YSK Başkanı Ahmet Yener: Deprem bölgesi de tüm Türkiye de 31 Mart 2024 seçimlerine hazır

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, "Deprem bölgesi de tüm Türkiye de 31 Mart 2024 seçimlerine hazır. Martta deprem bölgesine gidip, geldiğimiz son noktanın tespitini yapacağız" dedi

YSK Başkanı Ahmet Yener (AA)
YSK Başkanı Ahmet Yener (AA)
TT

YSK Başkanı Ahmet Yener: Deprem bölgesi de tüm Türkiye de 31 Mart 2024 seçimlerine hazır

YSK Başkanı Ahmet Yener (AA)
YSK Başkanı Ahmet Yener (AA)

Yener, Anadolu Ajansının (AA) "Seçim 2024 Özel" yayınında, 31 Mart'ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri'ne ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Yargıtay ve Danıştay üyelerinden oluşan YSK'de, TBMM'de grubu bulunan 6 siyasi partinin de temsilcisinin bulunduğunu belirten Yener, siyasi parti temsilcilerinin, kurulun tüm toplantılarına katıldığını, görüşlerini ifade ettiğini ancak oy verme haklarının olmadığını söyledi.

Yener, YSK'nin, yaptığı toplantılar sonucunda kararlarını oy çokluğuyla aldığını ifade ederek, YSK'den sandık kuruluna kadar tüm aşamalarda siyasi partilerin temsilcilerinin yer aldığını, seçim süreci ve sistemin işleyişinin siyasi partilerle eş güdümle devam ettiğini vurguladı.

"Geçen yıl mayıs ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı Seçimi ikinci tura kalınca 15 gün gibi kısa sürede ikinci seçimi yaptınız. Bu nasıl bir tecrübeydi?" sorusu üzerine Yener, bu durumun, Türk siyasi hayatında ilk kez gerçekleştiğini hatırlattı.

İkinci tura kalan adaylar kesinleştikten sonra öncelikli olarak oy pusulalarının basılması gerektiğini kaydeden Yener, 16 Mayıs sabahı itibarıyla oy pusulalarının basımına başladıklarını dile getirdi.

(AA)
(AA)

Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nin, hem yurt içinde hem de yurt dışında gerçekleştiğini, yurt dışındaki oy verme işleminin, 20 Mayıs 2023 tarihinde başlayıp 24 Mayıs 2023 tarihinde sona erdiğini anlatan Başkan Yener, şöyle konuştu:

Yani 16 Mayıs ila 19 Mayıs arasında 3 günlük bir sürede Azerbaycan'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne, Kırgızistan'dan Çin'e, Özbekistan'dan Avustralya'ya, Türkmenistan'dan Almanya'ya, Mısır'dan Brezilya'ya kadar geniş bir coğrafyada oy pusulalarının basılması, diplomatik kargoların hazırlanması, uçuş planının yapılması gibi bir süreci Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle organize edip olağanüstü bir çalışmayla oy pusulalarının basımı ve ilgili merkezlere dağıtımı gerçekleşmiştir. 73 ülke, 151 temsilcilik, 16 merkez olmak üzere 167 nokta ve 46 gümrük kapısında bu işlemin gerçekleştirilmesinin ne kadar zor olduğunu ve bu işlemin gerçekleştirilmesi için nasıl bir çalışma gerektiğini kamuoyunun takdirlerine bırakıyoruz. Ayrıca yurt dışındaki ve gümrükteki oylar kullanıldıktan sonra 24 ve 27 Mayıs arasında yine 3 günlük sürede yurt dışından ve gümrüklerden ülkeye transferi de yine aynı şekilde planlanıp gerçekleştirilmiştir.

