Etiyopya, Somaliland ve denize erişim güvenliği

 Somaliland Cumhurbaşkanı Musa Bihi Abdi ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, liman kullanımı ve denize erişim için mutabakat zaptı imza törenine katıldılar. (Reuters)
Somaliland Cumhurbaşkanı Musa Bihi Abdi ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, liman kullanımı ve denize erişim için mutabakat zaptı imza törenine katıldılar. (Reuters)
TT

Etiyopya, Somaliland ve denize erişim güvenliği

 Somaliland Cumhurbaşkanı Musa Bihi Abdi ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, liman kullanımı ve denize erişim için mutabakat zaptı imza törenine katıldılar. (Reuters)
Somaliland Cumhurbaşkanı Musa Bihi Abdi ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, liman kullanımı ve denize erişim için mutabakat zaptı imza törenine katıldılar. (Reuters)

Etiyopya, Somali’den tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Somaliland topraklarında bulunan Berbera Limanı’nı kullanmasını öngören bir mutabakat zaptı imzalayarak durgun göle taş attı ve doğu komşusu Somali ile eski bir anlaşmazlığı yeniden alevlendirdi. Anlaşmayı reddettiğini açıklayan Somali, Etiyopya'daki büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere geri çekti.

Deniz kıyılarından mahrum bir ülke olan Etiyopya, Afrika Kıtası’nda Kızıldeniz'e kıyısı olan ülkelerle ekonomik hedeflerini gerçekleştirecek bir deniz limanı anlaşması yapabilmek için uzun zamandır arayış içindeydi. Etiyopya’nın şu an deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 95'i komşusu Cibuti’deki deniz limanına bağlı. Etiyopya, geçtiğimiz yıllarda, kuzeydoğuda Eritre’nin Assab Limanı, kuzeybatıda Sudan’ın Port Sudan Limanı ve güneybatıda Kenya'nın Lamu Limanı’nı kullanmak için bu ülkelerle ile anlaşmalar imzalamaya çalışmış ancak girişimleri özellikle Eritre'de Tigray Savaşı sonrası ve Sudan’da darbeler ve iç savaş nedeniyle başarısız olmuştu.

Her iki tarafın da çıkarlarını gözeten bir anlaşma

Somali'den bağımsızlığını ilan ettiği 1991 yılından bu yana uluslararası toplum tarafından tanınmayan Somaliland’ın Cumhurbaşkanı Musa Bihi Abdi tarafından yapılan açıklamaya göre Etiyopya ile Somaliland arasında imzalanan mutabakat zaptı, Etiyopya'ya 50 yıl süreyle Kızıldeniz'de başta Berbera Limanı olmak üzere 20 kilometrelik bir denize erişim noktası verilmesi karşılığında Etiyopya’nın Somaliland Cumhuriyeti'ni resmen tanımasını öngörüyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Kızıldeniz'deki Berbera Limanı’nın kullanılması, Etiyopya'nın ticari işlemlerinin en az yüzde 30'unun Cibuti'ye aktarılmasına olanak tanıyor. Başbakan Abiy Ahmed'in Güvenlik Danışmanı Redwan Hüseyin, Berbera Limanı’nın Kızıldeniz'deki kiralık bir askeri üsse erişim izni vererek Etiyopya'nın bölgedeki deniz ticaretinin önünü açtığını söyledi. Bu da Somaliland Cumhuriyeti'nin, topraklarının bir kısmını Kızıldeniz'deki deniz erişim noktası olarak Addis Ababa'ya satması karşılığında sorunlu bölgede güvenliği sağlayacağı anlamına geliyor. Bununla birlikte mutabakat zaptına göre Somaliland, devlete ait Etiyopya Havayolları'ndan da hisse alacak.

