Blinken beşinci ziyaret turuna Suudi Arabistan, Mısır, Katar, İsrail ve Batı Şeria'dan başlıyor

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan: Ziyaretin en önemli önceliği Gazze'ye insani yardımdır.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken bölgeye beşinci ziyaretine başlıyor. (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken bölgeye beşinci ziyaretine başlıyor. (Reuters)
TT

Blinken beşinci ziyaret turuna Suudi Arabistan, Mısır, Katar, İsrail ve Batı Şeria'dan başlıyor

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken bölgeye beşinci ziyaretine başlıyor. (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken bölgeye beşinci ziyaretine başlıyor. (Reuters)

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, Batı Şeria'nın yanı sıra Suudi Arabistan, Mısır, Katar ve İsrail’i kapsayan, 7 Ekim’den bu yana beşinci Ortadoğu gezisine dün başladı. Bu gezi ile devam eden diplomatik müzakerelerin sürdürülmesini, Hamas tarafından tutulan rehinelerin serbest bırakılmasını, Gazze'deki sivillere insani yardımın ulaştırılmasına imkân tanıyacak insani ateşkes için bir anlaşmaya varılmasını hedefliyor.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, CBS'de dün yayınlanan ‘Ulusla Yüzleş’ programında, “Gazze'deki Filistinlilerin gıda, ilaç, su ve barınağa erişimini sağlamak istiyoruz ve bu sağlanana kadar baskı yapmaya devam edeceğiz” diyerek Blinken'ın ziyaretinin ve İsrail hükümetiyle yaptığı görüşmelerin, ‘en önemli önceliğinin’ Gazze'deki sivillere daha fazla insani yardımın ulaşmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Sullivan ayrıca İsrail ile Hamas arasındaki savaşı durdurma ve Hamas hareketi tarafından tutulan sivil rehinelerin serbest bırakılması yönünde yakın zamanda bir anlaşmanın olmadığını ve topun Hamas’ın sahasında bulunduğunu belirterek “Sonuçta bu Hamas'a kalmış, anlaşmaya varılacağına dair hiçbir garanti yok” dedi.

Bloomberg'in haberine Sullivan ayrıca “Bugün burada, anlaşmaya çok yakın olduğumuzu söyleyemem" ifadelerini kullandı. Bloomberg geçen hafta, diplomatik kaynakların, Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'e saldırmasından bu yana dört aydır devam eden savaşı sona erdirmek için önemli bir adım olabileceğine inandıkları bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin ilerlediğini söylediğini aktarmıştı. Ancak İsrail ve Hamas'ın bir eylem planı üzerinde anlaşıp anlaşamayacağı belli değil. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün “Ne pahasına olursa olsun her anlaşmayı kabul etmeyeceğiz. Medyada teröristlerin serbest bırakılması gibi pek çok şey, sanki biz anlaşmışız gibi söyleniyor ama biz kesinlikle katılmıyoruz” dedi.

Saldırılar üzerine

Blinken'ın gezisi, ABD'nin Yemen'deki Husi hedeflerine saldırı başlatmasından ve Suriye ve Irak'ta İran'la bağları olan milislere yönelik olarak yedi noktayı bombalamasından iki gün sonra gerçekleşti. Bu, İsrail'in Gazze'de Hamas'a karşı yürüttüğü savaşı genişletme tehdidi karşısında, ABD gücünün kullanımındaki büyük artışa işaret ediyor.

rtb
Filistinliler dün İsrail'in hava saldırısı sonrasında Gazze Şeridi'nin Deyr el-Balah kentinde yıkılan bir caminin enkazı altında kayıp kişiler için arama çalışması yürüttü. (AP)

ABD Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Bakan Blinken'in dört gün sürecek gezisinin ekim ayından bu yana Gazze'deki savaşla ilgili sorunları çözmek amacıyla gerçekleştirdiği çok sayıda diplomatik turun sonuncusu olduğunu ifade etti.

Açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı'nın çatışmanın yayılmasını önlemek için çalışmayı sürdüreceği belirtilirken ABD'nin kendi personelini ve Kızıldeniz'de seyrüsefer özgürlüğü hakkını savunmak için uygun adımları atacağı ve Bakanın İsrailliler ve Filistinliler için kalıcı güvenliği de içeren daha bütünleşmiş, barışçıl bir bölgenin nasıl tesis edileceği konusunda ortaklarla görüşmelere devam edeceği yeniden vurgulandı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Bakan, çatışmanın yayılmasını önlemek için çalışmaya devam edecek ve ABD'nin kendi personelini ve Kızıldeniz’de seyrüsefer özgürlüğü hakkını savunmak için uygun adımları atacağını bir kez daha vurgulayacak. Hem İsrailliler hem de Filistinliler için kalıcı güvenliği garanti edecek daha bütünleşmiş, silahsızlaştırılmış bir bölgenin nasıl oluşturulacağı konusunda ortaklarıyla görüşmeleri sürdürecek.

fy6j7
İsrail dün Gazze Şeridi'ne bombardıman düzenledi. (AP)

Muhtemel anlaşma

Olası bir rehine anlaşmasına ilişkin açıklamalar devam etse de Hamas, İsrail’in reddettiği kalıcı ateşkesi kabul edene kadar ellerindeki tutukluları serbest bırakmayacağını duyurdu. ABD'nin Ortadoğu'daki yetkilisi Barbara Leaf, Filistin hareketinden herhangi resmi bir açıklama gelmediğini kaydetti.

sdvb
Gazze’nin kuzeyinden göçe zorlanan Filistinli aileler, kamp alanlarında yer olmaması nedeniyle Refah sokaklarına kurulan geçici çadırlarda yaşıyor. (DPA)

ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne yaptığı açıklamasında müzakerecilerin Gazze Şeridi'ne daha fazla yardım götürmek için çaba sarfettiklerini ancak bu yardımın makul bir şekilde ne zaman ulaşacağını bilmediklerini belirterek “Bu çabayı sahada sürdürüyoruz. Size müzakereler için bir zaman veremem. Müzakereler zaman alır” dedi.

Blinken geçen haftanın başında, savaşın sonunda ‘ABD'nin Filistin'i bir devlet olarak tanımasının ve askerden arındırılmış bir Filistin devleti kurma olasılığının gözden geçirilmesi gerektiğini’ söyledi.



ABD, Filistin Ulusal Yönetimi’yle ilişkileri geliştiriyor

Donald Trump ve Mahmud Abbas, 8 yıl aradan sonra 13 Ekim 2025'te Mısır'daki Gazze zirvesinde bir araya gelmişti (AP)
Donald Trump ve Mahmud Abbas, 8 yıl aradan sonra 13 Ekim 2025'te Mısır'daki Gazze zirvesinde bir araya gelmişti (AP)
TT

ABD, Filistin Ulusal Yönetimi’yle ilişkileri geliştiriyor

Donald Trump ve Mahmud Abbas, 8 yıl aradan sonra 13 Ekim 2025'te Mısır'daki Gazze zirvesinde bir araya gelmişti (AP)
Donald Trump ve Mahmud Abbas, 8 yıl aradan sonra 13 Ekim 2025'te Mısır'daki Gazze zirvesinde bir araya gelmişti (AP)

ABD, Gazze'deki Barış Kurulu'nu ve İbrahim Anlaşmaları'nı ilerletmek için Filistin Ulusal Yönetimi'yle ilişkilerini güçlendirmek istiyor.

Times of Israel'in (ToI) aktardığına göre Donald Trump yönetimi, son yıllarda Filistin Ulusal Yönetimi'yle gerilen ilişkileri düzelterek bir mutabakat metni imzalamak için birkaç aydır Ramallah'la görüşme yapıyor.

ABD'nin, İsrail'in bloke ettiği yaklaşık 5 milyar dolarlık Filistin vergi gelirinin bir kısmını Gazze'nin yeniden inşası için Barış Kurulu'na aktarmaya çalıştığı belirtiliyor.

Ancak radikal sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich plana karşı çıkıyor. İsrail'de ekimde yapılması planlanan seçimlerden önce fonların serbest bırakılmasının öngörülmediği aktarılıyor.

