Ekvador'da ne oluyor?

Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesi ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezine girdi (AFP)
Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesi ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezine girdi (AFP)
TT

Ekvador'da ne oluyor?

Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesi ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezine girdi (AFP)
Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesi ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezine girdi (AFP)

Yanlarında patlayıcı taşıyan silahlı çete üyeleri, Salı günü ülke çapındaki mafya şiddeti dalgası sırasında Ekvador'da bir televizyon kanalına canlı yayın esnasında baskın düzenledi. Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa, ordunun takip edeceği 22 çeteyi “terör örgütü” olarak tanımladı. Çarşamba günü polis, devletin bu çetelere karşı yürüttüğü mücadelede 70 şüphelinin tutuklandığını duyurdu.

Televizyona baskın

Geçtiğimiz Salı günü TC TV’de öğleden sonra haber canlı yayını başladığı sırada silahlı çete mensupları stüdyoya baskın düzenleyerek en az 15 dakika boyunca tehdit ve gözdağında bulundu.

İlk başta yayının ortasında silahlı bir adam belirdi, sonrasında tüfek taşıyan başka bir şahıs, ardından ise diğerleri geldi. Arkada programın ismi “Haberlerin Ardından” yazdığı sırada yayın çalışanları sete getirilerek yere yatırıldı. Çığlıkların ardından silah sesleri duyuldu. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığı habere göre saldırganlardan birinin “Canlı yayındayız, yani mafyayla oynayamayacağınızı biliyorsunuz” dediği duyuldu.

FOTO: Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesinin ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezinin önünde devriye geziyor (AFP)
Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesinin ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezinin önünde devriye geziyor (AFP)

Maskeli saldırganların ellerindeki tüfekleri haber çalışanlarına doğrulttukları görülürken içlerinden biri ise “Ateş etmeyin!” diyerek aman diledi. Yaklaşık 15 dakika sonra yayın durdu.

TC TV Haber Departmanı Başkanı Alina Manrique'ye yere oturması emredildi. AP’ye konuşan Manrique, “Silahı kafama doğrulttukları sırada hayatımı, çocuğumu düşündüm” ifadelerini kullandı.

Saldırganlardan bazılarının polis tarafından çevrelendiklerini anlayınca stüdyodan kaçarak saklanmaya çalıştıklarını belirten Manrique, “Hala şoktayım. Her şey yerle bir oldu. Tek bildiğim bu ülkeyi terk edip çok çok uzaklara gitme zamanının geldiği.

Olayın ardından TC TV kanalının genel merkezinden ayrılan insanlar (AFP)
Olayın ardından TC TV kanalının genel merkezinden ayrılan insanlar (AFP)

Gerçekleştirilen saldırıda hayatını kaybeden olmadı. Polis ekipleri televizyon istasyonuna girerek saldırganları etkisiz hale getirdi. Bu şahıslar terör suçundan suçlu bulunmaları halinde 13 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilirler.

Ekvador'un sahil kenti Guayaquil'deki televizyon kanalına yapılan benzeri görülmemiş bu saldırı, bir dizi başka saldırı ve polis memurlarının kaçırılması ardından kaydedildi. Öncesinde ise ülkenin en güçlü çete liderlerinden ikisi hapishaneden kaçtı.

Saldırılarını yoğunlaştıran çeteler rehin alıyor

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Çarşamba günü Ekvador, ön verilere göre en az 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan benzeri görülmemiş bir güvenlik krizinin üçüncü gününe girdi.

Şüpheliler, aynı gün stüdyoda polis tarafından tutuklandı (AFP)
Şüpheliler, aynı gün stüdyoda polis tarafından tutuklandı (AFP)

Çetelerin bu üç gün içindeki yoğun saldırıları arasında, Pazartesi gecesi Ulusal Adalet Divanı Başkanı’nın evinin yakınlarında düzenlenen bombalı saldırı ve dört polis memurunun kaçırılması da yer alıyor. Polis, başkent Kito'da bir memurun, Quevedo şehrinde ise üç memurun kaçırıldığını bildirdi.

