Süveyş Kanalı'nın Kızıldeniz tehditlerine karşı olası senaryoları neler?

İdare’nin açıklaması ardından seyrüsefer trafiğinde yüzde 30 oranında düşüş yaşandı (Reuters arşiv)
İdare’nin açıklaması ardından seyrüsefer trafiğinde yüzde 30 oranında düşüş yaşandı (Reuters arşiv)
TT

Süveyş Kanalı'nın Kızıldeniz tehditlerine karşı olası senaryoları neler?

İdare’nin açıklaması ardından seyrüsefer trafiğinde yüzde 30 oranında düşüş yaşandı (Reuters arşiv)
İdare’nin açıklaması ardından seyrüsefer trafiğinde yüzde 30 oranında düşüş yaşandı (Reuters arşiv)

Mısır'ın Süveyş Kanalı İdaresi’nin kanaldaki seyrüsefer trafiğinde yüzde 30 oranında azalma kaydedildiğini açıklaması, bilhassa Cuma günü ABD’nin Yemen'deki Husilerin kontrolündeki bölgelere düzenlediği saldırının ardından kanalın Kızıldeniz'deki güvenlik tehditlerini ele almasına ilişkin olası senaryolar hakkındaki soruları yineledi.  

Mısır'daki uzmanlar, önümüzdeki dönemde en olası senaryonun Süveyş Kanalı'nda seyrüsefer trafiğinin yakın zamanda normale dönmesi olduğunu öne sürerken Kahire ise kanaldaki seyrüsefer trafiğini yeniden başlatmak için nakliye şirketleriyle temaslarını sürdürüyor.

Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Usame Rabi, Perşembe akşamı televizyonda yaptığı açıklamada, Yemen'deki Husi saldırılarının ardından gemilerin rotalarını bu su yolundan başka yöne çevirdiğini, kanalın dolar gelirlerinin yılbaşından bu yana 2023'e göre yüzde 40 azaldığını aktardı.

MSC konteyner gemisi (EPA)
MSC konteyner gemisi (EPA)

Rabi aynı zamanda, “Gemi trafiği 1 Ocak ile 11 Ocak arasında yıllık bazda yüzde 30 azaldı. Süveyş Kanalı'ndan geçen gemi sayısı, geçen yılın aynı dönemindeki 777 gemiye kıyasla bu yıl şu ana kadar 544 gemiye düştü” ifadelerini kullandı.

Resmi istatistiklere göre, Mısır'ın ana döviz kaynaklarından biri olan Süveyş Kanalı’nın geçen yılki geliri 10,3 milyar doları buldu.

Büyük gemiler

İsrail'in Gazze Şeridi'nde devam eden savaşı karşısında Husilerin Kızıldeniz'den geçen gemilere yönelik güvenlik tehditleri üzerine büyük kargo gemileri rotalarını Ümit Burnu'na çevirecek şekilde değiştirdi.

Başkan Rabi, “Yolculuklarını acilen tamamlamak zorunda kalan gemiler Ümit Burnu çevresinde rotalarını değiştirirken, diğer gemiler ise durumun istikrara kavuşmasını bekliyor. Bilhassa kışın Ümit Burnu'nun uygun rota olmaması nedeniyle gemilerin büyük bir kısmı durum istikrara kavuştuktan sonra geri dönecek” ifadelerini kullandı.

Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW) raporuna göre, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları son iki ayda küresel ticarette yüzde 1,3 oranında düşüşe neden oldu. Danimarka merkezli Maersk ve Almanya merkezli Hapag-Lloyd gibi büyük denizcilik şirketleri, gemilerini Afrika çevresindeki Ümit Burnu rotası boyunca daha uzun ve daha pahalı yolculuklara gönderdi.

Mısır ulusal güvenlik ve Afrika işleri uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Süveyş Kanalı'ndaki seyrüsefer trafiğinin yakında normale döneceği beklentisinde olduğunu dile getirdi. Şarku'l Avsat'a konuşan Abdulvahid, “Kanal şuan etkilenmiş olsa da bu konuda pek fazla endişe yok. Süveyş Kanalı'nda ulaşımı aksatmak Batı'nın ve büyük denizcilik şirketlerinin çıkarına değil. Bunun küresel gemi taşımacılığının maliyeti ve süresi üzerinde önemli etkileri var. Batı bu maliyeti üstlenmeyecek, petrol tankerlerinin Avrupa'ya erişimini aksatmayacaktır. Büyük güçlerin Kızıldeniz'de seyrüseferi güvence altına almaya çalışacağı kesin” ifadelerini kullandı.