Şarku'l Avsat'a konuşan Afrika işleri uzmanı Abduşşekur Abdussamed, şu değerlendirmelerde bulundu:

Yaklaşık yarım asır sürecek olan anlaşma, Somaliland Cumhuriyeti'ne altyapısının modernizasyonu, karayolları ve demiryollarının inşası ve özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı’nın ürettiği elektrikten faydalanması gibi çıkarlar elde etmesini sağlayacak. Anlaşma kapsamı genişletildikten sonra Somaliland askeri koruma da alabilecek.

erg4
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed. (AP)

Başbakan Abiy Ahmed, aylar önce yaptığı ve bölgedeki endişeleri dile getirdiği bir açıklamada, ülkesinin denize erişim hakkını güçlendirmesi gerektiğini belirtmişti. Etiyopya'nın bir ulus olarak varlığının Kızıldeniz'e bağlı olduğunu ve bu yüzden ülkesinin bir limana ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Abiy Ahmed, bölge ‘barışının’, Etiyopya ile Afrika’daki, Kızıldeniz'e kıyısı olan ülkeler ve özellikle komşuları Cibuti, Eritre ve Somali arasındaki ‘karşılıklı dengeli paylaşıma’ dayandığını söyledi.

Etiyopya Başbakanı, açıklamalarının yarattığı korku karşısında ‘çıkarlarına asla savaş yoluyla ulaşamayacağının’ altını çizdi.

Etiyopya Haber Ajansı’nın (ENA) aktardığına göre mutabakat zaptı, Etiyopya hükümetinin ‘karşılıklılık’ temelinde iş birliği yaparak tüm tarafların çıkarlarını sağlamayı amaçlayan ilkeli konumunun altını yeniden çizdi. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in ofisi tarafından pazartesi günü sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamada, mutabakat zaptının Etiyopya'nın denize erişimini güvence altına alma ve deniz limanlarına erişimini çeşitlendirme hedefine ulaşmasını sağlayacağı belirtildi. Açıklamada, mutabakat zaptının iki taraf arasındaki güvenlik, ekonomik ve siyasi ortaklığı güçlendirdiği de vurgulandı.

Etiyopya, Somaliland’daki limanının tamamını mı yoksa bir kısmını mı kullanacak?

Mutabakat zaptında Etiyopya’non Berbera Limanı’nın ne kadarını kiraladığı belirtilmese de Addis Ababa'dan Afrika işleri uzmanı Abdusamed, limanının tamamının kiralanmış ve tamamen Etiyopya devletinin denetimi altında olabileceğini belirtti. Diğer yandan Etiyopyalı yetkililer, mutabakat zaptının tüm ayrıntılarını en kısa zamanda resmi olarak açıklayacaklarını ifade ettiler.

Daha önce 2018 yılı martında Dubai Port World’ün projenin yüzde 51 hissesine, Somaliland Limanları yüzde 30 ve Etiyopya'nın yüzde 19 hissesine sahip olduğu bir anlaşma imzalanmıştı. Etiyopya hükümeti, anlaşma çerçevesinde, ticaret kapısı olarak Berbera Limanı’nı geliştirmek için altyapıya yatırım yapacaktı. Ancak anlaşma henüz gün yüzü görmedi.

Eritre'nin 1993 yılında bağımsızlığını ilan etmesinden bu yana Etiyopya'nın herhangi bir deniz limanı yok. Bu nedenle Addis Ababa, denize erişim için Eritre’nin Assab Limanı’nı kullandı. Ancak 1998 ile 2000 yılları arasında iki ülke arasındaki çatışma sırasında bu hakkını kaybeden Etiyopya artık ihracatı ve ithalatı için Cibuti’deki deniz limanına bağımlı hale geldi.

Somaliland, 1991 yılında Somali'den bağımsızlığını ilan etmesine rağmen çok az ülke tarafından tanındı. Etiyopya, eski Cumhurbaşkanı Meles Zenawi döneminde (1955 - 2012) Somaliland Cumhuriyeti'ni tanıyan ilk ülkelerden biri olarak diplomatik temsilciliklerin kurulmasına ve ticari işlemlerin gerçekleşmesine izin verdi. Böylece Somaliland, diğer ülkeler tarafından üstü kapalı olarak tanındı. Somaliland'da gerçekleşen seçimleri Avrupa Birliği'nden (AB) bir heyet takip etti. AB, Somaliland halkını, hükümetini, Seçim Komisyonunu ve siyasi partileri seçimleri başarıyla gerçekleştirdikleri için tebrik etti.

