Sudanlı sanatçılar başıboş kurşunlar yüzünden sessizce bu dünyadan ayrılıyor

Ülke, büyük değere sahip olan ve ülke tarihinin bir bölümünü temsil eden ünlü isimleri kaybetti

Şarkıcı Şadin Muhammed Hüseyin'in Omdurman şehrinde bulunan evine başıboş bir top mermisinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi sanat camiasını üzüntüye boğdu (Sosyal medya)
Şarkıcı Şadin Muhammed Hüseyin'in Omdurman şehrinde bulunan evine başıboş bir top mermisinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi sanat camiasını üzüntüye boğdu (Sosyal medya)
TT

Sudanlı sanatçılar başıboş kurşunlar yüzünden sessizce bu dünyadan ayrılıyor

Şarkıcı Şadin Muhammed Hüseyin'in Omdurman şehrinde bulunan evine başıboş bir top mermisinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi sanat camiasını üzüntüye boğdu (Sosyal medya)
Şarkıcı Şadin Muhammed Hüseyin'in Omdurman şehrinde bulunan evine başıboş bir top mermisinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi sanat camiasını üzüntüye boğdu (Sosyal medya)

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında 15 Nisan'dan bu yana devam eden savaş, çok sayıda sanat, kültür ve spor adamının yanı sıra, tiyatro ve müzik yıldızlarının ve toplumun bilindik isimlerinin hayatını kaybetmesine yol açtı.

Bu kişilerden bir kısmı kurşun ve top mermileriyle hayatını kaybederken, bir kısmı da başkent Hartum, Bahri ve Omdurman'daki güvenlik koşulları nedeniyle tedavi ve sağlık hizmetlerine ulaşamayarak hayatlarını kaybetti.

Birçok alanda 18'den fazla ünlü kişi, silahlı çatışmanın patlak vermesinden önce olduğu gibi binlerce hayranı tarafından veda edilmeden sessizce dünyadan ayrıldı.

Arkalarında seçkinlerin, aydınların ve gençlerin ilgisini çeken projelerdeki önemli rollerine paralel bir etki bıraktı.

Sanatçı Muhammed Mirghani, el-Cezire eyaletinin Vad Medeni kentindeki polis hastanesinde hayatını kaybetti (Sosyal medya)
Sanatçı Muhammed Mirghani, el-Cezire eyaletinin Vad Medeni kentindeki polis hastanesinde hayatını kaybetti (Sosyal medya)

Savaş kayıpları 

Mayıs ayında şarkıcı Şadin Muhammed Hüseyin'in Omdurman şehrinde bulunan evine başıboş bir top mermisinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi sanat camiasını üzüntüye boğdu.

'el-Hekeme' olarak bilinen sanatçı, çatışmayı durdurmak, çekişme ve şiddete karşı durmak için şarkılarıyla barış çağrısını bulunuyordu.

Halkın şairi olarak sanatsal mesajı, kolektif söylemi savaşların sona ermesi çağrısında bulunmaya teşvik ederek milyonlarca Sudanlının isteklerini karşılamak için savaşa karşı çıkma ve arzu edilen barış ve uyumu talep etme amacını taşıyordu. 

Ağustos ayı sonlarında, Hartum'un eş-Şecere bölgesindeki el-Hammadab Camii'nin bombalanması sonucu ünlü 'Akd el-Celad' şarkı grubunun üyelerinden Arki Abdurrahim Muhtar, savaş kurşunlarıyla öldürüldü.

Mayıs ayının başlarında olan tiyatro yıldızı Asiya Abdulmecid çalıştığı eğitim kurumunun üzerine düşen şarapnel parçasının isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti.

Asiya Abdulmecid ülkenin ilk profesyonel tiyatro oyuncusu olan şair Muhammed Müftah el-Fitouri'nin dul eşiydi ve daha sonra öğretmenlik yapmak için oyunculuktan emekli olmuştu.

Geçen hafta Hartum'daki evine düşen bir top mermisi sonucu oğlu yazar Taceddin Muhammed Müftah el-Fitouri de onunla birlikte hayatını kaybetti. 