"Oy pusulalarının yurt dışına ulaştığı an rahat nefes aldığımız an"

Yener, oy pusulalarının gönderilmesi ve tekrar gelmesinde Dışişleri Bakanlığı personeli ile 6 günlük yoğun bir süreç yaşadıklarını belirterek, "Süreçte en önemlisi, bu oy pusulalarının gönderilmesi. Çünkü 20 Mayıs itibarıyla oy pusulaları basılıp gönderilmemiş olsa oy verme işlemi başlayamayacağı için seçimler de doğal olarak başlayamayacaktı. 3 günlük süre bizim için çok yoğun ve stresli bir ortamdı. İlk olarak oy pusulalarının yurt dışına ulaştığı an rahat nefes aldığımız andır." yanıtını verdi.

YSK Başkanı Yener, "YSK, 14 ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının son seçimlerini gerçekleştirdi. 31 Mart 2024'te de Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının ilk seçimlerini gerçekleştirecek. Yani bizler Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının son seçimlerini ve ikinci yüzyılının ilk seçimlerini yapma şerefine nail oluyoruz. Bu da bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır." dedi.

(AA)
(AA)

Seçimlere katılacak siyasi parti sayısı 35

Yerel seçimlerle ilgili 1 Ocak'ta seçim takviminin işlemeye başlamasıyla 2 Ocak'ta seçime katılacak siyasi parti sayısını 36 olarak ilan ettiklerini anımsatan Yener, sonradan Yenilik Partisi'nin seçimlere katılmayacağı kararını açıkladığını söyledi.

Ahmet Yener, "Şu an itibarıyla 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşecek olan seçimlere katılacak siyasi parti sayısı 35'tir. Ayrıca bizim ilan ettiğimiz listede Büyük Türkiye Partisi olarak ismi geçen siyasi partimiz, süreç içerisinde ismini Ocak Partisi olarak değiştirdiği için bundan sonraki süreçte ve ilanlarımızda Büyük Türkiye Partisi'nin ismi, Ocak Partisi olarak geçecektir." diye konuştu.

Seçim takvimi süreçleri

Seçim takvimi süreçlerini de aktaran Ahmet Yener, takvim uyarınca, 4-17 Ocak arasında muhtarlıklarda askıda kalan seçmen listelerinde hata bulunması halinde seçmenlerin bu süre içerisinde ilçe seçim kurullarına müracaat ederek varsa yanlışlıkları giderebileceğini, bugünden sonra kayıtlarda herhangi bir düzenleme ya da düzeltme yapılmasının yasal olarak mümkün olmadığını bildirdi.

Siyasi partilerin aday listelerinin ve bağımsız aday olmak isteyenlerin başvurularını seçim kurullarına vermelerinin son gününün 20 Şubat 2024 saat 17.00 olduğunu belirten Yener, 27 Ocak'ta siyasi partilerin birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için kura çekileceğini anlattı.

Geçici aday listelerinin 23 Şubat'ta, kesin aday listelerinin ise 3 Mart'ta ilan edileceğini aktaran Yener, siyasi partilerin sandık kurulları için bildirecekleri isimler için son tarihin ise 24 Şubat olduğunu belirtti. Yener, seçim propagandasının 21 Mart'ta başlayacağını ve 30 Martta sona ereceğini kaydetti.

"Güvenlik tedbirlerinin alınması için tüm çalışmalarımız yapılmıştır"

YSK Başkanı Ahmet Yener, sorular üzerine seçim güvenliğine ilişkin de bilgi verdi.

Seçim güvenliğini sadece seçim günü olarak görmediklerini, seçim öncesi iş ve işlemlerle ilgili de seçim güvenliği hazırlıklarının yapıldığına işaret eden Başkan Yener, sandık kurullarında da yer alan siyasi parti temsilcilerinin tutulan tutanakları ıslak imza altına almasının ve bu tutanaklara ilişkin yasal itiraz, şikayet müesseselerinin bulunmasının, seçim güvenliğini sağlayan unsurlardan olduğunu vurguladı.

Yener, kurul olarak, gerekli tüm teknik hizmetlerin alınması, eksikliklerin giderilmesi için tüm kamu kurum ve kuruluşları ve belediyelerle yazışmaları yaptıklarını belirterek, oy verilen sandık alanlarından matbaalara kadar gerekli tüm yerlerde güvenlik tedbirlerinin alınması için tüm çalışmaların yürütüldüğünü bildirdi.