Yetkililer, çoğunlukla uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı şiddet olaylarındaki artıştan sorumlu olduğu düşünüle Los Choneros çetesinin Meksika'nın Sinaloa Karteli ile bağları olduğunu söylüyor.

Foto: Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa’nın Los Choneros suç çetesinin lideri Adolfo Macias'ın ortadan kaybolması ardından ülkede 60 günlük olağanüstü hal (OHAL) ilan etmesi sonrasında 9 Ocak’ta Guayaquil’de yanan bir otobüs (Reuters)
Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa’nın Los Choneros suç çetesinin lideri Adolfo Macias'ın ortadan kaybolması ardından ülkede 60 günlük olağanüstü hal (OHAL) ilan etmesi sonrasında 9 Ocak’ta Guayaquil’de yanan bir otobüs (Reuters)

Mahkumlar, Ekvador'daki en az beş hapishanede 130'dan fazla gardiyan ve diğer personeli rehin tutuyor. Sosyal medyada yayınlanan videolar, rehinelerin maskeli mahkumlar tarafından bıçakla tehdit edildiğini gösterdi. Salı günü, en az iki gardiyanın vurularak ve asılarak infaz edildiğini gösteren yeni görüntüler yayıldı.

İki mafya lideri kaçtı

Hükümet, yetkililerin Fito olarak bilinen Los Choneros lideri Macias'ın Pazar günü düşük güvenlikli bir hapishanedeki hücresinde kayıp bulunduğunu duyurması ardından en az 30 saldırı gerçekleştiğini söyledi. O gün Fito'nun yüksek güvenlikli bir tesise nakledilmesi planlanmıştı.

10 Ocak’ta ülkede OHAL devam ederken başkent Kito’da Carondelet Sarayı'nın önünde nöbet tutan güvenlik güçleri (AFP)
10 Ocak’ta ülkede OHAL devam ederken başkent Kito’da Carondelet Sarayı'nın önünde nöbet tutan güvenlik güçleri (AFP)

Ekvadorlu yetkililer Salı günü yaptıkları açıklamada, Los Lobos grubundan bir başka çete lideri Fabricio Colon Pico'nun da Riobamba kasabasındaki bir hapishaneden kaçtığını duyurdu. Adam kaçırma soruşturması kapsamında Cuma günü tutuklanan Colon Pico, ülkenin önde gelen savcılarından birini öldürmeye teşebbüsle de suçlanıyor.

Fito’nun nerede olduğu henüz bilinmiyor. Savcılar soruşturma başlatırken bu hususta iki gardiyan suçlanıyor. Ancak ne polis, ne ceza infaz sistemi ne de federal hükümet, mahkumun tesisten kaçıp kaçmadığını veya saklanıyor olabileceğini doğrulamadı.

Foto: Ekvador Silahlı Kuvvetleri tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, çete lideri Macias, 12 Ağustos 2023'teki bir operasyon sırasında Guayaquil’deki 8 Nolu Bölge Hapishanesi’nde maksimum güvenlikli alana naklediliyor (AFP)
Foto: Ekvador Silahlı Kuvvetleri tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, çete lideri Macias, 12 Ağustos 2023'teki bir operasyon sırasında Guayaquil’deki 8 Nolu Bölge Hapishanesi’nde maksimum güvenlikli alana naklediliyor (AFP)

Fito, Şubat 2013'te yüksek güvenlikli bir tesisten kaçmış, ancak haftalar sonra tekrar tutuklanmıştı. Uyuşturucu kaçakçılığı, cinayet ve organize suçtan hüküm giyen Fito, Guayaquil limanındaki La Regional hapishanesinde 36 yıl hapis cezası çekti.

Vito, geçen yıl merkezci başkan adayı Fernando Villavicencio'ya (59) suikast düzenlemekle suçlanmıştı. Villavicencio, cinayetten önce kendisinin ve seçim kampanyası ekibinin, cinayet ve uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla 34 yıl hapis cezasına çarptırılan Los Choneros liderinden ölüm tehditleri aldığını açıklamıştı.