Seyrüsefer sigortası

Mısır'daki Deniz Harp Okulu eski müdürü Tümgeneral Muhammed İbrahim Halil de bu görüşe katıldığını ifade etti. Şarku’l Avsat’a konuşan Halil, “Süveyş Kanalı'nda trafik yakında normale dönecek. Zirâ büyük nakliye şirketleri rota değiştirmenin maliyetini üstlenmeyecek. Bir takım büyük gemicilik şirketlerinin kanalda seyrüseferi durdurma kararı, Kızıldeniz'deki seyrüsefer koridorunu güvence altına almaları için büyük ülkelere baskı yapma girişiminden başka bir şey değil” açıklamalarında bulundu.

Almanya merkezli Hapag-Lloyd denizcilik şirketi, “Husilerin Kızıldeniz'deki gemilere düzenlediği saldırılar, on milyonlarca euro olduğu tahmin edilen aylık ek maliyetlere neden oldu” vurgusunda bulundu.

Bir Amerikan destroyeri, navigasyonu korumak için Kızıldeniz'de bulunuyor (AFP)
Bir Amerikan destroyeri, navigasyonu korumak için Kızıldeniz'de bulunuyor (AFP)

DPA’nın aktardığına göre şirketin sözcüsü, “Bu durum tüm sektörü ve şirketleri etkiledi. Ümit Burnu üzerinden yapılan rota değişikliğinden kaynaklanan gecikmeler çok fazlaydı. ABD'ye gidişleri bir hafta, Avrupa'ya iki hafta, Doğu Akdeniz'e gidişleri ise 18 gün geciktirdi” ifadelerini kullandı.

ABD ve İngiltere, Cuma günü Yemen'de Husilerin kontrolü altındaki bölgelerdeki hedeflere saldırı düzenledi. Saldırılar, BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Çarşamba akşamı Husilerin gemilere yönelik saldırılarını kınayan kararı sonrasında gerçekleşti. Geçtiğimiz ay Kızıldeniz'de seyrüseferi korumak amacıyla ABD tarafından Refah Muhafızı Koalisyonu kurulmuştu.

Jeopolitik hedefler

Abdulvahid bu noktada, “Refah Muhafızı Koalisyonu konusunda tedbirli bir tutuma sahip olan Mısır, Yemen'deki saldırılara karışmaktan uzak duruyor. İsraillileri koruyacak bir koalisyona üye olmak istemiyor. ABD, gemileri saldırılara maruz kalan ülkelere kendilerini savunma hakkı veren tehlikeli bir gerilim ile BMGK kararı almak için Husilerin saldırılarını medyada abarttı. Bu, uluslararası hukukta benzeri görülmemiş bir durum. Koalisyonun öncelikli hedefi, bir yanda Rusya ve Çin, diğer yanda ABD ve Batı arasındaki rekabet çerçevesinde jeopolitik hedeflere ulaşmak için bölgede var olmak. BMGK’nın kararında Husi saldırılarının asıl nedeni olan Gazze'deki savaş göz ardı edildi” dedi.

İbrahim Halil ise “ABD, Babu’l Mendeb Boğazı'ndaki seyrüseferi koruma kisvesi altında Refah Muhafızı Koalisyonu üzerinden bölgedeki varlığını hedefliyor. Husi grubunun saldırıları, navigasyonu bozmaktan ziyade İsrail gemilerini ve Eilat'a giden gemileri hedef alıyordu” ifadelerini kullandı.

ABD ve İngiltere'nin Yemen'e yönelik saldırılarının ardından nakliye şirketleri Maersk ve Hapag-Lloyd, bölge güvenliğini sağlamaya yönelik adımları memnuniyetle karşıladı. Ancak bunun Süveyş Kanalı'na ulaşımın geri dönüşüne yol açıp açmayacağını belirtmediler.

