Mısır-Türkiye ilişkileri gelişiyor: Ankara normalleşme için ‘olumlu sinyaller’ göndermeye devam ediyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kahire'ye yapması beklenen ziyaret öncesi Türkiye Sisi yönetimiyle diplomasi trafiği yoğunlaştırdı.

Türkiye ve Mısır Cumhurbaşkanı Yeni Delhi’de G20 zirvesi oturum arasında yaptıkları görüşmede ( Mısır Cumhurbaşkanlığı )
Türkiye ve Mısır Cumhurbaşkanı Yeni Delhi’de G20 zirvesi oturum arasında yaptıkları görüşmede ( Mısır Cumhurbaşkanlığı )
TT

Mısır-Türkiye ilişkileri gelişiyor: Ankara normalleşme için ‘olumlu sinyaller’ göndermeye devam ediyor

Türkiye ve Mısır Cumhurbaşkanı Yeni Delhi’de G20 zirvesi oturum arasında yaptıkları görüşmede ( Mısır Cumhurbaşkanlığı )
Türkiye ve Mısır Cumhurbaşkanı Yeni Delhi’de G20 zirvesi oturum arasında yaptıkları görüşmede ( Mısır Cumhurbaşkanlığı )

Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaklaşan ziyareti öncesinde Mısır'la ilişkileri normalleştirmeye yönelik ‘olumlu sinyaller’ göndermeye devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Güvenlik ve Dış Politikadan Sorumlu Danışmanı Mesut Hakkı Caşın, Arap Dünyası Haber Ajansı'na (AWP) verdiği demeçte ‘Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sisi'nin liderliğinde iyileşmeye devam ettiğini’ belirtti.

Caşın’ın açıklamaları, Bloomberg'in Erdoğan'ın 14 Şubat’ta, 10 yıldan fazla bir süre sonra ilk kez Mısır'ı ziyaret edeceğini doğrulamasının ardından geldi. Bu ziyaret, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başlamasının ardından ‘ilişkilerin tamamen normalleşmesi’ yolunun tamamlanması için önemli bir adımını temsil ediyor.

Mısır-Türkiye ilişkileri, Ankara'nın 30 Haziran 2013 devriminin ardından Mısır'da yasaklanan ‘İhvan’ örgütüne verdiği destek nedeniyle, tam on yıl süren aranın ve gerginğin ardından, geçtiğimiz aylarda normalleşme  yönünde artan bir eğilime tanık oldu. Sisi, 2022 sonunda Doha'da düzenlenen Dünya Kupası’nın açılışında Erdoğan'la el sıkışırken, Türk mevkidaşı ile geçen yılın Eylül ayında da son ‘G20 Zirvesi’ toplantılarının oturum aralarında Yeni Delhi'de görüşmüştü.

Caşın ‘Türkiye ile Mısır arasında tam normalleşmenin çok önemli olduğuna, çünkü iki ülkenin  Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’e istikrar getirdiği gibi, tüm dünyaya da istikrar getireceğine’ inanıyor. Mısır Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı Seher el-Bezar da Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, ‘Mısır ile Türkiye arasındaki siyasi ilişkilerin kademeli ve temkinli bir şekilde yeniden inşa edildiğini ve bunun bölgedeki güvenlik istikrarsızlığı göz önüne alındığında olumlu bir adım olduğunu’ söylerek, “Bu durum her iki ülkenin de güçlü ve net bir şekilde ortaklık yapmasını gerektiriyor” dedi. Arap kökenli Türk siyasi analist Taha Ouda Oğlu da Şarku'l Avsat'a Türkiye Cumhurbaşkanı'nın yaklaşan Kahire ziyaretini tarihi olarak nitelendirerek bunun, ‘koordine etmek ve zorluklara ortaklaşa göğüs germek için iki ülke arasındaki stratejik ittifakta yeni bir aşamanın başlangıcı olacağını ve başkanlar arasında yapılan protokol ziyaretlerinin sınırlarının ötesine geçeceğini’ söyledi.

Caşın, ‘bu ziyaretin Türkiye ile Mısır arasında yeni bir ilişkinin kurulmasına faydalı olmasını ve Mısır Cumhurbaşkanı'nın Ankara'yı ziyaret etmesini umduğunu’ ifade etti.

GTRNMYU67
Sisi, geçen Kasım ayında Riyad'da düzenlenen "Arap-İslam Zirvesi" oturum aralarında Erdoğan ile bir araya geldi ( Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Al Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Uzmanı Dr. Beşir Abdulfettah ‘Türkiye'nin açıklamaları, Ankara'nın yakınlaşma sürecini hızlandırma ve iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirme arzusu çerçevesinde, Ortadoğu'da meydana gelen birçok hızlı dönüşümün ışığında daha fazla zaman kaybetmeden geldiğini’ belirtti.

