda mükellefin faydalandığı istisna ve indirim tutarları da yeniden değerleme oranında artırıldı.

Kira gelirlerindeki 21 bin lira olan istisna tutarı 33 bin liraya, değer artış kazançlarındaki 55 bin lira istisna tutarı 87 bin liraya, arızi kazançlardaki 129 bin lira istisna tutarı 200 bin liraya, tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı 13 bin liraya çıktı.

Binek otomobillere ilişkin gider olarak indirim konusu yapılabilecek tutarlar da arttı. Binek otomobiller için gider olarak dikkate alınabilecek aylık kira bedeli 17 bin liradan 26 bin liraya, amortisman yoluyla gider yazılabilecek iktisap bedeli sınırı 950 bin liradan 1 milyon 500 bin liraya yükseltildi.

Engellilerin yararlandığı vergi indirimleri artırıldı

Gelir Vergisi Kanununa göre ücret geliri ve serbest meslek kazancı elde eden engelli vatandaşların gelirlerinin bir kısmı, engellilik indirimi yoluyla vergi dışı bırakıldı. Engellilerin yararlandığı gelir vergisi indirimi tutarlarında da artış oldu.

Engellilik derecesine göre, aylık 1100, 2 bin 600 ve 4 bin 400 lira olan indirim tutarları, sırasıyla 1700, 4 bin ve 6 bin 900 liraya çıktı.

Ayrıca, malul ve engelli vatandaşlar için araç alımında uygulanan istisna limiti de arttı. Buna göre, 2023 yılında 1 milyon 4 bin 200 lira olan ÖTV istisnası tutarı, 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren yüzde 58,46 artışla 1 milyon 591 bin 200 liraya yükseldi.

Veraset, intikal ve esnaf vergileri istisna tutarları

Vergiden muaf esnaflığın kapsamı genişletilerek, evlerde imal ettiği ürünleri internet ve benzeri platformlarda satanlar da muafiyet kapsamına alınmıştı. Muafiyet limiti olan 700 bin lira yeniden değerleme oranında artırılarak 1 milyon 100 bin liraya çıktı.

Basit usule tabi mükelleflerin kira ve kazanç istisnası hadleri de arttı. Basit usule tabi mükelleflerin kazançları 2021 yılından itibaren gelir vergisinden istisna edilmişti. Basit usule tabi olma şartları arasında yer alan yıllık kira tutarları ile yıllık alım, satım ve iş hasılatı gibi bazı had ve tutarlar da güncellendi.

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden beyannamelerini zamanında veren ve vergilerini ödeyen uyumlu mükellefler, 5 puanlık vergi indiriminden faydalandırılırken, vergi indirimi yapılabilecek tutarın üst limit de yeniden değerleme oranında artırılarak 4,4 milyon liradan 6,9 milyon liraya çıkarıldı.

Veraset ve İntikal Vergisinde istisna tutarları arttı ve vergi tarifesi güncellendi. Veraset yoluyla intikallerde eş ve çocuklar için uygulanan istisna tutarı 1 milyon 15 bin liradan 1 milyon 609 bin liraya, ivazsız intikaller ve ikramiyelere uygulanan istisna tutarı 23 bin 387 liradan 37 bin 59 liraya çıktı.

MTV, pasaport, ehliyet ve cep telefonu vergileri

Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) yüzde 58,46 arttırıldı. 2023 yılında 1479 lira motorlu taşıtlar vergisi olan bir aracın, 2024 yılı vergisi 2 bin 343 lira, 3 bin 323 lira motorlu taşıtlar vergisi olan bir aracın 2024 yılı vergisi ise 5 bin 265 lira oldu. Elektrik motorlu araçlar için ise tarifenin dörtte biri oranında vergi ödenecek.

Pasaport ve ehliyet harçları da arttı. Harçlar Kanunu Genel Tebliği'ne göre, 1 yıl süreli pasaportlar için harç tutarı 2 bin 396,60 lira, 3 yıl süreliler için 5 bin 558,30 lira ve 3 yıldan fazla süreli olanlar için 7 bin 833 lira olacak. 2024'te A sınıfı sürücü belgesi harcı 1308,40 lira olarak belirlenirken, bu tutar B sınıfı sürücü belgesi harçlarında 3 bin 945,40 lira olarak uygulanacak.

Yolcu beraberi getirilen cep telefonlarına ilişkin harç 20 bin liradan 31 bin 692 liraya çıktı.

Maktu damga vergisi tutarları da yüzde 58,46 oranında artırıldı. Ayrıca, 2024 yılında tutulacak defterler için uygulanacak defter tutma hadleri de yeniden belirlendi. Buna göre yıllık satış tutarı 2 milyon lirayı geçen mükellefler 2024 yılı defterlerini bilanço esasına göre tutacak.

Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları da güncellendi. Fatura ve fiş vermeme cezası 3 bin 400 liraya çıktı. 2024 yılından itibaren, fatura düzenleme limiti 4 bin 400 liradan 6 bin 900 liraya çıkarıldı.



Harvard’ın önde gelen uluslararası ticaret teorisyeni: Suudi Arabistan, parçalanmış bir dünyada başarıya ulaşmanın ‘şifresine’ sahip

Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)
Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Harvard’ın önde gelen uluslararası ticaret teorisyeni: Suudi Arabistan, parçalanmış bir dünyada başarıya ulaşmanın ‘şifresine’ sahip

Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)
Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)

Harvard Üniversitesi’nde ekonomi profesörü olan Pol Antras, Suudi Arabistan’ın küresel ticaretteki dönüşüm sahnesinde istisnai bir model sunduğunu ve geleneksel gelişmekte olan piyasa kalıplarından köklü şekilde farklılaştığını belirtti. Antras, küreselleşmenin sona ermediğini, aksine ‘parçalı entegrasyon’ adıyla yeniden şekillendiğini vurguladı. Şarku’l Avsat’a konuşan Antras, Suudi Arabistan’ın vizyonu ve yapısal reformlarının, ülkeyi dünyadaki bu parçalı entegrasyon sürecinden faydalanabilecek avantajlı bir konuma getirdiğini söyledi. Antras, ülkenin lojistik ve yapay zekâ alanındaki yatırımlarının, küresel krizlerin yarattığı gürültüyü aşan sürdürülebilir büyümenin gerçek motoru olduğunu kaydetti.

Pol Antras, modern dönemin önde gelen ekonomi teorisyenlerinden biri olarak kabul ediliyor ve Harvard Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapıyor. Uluslararası ticaret konusundaki araştırmaları, şirketlerin üretim süreçlerini sınırlar ötesinde nasıl organize ettiklerini ve küresel değer zincirlerini anlamada çığır açıcı nitelikte.

Geleneksel ekonomi sınıflandırmalarını eleştirerek konuşmasına başlayan Antras, “Gelişmekte olan piyasaların uluslararası ticaret dönüşümünden nasıl faydalandığı konusunda genel ifadeler kullanmak çok zor. Bunun nedeni, genellikle ülkeleri kıtalarda veya benzer gruplarda toplama eğilimimizdir” dedi. Antras, ‘gelişmekte olan piyasalar’ kavramının altında çok farklı sanayi yapılarının saklı olduğunu vurgulayarak Suudi Arabistan’ın durumunu örnek gösterdi: “Bazı ekonomiler büyük ölçüde imalat ihracatına dayanıyor ve ticari entegrasyon ile pazar erişimi onların hayat damarları. Buna karşılık Suudi Arabistan gibi bir ekonomi, çok fazla ihraç yapmasına rağmen Çin ile temel ürünlerinde çok az rekabetle karşılaşıyor.” Bu durumun Suudi Arabistan için eşsiz bir fırsat yarattığını belirten Antras, “Suudi Arabistan için bu dönem, Çin’den daha düşük maliyetle mal temin etmek veya daha önce yalnızca ABD pazarına giden ürün çeşitlerine erişim sağlamak için büyük bir fırsat” dedi.

Gelişmekte olan piyasaların ‘damping’ ve rekabet baskısıyla nasıl başa çıkması gerektiği sorulduğunda Antras, açık bir tavsiye verdi: “Bence gelişmekte olan piyasalar olabildiğince az korumacı eğilim göstermeli. Bu kolay olmayacak; çünkü Çin’in ihracat artışı bazı yerel üreticileri etkileyecek ve onları koruma yönünde siyasi baskı yaratacak. Ancak geleceğe doğru yol, kendinizi çok taraflı sisteme bağlı bir ekonomi olarak konumlandırmak, yabancı üreticilerin pazara girmesine izin vermek ve aynı zamanda yerli üreticilerin dış pazarlara açılmasını teşvik etmektir. Büyük ülkelerin uygulamalarını taklit etmekten tamamen kaçınmalıyız.”

Yerel sanayilerin korunmasıyla ilgili olarak ise Antras şu ifadeleri kullandı: “Evet, Çin’in damping uygulamaları bazı ülkelerde ciddi kaygı yaratıyor, çünkü bu ülkelerin yerli üretim tabanları Çin ürünleriyle doğrudan rekabet ediyor. Ancak Suudi Arabistan için endişe daha az; çünkü Çin ürünleriyle doğrudan çatışan bir üretim tabanı yok. Aslında ucuz ithalat, Suudi tüketiciye fayda sağlayabilir. Eğer bir sektör zarar görürse, insanları korumanın daha iyi yolları var: kredi planları sağlamak, sübvansiyonlar vermek veya şirketlerin iş modellerini yeniden düşünmelerine ve geliştirmelerine yardımcı olmak gibi.”