"Üzerimize düşen tüm tedbirleri aldık"

Başkan Ahmet Yener, YSK'nin, seçim günü verilerin girildiği, 7 gün 24 saat anlayışıyla sürekli izlenen, internete kapalı güvenli ağda hizmet veren Seçim Bilişim Sistemi'nin (SEÇSİS) kullandığını hatırlattı.

Yener, "SEÇSİS'de kullanılan donanım ve yazılımlarda mümkün olduğu kadar yerli ve milli ürünler tercih edilmekte, yabancı bir ürüne ihtiyaç duyulması halinde açık kaynak kodlu ürünler tercih edilmektedir. Ayrıca SEÇSİS, tüm parçalarıyla bağımsız kurumlar tarafından siber güvenlik testlerinden geçilmekte ve bu siber güvenlik testlerinin sonucunda alınan raporlar uyarınca gerekli çalışmalar, güncellemeler yapılmaktadır." bilgisini verdi.

Ahmet Yener, seçim öncesinde seçime katılma yeterliğine sahip siyasi partilerle deneme testleri yaptıklarını belirterek, şöyle konuştu:

Sanal ortamda test seçimleri yapılmakta. Veri akışında bir problem olup olmadığı konusunda bu testlerde alınan raporlar sonucunda siyasi partilerimizin varsa eksikliklerinin giderilmesi çalışmaları yapılmaktadır. 31 Mart 2024 tarihine kadar da yine siyasi partilerimizle deneme testlerimiz de gerçekleşecektir. 2023 yılındaki seçimler, Yüksek Seçim Kurulu teknik ekibinin ve HAVELSAN teknik ekibinin yapmış olduğu yeni veri merkezinde gerçekleşmiş ve 2023 seçimleri, oldukça başarılı bir şekilde yeni hizmete alınan veri merkezimizde sorunsuz olarak yapılmıştır. Biz üzerimize düşen tüm tedbirleri aldık. Siyasi partilerimizle de gerekli deneme testlerimizi yaptık. Bir sorun olacağını şu an itibarıyla düşünmemekteyiz.

"Seçmen kütükleri 9 veriyle kontrol ediliyor"

Seçmen kütükleri konusunda 2008'den beri Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğünün MERNİS sistemiyle entegre olarak çalışıldığını belirten Yener, yurt içi ve yurt dışı seçmen kütüğünün de 298 sayılı yasanın 33 ve 35. maddesindeki hükümler çerçevesinde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden alınan verilerle güncellendiği bilgisini paylaştı.

Bir kişinin seçmenlik sıfatını taşıyabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve 18 yaşını ikmal etmiş olması gerektiğini vurgulayan Yener, "Seçmen kütükleri bizim '9 veri' dediğimiz veri ile kontrol edilmektedir. Bir kişinin birden fazla kaydının olup olmadığı, kamuoyunda mükerrerlik, 'ölü seçmenlere oy kullandırıldı', 'vatandaş olmayan kişiler oy kullandı' gibi algılar gerçeği yansıtmıyor. Her dönem için 9 bilgiyle bir kişinin kayıtlarının gerçek olup olmadığını kontrol etmekteyiz. Bunlar adı, soyadı, anne adı, baba adı, doğum yılı, doğum yeri, nüfusa kayıtlı olduğu il, nüfusa kayıtlı olduğu ilçe, adres numarası gibi bilgilerle sistem kendisini test etmektedir. Ayrıca bunun yanı sıra yaş kontrolü dediğimiz kontrolü yapmaktayız." ifadelerini kullandı.