Villavicencio’nun ülkedeki uyuşturucu kaçakçılığını araştıran eski bir gazeteci olduğu biliniyor.

Foto: OHAL’in devam ettiği Kito’da El Labrador metro istasyonunda 10 Ocak’ta güvenlik güçleri devriye geziyor (AFP)
OHAL’in devam ettiği Kito’da El Labrador metro istasyonunda 10 Ocak’ta güvenlik güçleri devriye geziyor (AFP)

Güvenlik önlemleri artırıldı

Kasım ayında ülke tarihinin en genç lideri olarak iktidara gelen ve ülkesine barış ve istikrar getirme sözü veren Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa (36), canlı yayına yapılan baskının hemen ardından Salı günü bir kararname yayınladı. Kararnamede, şiddet mağduru Ekvador'un iç silahlı çatışmaya girdiği belirtildi. Analistler bunun ülkenin geleceği açısından bir dönüm noktası olduğunu düşünüyor. Ecuador Times’ın belirttiğine göre, Salı günü saat 16:00'dan sonra Kamu Güvenliği ve Devlet Güvenliği Konseyi kuruldu.

Reuters'in haberine göre Başkan Noboa, Radio Canela’ya verdiği demeçte, “Savaş halindeyiz, bu terörist gruplar karşısında teslim olamayız” ifadelerini kullandı.

Foto: Ekvador Devlet Başkanlığı Basın Ofisi tarafından yayınlanan görüntüde Noboa, önde gelen uyuşturucu karteli liderinin 8 Ocak’ta Guayaquil’daki bir hapishaneden kaçması ardından hapishane sistemi dahil olmak üzere tüm ülkede OHAL ilan ediyor (AFP)
Ekvador Devlet Başkanlığı Basın Ofisi tarafından yayınlanan görüntüde Noboa, önde gelen uyuşturucu karteli liderinin 8 Ocak’ta Guayaquil’daki bir hapishaneden kaçması ardından hapishane sistemi dahil olmak üzere tüm ülkede OHAL ilan ediyor (AFP)

Başkan Noboa, Fito’nun hapishaneden kaçışından bir gün sonra Ekvador'da OHAL ilan etti. Başkan Noboa tarafından ilan edilen OHAL, Ekvador genelinde güvenliğin yeniden sağlanması taahhüdünü içeriyor. 60 gün sürecek OHAL kapsamında ordu, gece sokağa çıkma yasağıyla sokaklarda ve hapishanelerde düzeni sağlama yetkisine sahip.

Salı günü Başkan Noboa, isimlerinin kapsamlı bir listesini sunduğu tüm suç gruplarının etkisiz hale getirilmesi emrini verdi. Noboa’nın yayınladığı, ülkede faaliyet gösteren 20 uyuşturucu kaçakçılığı çetesini terörist olarak sınıflandıran kararnamede, silahlı kuvvetlerin insan haklarına saygılı bir şekilde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Foto: Ekvador Devlet Başkanı Noboa, 9 Ocak’ta Kito’daki Hükümet Sarayı'nda Kamu Güvenliği ve Devlet Güvenlik Konseyi ile toplantı düzenledi (EPA)
Ekvador Devlet Başkanı Noboa, 9 Ocak’ta Kito’daki Hükümet Sarayı'nda Kamu Güvenliği ve Devlet Güvenlik Konseyi ile toplantı düzenledi (EPA)

Alman Haber Ajansı'nın (DPA) aktardığına göre, silahlı kişilerin düzenlediği canlı yayın baskını ardından yetkililer Çarşamba günü yaptıkları açıklamada, Ekvador polisinin suç çeteleriyle mücadele sırasında 70 şüpheliyi tutukladığını aktardı.