Haziranda Sudan spor camiası, el-Merrikh kulübünün oyuncusu Ahmed Abdusselam'ın ağır yaralanmasına neden olan mermi sonucu hayatını kaybetmesi ile büyük bir şok yaşadı.

Ondan önce de benzer şekilde hayatını kaybeden Sudan Olimpiyat takımı oyuncusu ve Hay Al Wadi SC oyuncusu Nyala Hassan Barkia hayatını kaybetti.

Sudan Futbol Federasyonu'nun medya yetkilisi ve el-Merreikh Kulübü eski başkan yardımcısı el-Fasher Amir Ahmed, evinin önünde vurularak öldürüldü.

Müzisyen Halid es-Sanhouri, kan dolaşımındaki ciddi düşüş sonucu Omdurman'daki evinde hayatını kaybetti (Sosyal medya)
Müzisyen Halid es-Sanhouri, kan dolaşımındaki ciddi düşüş sonucu Omdurman'daki evinde hayatını kaybetti (Sosyal medya)

Şok ve trajedi

Müzisyen Halid el-Sanhuri, bölgede yaşanan şiddetli çatışmalar nedeniyle günlerce yiyecek ve içecek olmadan zor koşullar altında yaşadıktan ve elektrik kesintisi ile mücadele  ettikten sonra Omdurman'daki evinde kan dolaşımındaki ciddi düşüş sebebiyle hayatını kaybetti.

Cenazesinin mezarlığa götürülmesi başarısız olunca ailesi onu evin önüne gömmek zorunda kaldı.

Temmuz ayında Sudanlılar, hastalık nedeniyle acı çeken şair Sadık İlyas'ın vefat etmesi ile büyük bir üzüntü yaşadı.

Savaş şairin yeterli sağlık hizmeti alamamasına neden oldu. İlyas, Sudan halkının vicdanında derin kök salmış eserlerle şarkı kültürünü zenginleştirmiş ve bu kültürün oluşumuna katkıda bulunmuştu.

Ağustos ayı sonunda Omdurman Silah Tıp Hastanesi'nde hayatını kaybeden müzisyen ve besteci Omar el-Şair, yaklaşık 50 yıla yayılan sanat kariyeri boyunca müzik besteledi.

Sudan sanatının anısına en ünlü sanatçıların seslendirdiği en güzel ve ölümsüz parçaları kaleme aldı. 

Savaşın ilk aylarında, şampiyonalarda en çok ödül alan oyuncu olan el-Merreikh kulübünün kaleci efsanesi Hamed Braima da dahil olmak üzere önde gelen spor yıldızlarından bazıları hayatlarını kaybetti.

Eski el-Hilal takımı kaptanı Fevzi El Mardi, çatışmanın iki tarafı arasında çıkan silahlı çatışmalarda kurşun yarası sonucu kızıyla birlikte hayatını kaybetti.

Yıldızların ölümü

Kasım ayında Sudanlılar, büyük şarkıcıları, öncü müzisyen Muhamed el-Emin'in, yarım yüzyıldan fazla süren müzikal hayatı ve şarkı söyleme yolculuğunun ardından ABD'deki hayatını kaybetmesi ile üzüntü yaşadı. 

On yıllar boyunca sanat sahnesini dinleyicilerin vicdanını şekillendiren melodilerle zenginleştiren dünyaca ünlü flüt sanatçısı Hafız Aburrahman da hayatını kaybetti.

Sanatçı Muhammed Mirghani de eş-Cezire eyaletinin Vad Medeni şehrindeki polis hastanesinde hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin listesinde hukukçu ve yazar Kemal el-Jazouli de yer alıyordu.

Diğer yandan, Sudanlı gazeteci, spor eleştirmeni Mirghani Abu Shanab, yazar Muhammad el-Tahir el-Zein el-Feval ile gazeteciler Osama Abu Shanab ve Aida Kassis de hayatını kaybetti. 