Kısıtlı ya da hükümlülere, silah altında bulunanlara yönelik de kontrollerin sağlandığını, kamu hizmetinden yasaklı olup olunmadığı gibi bilgilerin de kontrol edildikten sonra kişinin seçmen niteliğine haiz olup olmadığının belirlendiğini anlatan YSK Başkanı Yener, "Kurulumuza bugüne kadar mükerrer ya da ölü seçmen kaydıyla ilgili olarak herhangi bir müracaat olmamıştır." dedi.

Yener, 4-17 Ocak tarihleri arasında vatandaşların kontrolü için askıda kalan seçmen listelerinin ayrıca yasal hükümler uyarınca seçimlere katılma yeterliliğine haiz tüm siyasi partilerle de paylaşıldığını belirterek, "Yani sistem ve seçmenlerin bilgilerinin doğru olup olmadığı siyasi partilerimizle paylaşılmakta ve varsa siyasi partilerimizin de kendileri açısından eksik gördükleri bir kayıt, hata, yasal prosedürler işletilerek kurul önüne kadar gelmekte ve varsa bir eksiklik ya da yanlışlık bunlar da kurul kararıyla düzeltilmektedir." şeklinde konuştu.

(AA)
(AA)

"Parlamentonun bu konuda bir yasal düzenleme yapması gerekir"

YSK Başkanı Ahmet Yener, "Türkiye ne zaman elektronik oya geçecek?" sorusuna şu cevabı verdi:

Elektronik seçimin Türkiye'de 298 sayılı yasa hükümleri uyarınca yurt dışı seçimler için uygulanması mümkün. Yasada bu konuda düzenleme var ancak bugüne kadar uygulanmamış. Bunun dışında Yüksek Seçim Kurulunun yapmış olduğu milletvekili, Cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimleri için elektronik oylama ile oy kullanmaya imkan veren bir yasal düzenleme söz konusu değil. Öncelikle parlamentonun bu konuda bir yasal düzenleme yapması gerekir. YSK olarak 14 ve 28 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleşen seçimlerden sonra bu konuda bir takım beyanatlarımız oldu. Bu beyanatlarımızdan sonra Ankara Üniversitesi Rektörümüzün bu konuya duyarlı yaklaşımı ile Ankara Üniversitesinin değerli hocalarıyla iki toplantı gerçekleştirdik ve süreç içerisinde de elektronik oylama ile ilgili olarak Ankara Üniversitesi ile bilgi paylaşımımız devam edecektir.

Cumhurbaşkanlığı, milletvekili ve mahalli idareler seçimlerinin yanı sıra siyasi partilerin il, ilçe ve büyük kongreleri ile odalar ve baroların seçimlerinin de YSK'nin gözetim ve denetiminde yapıldığını hatırlatan Yener, elektronik oylamanın, yasal bir düzenlemeyle pilot olarak siyasi partilerin veya odaların seçimlerinde uygulanıp, uygulamanın sonuçlarının değerlendirilebileceğini belirtti.

Yener, elektronik oylamanın hem getirisinin hem de götürüsünün olduğunu anlatarak, "'Getirisi nedir?' diyecek olursak, geçersiz oy oranının düşmesini sağlayabilir. Engelli seçmenlerin daha rahat oy kullanmasını sağlayabilir. Ama götürüsü dediğimiz husus özellikle hacklenme olayı, siber saldırı, manipüle edilebileceği gibi hususlar tartışılıyor. Dünyadaki örneklerde de bunun gündeme geldiğini görüyoruz." diye konuştu.

Yüksek Seçim Kurulunun 2014'te, elektronik seçimle ilgili yurt dışındaki uygulamalarla ilgili gözlemde bulunduğunu ancak daha sonradan bu konuda bir çalışma yapılmadığını ifade eden Yener, "Biz kurul olarak genel seçimlerden sonra akademik ve bilimsel çevrelerle ve bu konuya duyarlı teknolojik birimler ile gerekli çalışmaları yaptıktan, parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerimizle de görüşmeleri gerçekleştirdikten sonra, yurt dışındaki örnekleri de inceleyip bunun ülkemizde uygulanmasına ilişkin bir yol haritası çizmeye çalışacağız. Ama elbette ki yurt dışındaki seçimler haricinde bunun diğer seçim türleri konusunda uygulanıp uygulanmayacağındaki son takdir parlamentonundur.