Trump'ın arabuluculuğunda oluşturulan 20 maddelik barış planında, kapsamlı reformların ardından bölgenin Filistin Ulusal Yönetimi'ne devredilmesi planlanıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Filistin Ulusal Yönetimi'nden yetkililer, Suudi Arabistan'ın Ramallah'ın reform sürecine destek verdiğini söylüyor. Riyad'ın, Filistin devletinin kurulmasına yönelik bir yol haritası oluşturulabilmesi için bu reformları gerekli gördüğü ifade ediliyor.

ABD'li bir yetkiliye göre Suudi Arabistan, Filistin devletine giden "geri döndürülemez bir süreç" oluşturulması halinde İsrail'le normalleşmeye sıcak bakıyor. Riyad ve Tel Aviv arasında Washington arabuluculuğunda yürütülen normalleşme görüşmeleri, 7 Ekim 2023'te patlak veren Gazze savaşı nedeniyle askıya alınmıştı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın liderliğindeki Fetih hareketinde kapsamlı reformlar yapılması karşılığında Trump'ın Filistin Ulusal Yönetimi'ne yönelik yaptırımları kaldırmayı planladığı belirtiliyor.

Trump, ilk döneminde 2018'de Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Washington'daki ofisini kapatmıştı. Ramallah yönetimi ofisin tekrar açılmasını da talep ediyor.

Diğer yandan Tel Aviv, terör suçlarından hüküm giyen Filistinlilere sosyal yardım sistemi aracılığıyla ödeme yaptığı gerekçesiyle Filistin Ulusal Yönetimi'ni eleştiriyor. Ramallah ise sistemi 2025'te değiştirerek sadece maddi açıdan yardıma muhtaç kişilere finansal destek verileceğini bildirmişti.

Ancak Tel Aviv, İsrail'e saldırı düzenlemekten suçlu bulunan hiçbir Filistinlinin ailesinin yardımlardan faydalanmamasını talep ediyor. Kaynaklara göre reform görüşmeleriyle ilgili en büyük engellerden birini bu sosyal yardım sistemi hakkındaki anlaşmazlık oluşturuyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, Reuters


Trump’ın “Hizbullah’ı Suriye’ye bırakın” mesajı ne anlama geliyor?

İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Lübnan'da en az 1 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Lübnan'da en az 1 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
TT

Trump’ın “Hizbullah’ı Suriye’ye bırakın” mesajı ne anlama geliyor?

İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Lübnan'da en az 1 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Lübnan'da en az 1 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hizbullah’la mücadeleyi İsrail yerine Suriye’nin üstlenmesi gerektiğini söylemesinin yankıları sürüyor.

Trump, G7 zirvesinde yaptığı açıklamada, İran’la mutabakat metni üzerinde anlaşmalarının ardından İsrail’in 14 Haziran’da Lübnan’ın başkenti Beyrut’a saldırmasını eleştirdi.

ABD Başkanı, İsrail lideri Binyamin Netanyahu’yla telefonda görüşerek "Hizbullah meselesini Suriye'nin halletmesini" önerdiğini belirtti. Ahmed Şara yönetiminin, Tahran destekli örgüte karşı "daha iyi iş çıkardığını" vurguladı.

CNN’in analizine göre Suriye’nin Hizbullah’la mücadelede ağırlığını artırması durumunda Şam ordusu Lübnan’ın güneyine girebilir ya da Şii örgüte silah akışının kesilmesine yönelik faaliyetler hızlandırılabilir.

Suriye ordusu 1976'da Lübnan iç savaşına müdahil olmuş, daha sonra yaklaşık 30 yıl boyunca ülkede kalmıştı.

Diğer yandan Şara, geçen haftaki açıklamasında Lübnan’a müdahale edilebileceği iddialarının asılsız olduğunu söylemişti.

Hizbullah, Suriye iç savaşında devrik lider Beşar Esad’ı destekleyerek İran'dan gelen silah tedariki koridorunun korunmasında kritik rol oynamıştı. Ancak Şara liderliğindeki isyancıların Aralık 2024’te Esad’ı devirmesiyle bu hatlar kesildi.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Ortadoğu Merkezi’nden Michael Young, Trump’ın teklifini "tamamen saçma" diye niteleyerek, Suriye ordusunun ülkeye girmesinin Lübnan’daki mezhepsel gerilimleri daha da artıracağını belirtti.