Küreselleşme ölmedi... sadece ‘parçalandı’

‘Küreselleşmenin sona erip ermediği’ sorusuna yanıt veren Antras, yeni bir kavram ortaya koyarak şöyle dedi: “Bence küreselleşme bitmedi, ben bunu ‘parçalı entegrasyon’ (Fragmented Integration) olarak adlandırıyorum. Entegrasyon süreci devam edecek, ancak ticaret anlaşmaları farklı yollarla yapılacak. Artık sadece çok taraflı müzakerelere güvenemeyiz; çünkü bu anlaşmalara bağlılık hissi dünya genelinde azaldı. Anlaşmalar imzalanmaya devam edecek, ancak süreç daha karmaşık olacak ve belirsizlik en belirgin özellik olarak kalacak.”

Faiz ve yapay zekâ: madalyonun diğer yüzü

Yüksek faiz oranlarının gelişmekte olan ülkelerin karmaşık sanayilere geçiş planları üzerindeki etkisine de değinen Antras, “Yüksek faiz oranları, gelişmekte olan piyasaların karşılaştığı risk primiyle birlikte, yatırımları şüphesiz sınırlıyor. İhracat, kredi, yatırım ve kalite iyileştirmesi gerektiriyor. Ancak faizlerin yükselmesinin temel bir nedeni var; bu, yapay zekâ ve teknolojik değişim kaynaklı yüksek büyüme beklentilerini yansıtıyor” ifadelerini kullandı.

Antras, bu büyümenin aynı zamanda çözüm sunduğunu belirterek şöyle devam etti: “Eğer bu büyüme potansiyeli gerçekleşirse, verimlilik önemli ölçüde artacak ve KOBİ’ler talebi daha iyi öngörebilecek, daha önce keşfedilmemiş pazarlara erişim sağlayacak. Dolayısıyla evet, faizler kısa vadede olumsuz bir güç, ancak gerçek bir büyüme potansiyelinden kaynaklanıyorsa durum o kadar da kötü olmayabilir.”

İş kaygısı ve devlet müdahalesi

Antras, işgücü piyasasına ilişkin derin endişelerini de dile getirdi. Önümüzdeki zorlukların çift yönlü ve ciddi olduğunu belirten Antras, Çin’in rekabeti ile yapay zekâ aracılığıyla otomasyonun işgücü üzerindeki etkisinin birleştiğini vurguladı. Antras, “İşgücünün geleceği konusunda ciddi endişelerim var; Çin’den gelen yoğun ihracat rekabeti, yapay zekâ ile işlerin otomatikleşmesiyle birleşirse, özellikle genç işçiler arasında ciddi işgücü piyasası sıkıntılarına yol açabilir” dedi.

Bu durumun piyasaya bırakılmaması gerektiğini söyleyen Antras, “Burada hükümet müdahalesine acil ihtiyaç var; bu müdahale, büyük mali kaynaklar ve yüksek düzeyde hazırlık gerektiriyor” dedi. Tek çözümün ‘verimlilik şartı’ olduğunu belirten Antras sözlerini şöyle noktaladı: “Yeni teknolojiler beklenen ölçüde verimliliği artırırsa, bu büyüme hükümetlere zarar görenleri telafi etmek ve insan kaynaklarını yeniden eğitmek için gerekli mali alanı sağlayacaktır. Başarı, kısa vadeli olumsuz etkileri yönetmek ile uzun vadeli stratejik kazançlara yatırım yapmak arasında hassas bir denge kurmakta yatıyor.”


Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
TT

Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih bugün yaptığı açıklamada, krallığın Suriye'nin Halep kentindeki iki havaalanının geliştirilmesi için çeşitli aşamalarda 7,5 milyar riyal (2 milyar dolar) yatırım yapacağını söyledi.

Yatırım Bakanı Halid bin Abdulaziz el-Falih başkanlığındaki üst düzey Suudi heyeti, Suudi Arabistan Krallığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve yatırım iş birliğini güçlendirmeyi ve ortak projelerin pratik uygulamasına yönelik ikili ortaklıkları ilerletmeyi amaçlayan resmi bir ziyaretin başlangıcı olarak bu sabah Suriye'nin başkenti Şam'a geldi.