Kenya ve Somaliland arasında karşılıklı ziyaretler gerçekleşti. Somaliland’daki Somalililer, ülkelerinin pasaportlarıyla dünyanın her yerine hiçbir engel olmadan seyahat edebiliyorlar.

er
Somaliland Cumhurbaşkanı Musa Bihi Abdi. (Reuters)

Somali, Somaliland’ı topraklarının bir parçası olarak görüyor. Somali Ulusal Haber Ajansı (SONNA) geçtiğimiz hafta, Cibuti'nin öncülüğündeki arabuluculuk çabalarının ardından Somali ve Somaliland’ın aralarındaki anlaşmazlıkların çözümüne yönelik müzakerelerin yeniden başlatılması konusunda anlaştıklarını aktardı.

Somali’den güçlü protesto

Somali, Etiyopya'nın Somaliland ile imzaladığı mutabakat zaptını protesto etmek amacıyla Addis Ababa’daki büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere geri çağırdı. SONNA’nın haberine göre Başbakan Hamza Abdi Barre liderliğindeki Bakanlar Kurulu, Somali hükümetinin ‘yasadışı toprak ihlali’ olarak tanımladığı mutabakat zaptını görüşmek üzere dün acil bir toplantı gerçekleştirdi. Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, X hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Etiyopya'nın ulusal egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü hukuka aykırı olarak ihlal etmesini kınadık ve bunu reddettik. Hiç kimse Somali'den bir santim bile toprak alamaz. Somali, Somali halkınındır. Mesele işte bu kadar!

ewr
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud. (Reuters)

Somali hükümetinin ülkenin egemenliğini korumakta kararlı olduğunu vurgulayan Başbakanı Barre ise “Hiç kimse Somali'nin topraklarını, münhasır deniz alanını ya da hava sahasını ihlal edemez” dedi. Somali Bakanlar Kurulu acil toplantısının ardından bir yazılı açıklama yayınladı. Açıklamada, “Söz konusu mutabakat zaptı temelsiz ve Somali Federal Cumhuriyeti'nin egemenliğine yapılmış açık bir saldırıdır” denildi.

Açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM), Arap Ligi (AL), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), AB ve Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi'ne (IGAD) bu konuda acil bir toplantı yapılması çağrısında bulunuldu.

Etiyopya ile Somali arasındaki ilişkilerde onlarca yıldır ciddi gerilimler yaşanıyor. Afrika ülkeleri arasında da tarihi anlaşmazlıklar olsa da Afrika işleri uzmanı Abdusselam’a göre köprünün altından çok sular aktı. Ekonomik çıkarlar ve açılım politikaları, Afrika ülkelerini birbirine yakınlaştırmaya başladı.

Eritre ile son durum

Diğer yandan Eritreli yetkililer, Etiyopya ile Somaliland arasındaki mutabakat zaptı konusunda sessiz kalsa da gözlemciler, Asmara'nın mutabakat zaptından hoşlanmayabileceğini, ancak yine de bu konuda yorum yapmaktan kaçınacağını düşünüyor. O gözlemcilerden biri olan Abdussamed, yaptığı değerlendirmede, “Eritre, Etiyopya'nın Assab Limanı’nı kullanması karşılığında büyük paralar kazanmasını sağlayacak bir anlaşma yapma fırsatlarını kaçırmış olabilir” dedi.

Abdussamed, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

Etiyopya, Somaliland ile mutabakat zaptı imzalayarak Eritre ve Sudan ile daha önce yapılan anlaşmaları gözden çıkarmayacaktır. Nüfusunun yaklaşık 120 milyon gibi yüksek bir orana sahip olduğu göz önüne alındığında Etiyopya, ticari anlaşmalarının kaynaklarını çeşitlendirmeye çalıştığından ve büyük zorluklarla başa çıkmak için ekonomisini yeniden canlandırması gerektiğinden daha sonra bu anlaşmalara geri dönebilir.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.