Halkın yaşayan hafızası 

Savaş zamanlarında sanat, kültür ve spor yıldızlarının ölümü hakkında, Edebiyat eleştirmeni Hamid Bahit, "Silahlı çatışma, başıboş kurşunların veya top mermilerinin kurbanı olanlar veya sağlık hizmetlerine erişimde kriz yaşayanlar da dahil olmak üzere, ünlü insanlar için diğerlerinden daha zordu" ifadelerini kullandı.  

Bahit, "Çatışmanın her iki tarafının da yol açtığı yıkıma dikkat etmediği bir dönemde, ülkedeki bilindik isimlerin kaybı kültürel hafızanın ve arşivlerin bozulmasına neden oluyor" dedi.

Edebiyat eleştirmeni, ünlü insanların, yaşayan halkların hatırası olduğunu ve ülkenin sanatsal, sportif, sosyal ve politik tarihinin bir parçası olduğunu belirtti.

Yüksek fiyat

Sanat eleştirmeni Heysem Ahmed el-Tayib "Bu savaş Sudanlıları zorlu sınavlarla karşı karşıya bıraktı ve savaşın sonuçlarına ve ağır maliyetine hazırlıklı olmadan yapılan çatışmalar onları şaşırttı. İnsanlar ya Hartum'daki yangının ortasında ya da yerinden edilme ve evsizlik koşullarında hayatta kalma mücadelesi veriyor" dedi.

Tayib, "Ünlüler ve başkentin ve Bahri, Omdurman ve Hartum şehirlerinin nüfusu özellikle silahlı çatışmaların ilk aylarında evlerinden çıkamayanlar evlerinde kuşatmaya maruz kaldı. Bunun sonucunda bir kısmı başıboş kurşunlar ve top mermileriyle hayatını kaybetti. Diğerleri ise açlıktan ya da tıbbi bakım eksikliğinden hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı.

Sanat eleştirmeni "Aralarında sanat, kültür, tiyatro ve spor alanlarındaki isimlerin de bulunduğu Sudan'daki siviller, bir savaş bölgesine kendi tercihleriyle değil, baskı altında girdiler. Bu, ülkenin büyük değere sahip olan ve Sudan tarihinin bir bölümünü temsil eden önemli isimleri kaybetmesine neden oldu ki bu çok talihsiz bir durum" ifadelerine yer verdi.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Gazze'de termobarik mühimmat mı kullanıldı? İsrail ABD'den aldığı silahlarla 3 bin Filistiniliyi buharlaştırmış

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
TT

Gazze'de termobarik mühimmat mı kullanıldı? İsrail ABD'den aldığı silahlarla 3 bin Filistiniliyi buharlaştırmış

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)

İsrail, ABD'nin sağladığı termal mühimmatla 3 bine yakın Filistinliyi küle çevirmiş.

Katar merkezli medya kuruluşu El Cezire'nin haberinde, İsrail ordusunun Gazze savaşında yüksek ısı üretebilen termal ve termobarik bomba kullandığı öne sürülüyor. 

Gazetenin "Hikâyenin Geri Kalanı" adlı araştırmasına göre, Gazze Sivil Savunma ekipleri savaşın başladığı Ekim 2023'ten bu yana 2 bin 842 Filistinliyi "buharlaşmış" diye belgeledi. 

Bu kişilerden geriye yalnızca duvarlara sıçramış kan izleri veya küçük doku parçaları kaldığı belirtiliyor.

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, kayıtların sahadaki adli incelemelere dayandığını, olay yerinde "eleme yöntemine" başvurduklarını belirtiyor: 

Hedef alınan bir eve giriyoruz ve içeride olduğu bilinen kişi sayısını çıkarılan cesetlerle karşılaştırıyoruz. Aile içeride beş kişi olduğunu söylüyorsa ve biz yalnızca üç sağlam ceset bulabiliyorsak, kapsamlı aramalar sonucunda sadece biyolojik izler kaldığını gördüğümüzde, diğer iki kişiyi 'buharlaşmış' olarak kaydediyoruz.