El-Falih, "Nas" şirketinin ülke dışındaki ilk yatırımı olan "Nas Syria" adlı bir havayolu şirketinin kurulduğunu duyurdu.

El-Falih ayrıca, Suriye'deki büyük projelere yatırım yapmaya adanacak olan Elaf Yatırım Fonu'nu da başlattı.

Suriye Yatırım Otoritesi Başkanı Talal el-Hilali ise ülkesinin telekomünikasyon altyapısını geliştirmek, iletişim ağlarını ve internet kalitesini modernize etmek için Suudi Arabistan ile bir anlaşma imzalayacağını duyurdu.

Açıklamada, Suudi Arabistan ile vatandaşların yaşamlarını doğrudan etkileyen hayati sektörleri hedefleyen bir dizi stratejik anlaşmanın imzalanacağı da belirtildi.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı tarafından yayınlanan basın açıklamasında, Suudi heyetinin ziyaretinin "iki kardeş ülke arasındaki stratejik ortaklığı destekleme, kalkınma projelerini desteklemede özel sektörün rolünü güçlendirme ve ortak çıkarlara hizmet eden ve gelecek dönemdeki kalkınma eğilimlerine ayak uyduran sürdürülebilir bir ekonomik entegrasyon yolu oluşturma çerçevesinde gerçekleştiği" ifade edildi.

Açıklamada, bu ziyaretin "Krallık ile Suriye arasındaki ekonomik ortaklıkta ileri bir aşamayı temsil ettiği, geçen yıl düzenlenen bir dizi toplantı ve forumun devamı niteliğinde olduğu ve bu toplantılar ve forumlar sonucunda karşılıklı yatırımı teşvik etmek ve bir dizi hayati sektörde ortak çalışma mekanizmalarını etkinleştirmek amacıyla bir dizi anlaşmanın imzalandığı" belirtildi. Açıklamada ayrıca, "Bu sürekli çabalar, iki ülke arasındaki stratejik uyumu teyit ederek hem Suudi hem de Suriye özel sektörleri için ekonomik kalkınmayı destekleme ve yatırım fırsatlarını genişletme konusunda büyük bir hedef çerçevesinde ortak ekonomik entegrasyonu derinleştirme amacını ortaya koymaktadır." ifadelerine yer verildi.


Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
TT

Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)

Altın ve gümüşte üst üste kırılan rekorların ardından gelen düşüş mercek altına alındı. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı'na Kevin Warsh'u aday göstermesinin ardından değerli metallerde sert düşüş yaşandığına dikkat çekiliyor. 

Analize göre yatırımcılar, Warsh'un enflasyona karşı "şahin bir politika" izleyeceğini ve Fed'in başına atanmasının doların güçlenmesini sağlayacağını düşünüyor. Financial Times'ın analizinde de benzer bir noktaya işaret ediliyor. 

Fed'in bağımsızlığıyla ilgili endişeler, mayıstan bu yana doların değerinin düşmesinde önemli rol oynadı. 

Trump ise doların seyrinde olumsuz bir durum olmadığını savunarak "Bence harika gidiyor" demişti. 

Analizde, Warsh'un adaylığının duyurulmasıyla altın ve gümüşte hızlı satışlar başladığı vurgulanıyor. Diğer yandan değerli metallerdeki düşüşün, "piyasa temellerinin öngördüğünün çok ötesine çıkan çılgın alımların sonucu olduğuna" da dikkat çekiliyor. 

Trump'ın cuma günkü açıklamasında "çok zeki, çok iyi ve güçlü" diye nitelediği Warsh'un adaylığını duyurmasıyla dolarda da toparlanma görüldü. 

Değerli metallerin değişken seyrinde spekülasyonların da önemli rol oynadığına işaret ediliyor. 

En uç spekülasyonların, "vatandaşların külçe gümüş almak için sıraya girdiği" Çin'den geldiği belirtiliyor. Çin sınır polisinin, Hong Kong'dan ülkeye yaklaşık 227 kilogram gümüş kaçırmaya çalışan iki kişiyi geçen hafta yakalaması da gündem olmuştu. 

Çin yönetimi, yatırım çılgınlığının risklerini azaltmak için UBS gümüş vadeli işlem fonu da dahil 5 emtia fonunun ticaretini cuma günü askıya almıştı. 

Öte yandan sert satışlara rağmen WSJ analistleri, özellikle altın ve bakırda yükselişin sürebileceği tahminini paylaşıyor. 

Fed-Beyaz Saray çekişmesi

Fed Başkanı Jerome Powell'la Trump arasındaki çekişme, ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili endişeleri artırıyor. 

Tartışma Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgili. Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Financial Times