İlkel Filistin yaşamı da "ilhak gündeminde"

Yerleşimciler, sahiplerini kovduktan sonra Beytüllahim'in doğusundaki mağaraları ele geçirip turistik cazibe merkezlerine dönüştürüyorlar

Beytüllahim Çölü, Batı Şeria'nın doğu çölü (Independent Arabia)
Beytüllahim Çölü, Batı Şeria'nın doğu çölü (Independent Arabia)
TT

İlkel Filistin yaşamı da "ilhak gündeminde"

Beytüllahim Çölü, Batı Şeria'nın doğu çölü (Independent Arabia)
Beytüllahim Çölü, Batı Şeria'nın doğu çölü (Independent Arabia)

Batı Şeria'nın güneyindeki Beytüllahim Çölü'nün uzak doğu yamaçlarında yaşayan Filistinli mağara sakinlerinin trajedisi, artık su ve elektrik gibi insana yakışır bir yaşamın en temel bileşenlerinden yoksun olan zorlu yaşam koşullarıyla bile sınırlı değil.

7 Ekim'de İsrail'in Gazze Şeridi'nde başlattığı savaş ateşi, yerleşimcilerin Filistinlileri takip etme ve kaya mağaralarından kovma iştahını bir kez daha tutuşturdu.

Bu mağaralar Nekbe (1948) yılında köylerinden kaçan Filistinlilerin uzun yıllar boyunca son sığınağı ve tek çıkış noktası oldu.

Yerleşimciler bu mağaraları eşsiz turistik cazibe merkezlerine dönüştürmek istiyor.

Kayalara oyulmuş ve yüzlerce Filistinli ailenin yaşadığı onlarca mağara, çölün büyüsünü ve çekiciliğini ortaya çıkarırken ve bir doğa harikası ve dünyanın en alçak kara noktası olan Ölü Deniz'e bakarken niçin eşsiz turistik cazibe merkezlerine dönüşmesin?

Sömürge jeolojisi

Doğu çölünü çevreleyen İsrail yerleşimleri çiftlikler, ağaçlar, bahçeler ve sokaklarla çevrili modern konut ve dinlenme tesisleriyle dolu olsa da yerleşimcilerin gözleri Beytüllahim çölünde bulunan mağaralara odaklandı.

Beytüllahim Çölü, Briyat Tuqu, Er-Reşayide, Kiysan, Zatere ve Beyt Tamer'i içeriyor. Mağara sakinlerinin tamamı "taşlama, yakma, öldürme, çocuk kaçırma" tehditleri ile karşı karşıya kaldıktan sonra mağaraları terk etmek zorunda kaldı.

O andan itibaren yerleşimciler oraya İsrail bayrağını asmak, restore etmek ve günlük yaşamın tüm ihtiyaçlarını karşılamak, gece kalacak yerler hazırlamak ve sosyal medyada benzersiz bir turistik İsrail bölgesi şeklinde tanıtım yapmak için harekete geçti.  

İsrail gazetesi Jerusalem Post'a göre geçen yıl olağanüstü bir büyüme ve performansa tanık olan İsrail turizm sektörü bu yıl gerilemeyi sürdürüyor.

Geçen yıl Tel Aviv'e yaklaşık 3,01 milyon turist gelmiş ve bu da İsrail ekonomisine 4,85 milyar dolarlık bir katkı sağlamıştı.

İsrail Turizm Bakanlığı'nın resmi verileri, İsrail turizminin geçen yılın son 3 ayında önemli ölçüde azaldığını bildirdi.

Geçen aralık ayında turist sayısı 52 bin 800'e ulaşarak sektörün en kötü performansını kaydetti. Yılın başlarında birkaç ay boyunca İsrail ayda 300 binden fazla turist ağırlamıştı.

İsrail İstatistik Bürosu'nun verilerine göre, Gazze Şeridi'nde savaşın başlaması ve Tel Aviv'e gidiş-dönüş uçuşların çoğunun iptal edilmesinden bu yana İsrail'deki turizm trafiği yüzde 76 oranında azaldı.