Haberde, bu durumun termal ve termobarik silahların sistematik kullanımından kaynaklandığı iddia ediliyor. "Vakum bombası" diye de bilinen bu silahlar 3 bin 500 santigrat dereceye varan ısı üretebiliyor. 

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı Genel Direktörü Dr. Münir el-Burş, insan bedeninin yaklaşık yüzde 80'inin sudan oluştuğunu hatırlatarak şunları söylüyor: 

3 bin dereceyi aşan enerjiye, yoğun basınç ve oksidasyon eşlik ettiğinde vücut sıvıları anında kaynar. Dokular buharlaşır ve küle dönüşür. Bu kimyasal olarak kaçınılmazdır.

Rus silah uzmanı Vasily Fatigarov, bombanın yanma süresini uzatmak için karışıma alüminyum, magnezyum ve titanyum tozları eklendiğini, bunların ısıyı daha da artırdığını belirtiyor. 

ABD yapımı bazı bombalarda kullanılan tritonal maddesinin de çok yüksek ısı ürettiği vurgulanıyor.

Araştırmaya göre yaklaşık 900 kilogramlık MK-84 "Hammer" bombası, tritonal içeriyor ve 3 bin 500 santaigrat dereceye varan ısı üretebiliyor. 

Sığınak delici" BLU-109 bombalarınınsa içerdiği PBXN-109 patlayıcı karışımı sayesinde kapalı alanlarda büyük ateş topu oluşturarak içeridekileri yaktığı ifade ediliyor. 

İsrail ordusunun bu bombaları, Eylül 2024'te "güvenli bölge" ilan ettiği El-Mevasi'de kullanıldığı ve 22 kişinin kalıntı bırakmadan öldürüldüğü savunuluyor. 

AFX-757 patlayıcısının kullanıldığı GBU-39 hassas güdümlü bomba da Ağustos 2024'teki Tabiin Okulu saldırısında kullanılmış. Yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı okul binasına atılan bu bomba, basınç dalgası ve yüksek ısıyla öldürüyor. Rus uzman Fatigarov'a göre mühimmat, binayı nispeten sağlam bırakıp içindekileri yakarak yok etmek için tasarlanmış. 

Gazze'deki Sivil Savunma ekiplerinin, "buharlaşmış" cesetlerin olduğu alanlarda GBU-39'a ait kanat parçaları bulduğu aktarılıyor.

Georgetown Üniversitesi'nin Katar kampüsünden hukukçu Diana Buttu, bu tür silahların kullanımının yalnızca İsrail'i değil tedarikçileri de sorumlu kıldığını vurgulayarak şunları söylüyor: 

Bu sadece İsrail'in işlediği değil, küresel çapta yapılmış bir soykırımdır.

Buttu, "Bu silahların ABD ve Avrupa'dan sürekli olarak gönderildiğini görüyoruz. Bu silahların savaşçıyla çocuk arasında ayrım yapmadığını bilmelerine rağmen, göndermeye devam ediyorlar" diye ekleyerek, bunun savaş suçu sayılacağını belirtti. 

Birleşmiş Milletler'e bağlı İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun geçen yıl eylülde yayımladığı raporda, İsrail'in Gazze Şeridi'nde Filistinlilere karşı soykırım yaptığı sonucuna varılmıştı. Tel Aviv yönetimiyse raporun bulgularını "yanlış ve çarpıtılmış" diye nitelemişti.

Independent Türkçe, El Cezire, The Cradle, New Arab


İsrail Cumhurbaşkanı: Avustralya'daki Yahudi karşıtlığı 'korkutucu ve endişe verici'

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı: Avustralya'daki Yahudi karşıtlığı 'korkutucu ve endişe verici'

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)

Avustralya'yı ziyaret eden İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ülkedeki antisemitizmi “korkutucu” ve “endişe verici” olarak nitelendirirken, “barış isteyen sessiz çoğunluk Avustralyalılar”a da dikkat çekti.