(AA)
(AA)

"Martta deprem bölgesine gideceğim"

Başkan Yener, sorular üzerine, Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığı illerdeki seçim hazırlıklarını hakkında da bilgi verdi.

31 Mart 2024'teki yerel seçim hazırlıklarıyla ilgili geçen hafta iki kurul üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcısının Hatay'a gittiğini hatırlatan Yener, "Hatay'da eksiklik bulunup bulunmadığı, gelinen aşamada hangi durumda olduğumuza yönelik çalışmalar yapıldı. İlerleyen süre içerisinde de tıpkı 2023'te gerçekleşen seçimler gibi personelimizin, kurul üyelerimizin ve benim deprem bölgesine gidip son durumun ne olduğuna bakıp konteyner, teknik donanım konusunda geldiğimiz son noktanın ne olduğunun tekrar bir tespitini yapacağız." dedi.

Bölgedeki okulların durumunu takip ettiklerini ifade eden Yener, seçime kısa bir süre kala bölgedeki okulların son durumunu tespit edip, konteyner ihtiyacı olması halinde bunların giderilmesini sağlayacaklarını söyledi. Yener, şöyle konuştu:

Aynı şekilde seçmenlerimizin kayıt olması ve oylarını rahatlıkla kullanabilmeleri için 2023'te gerçekleşen seçimlerdeki tedbirleri aynen bu seçimlerde de uygulamaktayız. Yani deprem bölgesinde yaşayıp diğer illerimize göç eden vatandaşlarımız, bu seçim döneminde bölgelerine dönmek istedikleri zaman, diğer bölgedeki seçmenlerimizde aradığımız elektrik, su, telefon faturası, kira sözleşmesi gibi belgeleri aramadan belirtmiş oldukları adreslere tescil işlemleri gerçekleştirilmekte. Seçmen kağıtlarının dağıtılmasında da yine 2023'te yapıldığı gibi gerekli tedbirler alınarak seçmen bilgi kağıtlarının da taşınması sağlanacaktır. Deprem bölgesi de tüm Türkiye de 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşecek olan seçimlere hazır. 31 Mart 2024 tarihine kısa bir süre kala, mart ayı içerisinde tüm deprem bölgesinde tekrar bir inceleme yapacağız ve o anda, son haftalarda bölgeden, ilçe seçim kurullarımızdan, il seçim kurullarımızdan bize yansıyan bir talep olursa bunları da en kısa zamanda gerçekleştireceğiz. Şu an itibarıyla zaten, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile zaten temas halindeyiz. Bir sıkıntı olacağını şu an için öngörmüyoruz.

Yener, 31 Mart'ta gerçekleşecek seçimlerin tüm siyasi partilere, bağımsız adaylara ve Türk halkına hayırlı olmasını dileyerek, "Bu bir demokrasi şöleni. Bu şölende yarışanlar siyasi partilerimiz. Biz sadece bu yarışı yönetmekle görevliyiz. 2023'te olduğu gibi 2024'te de sağ duyunun hakim geleceğini ve sorunsuz bir seçim sürecinin yaşanacağına inanmaktayız." ifadelerini kullandı.



Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün (Salı) Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda bir araya geldi. Görüşmede bölgesel ve küresel gelişmeler ile bu konularda yürütülen çalışmalar ele alındı. Ayrıca liderler, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin durumu ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmenin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılarken, Erdoğan da ziyaretten ve Suudi yetkililerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Erdoğan, Riyad’a gelişinde El-Yemame Sarayı’nda resmi törenle karşılandı.

fedvfedv
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafında Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Spor Bakanı Prens Abdülaziz bin Turki bin Faysal, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bandar, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan, Kültür Bakanı Prens Badr bin Abdullah bin Farhan, Devlet Bakanı ve Güvenlik Danışmanı Dr. Musaad el-‘Aiban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Maliye Bakanı Muhammed el-Ced’an, Yatırım Bakanı Müh. Halid el-Falih, Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanı Müh. Saleh el-Casser ile Türkiye Büyükelçisi Fahd Ebü’n-Nasr katıldı.