Hıristiyan, Dürzi ve Şii kesimlerin böyle bir müdahaleye karşı çıkacağını söylerken, hamlenin Hizbullah’ı daha da güçlendirebileceğine dikkat çekti.

İran yönetimi, ABD’yle anlaşma için İsrail’in Lübnan’daki saldırıları sonlandırmasını şart koşmuştu. Tahran ve Washington mutabakata varıldığını açıklarken, İsrail yönetimi anlaşmaya taraf olmadığını ve Lübnan’ın güneyinden çekilmeyeceğini duyurmuştu.

İran Devrim Muhafızları ise bugün yayımladığı açıklamada, İsrail’in Lübnan’a salı günü düzenlediği saldırıları kınayarak, Tel Aviv’in ateşkesi son iki günde en az 84 kez ihlal ettiğini bildirdi. İsrail ordusunun Lübnan’daki harekatı durdurmaması halinde "sert karşılık verileceği" ifade edildi.

Independent Türkçe, CNN, Iran Wire, Arab News


Eski Brezilya lideri Bolsonaro’nun oğluna hapis cezası

Eduardo Bolsonaro hakkındaki suçlamaları reddetti (Reuters)
Eduardo Bolsonaro hakkındaki suçlamaları reddetti (Reuters)
TT

Eski Brezilya lideri Bolsonaro’nun oğluna hapis cezası

Eduardo Bolsonaro hakkındaki suçlamaları reddetti (Reuters)
Eduardo Bolsonaro hakkındaki suçlamaları reddetti (Reuters)

Eski Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu Eduardo Bolsonaro'ya hapis cezası verildi.

Brezilya Yüksek Mahkemesi'nin salı günü açıkladığı kararda, geçen yıl babası hakkında yürütülen darbe komplosu davasında Donald Trump yönetiminin sürece müdahalesini istediği gerekçesiyle Eduardo'ya 4 yıl 2 ay hapis cezası verildiği bildirildi.

ABD'de yaşayan eski parlamenter Eduardo, Brezilya'ya döndüğünde tutuklanma riskiyle karşı karşıya.

Yüksek Mahkeme'nin Eylül 2025'te verdiği kararla Jair Bolsonaro, 2022 seçimlerini kaybettikten sonra "demokratik düzeni ortadan kaldırmaya yönelik darbe planı kurmak suçundan" 27 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Eduardo ise karar açıklanmadan birkaç ay önce ABD'ye gitmişti.

ABD Başkanı Trump, sağcı Bolsonaro hakkındaki hukuki süreci "cadı avı" diye nitelemişti. Beyaz Saray, Yüksek Mahkeme Yargıcı Alexandre de Moraes'i de yaptırım listesine almış daha sonra kararı geri çekmişti.

Eduardo, Trump yönetiminin desteğiyle davanın düşürülmesi için Washington'da lobicilik yapmıştı. Brezilya'ya gümrük vergisi ve yaptırım uygulanmasını sağlamak için ABD'de faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle geçen yıl hakkında hukuki süreç başlatılmıştı.

41 yaşındaki Eduardo, sosyal medyadan yaptığı açıklamada kararı "anlamsız ve asılsız" diye niteledi. Ayrıca süreçle ilgili kendisine resmi tebligat yapılmadığını, davadan yalnızca medya yoluyla haberdar olduğunu savundu.

Eduardo, Brezilya'da ekimde düzenlenecek devlet başkanlığı seçimlerinde, ülkenin lideri Luiz Inacio Lula da Silva'ya karşı aday olan kardeşi Flavio Bolsonaro'ya desteğini açıklamıştı. Trump, Flavio ve Eduardo'yu geçen ay Oval Ofis'te ağırlamıştı.

Brezilya'da iktidardaki İşçi Partisi, Trump'ın özellikle uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suç meselelerini bahane ederek Lula'yı köşeye sıkıştırmayı deneyeceğini düşünüyor.

Flavio, Trump'la görüşmesinde kendisinden Brezilya'daki (Başkentin İlk Komandoları/Primer Comando de la Capital -PCC) ve Kızıl Komando (Comando Vermelho/CV) örgütlerini terör örgütü olarak tanımasını istediğini söylemişti. Beyaz Saray da 28 Mayıs'ta bunu yapmıştı.   

Independent Türkçe, BBC, Guardian, Agencia Brasil