Polis, ülke genelinde yürütülen operasyonlarda silah, mühimmat, patlayıcı, yangın çıkarıcı cihaz ve araçlara el konulduğunu açıkladı. Çete üyeleri tarafından kaçırılan üç polis serbest bırakılırken firar eden 17 mahkum ise tutuklandı.

FOTO: Ekvadorlu polis memurları, TC TV stüdyosuna baskın yapan tutukluları ifşa etti (Reuters)
Ekvadorlu polis memurları, TC TV stüdyosuna baskın yapan tutukluları ifşa etti (Reuters)

Başkan Noboa'nın Salı günü geç saatlerde çetelerle mücadele çabaları kapsamında güvenlik kabinesi ile görüşmesi ardından Ekvador Silahlı Kuvvetler Ortak Komutanlığı Başkanı Amiral Jaime Vela Erazo, gazetecilere verdiği demeçte, bu saldırıların çetelerin hükümetin kendilerine yönelik hamlelerine verdiği tepkileri temsil ettiğini söyledi.

Bu saldırıları ülke tarihinde ‘eşi benzeri görülmemiş’ şeklinde nitelendiren Jaime Vela, “Mafya, halkı korkutmak için bir şiddet dalgası başlattı. Tüm bu çeteler artık birer askeri hedef” vurgusunda bulundu.

Başkan Noboa, ülkedeki şiddet dalgası hakkında açıklamalarda bulunmak üzere 10 Ocak'ta Kito’ya geldiğinde, Ekvador ordusu üyeleri Radio Canela istasyonu yakınındaki bir sokağı koruyordu (EPA)
Başkan Noboa, ülkedeki şiddet dalgası hakkında açıklamalarda bulunmak üzere 10 Ocak'ta Kito’ya geldiğinde, Ekvador ordusu üyeleri Radio Canela istasyonu yakınındaki bir sokağı koruyordu (EPA)

Ekvador’da Pazartesi gecesinden bu yana saldırılar düzenleniyor. Canlı yayında kaydedilen saldırı ise ülke genelinde binlerce evde canlı izlendi.

Merkezi New York’ta bulunan Dış İlişkiler Konseyi'nde siyasi analist Will Freeman, “Televizyona yapılan bu baskın bir dönüm noktasıdır” ifadelerini kullandı. Ekvador'daki çetelerin Villavicencio'ya suikast düzenlediğini, hükümet binalarının önünde bombalı araçları patlattığını hatırlatan Freeman, Salı günkü olayların şiddette yeni bir zirveye işaret ettiğini belirtti.

Çetelerin kalesi Guayaquil'de Polis Şefi, şiddet olaylarının 8 ölüm ve 3 yaralanmayla sonuçlandığını aktardı. Komşu Napo ilinde ise 2 polis memuru silahlı suçlular tarafından vahşice öldürüldü.

FOTO: Devlet Başkanı Noboa’nın 9 Ocak’ta Kito’da ülkenin bir iç silahlı çatışma durumunda olduğunu duyurması ardından Ekvador Başkan Yardımcısı'nın konutundaki çalışanlar binayı tahliye ederken güvenlik güçleri ise ana meydan ve başkanlık sarayı çevresini kordon altına aldı (AFP)
Devlet Başkanı Noboa’nın 9 Ocak’ta Kito’da ülkenin bir iç silahlı çatışma durumunda olduğunu duyurması ardından Ekvador Başkan Yardımcısı'nın konutundaki çalışanlar binayı tahliye ederken güvenlik güçleri ise ana meydan ve başkanlık sarayı çevresini kordon altına aldı (AFP)

Guayaquil'de oteller ve restoranlar kapanırken askeri araçlar ise sokaklarda devriye geziyor. Başkent Kito’da mağazalar ve alışveriş merkezleri erken kapanıyor.

Akşam saatlerinde Milli Eğitim Bakanlığı, tedbir amacıyla ülkedeki tüm okulların kapatılmasını talep etti.