bgtbhgt
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın huzurunda tokalaştı. (SPA)

Türk tarafında ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Adalet ve Kalkınma Partisi Başkan Yardımcısı Efkan Ala, milletvekili İsmet Büyükataman, Türkiye’nin Riyad  Büyükelçisi Emrullah İşler, Milli İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Ofisi Müdürü Hasan Doğan ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç hazır bulundu.

dcdc
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’a ulaştığında bölge valisi yardımcısı tarafından karşılandı. (SPA)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad’a resmi ziyaret kapsamında bugün (Salı) geldi. Havalimanında kendisini Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman, Riyad Belediye Başkanı Prens Faysal bin Abdulaziz bin Ayaf, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Türkiye Büyükelçisi Emrullah İşler  ve Suudi yetkililer karşıladı.


Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
TT

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)

Suudi Arabistan’a resmi ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin bölgesel barış, istikrar ve refah açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Erdoğan, İran ve ABD arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduklarını belirterek, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel güvenlik mekanizmaları önerisi

Erdoğan, krizlerin önlenmesine yönelik bölgesel güvenlik mekanizmalarının kurulması çağrısında bulundu. Ziyaretinin gündeminde, başta Gazze’deki ateşkes ve Suriye’deki durum olmak üzere bölgesel meselelerin görüşülmesi, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve somut adımlar atılması hedeflerinin bulunduğunu aktardı.

Türkiye-Suudi Arabistan İşbirliği

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye ve Suudi Arabistan’ın tarihi ve köklü ilişkilere sahip iki dost ülke olduğunu belirterek, savunma sanayii işbirliğinin güven tesis etmeyi, kapasiteyi artırmayı ve teknolojiyi geliştirmeyi amaçladığını söyledi. Erdoğan, “Bu ilişkiyi yalnızca ikili gündemle sınırlı görmedik; bu değerli dostluk, bölgemizde barış, istikrar ve refah için stratejik öneme sahiptir” dedi.

fergb
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2022’de Ankara’daki görüşmeleri sırasında (SPA)

Erdoğan, ekonomik ilişkilerin ötesinde, koordinasyon ve ortak akılla istikrar sağlayacak bir yaklaşımın benimsendiğini ifade ederek, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile önceki görüşmelerde bölgesel ve uluslararası meselelerin ele alındığını ve ortak çalışmanın artırılmasına yönelik kararlılığın teyit edildiğini söyledi.

İkili ve bölgesel gündem

Cumhurbaşkanı, ziyaretin temel amacının bölgesel konularla ilgili istişareleri derinleştirmek ve ikili ilişkileri ileriye taşımak olduğunu belirtti. Ziyaret kapsamında iş dünyasıyla toplantıların da yapılacağı, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.

Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması, sivillerin korunması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve zorunlu göçlerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, ikinci aşama barış planının başarısının ateşkesin güçlendirilmesine ve yeniden imar çalışmalarına bağlı olduğunu söyledi. Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu süreçte aktif rol oynayacağını belirtti.

efgthju
Erdoğan, geçen ekim ayında Gazze’de barış için Şarm El-Şeyh Anlaşması’na katılmıştı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve yerinden edilmeleri sona erdirmeden herhangi bir çözümün mümkün olamayacağını vurguladı. Ateşkesin güçlendirilmesi, insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imarın acilen başlatılması gerektiğini söyledi. BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak İsrail’in Gazze’den kademeli şekilde çekilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte aktif rol oynayacağını ifade etti.