Herzog, Sidney'deki Bondi Plajı'nda meydana gelen ölümcül silahlı saldırının kurbanlarına taziyelerini sunmak ve Yahudi topluluğunu teselli etmek için pazartesi günü Avustralya'ya dört günlük bir ziyaret başlattı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün Melbourne'a (güneydoğu) gitmeden önce Seven TV'ye verdiği demeçte, 14 Aralık'ta 15 kişinin öldüğü saldırının ardından antisemitik nefret “dalgasının” zirveye ulaştığını söyledi.

Bunun “korkutucu ve endişe verici” olduğunu vurgulayan Herzog, “barış isteyen, Yahudi topluluğuna saygı duyan ve elbette İsrail ile diyalog kurmak isteyen sessiz bir Avustralya çoğunluğu da var” diye belirtti.

Pazartesi günü, Herzog'un Sidney'e gelişini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler ve polis arasında çatışmalar çıktı.

AFP muhabiri, polisin göstericileri dağıtmak için biber gazı kullandığını ve yürüyüş önceden belirlenmiş rotadan sapmaya çalıştığında Fransız basın muhabirleri de dahil olmak üzere, gazetecilere göz yaşartıcı gaz atıldığını bildirdi.

Görsel kaldırıldı.
Melbourne'deki Flinders Street İstasyonu önünde İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un ziyaretine karşı düzenlenen gösteri için toplanan protestocular (EPA)

AFP muhabiri, yürüyüşçüler ile polis arasında çıkan çatışmalarda en az 15 protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.

Yürüyüş, Herzog'u Gazze Şeridi'nde “soykırım” yapmakla suçlayan ve Canberra'nın uluslararası yükümlülüklerine uygun olarak soruşturulmasını talep eden Palestine Action grubu tarafından düzenlendi.

Avustralya'daki Yahudileri temsil eden ana kuruluş olan Avustralya Yahudileri Yürütme Konseyi ziyareti memnuniyetle karşılarken, Avustralya Yahudi Konseyi ziyareti reddetti ve İsrail cumhurbaşkanını, Gazze Şeridi'nin “süregelen yıkımından” sorumlu tuttu.

Görsel kaldırıldı.
Pazartesi günü, Sydney'de Herzog'un gelişini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler ile polis arasında çatışmalar çıktı (EPA)

Bu arada ABC, Melbourne Üniversitesi'ndeki bir binaya “Herzog'a ölüm” yazısının yazıldığını bildirdi.

2025 yılında, bağımsız bir BM soruşturma komisyonu, İsrail'in 7 Ekim 2023'te Hamas'ın Yahudi devletine saldırmasının ardından patlak veren savaşın başlangıcından bu yana Gazze'de “soykırım” işlediğine karar verdi.

Birleşmiş Milletler adına konuşmayan komisyona göre, Herzog ve diğer İsrailli liderler Filistin topraklarında “soykırımı kışkırttı”, ancak İsrail bunu ‘kesinlikle’ reddetti, “önyargılı ve yanlış bir rapor” olarak kınadı.


Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
TT

Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)

Ukrayna’da bir papazın kızı Rus istihbaratına casusluk yapmaktan 15 yıl hapse mahkûm edildi

19 Temmuz 2024 günü öğleden kısa bir süre sonra, bir papazın kızı 19 yaşındaki Hristina Garkavenko, Ukrayna’nın doğusundaki Pokrovsk kentinde bulunan bir kiliseye geldi. Dindar olmasına rağmen bu kez kiliseye ibadet için gitmemişti.

Babasının burada görev yapması nedeniyle binayı iyi tanıyan genç kadın, ikinci kata çıkarak odalardan birine girdi. Perdelerle kapatılmış pencerede cep telefonunu canlı yayın kamerası olarak yerleştirdi ve cihazı, doğudaki cephe hatlarına gidip gelen Ukrayna askeri birlikleri ve araçlarının kullandığı yola doğru çevirdi. CNN’in aktardığına göre, görüntüler doğrudan Rus istihbaratına iletildi.