Abdulfettah, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bölgedeki son siyasi ve güvenlik gelişmeleri, iki tarafı Libya, Somali, Suriye ve Irak'taki mevcut zorluklarla yüzleşmek için ortak bir vizyon oluşturmaya itecektir” dedi.

Öte yandan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Pazar günü, ülkesinin ‘iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi çerçevesinde Mısır'a, Türk insansız hava araçları (İHA) sağlanması’ konusunda anlaşmaya vardığını ve ‘Akdeniz'in güvenliği için ülkesinin Mısır'la ciddi ilişkiler kurmasının gerekliliğini’ vurguladı.

DVFEB
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (EPA)

‘İki ülkenin farklılıkları ortadan kaldırma ve ihtilaflı konuları bir kenara bırakma arzusu’ içinde olduğunu belirten Beşir, ‘karmaşık dosyalarda iki ülke arasındaki ortak anlayışların’ rolünü vurgu yaptı.

Türkiye’nin, Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na katılma isteği göz önüne alındığıda, deniz sınırlarının belirlenmesi konusunda çeşitli seçeneği olduğunu, bu konunun ortak iş birliği alanında öncelikli bir konu olduğunu belirten Abdulfettah, “Ankara’nın bu konuda nasıl bir yaklaşım sergileyeceğini yansıtan hukuki bir formül var bu da BM Deniz Hukuk Sözleşmesi’ni imzalamak ya da sözleşmeyi İsrail’in daha önceden yaptığı gibi imzalamadan yerine getirmek” dedi.



WFP, Gazze Şeridi’ndeki yarım milyon kişiye yönelik yardımları askıya aldı

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)
TT

WFP, Gazze Şeridi’ndeki yarım milyon kişiye yönelik yardımları askıya aldı

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), finansman yetersizliği nedeniyle bu ay Gazze Şeridi’nde yaklaşık 500 bin kişiye sağladığı aylık yardımları durduracağını açıkladı. WFP, ihtiyaçların hâlâ son derece acil olduğu uyarısında da bulundu.

WFP Filistin Direktörü Shaun Hughes AFP’ye yaptığı açıklamada, “Bu aydan itibaren 500 bin kişiyi yardım alanlar listemizden çıkaracağız” dedi.

Bu kesintiyle birlikte WFP’den gıda veya nakit yardımı alan Filistinlilerin sayısı 1,1 milyona düşecek. Bu sayı, savaşın ağır tahribatına uğrayan Gazze Şeridi nüfusunun yaklaşık yarısına karşılık geliyor.

İki günde bir öğün yemek

Bu kesintiler, kış mevsiminin yaklaşması ve Gazze Şeridi’ndeki çok sayıda ailenin kendi gıdasını temin etmekte zorlanmasıyla aynı döneme denk geliyor. Kesintilerin sonuçlarından biri olarak, aşevlerinin hâlihazırda dağıttığı sıcak yemek sayısı günlük 250 binden 150 bine düşürülecek.

u7ık8l
Gazze Şeridi nüfusunun üçte ikisi hayatta kalabilmek için gıda yardımına muhtaç (Reuters)

İsrail’in askerî kontrol alanını belirleyen ve ‘sarı hat’ olarak bilinen hattın yakınları gibi erişimin zor olduğu bölgelerde yaşayan ailelere ise her gün bir öğün yerine iki günde bir öğün yemek verilecek.

Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre, Gazze Şeridi’nde yaşayan 2,1 milyon kişinin neredeyse tamamı yerinden edilmiş durumda. Nüfusun üçte ikisi ise hayatta kalabilmek için gıda yardımına bağımlı.

Az olan daha da azalacak

WFP’nin kararını BBC’ye değerlendiren, Han Yunus’un el-Mevasi bölgesindeki bir kampta yaşayan ve beş çocuk annesi olan yerinden edilmiş Filistinli Mirfet es-Satri, “Bu bir felaket! Azaltılan gıda yardımlarıyla ne yapacağız? Küçük çocukların ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağız?... Bazen yemek yiyebilmek için bu öğünleri bekliyoruz” dedi.

Yine el-Mevasi bölgesinde yaşayan üç çocuk annesi Suzan Behlül de kararın kendilerini ciddi şekilde etkileyeceğini belirterek, “Bu durum bizi çok etkileyecek. Günlük yardımlar asgari ihtiyaçlarımızı bir ölçüde karşılıyordu, ancak artık iki günde bir verilecek” dedi. Behlül, aşevinden sağlanan ve genellikle makarna veya mercimekten oluşan, bazen de patates ve patlıcanın eklendiği yemeklerin ailesini doyurmaya zaten yetmediğini ifade etti.