Güvenlik ve insanî önlemler

Erdoğan, barış gücü veya uluslararası misyon tartışmalarına ilişkin olarak, bu tür mekanizmaların yalnızca sivilleri koruma, insani yardımları ulaştırma ve kalıcı barışı sağlama amacıyla anlamlı olacağını ifade etti. Türkiye’nin gerekli koşullar sağlandığında, Gazze’de barışı sağlamak için askerî katkı da dahil olmak üzere her türlü desteğe hazır olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı, çözümün tek bir ülkenin veya tarafın varlığıyla sınırlandırılamayacağını belirterek, barış planının doğru koşullar, doğru otorite ve doğru hedefler üzerine kurulması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, çözümün meşruiyet kaynağının yalnızca Filistin halkının iradesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin rolünün, kalıcı ateşkes, adil barış, insani yardımlara erişim ve yeniden imar ile siyasi çözümü desteklemek olduğunu söyledi.

Suriye’de barış ve birlik

Erdoğan, Suriye’de hükümet ile “Suriye Demokratik Güçleri” arasındaki uzlaşma çabalarına değinerek, ülkenin savaş ve bölünme yıllarının ağır bedellerini ödediğini belirtti. Türkiye’nin önceliğinin Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak, ulusal birliği güçlendirmek ve devlet otoritesini tüm ülkeye yaymak olduğunu vurguladı.

evfedrv
Erdoğan, 24 Mayıs 2025’te Dolmabahçe Sarayı’nda Şara’yi kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı, çatışma bölgelerinin daraltılması ve sağlanan anlaşmaların ilerleme kaydettiğini, ancak saha gelişmelerinin tek başına kalıcı kazanımlar için yeterli olmadığını ifade etti. Toplumsal uzlaşının sağlanması ve merkezi hükümete destek verilmesinin önemine işaret eden Erdoğan, bunun kuzeydoğu Suriye’den güneyine, sahil bölgelerinden tüm ülkeye uygulanması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, Suriye’nin komşularına tehdit oluşturmayan, terör örgütlerine alan açmayan ve tüm toplumsal bileşenlerini eşit vatandaşlık temelinde kucaklayan bir ülke olmasının bölgesel istikrar açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu sürece Suudi Arabistan ve diğer dost ülkelerle birlikte aktif destek sağlayacağını belirtti.

Sudan’da barış çabaları

Sudan’daki savaşın bininci gününe yaklaşılırken Erdoğan, Türkiye’nin diplomatik çabalarla barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin Sudan’da güvenilir bir dış aktör olarak mevcut çabaları güçlendirdiğini belirten Erdoğan, TİKA ofisinin ve Türk Ziraat Bankası şubesinin açılması, THY seferleri ile bölgesel bağlantının artırıldığını ifade etti.

Türkiye’nin insani yardımlar kapsamında Sudan’a 12 bin 600 ton malzeme ve 30 bin çadır gönderdiğini hatırlatan Erdoğan, tarım, madencilik ve enerji alanlarındaki iş birliğinin sürdüğünü ve yeniden imar çalışmalarının değerlendirildiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin Suudi Arabistan, ABD ve Mısır ile iş birliğine de önem verdiğini belirtti.

Somali ve İsrail’in tanıma kararı

Erdoğan, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının meşruiyetinin olmadığını ve Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunmaya devam edeceğini vurguladı. Erdoğan, Netanyahu hükümetinin eylemlerinin Afrika Boynuzu’nda istikrarı tehdit ettiğini ve bu adımların tüm Afrika kıtasına risk oluşturduğunu belirtti. Erdoğan, bölgesel aktörlerin ve uluslararası kuruluşların bu karara karşı tavır almasını desteklediklerini ifade etti.

İran ve bölgesel arabuluculuk

Erdoğan, ABD-İran geriliminin önlenmesine yönelik olarak Türkiye’nin, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi bölge ülkeleriyle yürüttüğü istişare ve koordinasyon girişimlerine değindi. Türkiye’nin herhangi bir savaşın çıkmasına izin vermeyeceğini, diplomasi ve ortak akılla çözüm üretme ilkesini benimsediğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve istikrarın sağlanmasına önem verdiğini belirtti.