Güvenlik güçleri, Pazar gününden bu yana çeşitli cezaevlerinde gerçekleştirdiği müdahale operasyonlarının fotoğraflarını yayınladı. Görüntülerde yüzlerce mahkumun iç çamaşırlarıyla, elleri başlarında yerde yattığı görüldü.

FOTO: Ekvador Deniz Piyadeleri, Guayaquil'deki Litoral Bölge Hapishanesi’nde sorun çıkaranları tutukladı, 8 Ocak (EPA)
Ekvador Deniz Piyadeleri, Guayaquil'deki Litoral Bölge Hapishanesi’nde sorun çıkaranları tutukladı, 8 Ocak (EPA)

Yıllar süren şiddet

AFP’nin haberine göre, birkaç yıla kadar çoğu sokak çetesi olan Ekvador'daki suç çeteleri, dünya çapında şubeleri olan şiddet yanlısı uyuşturucu kaçakçılığı aktörlerine dönüştü. Zirâ Ekvador, komşu Peru ve Kolombiya'da üretilen kokainin ihracatı için önemli bir varış noktası haline geldi.

Ekvador, Meksika ve Kolombiyalı çetelerle bağlantılı rakip çetelerin hakimiyetlerini genişletme çabası nedeniyle yıllardır şiddete tanık oluyor.

FOTO: OHAL devam ederken Ekvador Ulusal Polisi üyeleri ise 10 Ocak’ta Kito’nun kuzeyindeki bir metro istasyonunun girişinde nöbet tutuyor (AFP)
 OHAL devam ederken Ekvador Ulusal Polisi üyeleri ise 10 Ocak’ta Kito’nun kuzeyindeki bir metro istasyonunun girişinde nöbet tutuyor (AFP)

Güney Amerika'nın Pasifik kıyısında, Peru ile Kolombiya arasında yer alan ve dünyanın en büyük kokain üreticisi sayılan Ekvador, son yıllarda önemli bir uyuşturucu geçiş noktası haline geldi. Ülkeyi saran şiddetin çoğu, uyuşturucu çetelerinin limanları ve kaçakçılık yollarını kontrol altına almak amacıyla birbirleriyle ve hükümetle savaşması sonucu ortaya çıkıyor.



Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.


İran Cumhurbaşkanı: ABD ile görüşmeler ‘ileriye doğru bir adım’

Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar
Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar
TT

İran Cumhurbaşkanı: ABD ile görüşmeler ‘ileriye doğru bir adım’

Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar
Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün yaptığı açıklamada, cuma günü ABD ile gerçekleştirilen görüşmelerin ‘ileriye doğru bir adım’ olduğunu belirtti. Pezeşkiyan, Tahran’ın herhangi bir tehdide tolerans göstermeyeceğini vurguladı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ülkesinin uranyum zenginleştirme konusundaki kararlılığını yineleyerek, Tahran’ın ABD’nin müzakereleri sürdürme konusundaki ciddiyetine ilişkin ‘şüpheleri’ olduğunu açıkladı.

Pezeşkiyan, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Bölgedeki dost ülkelerin yürüttüğü takip çabaları sayesinde gerçekleşen İran-ABD görüşmeleri, ileriye doğru bir adım teşkil etti” ifadesini kullandı.

Pezeşkiyan, görüşmelerin her zaman barışçıl çözümler bulma stratejisinin bir parçası olduğunu belirterek, nükleer konusundaki yaklaşımlarının Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nda açıkça yer alan haklara dayandığını söyledi. Pezeşkiyan, İran halkının her zaman saygıya saygıyla karşılık verdiğini ancak güç diline hiçbir şekilde tolerans göstermediğini kaydetti.

Arakçi bugün yaptığı açıklamada, Tahran’ın uranyum zenginleştirme konusunda kararlı olduğunu ve savaşla tehdit edilse dahi bu tutumundan geri adım atmayacağını söyledi. Arakçi, hiçbir tarafın İran’a ne yapması gerektiğini dikte etme hakkına sahip olmadığını vurguladı.