Turistik yerleşim

Batı Şeria'nın doğu çölündeki mağaraların ve El Halil'in en güneyindeki dağların Negev Çölü'ne bakan eteklerindeki diğer mağaraların turistik yerleşim amaçlı kontrol edilmesi, "İsrail'de Çöl Kampı" projesi adı altında geldi.

Pek çok analist bu projeyi çöl bölgelerindeki yerleşim karakolu projelerinin bir uzantısı olarak görüyor.

2002 yılında kurulan Givat Krent Yerleşimi, 70 bin metrekarelik bir alana sahip olup, 30'dan fazla mobil bina, 5 sabit bina ve bir yerleşim yeri eğitim binasını bünyesinde barındırıyor.

İbrani Çoban Karakolu da 2015 yılında yerleşim tarımının eğitimine hizmet eden 6 kalıcı ve akademik binayı içerecek şekilde 20 bin metrekarelik bir alana sahip ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan bütçe alıyor.

2012 yılında tesis edilen turistik yerleşim karakolu Avlar Ülkesi Han, kamp yapmak ve çölde konaklamak için Kudüs'ün güneydoğusundaki Han el-Ahmar cemaati yakınında 15 bin metrekarelik bir alana sahip.

Daha önce, 1990'ların sonunda, Maale Hagit Karakolu 70 bin metrekarelik alana kuruluydu ve düzinelerce yerleşimci ailenin yanı sıra tarım ve turizm faaliyetlerini de içeriyordu.

Beytüllahim'deki Irkçı Ayrım Duvarına ve Yahudi Yerleşimine Karşı Mücadele Komisyonu Ofisi Müdürü Hasan Bureyciyye, yerleşimcilerin Beytüllahim çölündeki mağaralar üzerindeki kontrolünün, çölün geniş alanlarını kontrol etmenin ve Filistinlileri herhangi bir kentsel genişlemeden mahrum bırakmanın önünü açtığına inanıyor.

Bureyciyye, "Savunmasız Filistinli toplulukları tehdit etmek, onları zorla sınır dışı etmek ve yerlerine yerleşimcileri yerleştirmek savaş suçuyla örtüşür. Ayrıca çoğu turistik yerleşim projesi yavaş yavaş ileri karakollara ve yüzlerce, belki de binlerce yerleşimciyi barındıran yerleşimlere dönüştü" dedi.

Filistin Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı yaptığı açıklamada, yerleşimcilerin Filistin çölünü ve Bedevi topluluklarını, Batı Şeria'daki evlerini ve mağaralarını işgalini yasallaştıran İsrail hükümetinin, Gazze Şeridi'nde yaşanan yıkımı, yerinden edilmeyi ve gerilimi Batı Şeria'ya yeniden uygulayacağını belirtti.
Bakanlığın resmi açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

Silahlı sömürgeciler, ordunun koruması altında bu toplulukları yaşadıkları toprakları boşaltmak ve kendilerine tahsis etmek amacıyla zorla yerinden etme suçunu sürdürmektedir.

Filistinliler arasında astronomiyi ve astronomi kültürünü yaymak isteyen ve Batı Şeria'nın doğusundaki Beytüllahim çölünü çeşitli projeleri, kampları ve astronomi akşamları için önemli bir çıkış noktası olarak gören kuruluş Filistin Astronomi Derneği açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Doğu Çölü'nün geniş alanları üzerindeki yerleşim kontrolü, derneğin tüm faaliyetlerini öldürüyor, astronomi etkinliği meraklılarının hayallerini yok ediyor, yeteneklerinin gelişimini sınırlıyor ve tur ve parkurlara katılanları yerleşimcilerden gelebilecek olası saldırı riskine maruz bırakıyor.

Filistin Astronomi Derneği Başkanı Davud et-Tarve, yerleşimcilerin mağaralar üzerindeki kontrolü ele geçirdiğini ve çölün daha geniş alanlarına yayıldığını söyledi.

Tarve, "Bu, derneğin faaliyetlerinin tamamen sona ermesi ve her yıl astronomi tutkusunu geliştirmek amacıyla astronomi kamplarına katılan 5 binden fazla Filistinlinin hayalinin ortadan kalkması anlamına geliyor. Beytüllahim Çölü, astronomi fotoğrafçılığı ve kamp tutkunlarının Filistin'deki tek yeridir" diye konuştu.