Piyasaların ABD'nin Husilere yönelik saldırılarına yönelik tepkisi başlangıçta sınırlıydı. Reuters'e göre, saldırıların ardından ABD hazine tahvilleri ve borsaları sarsılırken petrol fiyatları da yükseldi. Reuters'ın haberine göre analistler, “Yatırımcılar daha riskli piyasalarla teamülü azaltmaya, daha güvenli limanları aramaya çalışacak” ifadelerini kullandı. 

Londra Menkul Kıymetler Borsası Grubu (LSEG) ve küresel ticaret istihbaratı platformu Kpler’den alınan nakliye verileri, ABD ve İngiltere'nin Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik saldırılarından bu yana en az dört petrol tankerinin Kızıldeniz'den saptığını gösterdi.

Güvenliğin geri dönüşü

Husilerin Kızıldeniz'de veya ABD'ye yönelik saldırılarını artırmasını beklemediğini söyleyen Abdulvahid, “Husiler, Yemen'de gelecekteki herhangi bir çözümde önemli bir figür olarak varlığını kanıtlayabildi. İran'ın gerilimin artmaması yönünde tavsiyede bulunması bekleniyor” ifadelerine başvurdu.

Nakliye şirketleri Kızıldeniz'de güvenliğin sağlanmasını beklerken Kahire ise büyük nakliye şirketleriyle ziyaretler ve iletişimler yoluyla Süveyş Kanalı'ndaki nakliye trafiğini normale döndürme çabalarını sürdürüyor.

Ancak Abdulvahid, “Büyük denizcilik şirketlerinin kararlarında etkili olan aktör ABD. Süveyş Kanalı'ndan geçişlerin durdurulması kararı ABD’nin baskısı altındaydı. Bunların yenilenmesi de aynı olacak” dedi.

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli Perşembe günü Maersk ile Süveyş Kanalı'nda seyrüseferin yeniden başlatılması konusunu görüştü (Mısır Bakanlar Kurulu)
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli Perşembe günü Maersk ile Süveyş Kanalı'nda seyrüseferin yeniden başlatılması konusunu görüştü (Mısır Bakanlar Kurulu)

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Süveyş Kanalı'nda navigasyonu yeniden başlatmanın yollarını tartışmak üzere Çarşamba akşamı Maersk yetkilileriyle bir toplantı düzenledi. Bu toplantıda Kahire, Kızıldeniz'de seyir güvenliğinin önemini vurguladı.



Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.


Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
TT

Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, bazı milletvekillerinin üyeliğinin geçerliliğini sorgulayan mahkeme kararlarıyla ilgili yeni bir siyasi sınavla karşı karşıya. Bu kararların en sonuncusu, geçtiğimiz cumartesi günü iki milletvekilinin üyeliğinin iptal edilmesine ilişkin karardı. Meclis Yasama Komitesi Başkanı, ‘mahkeme kararlarının uygulanmasına tamamen bağlı olduklarını’ teyit etti.

Kahire'nin doğusundaki Şarkiya ilinin Minye el-Kamh bölgesindeki seçim sürecini geçersiz kılan ve yeniden yapılmasını emreden Yargıtay'ın kararının ardından Mısır Temsilciler Meclisi’ne bir bekleyiş havası hakim oldu.

Mahkeme ayrıca, diğer seçim bölgelerine ilişkin olası kararlar beklentisiyle, milletvekilleri Muhammed Şehide ve Halid Meşhur'un üyeliklerini geçersiz kılmaya ve seçim bölgelerinde yeniden seçimler yapılmasına hazırlık olarak zaferlerini iptal etme kararı aldı.

Temsilciler Meclisi Yasama Komitesi Başkanı Danışman Muhammed Eid Mahcub, Meclisin Minye el-Kamh bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan karara uyacağını belirterek, devletin yargı kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duyduğunu vurguladı.

Mahcub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, önceki parlamento seçimlerinde, özellikle de ilk aşamada, mahkeme kararlarıyla sonuçları iptal edilen seçim bölgelerinde seçimlerin yeniden yapıldığını hatırlatarak “Mısır devlet kurumları yargı kararlarına saygı duyar ve bunları uygular” ifadelerini kullandı.