Arakçi, Tahran’da düzenlenen Ulusal Dış Politika ve Dış İlişkiler Tarihi Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Görüşmeler, İran’ın haklarına saygı duyulup bu haklar tanındığında sonuç verir. Tahran dayatmaları kabul etmez” dedi.

Arakçi, hiçbir tarafın İran’dan uranyum zenginleştirmeyi sıfırlamasını talep etme hakkı olmadığını belirterek, buna karşın Tahran’ın nükleer programına ilişkin her türlü soruya yanıt vermeye hazır olduğunu ifade etti.

Diplomasi ve müzakerelerin temel yol olduğunu belirten Arakçi, “İran hiçbir dayatmayı kabul etmez. Çözümün tek yolu müzakerelerdir. İran’ın hakları sabittir. Bugün hedefimiz, İran halkının çıkarlarını korumaktır” diye konuştu.

Arakçi, bazı taraflarda ‘bize saldırdıklarında teslim olacağımız’ yönünde bir kanaat bulunduğunu belirterek, “Bu asla gerçekleşmez. Biz diplomasinin de savaşın da (her ne kadar savaşı istemesek de) ehliyiz” uyarısında bulundu.

Arakçi, daha sonra düzenlenen bir basın toplantısında, “Karşı tarafın uranyum zenginleştirme konusunu kabul etmesi gerektiğini, bunun müzakerelerin temeli olduğunu” söyledi. Arakçi, görüşmelerin devamının ‘karşı tarafın ciddiyetine bağlı’ olduğunu belirterek, Tahran’ın barışçıl nükleer enerji hakkından asla geri adım atmayacağını vurguladı.

Arakçi, “İran’a yeni yaptırımların uygulanması ve bazı askerî hamleler, karşı tarafın ciddiyeti ve gerçek müzakerelere hazır olup olmadığı konusunda şüpheler uyandırıyor” dedi. Ayrıca, Tahran’ın ‘tüm göstergeleri değerlendireceğini ve müzakerelerin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine karar vereceğini’ ifade etti.

Arakçi, karşı tarafla dolaylı görüşmelerin olumlu sonuç elde etmeye engel teşkil etmediğini belirterek, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya çerçevesinde yürütüleceğini, İran’ın füze programının hiçbir zaman görüşmelerin ana konusu olmadığını söyledi.

Yeni müzakere turunun tarihi henüz belirlenmedi; bu konuda Umman Dışişleri Bakanı ile istişare edileceği kaydedildi.

İran ve ABD, cuma günü Umman’da nükleer görüşmeler gerçekleştirdi. Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceğine dair endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi.

Arakçi, Umman’ın başkenti Maskat’ta yapılan görüşmelerin ardından, “Tehditlerden ve baskılardan vazgeçilmesi, herhangi bir diyalog için şarttır. Tahran yalnızca kendi nükleer konusunu görüşür… ABD ile başka bir konuyu tartışmayacağız” dedi.

Taraflar, uzun süredir devam eden Tahran-Batı nükleer anlaşmazlığının çözümü için diplomasiyi yeni bir şansa kavuşturma konusunda istekli olduklarını ifade ederken, ABD Dışişleri Bakanı Marko Rubio, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington’un görüşmelerin nükleer programın yanı sıra balistik füze programı, İran’ın bölgede silahlı gruplara verdiği destek ve ‘kendi halkıyla ilişkisi’ konularını da kapsamasını istediğini söyledi.

İranlı yetkililer ise defalarca, bölgedeki en büyük füze stoklarından birine sahip olan ülkenin füze konusunu müzakerelerde gündeme getirmeyeceklerini belirtti. Daha önce, Tahran’ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ettiği açıklanmıştı.

Washington açısından ise İran içinde yürütülen uranyum zenginleştirme faaliyetleri, potansiyel olarak nükleer silah üretimine yol açabilecek bir süreç olarak görülüyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtın silah amaçlı kullanılmasına dair herhangi bir niyetinin bulunmadığını yineliyor.