Ukraynalı savcılara göre Garkavenko’nun Rus istihbaratı adına yürüttüğü tek faaliyet bu değildi. Genç kadın yıl boyunca bir Rus ajanıyla temas halinde kalarak, stratejik öneme sahip Pokrovsk’taki Ukrayna askerleri ve askeri teçhizatın konumlarına ilişkin bilgiler aktardı.

Binlerce kişiden biri

Vatana ihanet suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Garkavenko’nun, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve diğer Rus istihbarat birimleri tarafından ülkesi aleyhine casusluk yapmak üzere devşirildiği düşünülen binlerce Ukraynalıdan biri olduğu ifade edilidyor.

Ukrayna Güvenlik Servisi’ne (SBU) göre Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı kapsamlı işgalden bu yana 3 bin 800’den fazla vatana ihanet soruşturması açıldı. Bu davalarda bin 200’den fazla kişi suçlu bulunarak hüküm giydi.

Hüküm giyenler ortalama 12 ila 13 yıl arasında ceza alırken, bazı sanıklar müebbet hapisle cezalandırılıyor.

CNN’in ulaştığı FSB ise konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti.

Şarku'l Avsat'ın CNN’den aktardığına göre Ukraynalı avukat ve uluslararası insancıl hukuk uzmanı Andriy Yakovliv yaptığı açıklamada, Kiev yönetiminin “adil yargılama için gerekli koşulları sağladığını” ve ülke mahkemelerinin genel olarak usul kurallarına uyduğunu belirtti. Yakovliv, savcılığın yeterli delil olmadan dava açmadığını ve mahkûm etmek üzere herhangi bir bahaneye başvurmadığını belirtti.

En yaygın ihanet türü

SBU’ya göre savaş döneminde en yaygın vatana ihanet türü, bilgilerin Rus istihbaratına sızdırılması.

SBU’nun açıklamasına göre “Cephe hattına yakın bölgelerde en sık, Ukrayna ordusunun hareketleri ve konuşlandığı yerler hakkında bilgi toplayıp bunları sızdıran ajanları yakalanıyor. Ukrayna’nın batı ve orta kesimlerinde ise askeri tesisler ve kritik altyapı hakkında bilgi toplanıyor, bunları sızdırıyor ve enerji santralleri, polis binaları ile demiryolu hatları yakınında sabotaj girişimlerinde bulunuluyor.”

Ukraynalılar neden casusluğu kabul ediyor?

CNN’nin haberine göre Rusya’nın devşirdiği Ukraynalılar farklı kesimlerden geliyor. Ukraynalı istihbarat yetkililerine göre ideolojik nedenlerle hareket edenlerin sayısı azalıyor. Casusluğu kabul edenlerin çoğu için temel motivasyon para.

SBU, Rus istihbaratının öncelikli olarak işsizler ya da uyuşturucu, alkol veya kumar bağımlılarını veya paraya acil ihtiyacı olan kişileri hedef aldığını belirtiyor.

SBU’da görevli bir karşı istihbarat yetkilisi CNN’e yaptığı açıklamada, Telegram kanallarının devşirmede kullanılan en yaygın araçlarından biri olduğunu söyledi. Yetkiliye göre Ruslar, “hızlı ve kolay kazanç” vaat eden ilanlar yayımlıyor ve görevleri kademeli olarak veriyor.

Yetkili, ilk aşamada oldukça basit olan görevler verildiğini belirtiyor, “Örneğin kahve satın almak ve kafedeki fişi fotoğraflamak gibi. Bunun karşılığında para banka kartına yatırılıyor ve devşirme süreci adım adım ilerliyor. Daha sonra demiryolu hatları boyunca kamera yerleştirmek, askeri tesisleri görüntülemek gibi daha hassas görevler veriliyor” dedi.  

Yetkili ayrıca, kişinin bir aşamada iş birliğini reddetmesi durumunda Rus ajanların şantaja başvurduğunu ve önceki yazışmaları SBU’ya iletmekle tehdit ettiğini belirterek, “O noktadan sonra geri dönüş imkanı kalmıyor” değerlendirmesinde bulundu.