Mahcub, kararın ‘olağan prosedür yolunu izleyeceğini, önce kararın gerekçelerinin Yargıtay'ın teknik ofisine sunulmasıyla başlayacağını, ardından dosyanın Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Genel Sekreterliğe, daha sonra da Meclis Yasama Komitesi'ne sevk edileceğini’ açıkladı. Bu idari döngünün tamamlanması için kesin bir zaman dilimi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

rgty67u
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır basını, Yargıtay'daki bir adli kaynağın, Minye el-Kamh seçim bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan kararın nihai ve tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini söylediğini aktardı.

Mısır anayasasına göre Temsilciler Meclisi üyelerinin üyelikleri, kararın Meclise bildirildiği tarihten itibaren geçersiz hale gelir.

Yargıtay, Temsilciler Meclisi üyelerinin üyeliklerinin geçerliliği konusunda karar verme yetkisine sahiptir ve temyiz başvuruları, nihai seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren 30 günü geçmeyen bir süre içinde Yargıtay'a sunulmalıdır. Temyiz başvurusu, başvurunun alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde karara bağlanır.

Yargıtay avukatı Albert Ansi, mahkeme kararının gerekçeleri hakkındaki yorumunda “Karar, kesin bir sahtekarlık kanıtına değil, seçim sürecini etkileyen usul ihlallerine ve açıklanan sonuçlara tam meşruiyet kazandırmak için gerekli olan temel belgelerin sunulmamasına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ansi, “Karar, seçim sürecinin kendisini objektif olarak kınamaktan ziyade, daha çok usule ilişkin ve önleyici bir karar niteliğinde” şeklinde konuştu.

Ansi, bazı milletvekillerinin üyeliklerinin iptal edileceğini ve bir dizi seçim bölgesinde, her seçim bölgesinin özel koşullarına göre değişen prosedürlerle yeniden seçim yapılacağını öne sürdü.

Mısır medyasının tanınan simalarından Ahmed Musa ise Temsilciler Meclisi'nin seçim sürecini bozan unsurları düzeltmek için tarihi bir fırsatı olduğunu söyledi. Yerel bir kanalda yayınlanan programında, Yargıtay kararlarının uygulanmasının ‘parlamento da dahil olmak üzere herkesin görevi olduğunu ve hiçbir bahaneyle ertelenmemesi gerektiğini’ vurgulayan Musa, Ulusal Seçim Otoritesini görevini yerine getirmeye çağırarak, halkın güvenini korumak ve devletin prestijini ve hukukun üstünlüğünü muhafaza etmek için” Temsilciler Meclisi'nden kararlar yayınlanır yayınlanmaz bunları uygulamaya koymasını istedi.

Yargıtay, Batı Delta'daki bir parti listesine üye olan bazı milletvekillerinin üyeliğine karşı yapılan itirazla ilgili nihai kararını 5 Nisan'da verecek.

dfbg
Mısır Temsilciler Meclisi binası (Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)

Ancak analistler, bu mahkeme işlemlerini ‘bekleyen çok sayıda temyiz başvurusu ışığında Mısır Temsilciler Meclisi sahnesinde yaşanan kargaşanın bir işareti’ olarak gördüler. Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Imad Gad, bunları ‘Temsilciler Meclisi’nin güvenilirliğini zedeleyen’ bir unsur olarak değerlendirdi.

Gad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son parlamento seçimleri sırasında, özellikle seçim yasaları, siyasi partilerin düzenlenmesi ve parti listelerinde ve bağımsız adayların seçilme kriterleri ile ilgili kapsamlı siyasi reformlar yapılması yönünde siyasi ve insan hakları çevrelerinden gelen çağrıları hatırlattı.

Mısırlılar geçtiğimiz ay, seçim usulsüzlükleri nedeniyle bir dizi seçim bölgesinin sonuçlarının iptal edilmesinin ardından, iki ay boyunca sekiz tur süren maraton parlamento seçimlerine veda etti.

Devlet Konseyi Yüksek İdare Mahkemesi'nin Kasım ayında ilk aşamadaki yaklaşık 30 seçim bölgesindeki seçimlerin geçersiz olduğuna karar verdi.

Bu karar, adaylar tarafından yapılan itirazların sonucu olarak alındı. Yüksek Seçim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi'nin 10 Kasım'da başlayan bu aşamadaki usulsüzlüklerle ilgili açıklamalarının ardından, usulsüzlükler nedeniyle 19 seçim bölgesindeki seçim sonuçlarını iptal etti.


Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.