WFP’den hâlihazırda gıda yardımı alan aileler de BBC’ye yaptıkları açıklamalarda, yardımların zaten yetersiz olduğunu ve beslenme açısından kayda değer bir çeşitlilik sunmadığını dile getirdi.

vfghyju
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından dağıtılan yemekleri bekleyen çocuklar, 18 Ekim 2026 (Reuters)

Gazze kentinde, evlerinin enkazı arasında ailesinin sekiz üyesiyle birlikte yaşayan Delal ed-Dahduh, “Un miktarı da gıda kolileri de yeterli değil” dedi. Ed-Dahduh, yeni kesintilerin ‘ciddi sonuçlara’ yol açmasından endişe duyduğunu belirtti.

Yaşadıkları mevcut trajik durumu savaş öncesindeki hayatlarıyla karşılaştıran anne, “Geçmişte, Allah’a şükür, kendi evimiz ve harika bir hayatımız vardı. Taze sebzelere, uygun sağlık hizmetlerine ve bize ait bir araziye sahiptik. Bugün ise WFP’nin sağladığı gıdalar da dahil olmak üzere tamamen yardımlara bağımlıyız” ifadelerini kullandı.

Hughes ise kesintilerin ihtiyaçların azalmasından veya ihtiyaç sahiplerine ulaşmada karşılaşılan engellerden kaynaklanmadığını vurgulayarak, “Bu kesintiler mali nedenlerle yapılıyor. İhtiyaçlar azalmadı ve ihtiyaç sahiplerine ulaşmamızın önünde bir engel yok; onlara ulaşabiliyoruz” dedi.

Para transferlerinin azaltılması

Temmuz ayından bu yana yaklaşık 500 bin kişiye yapılan nakit yardımları zaten azaltılmış durumda. Bu da söz konusu kişilerin yerel pazarlardan gıda satın almak için artık daha az paraya sahip olduğu anlamına geliyor. WFP’den un çuvalları ve gıda kolileri alan Gazze sakinlerinin sayısı da aylık 1,1 milyondan 600 bine düşürülecek.

WFP, 2026 yılında Filistin topraklarındaki faaliyetleri için önceki yıllarda aldığı finansmanın yarısından azını temin edebildi. WFP, önümüzdeki altı ay boyunca ‘hayati önem taşıyan’ faaliyetlerini sürdürebilmek için acilen 450 milyon dolara ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.

Son derece kötü insani koşullar

Hamas ile İsrail arasında bir yıl önce ateşkes anlaşmasına varılmasına rağmen Gazze Şeridi’ndeki insani koşullar son derece kötü olmaya devam ediyor. Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre bölgede hiçbir yeniden imar çalışması yapılmadı ve toparlanma süreci son derece sınırlı kaldı. İsrail, sınır kapılarından giren mallar üzerinde sıkı denetim uyguluyor. Gıda pazarları bugün ürünlerle dolu olsa da bölge sakinlerinin yalnızca çok küçük bir bölümü bunları satın alabiliyor. Gazze nüfusunun yüzde 80’inden fazlası işsiz olduğu için halkın büyük bölümü yardımlara bağımlı durumda.

dfgthyj
Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktör Vekili Carl Skau, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta WFP’nin finanse ettiği bir aşevine yaptığı ziyaret sırasında (Reuters)

Gazze Şeridi’nde yemek pişirmek için kullanılan gaz da bulunmuyor. İsrail hükümeti, Hamas’ın bu gazı askerî amaçlarla kullanabileceği gerekçesiyle gazı ‘çift kullanımlı’ malzemeler arasında sınıflandırıyor. Odunun pahalı olması nedeniyle çok sayıda aile, hamur pişirmek veya yemek ısıtmak için yakıt olarak kullanmak üzere çocuklarını sokaklarda plastik ve karton toplamaya gönderiyor.

Hughes, “İnsani durum hâlâ son derece endişe verici. İnsanlar ağır koşullarda yaşıyor ve çoğunun uygun bir barınağı yok. Çadırlarda kalıyorlar; suya, sağlık ve temizlik hizmetlerine ve tıbbi bakıma erişimleri ise son derece kısıtlı… Gıda yardımlarının azaltılması, bu ailelerin üç yıldır yaşadığı sıkıntıları daha da ağırlaştıracak” ifadelerini kullandı.

Nüfusun üçte ikisi gıda kriziyle karşı karşıya

Dünyanın önde gelen gıda güvenliği uzmanlarını bir araya getiren Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) temmuz ayında yaptığı açıklamada, nüfusun üçte ikisini oluşturan 1,4 milyon kişinin Temmuz-Aralık 2026 döneminde kriz düzeyinde veya daha ağır akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasının beklendiğini bildirdi.