Ayartmalar ve teşvikler

Filistinliler, mağaraların kontrol altına alınması ve her Filistinlinin silah zoruyla buralardan sürülmesi sonucunda Batı Şeria'nın doğu çölünü kaybetme korkusu yaşıyor.

Bu gelişme, İsrail Turizm Bakanlığı'nın Gazze Şeridi'nden sadece 14 kilometre uzaklıktaki bir alanda devasa bir turizm kompleksi projesini teşvik etmek için attığı eşi benzeri görülmemiş adımlarla aynı zamana denk geldi.

İsrailli Yedioth Ahronoth gazetesine bağlı Ynet internet sitesine göre, 5 yıl süreyle 18 milyar şekel (5 milyar dolar) tahsis edilen proje, kamp alanları ve Ortadoğu'nun en büyük dönme dolabını içeren bir eğlence parkının yanı sıra, Gazze Şeridi'nde Raim yerleşim yerinin yakınında düzenlenen Nova müzik festivali gibi konser ve kutlamalar için ayrılmış mekanlar da yer alacak. Hamas 7 Ekim'de bu festivale saldırı düzenlemişti.

Bakanlığın açıklamasına göre projede, halen süren savaşta ölen İsraillilerin anısına oteller ve bir anıt müzenin inşası için geniş alanlar tahsis edilecek.

İsrail hükümeti tarafından 1953 yılında Kudüs şehrinde İkinci Dünya Savaşı'nda öldürülen "Holokost" Yahudilerinin anısına inşa edilen Yad Vaşem Merkezi'nin bir benzeri olacak.

Proje aynı zamanda durumu eski haline getirmeyi ve doğal alanları ve bunlarla birlikte turistik mekanları da 7 Ekim öncesinde olduğu gibi, hatta yeni altyapı ve iyileştirilmiş eklemelerle açmayı hedefliyor.

İsrailli uzmanlar, Gazze Şeridi yakınındaki bölgenin Tel Aviv ve Kudüs'ten sonra İsrail'in en çok turist çeken 3 destinasyonundan biri olabileceğine inanıyor; zira burası Tel Aviv'den sadece yarım saat uzaklıkta ve buraya araba veya trenle ulaşılabiliyor.

Turizm Bakanlığı projelerinin yürütme kolu olan İsrail Devlet Turizm Şirketi'nin temsilcisi Elad Arnfeld şunları söyledi:

Dünyanın en çılgın kutlamalarının olacağı turistik bir alan inşa edip, felaket alanını performans alanına dönüştürmeyi planlıyoruz. Proje için gerekli para, Alan Yeniden Canlandırma Komitesi bütçesinde zaten onaylandı.

Zorluklar ve belirsizlikler

Yeni projenin tanıtımını yapan İsrail Turizm Bakanı Haim Katz, İsrail'deki turizm sektörünün geleceğine olan güvenini dile getirdi.

Bakan Katz savaş sonrası dönemde turizme hızlı ve etkili bir yanıt vermek için gerekli altyapıyı güçlendirme çabalarının, ekonomiyi canlandırmaya ve ekonominin iyileşmesine ve büyümesine katkıda bulunmaya dayandığına dikkat çekiyor.

Bunun aksine, Kudüs'teki büyük İsrail turizm şirketlerinin CEO'su Mark Feldman, İsrail gazetesi The Jerusalem Post'a verdiği röportajda savaşın sona ereceği ve yabancı havayollarının İsrail'e uçuşlarına yeniden başlayacağı yönündeki aşırı iyimserliğe karşı uyardı.

Feldman, "Yabancı havayolları savaştan sonra İsrail'le iş yapmaya devam edene kadar gerçekler sert olmaya devam edecek. Ben Gurion Havalimanı'ndaki faaliyet eksikliğine ek olarak gruplar veya bireyler İsrail'i ziyaret etmeye ilgi göstermiyor ve kruvaziyer hatlarının olmayışı nedeniyle durum daha da kötüleşiyor. Savaştan sonra ülkede turist sayısında kademeli bir artış yaşanacak ancak toparlanma yavaş olacaktır. Turizm yapısının kademeli olarak restorasyonu ve sıfırlanması sürecine ihtiyaç var." diye konuştu.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.