WFP, hâlihazırda Gazze Şeridi’nin ekmek ihtiyacının üçte birini karşılayan fırınları desteklemeyi ve yaklaşık 300 bin kadın ile çocuğa gıda yardımı sağlamayı sürdürebildiğini belirtiyor. WFP ayrıca, yaklaşık 200 bin çocuğa beslenme amaçlı atıştırmalıklar dağıtıyor.

İşgal altındaki Batı Şeria’da ise WFP, eylül ayında yardım alanların sayısını yarıya indirmesinin ardından yaklaşık 200 bin Filistinliye yardım sağlamayı sürdürüyor. Kurum, bölgedeki gıda güvensizliğinin giderek arttığını ve bunun başlıca nedenlerinin İsrailli yerleşimcilerin şiddetindeki artış ile Filistinlilerin yerlerinden edilmesi olduğunu belirtiyor.


DMO: Hürmüz Boğazı’nın güneyinde bir petrol tankeri mayına çarptı

Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
TT

DMO: Hürmüz Boğazı’nın güneyinde bir petrol tankeri mayına çarptı

Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri Halkla İlişkiler Birimi, Hürmüz Boğazı’nın güneyinde kurallara aykırı hareket eden bir petrol tankerinin mayına çarptığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığına göre, DMO Deniz Kuvvetleri Halkla İlişkiler Birimi tarafından yapılan açıklamada, “Kurallara aykırı hareket eden bir petrol tankeri, Hürmüz Boğazı’nın güneyindeki bölgede deniz mayınına çarpmasının ardından makine dairesinde patlama ve yangına maruz kaldı” denildi.

Açıklamada ayrıca, “Hürmüz Boğazı’ndan çıkmak isteyen bu gemi, hareket noktasından itibaren tüm konum belirleme ve seyir sistemlerini kapattı. Hürmüz Boğazı’nın kurallarını hiçe sayarak boğazın geçişe izin verilmeyen güney güzergâhından geçmeye çalıştı ve bu nedenle söz konusu olay meydana geldi” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “Hürmüz Boğazı ve Körfez bölgesinde seyreden gemilerin seyir ve tanımlama sistemlerini kapatmaları hâlinde bu gemilere karşı kararlı ve kesin bir tutum sergilenecektir” uyarısında bulunuldu.


Wall Street Journal: Putin, Ukrayna konusunda bir anlaşmayı görüşmek üzere Trump ve Şi ile zirve düzenlenmesini önerdi

Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)
Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)
TT

Wall Street Journal: Putin, Ukrayna konusunda bir anlaşmayı görüşmek üzere Trump ve Şi ile zirve düzenlenmesini önerdi

Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)
Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)

Wall Street Journal gazetesi, konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Moskova’nın çıkarlarına hizmet edecek şekilde dört yıldır devam eden Ukrayna savaşını sona erdirmek üzere müzakere etmek amacıyla gelecek ay ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir zirve düzenlenmesini önerdiğini bildirdi.

Zirve önerisi, özellikle ABD Başkanı’nın Rusya’dan dizel satın alınmasına yönelik bir anlaşma duyurması ve cuma günü Moskova’yı başlıca yaptırımlardan muaf tutan bir kararname imzalamasının ardından Trump ile Putin arasındaki ilişkilerin iyileştiği bir dönemde gündeme geldi.

Gazete, konuyla ilgili bilgi sahibi eski bir Rus istihbarat yetkilisine dayandırdığı haberinde, Putin’in önerisinin 9 Ekim’de Trump ile yaptığı telefon görüşmesi sırasında geldiğini ve görüşmenin iki ülke arasında dizel konusunda bir anlaşmayla da sonuçlandığını aktardı.

Gazete ayrıca, görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Kremlin’in üçlü diyaloğun, 18-19 Kasım tarihlerinde Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenmesi planlanan Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi kapsamında gerçekleştirilmesini önerdiğini bildirdi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, gazeteye yaptığı açıklamada, olası bir toplantı konusunda görüşmelerin sürdüğünü doğruladı. Peskov, “Toplantının kendisi veya olası gündemi konusunda henüz net bir anlayış bulunmuyor. Ancak üç taraf da böyle bir toplantının mümkün olduğu varsayımını kabul ediyor” dedi.

Üst düzey bir ABD’li yetkili ise gazeteye yaptığı açıklamada, Trump’ın henüz böyle bir zirve düzenlenmesini kabul etmediğini, ancak fikre sıcak bakabileceğini söyledi.

Trump’ın Putin ile dizel konusunda vardığı anlaşma ve Moskova’yı yaptırımlardan muaf tutan başkanlık kararnamesi, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin tepkisine yol açtı. Zelenskiy, bu adımların Putin’i cesaretlendireceği ve savaşın uzamasına neden olacağı uyarısında bulundu.